Suudiler, Kaşıkçı raporunu hazırladı: Prens mesajlaştı ama…

Kaşıkçı cinayetiyle ilgili sıcak bir gelişme yaşandı… ABD’nin saygın gazetelerinden Wall Street Journal, Riyad yönetiminin cinayetle ilgili hazırladığı raporun taslağına ulaştı. Büyük bir gizlilikle hazırlandığı belirtilen raporda CIA’nin iddiaları yalanlandı. CIA’nin araştırması sonucunda Kaşıkçı’nın ölümünde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’ın parmağı olduğu iddia edilmişti.

Özel bir güvenlik şirketi olan Kroll tarafından hazırlanan raporda Veliaht Prens Selman ile sağ kolu Kahtani arasında 2 Ekim’de (yani Kaşıkçı’nın başkonsolosluk binasına girdiği gün) WhatsApp üzerinden mesajlaşıldığı ve bunların incelendiği beirtiliyor. Raporda ikili arasındaki mesajlaşmada Kaşıkçı hakkında içerik olmadığı öne sürülüyor.

CIA’nin raporuyla ilgili açıklama yapan ABD’li iki yetkili, CIA’nin Prens’in Kaşıkçı’yı hedef aldığına dair raporunun arkasında durduğunu söylerken, gazete “Prens, Kaşıkçı’yı öldürerek parçalara ayıranlar üzerinde kontrol sahibi ve şiddet içeren benzer operasyonlar yaptığına dair de kanıtlar mevcut” ifadesini kullandı. Öte yandan Prens ile Kahtani’nin WhatsApp haricinde başka bir uygulama üzerinden de mesajlaştığı belirtildi.

İLGİLİ HABERSon dakika... Cemal Kaşıkçı cinayetinde flaş gelişmeSon dakika… Cemal Kaşıkçı cinayetinde flaş gelişme

Kroll’un raporunda Kahtani ve Prens’in Kaşıkçı’nın öldüğü gün ve ertesinde mesajlaştığı belirtilirken bunlar arasında Kaşıkçı hakkında ifadeler yer almadığı belirtildi. Kahtani’nin telefonunda 2 Ekim’de Prens Selman’dan gelen 11 mesaj olduğu ifade edilirken Kahtani’nin de aynı gün Prens Selman’a 15 mesaj gönderdiği belirtildi. Kroll, “Bu mesajların hiçbiri açıkça ya da dolaylık olarak Cemal Kaşıkçı’ya gönderme yapmıyor. Kroll, herhangi bir manipülasyon, silme ya da verileri değiştirme örneğine rastlamadı” açıklamasına raporda yer veriyor.

Öte yandan Kahtani’nin Prens Selman’a gönderdiği bir mesajı sildiği belirlendi. Wall Street Journal’a konuşan yetkililer, Kahtani’nin bir harf hatası yaptığı için bu mesajı sildiği iddia edildi. Öte yandan ikisi arasındaki mesajlaşmalar arasında, Prens Selman’ın o gün İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile yaptığı görüşme ve Prens’in Suudi haber ajansının servis ettiği bir haberden duyduğu memnuniyetsizlik ve güneş enerjisiyle ilgili hazırlanan bir basın bülteninin detayları yer alıyor.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

ABD’den bir Türk’e yaptırım kararı

39 yaşındaki Evren Kayakıran, 2013 – 2015 yılları arasında Tahran yönetiminin nükleer silah programı nedeniyle İran’a uygulanan yaptırımların etrafından dolaşmakla suçlanıyor. ABD Hazinesi’nin açıklamayla ilgili Twitter mesajında, “ABD Hazine Bakanlığı bir Türk vatandaşına defalarca İran’a yönelik yaptırımları deldiği gerekçesiyle ve çalışanlarına yasa dışı eylemlerde bulunma talimatları verdiği için yaptırım uygulama kararı almıştır” dendi.

 

Kayakıran konuyla ilgili bir açıklama yapmadı.

 

ABD Hazine Bakanlığı açıklamasında Kayakıran’ın 2013 yılında motor imalatçısı Elsim şirketinin başında bulunduğu ve o yıl şirketin ABD merkezli Kollmorgen şirketine satıldığı ifade ediliyor. ABD Hazinesi, şirketin ABD’li bir şirkete satılmasıyla yaptırımlara uyma zorunluluğunun ortaya çıktığını belirtiyor ve Evren Kayakıran’ın bu gelişmeden haberdar olmasına rağmen İran ile iş yapmaya devam ettiğini söylüyor.

 

ABD Hazine Bakanlığı gelişmeyi sosyal medyadan duyurdu.

 

PERSONELİNE DE TALİMAT VERDİ
ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasında İran’daki firmalara satılmış olan Elsim motorlarının bakım – onarımı için İran’a personel gönderildiği ancak bu personelin iş ziyareti için değil, tatil için İran’a gittiğinin söylendiği ifade ediliyor. ABD Hazinesi bünyesindeki ‘Terörizm ve Finansal İstihbarat’ biriminin başındaki Sigal Mandelker, “Hazine Kayakıran’ı sadece yaptırımları bilinçli bir şekilde deldiği için değil, personeline de yaptırımları delme talimatı verip bu yasadışı faaliyetleri örtbas etmeye çalıştığı için yaptırım uyguluyor” dendi.

Evren Kayakıran, 1999 – 2016 yılları arasında Elsim şirketinin Genel Müdürü olarak görev yapmıştı. Kayakıran ABD merkezli EMF motor şirketinde Genel Müdürlük görevini yürütüyordu.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

AKN kalkıyor: İnternet ateş pahası oldu

1 Ocak 2019 itibariyle internette adil kullanım kotası kaldırılıyor.

Artık kota aşımlarında internette hız düşümü yaşanmayacak.

İNTERNET HIZINA NE OLACAK?

Örneğin eskiden 24 mbps hıza sahip bir kişi 35 GB’lık kotayı aştığı zaman hızı yarıdan daha fazla düşüyordu.

Şimdi internette kota kaldırılıyor. Bu ilk başta sevindirici bir gelişme gibi gözükse de internet paketlerinin fiyatı roketledi!

Türk Telekom bugün Adil Kullanım Noktası olmadan ortaya çıkan fiyat paketini tanıttı. Buna göre en düşük ‘S’ olarak tanıtılan internet paketi 4 Mbps hız ile satılıyor. Kotasız olan bu hıza 12 ay boyunca ulaşmanın bedeli ayda 59.90 TL olacak.

AKN’den önce ‘S’ paketine 24 ay boyunca üyle olmanın aylık bedeli 64.90 TL idi. Fakat bu pakette hızınız 24 mbps idi!

İKİ TARİFE ARASINDA 150 TL’DEN FAZLA FARK

Yine Türk Telekom’un tarifesi üzerinden gidecek olursak, XXL olarak tanımlanan 50 mbps hızlı ve 200 GB kotalı internetin 24 aylık tarifeli fiyatı ayda 95.90 TL idi.

Şimdi ise aynı paket kotasız olarak 12 aylık ayda 250 TL’ye ücretlendiriliyor.

Aşağıdaki tabloda adil kullanım kotalı ve kotasız olmak üzere fiyat tarifelerini kıyaslayabilirsiniz.

turktelekom
HALİ HAZIRDAKİ ABONELER NE YAPACAK?

Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Cahit Turhan AKN hizmetinin 1 Ocak 2019’dan itibaren kaldırıldığını söylemişti. Bakan Turhan kasım ayında yaptığı açıklamada, “Bu hizmeti veren işletmeci operatörler 1 Ocak 2019 itibarıyla uygulamayı kaldıracak. Kapasitenin üzerinde kullanımda yavaşlama oluyordu. Herkesin interneti eşit kullanması amacıyla getirilen AKN, internet altyapısının gittikçe gelişmesi ve kapasitesinin artması dolayısıyla artık kaldırılacak ve internet kullanımına sınırlama getirilmeyecek. AKN’nin kaldırılması dolayısıyla aboneler herhangi bir dilekçe vermeyecek. Bu uygulama nedeniyle de ilave ücret alınmayacak” diye konuşmuştu.

Konuyla ilgili görüşüne başvurulan Türk Telekom yetkilileri ise mevcut abonlerin tarife durumuna ilişkin bir düzenleme için çalışma yürütüldüğünü açıkladılar.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İhracat yasaklarındaki uygulama eksiklikleri popcorn ihracatını da durdurdu

Dünya Gazetesi’nden Burçak Görel’in haberine göre; Yurtiçinde fiyatları dengelemek için Ticaret Bakanlığı’nca yemlik mısır ihracatının durdurulması sonucu uluslararası gözetim firmalarının denetimine tabi tutulan popcorn ihracatı, yüksek ihracat maliyetleri sebebiyle durdu. İhracat yasaklarının doğru uygulanmadığını belirten sektör temsilcileri, popcorn ihracatındaki engellerin kaldırılmasının ve denetimin devlet tarafından yürütülmesini talep etti.

Akdeniz Hububat Bakliyat İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan Türkiye’de son dönemde uygulanan ihracat yasaklarıyla ilgili önemli uygulama eksiklikleri olduğuna dikkat çekerek, “Popcorn ihracatı, yemlik mısır ihracatındaki yasaktan dolayı engellenmeye çalışılıyor. Ancak burada bir yanlış anlama var. Yanlış anlaşılma dolayısıyla popcorn yemlik mısır gibi algılanıyor, izne tabi tutuluyor, ekstradan gözetim belgesi isteniyor, TMO’dan izin aldırılıyor. Popcorn ihracatında ihracatçının önüne çıkan bürokratik engeller ve denetlemedeki yüksek maliyetler popcorn ihracatını imkansız hale getiriyor”dedi.

YEMLİK MISIR VE POPCORN İHRACAT NOKTASINDA AYRI AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ 

Türkiye’nin popcorn ithalatı yapan bir ülkeyken mevcut durumda popcorn ihracatı yapmaya başlayarak hububat bakliyat sektöründe önemli bir ihracat kalemi yarattığının altını çizen Arslan, popcorn ihracatı denetlemeleri esnasında Uluslararası gözetim firmalarının uyguladığı yüksek ihracat maliyetlerinin ihracatı durma noktasına getirdiğini söyledi. Hüseyin Arslan, yemlik mısırın ve popcornun ihracat noktasında ayrı değerlendirilmesi gerekliğini vurgulayarak, “Yemlik mısır ve popcorn farklı ihracat ürünleridir. Örneğin popcorn on binlerce ton ihraç edilmez, konteynerlerle ihracatı yapılır. Yemlik mısır ise konteyner ile ihraç edilmez. En azından konteyner bazında yapılan ihracata istisnai bir rahatlık getirilmeli” önerisinde bulundu.

EKONOMİ BAKANLIĞI’NA BAŞVURDUK

AKIB olarak popcorn ihracatı üzerindeki engelin kaldırılması ve uygulanan denetimin Uluslararası gözetim firmalarından alınarak devlet kontrolüyle gerçekleştirilmesini talep ettiklerini ve bu konuda Ekonomi Bakanlığı’na başvurduklarını dile getiren Arslan, “Önerimiz denetimin devlet tarafından kontrol edildiği bir düzenlemenin yapılması. Bu şekilde en azından ihracat maliyeti daha az olacak ve ihracatın önü kesilmemiş olacak. Düzenlemenin yapılması ihracatçının elini rahatlatacak. Piyasalarda süreklilik önemlidir. Elimizdeki pazarı kaybettigimiz zaman tekrar onu kazanmak çok kolay olmuyor. Bu kararlar geçici dahi olsa daha az maliyetli olacak şekilde düzenlenmeli” ifadelerini kullandı.

İki saat içinde 41 kilo 655 gram ele geçirildi

Diyarbakır’da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 250 polisle narkotik uygulaması gerçekleştirildi. 2 saat süren uygulamada 41 kilo 655 gram esrar maddesi ele geçirilirken 5 şüpheli gözaltına alındı

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde Asayiş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, Özel Harekat, Terörle Mücadele ve Foto Film Şube Müdürlüklerinin desteğiyle merkez Sur ilçesinde narkotik uygulaması gerçekleştirildi. Uyuşturucu madde kullanan ve ticaretini yapan şüpheli şahısların suç unsuru maddeler ile birlikte yakalanmasında etkinliğin arttırılması ve aranan şahısların yakalanarak adalete teslim edilmelerinin sağlanmasına yönelik uygulama birim amirlerinin koordinesinde gerçekleştirildi. 35 ekip ve 250 personelin katılımıyla gerçekleşen uygulamada ana arterler ve sokak aralarında şüpheli görülen şahısların üst araması ve Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı. Kurulan uygulama noktalarında şüpheli araçlar durdurularak arandı. Sürücülerin üst araması ve kimlik kontrolü yapıldı. İş yerleri denetlendi.

İki saatte 41 kilo 655 gram esrar maddesi ele geçirildi

Saat 17.00’da başlayıp 19.00’da sona eren uygulamada 585 şahıs sorgulanırken, 28 işyeri denetlendi. Şüpheli 5 şahıstan ağırlığı 41 kilo 650 gram olan kubar esrar maddesi ve 5,7 gram plaka esrar maddesi ele geçirildi. 1 şahsa da kullanmak için uyuşturucu madde satın almaktan işlem yapıldı.

Türk Ortodoks Patrikhanesi’nden ‘işgal’ başvurusu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen dilekçede Yunanistan tarafından işgal edilen 18 ada arasında yer alan Bulamaç, Eşek, Koyun, Sakarcılar, Keçi, Marathi adalarına kilise inşa edildiği ve bu ibadethanelere Türkiye’deki Fener Rum Kilisesi tarafından papaz görevlendirildiği ifade edildi.

“PAPAZLARIN PARASINI KİM ÖDÜYOR”

Türkiye’de faaliyet gösteren bir kurumun Yunanistan tarafından işgal edilen topraklardaki kiliseye din adamı görevlendirmesinin suç olduğunu öne sürülen dilekçede, Fener Rum Kilisesi’nin bu adalardaki kiliselere din adamı görevlendirip görevlendirilmediğinin araştırılması, görevlendirildiyse bu papazların ücretlerinin kimler tarafından ödendiği ve hangi ülke vatandaşı olduğunun sorulması gerektiği vurgulandı.

“YUNAN YÖNETİCİLERLE RESMİ TÖRENLERE KATILIYOR MU?”

Fener Rum Kilisesinin böyle bir uygulama yaparak “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçunu işlediğini öne sürülen dilekçede şöyle denildi: “Ülke toprağı olan adaların yabancı bir devlet tarafından işgal edilip, işgal sonrası hakimiyetin pekiştirilmesi yönünde inşa edilen kiliselere yabancı devletle tam bir işbirliği içerisinde Türkiye’de bir Türk kurumu olan Eyüp Kaymakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren Fener Rum Kilisesi’nin papaz tayin etmesi, bu papazların işgalci devletin askerleri ve yöneticileriyle birlikte adalarda resmi tören ve ayinlere iştirak etmeleri bu kişilerle birlikte ada yönetimini gerçekleştirmeleri suçtur.”

TÜRKİYE’YE TESCİLLİ

Ege Denizi’nde Yunanistan tarafından işgal edilen 18. ada olan Marathi Adası’nın, 1933’te CHP tarafından Milletler Cemiyeti’ne Türk adası olarak ve ismen tescil ettirildiği ortaya çıkmıştı.

SÖZCÜ’nün manşete taşıyarak duyurduğu haberde yer alan belgeye ulaşan Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım şunları söylemişti: “4 Ocak 1932’de Türk-İtalyan Sözleşmesi imzalandı. Sözleşmenin onay süreci devam ederken Türkiye, 1932’de Milletler Cemiyeti’ne üye oldu. Türk-İtalyan Sözleşmesi, 14 Ocak 1933’te TBMM tarafından kabul edildi ve 25 Ocak 1933 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. Resmi Gazete’de yayınlanan Türk-İtalyan Sözleşmesi’nin 1. maddesinde, Marathi Adası’nın Türkiye’nin egemenliği altında olduğu belirtilmiştir. Sözleşme, 24 Mayıs 1933’te Milletler Cemiyeti Sekreterliği’ne tescil ettirilmiştir. Bu belge arşivlerde.”

İLGİLİ HABERYunanistan, işgal ettiği 6 adamıza 10 üs kurduYunanistan, işgal ettiği 6 adamıza 10 üs kurdu ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

‘Benim organlarımla içki içerse günah olur mu?’

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hafize Öksüz, organ bağışında insanların bilinçsiz olması nedeniyle ‘Pazarlanır mı, satılır mı?’, ‘Benim organlarımla içki içerse günah olur mu’ gibi sorularla karşılaştıklarını belirtti. Prof. Dr. Öksüz, “Organ bağışının önemi konusunda öncelikle genç nesli eğitmek gerekiyor. Dini olarak da Cuma fetvalarında bu konulara geniş yer verilmesi gerekmektedir” dedi.

KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin Türkiye’de organ nakli yapılan hastanelerden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hafize Öksüz, kadavradan organ bağışının çok önemli olduğunu, ancak bunda birçok sorunla karşılaştıklarını söyledi. Ailelerin beyin ölümü tanısını anlamakta zorluk çektiğini ve bitkisel hayatla karıştırdıklarını kaydeden Öksüz, “Bitkisel hayattaki olay geri dönüşümsüz değildir, orada bir ihtimal vardır, ama beyin ölümü eşittir, ölümdür” dedi.

hafize-oksuz-dha

Organ bağışı konusunda birçok sorular geldiğini belirten Prof. Dr. Öksüz, bağış sisteminde onlara Sağlık Bakanlığı’nın konuda hatasız ve hızlı işleyen bir sisteme sahip olduğunu, bu sistem sayesinde organların doğru kişilere ulaştırıldığını ve bu konuda kesinlikle torpilin olmadığını anlattıklarını söyledi. Yakınları diyalize giren ya da organ nakli olan ailelerin organ bağışına sıcak baktıklarını kaydeden Prof. Dr. Öksüz, “Ama diğer ailelere bunu anlatırken çok büyük sıkıntılar çekiyoruz. ‘Bu, pazarlanır mı, satılır mı?’ diye soruyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. İnsanlar ‘Cesedin bütünlüğü bozuluyor mu?’ diye soruyorlar. Organlar alındıktan sonra ceset uygun şekilde dikilerek aileye teslim edilmektedir. Bir de günahla ilgili sorular geliyor. ‘Benim organlarımla içki içerse’, ‘Günah işlerse’ gibi sorular geliyor. Aslında günah organa yazılmaz, günah olan kişinin yaptığı eylemdir. Sizin böbreğiniz, karaciğeriniz, gözünüzle herhangi bir günah işlenirse bu kişiyle ilgili bir olaydır. Bu konuda bize sorular gelmektedir” diye konuştu.

‘İNSANLARI O ANA GELMEDEN ÖNCE EĞİTMEK GEREKİYOR’

Yoğun bakımdaki hastanın beyin ölümü gerçekleştikten sonra hemen aileyle organ bağışı için konuştuklarını, ancak bunun kolay olmadığını ifade eden Prof. Dr Hafize Öksüz, şöyle devam etti:

“Yoğun bakımda bir yakınınızı kaybetmişsiniz ve size birileri geliyor, ‘Beyin ölümü, hayat bitmiştir’ diyor. Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği organ nakil koordinatörleri de ‘Yakınınızın organlarını bağışlıyor musunuz?’ diye sorunca o anda insanlar mantıklı ve doğru kararlar veremiyor. İnsanları o ana gelmeden önce organ bağışının önemi konusunda eğitmek gerekiyor. Öncelikle genç nesli eğitmek gerekiyor. İlköğretimden liseye kadar üniversitelerde bu eğitimlerin yapılması gerekiyor. Ayrıca medya aracılığıyla iletişim ve eğitim yolları sağlanabilir. Dini olarak da cuma fetvalarında bu konulara geniş yer verilmesi gerekmektedir. Sadece organ bağış haftalarında değil, diğer zamanlarda da vatandaşı eğitmek gerekiyor. Son anda organ istendiği zaman aileyle hastane çalışanları arasında yanlış anlaşılmalar bile olabilmektedir. Bunu önlemek için eğitimi her zaman, her yerde, her şekilde yapmak gerekmektedir.”

‘BATI İLLERİNDE BAĞIŞ YÜKSEK’

Türkiye’de 26 bin 913 kişinin organ beklediğini, ancak bunun karşılığında bağışın çok düşük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Öksüz, 2009’dan bu yana hastanelerinde 78 hastaya beyin ölümü tanısı koyduklarını ve bunun sadece 15’inden bağış alabildiklerini söyledi. Bunların içerisinde Suriyelilerin de olduğunu, ancak onlardan bağış alamadıklarını kaydeden Prof. Dr. Hafize Öksüz, şöyle devam etti:

“Hastanemizde 2018’de 22 beyin ölümü tanısı koyduk ve bunlardan 4 bağış alabildik. Çok düşük bir sayı. Türkiye genelinde batı illerinde bağış oranları daha fazla. Özellikle Marmara Bölgesi’nde ve İzmir, Antalya gibi batı illerinde bağış oranı daha fazla. Bu da eğitimin daha ön planda olduğu, insanların bu konuda daha duyarlı olduğu, medyanın bu konuyu daha iyi işlediği ve bir de organ nakil merkezlerinin olduğu illerde bu oran daha yüksek. Türkiye’de organ bekleyenlerin sayısını verecek olursak, kalp için bin 61 kişi, karaciğer için 2 bin 135 kişi, böbrek için 22 bin 371 kişi, akciğer için 62, pankreas için 284 kişi. Bunların içinde en şanslı olanı böbrek bekleyenler. Bunlar en azından böbrek bulunana dek diyalizle yaşamlarını devam ettirebiliyorlar. Birçok kalp hastası, akciğer hastası, pankreas hastası gibi bu grup hastalar, daha organ çıkmadan hayatını kaybetmekte ya da organ takılamayacak kadar kötü duruma gelmektedir.”

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

CHP’den Bahçeli’ye işbirliği teklifi

CHP’li Erkek de ‘’Bahçeli’nin açıklamaları önemlidir, AKP haricinde diğer partiler bir araya gelerek, yasal değişiklik ile buna son verebiliriz” dedi. TBMM’de 290 AKP milletvekiline karşılık toplam 306 muhalefet Milletvekili bulunuyor.

FETÖ SİLAHI

SÖZCÜ’ye konuşan CHP’li Erkek ‘’Gizli tanık uygulaması FETÖ yöntemi olarak sisteme girdi. FETÖ’nün yargı içindeki en etkin silahlarından biri olan gizli tanık uygulaması, 2004 yılında düzenlendi. Uygulama suiistimal edildi ve sipariş ifadeler ortaya çıktı” dedi ve şunları söyledi:

‘’Gizli tanık uygulamasında acı tecrübeler, Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Askeri Casusluk, Şike gibi kumpas davalarında yaşandı. Ergenekon davasında ‘Deniz’ kod adlı gizli tanık PKK yöneticisi Şemdin Sakık çıktı. Bu gibi kişilerin verdiği ifadeler  ile milli orduya kumpas kuruldu. Gizli tanık uygulamasının, yargıya katkısı olmadı. Aksine adalete olan güveni daha da zedeledi”

MHP NE YAPACAK ?

‘’Devlet Bahçeli’nin açıklamaları önemlidir” diyen ve gizli tanıklığın kaldırılması için hazırladığı yasa teklifine MHP’den de destek isteyen Erkek şöyle dedi: ‘Herkes şikayetçi. Bu durumda, AKP haricinde diğer partiler bir araya gelerek, buna son verebilir. Bahçeli’nin sözleri üzerine, gizli tanık uygulamasının kaldırılması için MHP ne gibi bir girişimde bulunacak? Destek vermeleri gerekir. Brunson olayı ile uluslararası bir krize neden olan gizli tanık uygulaması TBMM’de bir dakikada kaldırılabilir. Samimilerse destek olurlar. Bekleyip, göreceğiz.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Emniyetten 10 ilde taksi denetimi

Emniyet Genel Müdürlüğü, taksilerle ilgili artan şikayetler üzerine 10 ilde sivil giyimli bin 546 personelle 497 noktada denetim yaptı. Uygulamada bin 279 araç sahibine 297 bin 697 lira para cezası kesildi.

Genel Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, bazı taksi şoförlerinin kısa mesafe, çok uzun mesafe ya da olumsuz hava koşulları ile trafiğin yoğun olduğu saatlerde yolcu almadığı, bozuk parada sorun çıkardığı, turistlerin adres bilmemelerini fırsata çevirdiği yönünde çok sayıda şikayet alındığı belirtildi.

Artan şikayetler üzerine 10 ilde Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde sivil giyimli bin 546 personelle 497 noktada denetim yapıldığı bildirildi. Denetimlerde 53 araç sahibine kısa yada uzun mesafe yolcu almaktan kaçınmaktan 13 bin 727 lira, 5 araç şoförüne olumsuz hava koşullarında yolcu almamaktan bin 295 lira, 23 araç şoförüne trafiğin yoğun olduğu saatlerde yolcu almamaktan 5 bin 957 lira, 2 araç sahibine güzergah uzatarak fazla para talep etmekten 518 lira, 9 araç sahibine yüksek sesle müzik dinlemekten 2 bin 331 lira,
2 araca para üstünü küsuratı ile vermemekten 518 lira, 29 araç sahibine ise taksimetre açmamak ve kısa mesafeye farklı fiyat talepten 7 bin 511 lira ceza uygulandı.
Ekipler ayrıca, 2 araç şoförüne rahatsız edecek şekilde yüksek sesle konuşmaktan 518 lira, 11 araç şoförüne uygunsuz tutum ve davranışlarda bulunmaktan 2 bin 849 lira, 6 araç şoförüne araç bakım ve temizliğini yapmamaktan bin 554 lira, 16 araç şoförüne de araç içerisinde sigara içmekten Kabahatlar Kanuna göre bin 984 lira ceza kesildi.

Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ise 50 araç sahibine taksimetre kullanmamaktan 26 bin 339 lira, 44 araç şoförüne taksimetre bulundurmamaktan 21 bin 688 lira, 83 araç sahibine seyir halinde cep telefonu kullanmaktan 8 bin 532 lira ceza uygulandı.

Araçtan çöp atana da tehlikeli şerit değiştirene de ceza

Ekiplerin gizli yürüttüğü denetimlerde 28 araç şoförüne araçtan çöp atmaktan 2 bin 592 lira, 41 araç sahibine kırmızı ışık ihlalinden 8 bin lira, 778 araç sahibine emniyet kemeri takmamaktan 75 bin 348 lira ceza kesildi.  Ayrıca, 17 araç sahibine trafiği tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmekten 5 bin 770 lira, 4 sürücüye alkollü araç kullanmaktan 4 bin lira, 9 araç şoförüne uyuşturucu/uyarıcı madde etkisi altında araç kullanmaktan 46 bin 503 lira, 6 araç şoförüne alkol ve uyuşturucu ölçümü yaptırmayı reddetmekten 17 bin 214 lira, 61 araç şoförüne ise farklı konulardan 42 bin 916 lira idari para cezası olmak üzere toplam bin 279 araç sahibine 297 bin 697 lira para cezası verildi.

Denetimler sürecek

Uygulamada 1 kişi gözaltına alınırken, toplamda 4 bin 539 kişi sorgulandı, 4 bin 197 araç da kontrol edildi. Kontrol edilen 195 kişi hakkında adli-idari işlem yapılırken, biri yaralama, biri uyuşturucu madde ticareti yapmak, biri yağma, altısı da diğer suçlardan olmak üzere 9 aranan şahıs yakalandı. Denetimlerde 3 aranan araç tespit edilirken, 66 araç trafikten men edildi. Ayrıca, araçlarda çok miktarda kesici ve delici aletle sopalar bulundu. Açıklamada, “Emniyet Genel Müdürlüğümüzce ticari taksilerde seyahat eden vatandaşlarımızın güvenilir bir hizmet almalarını sağlamak, yaşanabilecek sorunları aza indirmek amacıyla sivil polislerin habersiz ve gizli olarak katıldığı bu tarz uygulamalar belirli periyotlarda devam ettirilecektir.” bilgisi verildi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yolcu otobüsünde 106 kilo eroin yakalandı: 4 gözaltı

Emniyet birimleri tarafından yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde Van’dan İstanbul’a uyuşturucu madde taşınacağı bilgisini alan ekipler harekete geçti. TEM Otoyolu Kocaeli geçişinde uygulama noktası oluşturup otobüsü durduran Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, yolcuları indirilen otobüsün içerisinde Bobi isimli narkotik köpeği ile arama yaptı.

FOTO:İHA

FOTO:İHA

Narkotik köpeğinin şoförün hemen arkasındaki bir koltuğun alt kısmına tepki vermesi üzerine bölüm polis ekipleri tarafından söküldü. Otobüs içerisinde 206 paket halinde gizlenmiş 106 kilo eroin ele geçirildi.

FOTO:İHA

FOTO:İHA

Uyuşturucu maddeye polis tarafından el konulurken, olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı.

DHA

FOTO:İHA

FOTO:İHA

 

FOTO:İHA

FOTO:İHA

 

FOTO:İHA

FOTO:İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.