Hürriyet TBMM Katip Üyeliği’nden istifa etti

Partisinin Kocaeli İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında konuşan Hürriyet, iki kez seçildiği TBMM Katip Üyeliği görevini layıkıyla yerine getirmeye gayret ettiğini söyledi.

Anayasanın 94. maddesine göre, TBMM Başkanı ve başkanvekillerinin herhangi bir yere adaylığıyla ilgili engel bulunmadığını aktaran Hürriyet, “Ancak TBMM Başkanı ve başkanvekillerinin hiçbir şekilde partileri de dahil olmak üzere bir siyasi toplantıya katılması, bu adaylığı görevinden istifa etmediği sürece ne yazık ki tarafsızlık ilkesini ihlal etmiş oluyor, bu hükme uymadığı takdirde. Bu bahsettiğimiz tarafsızlık maddesi ve istifa zorunluluğuyla ilgili madde, sadece başkan ve başkanvekillerini kapsıyor.” diye konuştu.

Tarafsızlık ilkesiyle ilgili maddenin katip üyeler ve idari amirleri kapsamadığını belirten Hürriyet, normalde kendisinin adaylığı ilan edildikten sonra bu maddeye dayalı olarak istifa etme zorunluluğu bulunmadığını söyledi.

Adaylığı açıklandığı andan itibaren şahsi aracını kullanarak seçim çalışmaları yaptığını dile getiren Hürriyet, “Vatandaşımızın aklında ufacık bir şüphe kalmaması açısından, önümüzdeki günlerde de resmi olarak ayın 19’unda aday isimleri YSK’ye verilecek. Dolayısıyla ondan önce bu istifayı zorunlu gördüğümüz için TBMM Başkanlık Divanı Divan Katip Üyeliği’nden istifa ettiğimi buradan kamuoyuna duyurmak istiyorum.” dedi.

AA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Akşener: ‘İktidar şikayet edecek makam değildir’

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle;

Esnafımıza, öğrencilerimize, sabaha kadar taksicilik, bekçilik, otoparkçılık yapan emekçilerimize de hayırlı istirahatler diliyorum. Mesleğin hakkını veren birkaç TV kanalı grup toplantılarımızı canlı yayınlıyor. O televizyonlardan biri olan ve yayın hayatına geri dönen Türkiyem TV’ye de yayın hayatında başarılar diliyorum. Helikopter kazasında vefat eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Son günlerde helikopter kazaları artıyor. Bu konun da araştırılacağına inanıyorum.

“Bütün tuzakları aşıp hedefe ulaşabilenlere Zümrüt-ü Anka denir. İYİ Parti Türk milletinin Zümrüt-ü Anka’sıdır. Elbet de menzile varana kadar sendeleyenler geriye dönenler olacak nefsine yenilenler olacak ama bu yürüyüş durmayacak. Zor günlerden geçen milletimiz bizimle küllerinden doğacak. Belki paramız Sarayımız yok. Biz saraylara değil hakka talip olmuşuz. Şükürler olsun şimdiye kadar yüzümüz kara çıkmadı. Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni diyen Fatih kadar kararlı olacağız. Geldikleri gibi giderler diyen Mustafa Kemal gibi inançlı olacağız. Ve Allah’ın izniyle başaracağız, başaracağız, başaracağız”

“ÇUKURA DÜŞMEYECEK KADAR DEVLET TECRÜBEMİZ VAR”
Bizi çekmek istedikleri çukura düşmeyecek kadar devlet tecrübemiz var çok şükür. Doğru gördüğümüz yolu kimseyi kırmadan önermeye devam edeceğiz. Evet ekonomideki kötü gidişata, yargıdaki haksızlıklara öfkeleniyoruz. Sınırımızdaki güvenlik problemlerine şahit olduğumuz zaman öfkeleniyoruz ve bu sorunları çözmek istiyoruz. Vatanını seven herkes aynı duyguları yaşıyor. Hislerimiz bizi ayrıştırmamalı aksine birleştirmeli. Buradan ülkemin her köşesine sesleniyorum. Bu nezaket dilini devletin en tepesinden başlayarak 82 milyon vatandaşımızın da benimsemesini istiyoruz. Birbirimizi anlamak için adımlar atarsak sorunlarımızın çözümü de kolaylaşacaktır.,

“ZAMLARIN SORUMLUSU DEDİĞİ ARACI İKTİDAR OLMASIN?”
Domates, biber ve patlıcanın fiyatı aracılardan artıyormuş. Kim bu aracılar? Fırsatçıların tepesine çökün diyoruz. İktidar şikayet edecek makam değildir. Ama bunlar sürekli şikayet ediyor. E yapamıyorsanız gidin kardeşim yapanlar gelsin. Ama mesele bu zamanları kollayan fırsatçılar değil ki. Her kriz döneminde illaki fırsatçılar olur. Devlet gereğini yapar. Biberi, patlıcanı, patatesi almak zorunda kalan vatandaş, bunları üreten de satan da feryat ediyor. Bu işte bir gariplik yok mu? Zamların sorumlusu dediği o aracı iktidar olmasın? Sonuçta ürünün pahalı olmasına neden olan o aracı fırsatçı demekki iktidar siz yapıyorsunuz. Bunu üzerine Damat Berat diyor ki, sebze meyvenin fiyatı taşımacılık yüzünden artıyormuş. Yani patlıcanın, biberin pahalılığının sebebi, Muğla’dan Trakya’dan Nevşehir’den yola çıkan kamyonların şoförleriymiş. İyice şaşırmış bu adam. Gerçekten böyle diyor. Fiyatlar taşımacılıktan artıyormuş. Fiyat artışı taşımadan geliyor ama bunu düzeltmek için tek bir adım yok. Bunu düzeltmenin yolu bütün dünyada petrol fiyatları düşerken mazota benzine zam yapmak değildir.

“ÜRÜNLERİN FİYATINI YÜKSELTEN KAMYONLARIN OTOYOLLARA ÖDEDİKLERİ PARALAR”
Pahalı mazotu aldı ama daha köprülere verecek. Osmangazi mi dersiniz, paralı otoyollar mı dersiniz. Hangi müteahhidin yaptığı köprüyse. Köprü otoyol derken, alınan paralar da bu 5 müteahhide gidiyor. İşte ürünlerin fiyatını yükselten, kamyonların yaktığı mazotun fiyatı, o kamyonların otoyollara ödedikleri paralar olmasın sakın.

“SUÇLU SİZSİNİZ”
24 Haziran’da çıktığımız her seçim kampanyası boyunca sizi uyarmadık mı? Çiftçi rahatsız düşürün bu maliyetleri demedik mi. Üretici dağınık kooperatifler kurun güçlensinler dedik. Ciddi ürün kaybı var, verim düşüyor dedik. Kendi çıkardığınız tarım kanununu bile uygulamıyorsunuz. Verilen hibe ve destekler doğru adrese gitmiyor denetleyin dedik. Velhasıl dedik de dedik. Hiç kulak asmadınız. Nasılsa 5 müteahhitinizin keyfi yerinde yazıktır. Ne hale geldik. Bunları yapmadıkça mutfaktaki yangın sönmez. Sadece günü kurtarmak için adım attığınızda oy almak için adım attığınızda bu iş yürümez. Kimseye suç atmaya kalkmayın suçlu sizsiniz kardeşim sizsiniz.

“BUNLARIN SAĞINA BAK AKRABA, SOLUNA BAK 5 MÜTEAHHİT”
Sayın Cumhurbaşkanının anlayabileceğini düşünüyorum. Bu işi yapabilmek için iyi bir tedrisattan geçmeleri gerekir. Gece gündüz bu işlere kafa yormaları, milletin dertleriyle dertlenmeleri gerekir. Bunların sağına bak akraba soluna bak o 5 müteahhit. İYİ Parti’de vatanına milletine sadık kadrolar var çok şükür. Milletimiz de bunu görüyor ki, her geçen gün bize teveccühleri artıyor. Milletimiz sandığı bekliyor sandığı. 

 

Çiftçiye dev paket seçim yatırımı çıktı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin önceki gün “çiftçilere büyük destek” olarak açıkladığı 972 milyon liralık paketin, 2017 yılından kalan buzağı desteği, temmuz-ağustos aylarında ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen süt primi ve 2 yıldır yapılmayan besi desteği olduğu ortaya çıktı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, süt üreticisine zamanında ödenmeyen destek ödemelerini müjde olarak vermenin ülke çiftçisini iş bilmez olarak görmek olduğunu belirterek, “Süt üreticisine verilen destek günü kurtarmak adına yapılan seçim vaadidir” dedi. Sarıbal, ödemelerin seçim yatırımı olduğunun çok bariz olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bunu o kadar belli ediyorlar ki, temmuz-ağustos ayında ilave 15 kuruş çiğ süt prim desteğini vermiyorlar ve eylülden itibaren vereceğini ifade ederek Mart 2019 sonuna kadar sınırlandırıyorlar. Üstüne üstlük Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 2019 Mart sonuna kadar litre başına 1.70 TL olarak alıyorlar. Süt/ yem paritesi 1.5 olmadığı sürece üretici para kazanamaz. Yemde ithalata bağlı kalmaya devam ettikçe bu iş çözülmez.”

11ARADAN İKİ YIL GEÇTİ

TBMM Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın başbakanken Meclis’teki grup toplantısında çiftçilere desteklemelerin yılda iki kez ödeneceğini açıkladığını hatırlatan Sarıbal, “Aradan 2 yıl geçti. Zamanında ödenmeyen süt, buzağı ve kesim desteklerini üreticilere iyi bir iş yapmış gibi müjde diye açıklıyorlar” dedi. Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin önceki gün yaptığı konuşmada üreticinin yüksek faizle borçlandığı için kâr edemediğini ifade ettiğini de vurgulayan Orhan Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böyle bir düşünce olur mu? Borçlanarak kâr etmek nerede görülmüştür? Dünyanın her yerinde borçlanma yatırımı büyütmek için yapılır. İşte bu AKP zihniyeti üreticiyi borçlandırarak nefes aldırmamaktır. Onlara göre ne de olsa çiftçi çok çalışır, az kazanır.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Özal’ın sağ kolu veda etti

Törene, Aras’ın yakınları ile, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Polat, Türk Parlamenter Birliği Başkanı Nevzat Pakdil, ANAP’lı Sağlık eski Bakanı Halil Şııvgın ve ANAP eski Grup Başkanvekili Beyhan Aslan da katıldı. Aras’ın cenazesi, Kocatepe Camiinde kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Meclis’in renkli simalarından biri olan Aras’ın başı CHP’li iki Milletvekili ile birlikte içki içince derde girmiş ve bu olay Türk siyasi hayatının ilginç anekdotlardan biri olmuştu. Aras, 1987 yılında çok tartışmalı geçen ve sık sık kavga çıkan Polis Vazife yasa tasarısı ele alınırken, birleşime yemek arası vermişti. O günlerde siyasilerin uğrak yeri olan RV restorana giden Aras, CHP Milletvekilleri Cüneyt Canver ve Ali İhsan Elgin ile karşılaşmış ve aynı masaya oturmuştu. Canver’in rakı ikram ettiği Aras, TBMM’de birleşim yönettiğini belirterek teklifi geri çevirmiş ancak ısrar üzerine içmişti.

Daha sonra Meclis’e dönen Aras birleşimi yönetirken yine kavga çıkınca duruma müdahale etmiş ve bir CHP Milletvekiline küfür ettiği gerekçesiyle ceza vermişti. Bunun üzerine Ali İhsan Elgin ”Başkan alkollü, biraz önce gördüm, RV restoranda rakı içiyordu, alkol testi yapılsın” diyerek Aras’ı şikayet etmişti. Aras da ”CHP’liler beni oyuna getirdi zorla içki içirdiler ama yarım kadehte bıraktım” demiş ve Turgut Özal da Canver ile Elgin’e ”Benim vekilimi oyuna getirdiniz, alacağınız olsun” demişti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son dakika… Bakan Albayrak’tan Kılıçdaroğlu açıklaması

Bakan Albayrak Twiter’dan yaptığı açıklamada, “Kemal Kılıçdaroğlu, Sayın Cumhurbaşkanımızın beni İsrail’e gönderdiğini söylemiş. Ben hayatımda İsrail’e hiç gitmedim. Bu yalanları dinlemekten bıktık. Biz muhatap almadıkça iftira atmaktan, her köşeye sıkıştıklarında yalan söylemekten bıkmadılar” ifadesini kullandı.

 

İLGİLİ HABERErdoğan ve Kılıçdaroğlu 'atışması'Erdoğan ve Kılıçdaroğlu 'atışması'İLGİLİ HABERKılıçdaroğlu'ndan 'asgari ücret' açıklamasıKılıçdaroğlu'ndan 'asgari ücret' açıklaması ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son dakika… 2019 yılı bütçesi kabul edildi

AYRINTILAR GELİYOR…

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

CHP’den asgari ücret 2 bin 200 TL olsun teklifi

CHP grup başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç ile Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, asgari ücretin 2019 yılında 2 bin 200 TL’ye çıkarılması, asgari ücretteki vergi yükünün kaldırılması ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının yeniden düzenlenmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

CHP’den yapılan açıklamaya göre teklif, asgari ücretin 1 Ocak 2019 tarihinden geçerli olmak üzere 2 bin 200 TL olmasını, bu ücretin TÜİK tarafından hazırlanarak yayımlanacak Ücretliler Geçinme Endeksi’ndeki artış oranları ile milli gelirdeki artış oranları doğrultusunda artırılmasını öngörüyor. Teklifle, asgari ücretin üzerindeki vergi yükünün de kaldırılması istendi.

EKSİK ÖDEYENE İDARİ PARA CEZASI

Teklif, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nuna, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ya da görevlendireceği bir temsilcinin başkanlık yapması, komisyonda Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, TÜİK Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nı temsilen birer görevli ile en çok üyeye sahip üç işçi konfederasyonu tarafından seçilecek birer temsilci, bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren kuruluşunun seçeceği üç temsilci ile YÖK tarafından farklı üniversitelerden görevlendirilecek üç öğretim üyesinin bulunmasını öngörüyor. Teklif, asgari ücreti işçiye ödemeyen veya eksik ödeyen işverene idari para cezası verilmesini de içeriyor.

Teklifin gerekçesinde, Türkiye’de asgari ücret ile çalışan sayısının oldukça yüksek düzeyde olduğu belirterek, şöyle denildi:

“Sosyal Güvenlik Kurumu, 2016 yılı İstatistik Yıllığı verilerine göre, Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısı 5 milyon 640 bin 940 kişidir. Bu rakamlara kayıt dışı ekonomide çalışan işçiler dahil değildir. Kayıt dışı istihdam oranı TÜİK verilerine göre yüzde 34’tür.

Bu nedenle bu rakamın 8 milyona yakın olduğunu da söylemek mümkündür. Bu çerçevede yaklaşık 8 milyon çalışanın geçimini sağlayan asgari ücretin belirlenmesi süreci ne yazık ki uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’da tanımlanan çalışma hakkına aykırı olduğu gibi, hakkaniyetli ve adaletli de değildir. Mevcut asgari ücret ne yazık ki, bir geçim ücreti olmaktan çıkmıştır. Hali hazırdaki 2 bin 029,50 TL brüt asgari ücretten net bin 603.12 TL ele geçmektedir ve asgari ücret 4 kişilik bir ailenin asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzaklaşmıştır. Bu çerçevede, bu ücretin en azından geçimlik ücret seviyesine çıkarılması gerekmektedir. Dünyada asgari ücret uygulanan ülkelerde asgari ücretliler birçok mekanizma ile ayrıca korunmaktadırlar. Aile ve çocuk yardımları, işsizlik sigortası, negatif gelir vergisi ve gelir vergisi kredileri bu uygulamaların başında gelmektedir. Türkiye’de ise asgari ücretlilerin korunduğu herhangi bir sistem bulunmamaktadır.”

DHA

 

Asgari maaş ne kadar olacak? Asgari ücret ne kadar zam gelecek? 2019 asgari maaş detayları…

Türkiye ekonomisinin içine girdiği darboğaz en çok asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalışan vatandaşları etkiliyor. Asgari ücret zammına göre zam alacak birçok kişi ve asgari ücret alanlar, 2019’da asgari ücret zammının ne kadar olacağını merakla araştırıyor. Asgari ücret yeni yıl yani Ocak 2019 yaklaştıkça merak konusu oluyor. Gçen yıl yüzde 14.2 oranında zam yapılan asgari ücret bu yıl ne kadar zam gelecek henüz belli değil.

İLGİLİ HABERİYİ Parti'nin 'asgari ücretlilerden vergi alınmasın' teklifi AKP ve MHP'lilerin oylarıyla reddedildiİYİ Parti'nin 'asgari ücretlilerden vergi alınmasın' teklifi AKP ve MHP'lilerin oylarıyla reddedildi
ASGARİ ÜCRET ZAMMI NE ZAMAN BELLİ OLACAK?

Asgari ücret ile çalışanlar, aralık ayında belli olacak 2019 yılı zamlarını merakla bekliyor. Sendikalar, 2018 yılı için brüt 2 bin 209 lira, net bin 603 lira olan asgari ücretin, 2019 yılı için en az 2 bin liraya çıkarılmasını istiyor. Türk-İş yönetimiyle önümüzdeki hafta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına müracaat edeceklerini aktaran Atalay, şöyle devam etti:

“Aralık ayındaki asgari ücret görüşmelerini geriye çekelim diyeceğiz. Asgari ücretlinin dayanma gücü kalmadı. Bununla ilgili önümüzdeki hafta başında randevumuza gideceğiz. Bakanla hafta içinde bu konuyu konuşup kamuoyunu bilgilendiririz. 2 bin lira rakamı, Aralık ayına kadar. Aralık ayındaki hükümetle yaptığımız görüşmelerle 2 bin liranın üzerinde olsun. Aralık ayındaki görüşmelere kadarki talep bu. Çünkü baktığınız zaman erimeye ancak öyle rakam geliyor. Şimdi ben çıkıp ‘4 bin lira, 5 bin lira’ derim. Bir zamanki siyasetçiler gibi sendikalar da sallar. Sallamak kolay. Makul ve mantıklı şeyleri söyleyerek netice almak lazım. Yani afaki konuşmanın hiçbir anlamı yok. Geçen ziyaretimize DİSK başkanı ve heyeti geldi. Sonra arkamızdan yaptıkları açıklamada, ‘Türk-İş 2 bin liralık rakamı makul, katılıyoruz ve destek veriyoruz’ dediler. Onlara da teşekkür ediyoruz.”

asgari-ucret-sozcu

TÜRKİYE, AVRUPA’DA SONLARDA YER ALIYOR

TL’nin değer kaybıyla Türkiye asgari ücrette Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin gerisinde kaldı. Uzun yıllar üzerinde yer aldığımız Polonya ve Macaristan da Türkiye’yi solladı. İrlanda 1613 Euro, Hollanda 1578 Euro, Belçika 1562 Euro, Almanya 1498 Euro, Fransa 1498 Euro ile AB ülkeleri arasında ilk 5 sırada yer alıyor. BBC Türkçe’nin haberine göre AB üyeleri arasında Bulgaristan 260 Euro ile listenin en alt sırasında bulunuyor. Romanya, Macaristan, Hırvatistan ve Estonya Bulgaristan’ın hemen üzerinde yer alıyor. Türkiye AB üyesi olsaydı 225 Euro ile bu sıralamanın en altında yer bulacaktı.

İLGİLİ HABER'Asgari ücretli Erdoğan kadar zam alsın' demek yaralayıcı oldu'Asgari ücretli Erdoğan kadar zam alsın' demek yaralayıcı olduİLGİLİ HABERHükümete yakın sendikadan asgari ücret çağrısıHükümete yakın sendikadan asgari ücret çağrısı ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Türk Ortodoks Patrikhanesi’nden ‘işgal’ başvurusu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen dilekçede Yunanistan tarafından işgal edilen 18 ada arasında yer alan Bulamaç, Eşek, Koyun, Sakarcılar, Keçi, Marathi adalarına kilise inşa edildiği ve bu ibadethanelere Türkiye’deki Fener Rum Kilisesi tarafından papaz görevlendirildiği ifade edildi.

“PAPAZLARIN PARASINI KİM ÖDÜYOR”

Türkiye’de faaliyet gösteren bir kurumun Yunanistan tarafından işgal edilen topraklardaki kiliseye din adamı görevlendirmesinin suç olduğunu öne sürülen dilekçede, Fener Rum Kilisesi’nin bu adalardaki kiliselere din adamı görevlendirip görevlendirilmediğinin araştırılması, görevlendirildiyse bu papazların ücretlerinin kimler tarafından ödendiği ve hangi ülke vatandaşı olduğunun sorulması gerektiği vurgulandı.

“YUNAN YÖNETİCİLERLE RESMİ TÖRENLERE KATILIYOR MU?”

Fener Rum Kilisesinin böyle bir uygulama yaparak “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçunu işlediğini öne sürülen dilekçede şöyle denildi: “Ülke toprağı olan adaların yabancı bir devlet tarafından işgal edilip, işgal sonrası hakimiyetin pekiştirilmesi yönünde inşa edilen kiliselere yabancı devletle tam bir işbirliği içerisinde Türkiye’de bir Türk kurumu olan Eyüp Kaymakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren Fener Rum Kilisesi’nin papaz tayin etmesi, bu papazların işgalci devletin askerleri ve yöneticileriyle birlikte adalarda resmi tören ve ayinlere iştirak etmeleri bu kişilerle birlikte ada yönetimini gerçekleştirmeleri suçtur.”

TÜRKİYE’YE TESCİLLİ

Ege Denizi’nde Yunanistan tarafından işgal edilen 18. ada olan Marathi Adası’nın, 1933’te CHP tarafından Milletler Cemiyeti’ne Türk adası olarak ve ismen tescil ettirildiği ortaya çıkmıştı.

SÖZCÜ’nün manşete taşıyarak duyurduğu haberde yer alan belgeye ulaşan Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım şunları söylemişti: “4 Ocak 1932’de Türk-İtalyan Sözleşmesi imzalandı. Sözleşmenin onay süreci devam ederken Türkiye, 1932’de Milletler Cemiyeti’ne üye oldu. Türk-İtalyan Sözleşmesi, 14 Ocak 1933’te TBMM tarafından kabul edildi ve 25 Ocak 1933 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. Resmi Gazete’de yayınlanan Türk-İtalyan Sözleşmesi’nin 1. maddesinde, Marathi Adası’nın Türkiye’nin egemenliği altında olduğu belirtilmiştir. Sözleşme, 24 Mayıs 1933’te Milletler Cemiyeti Sekreterliği’ne tescil ettirilmiştir. Bu belge arşivlerde.”

İLGİLİ HABERYunanistan, işgal ettiği 6 adamıza 10 üs kurduYunanistan, işgal ettiği 6 adamıza 10 üs kurdu ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

SP lideri Karamollaoğlu’ndan başkanlık eleştirisi

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, olağan haftalık basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat’taki genel merkezinde kameraların karşısına geçen Karamollaoğlu, konuşmasına önceki gün Meclis Sağlık Komisyonu’nda, görüşülen 5’inci maddenin kabulünü sert bir dille eleştirdi. TBMM’de sağlık komisyonunda üzücü bir hadisenin yaşandığını hatırlatan Karamollaoğlu, “Kabul edilen madde ile KHK ile görevden uzaklaştırılan sağlık çalışanlarının özel kurumlarda dahi iş bulmasına izin verilmeyecek. Hukuksuzluğu bu  denli ağırlaştıran dünyada başka bir ülke yok. Hukuk devletin temelidir. Adaleti tesis etmek hükümetin bir numaralı görevidir. Bir kişinin aldığı karar hukukun üstünde olamaz. Kararnameler hukuk çerçevesinde yürürlüğe girebilir ancak. Ya o milletvekillerine ne demeli? Hiç itiraz etmeden kabul ediyorlar.   Bu kadar milletvekili aklını nereye koydu ya?  Bu mantık değişmeden Türkiye’de hiçbir iş yapılamaz” dedi. Karamollaoğlu, öte yandan Meksika’da düzenlenen 2018 Ampute Futbol Kupası’nda 2’inci olan Ampute Futbol Milli Takımı’nı da tebrik ederken, Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde kalp krizi geçirerek, hayatını kaybeden Koray Şener’e de Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi.

İLGİLİ HABERSP lideri Karamollaoğlu: Yalakalarla bu ülke ayağa kalkmazSP lideri Karamollaoğlu: Yalakalarla bu ülke ayağa kalkmaz

“GİDİŞATTAN ŞİKAYET EDİYORLARDI REKORU ONLAR KIRDI”

Türkiye’nin içinde bulunduğu krizin her geçen gün derinleştiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Kriz sözcüğünü hala lügatlardan çıkaramadıkları için kullanabiliyoruz hala! Uzun zamandır yaklaşan tehlikeli durum hakkında açıklamalar yapıyoruz. Ekonominin adeta damarı olan büyük firmalarımız bir bir konkordato ilan ediyor. Aynı anda birden fazla şirket konkordato ilan ediyorsa demek ki bazı şeyler yolunda gitmiyor. Konkordatonun açıklaması iflas ertelemedir başka bir anlamı yok.  Son olarak ise açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları durumun vahametini bir kere daha ortaya koydu. Ekim ayı enflasyon rakamı yüzde 25.24 son 5 aya bakacak olursak; Haziran: yüzde 15.39, Temmuz: yüzde 15.85, Ağustos: yüzde 17.90, Eylül: yüzde 24.52, Ekim: yüzde 25.24. Görüldüğü üzere Enflasyon; 2003’ten bu yana ilk kez yüzde 25’i aştı. O zaman gidişattan şikayet ediyorlardı bugün ise o günkü rekorları kırıyor bu arkadaşlar. Bu rakamlar bile ekonominin dengesinin bozulduğu göstermeye yetiyor” dedi.

“BAŞKANLIK ÜLKEYE İSTİKRAR GETİRDİ!”

Başkanlık sistemine geçişin en sihirli kelimesinin ‘ülkeye istikrar gelecek’ olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Gerçekten de ülkeye istikrar geldi.  Başkanlık sistemine geçildiği günden beri: Enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor: Her ay bir başka rekor kırıyor. Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor. Çiftçi esnaf istikrarlı bir şekilde batıyor.  İşçi memur istikrarlı bir şekilde yoksulluk sınırının altına iniyor.  Bunların hepsi de istikrarlı bir şekilde oluyor. İstikrar sadece olumlu olmaz böyle olumsuz manada kullanabiliyor demek ki! Bu istikrar Türkiye’yi uçuruma götürür.”

“FABRİKA İLE CEZAEVİNİ KARIŞTIRAN ZİHNİYETLE BİR YERE VARAMAYIZ”

Ak Parti Yozgat Milletvekilinin trajikomik açıklamasını da hatırlatan Karamollaoğlu, “Sayın Vekil diyor ki; ‘Yakın zamanda açılışını yapacağımız Yozgat Cezaevinin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. 4 bin kişinin yatacağı, 2.700 personelin istihdam edileceği bacasız fabrika gibi çalışacak cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum.’ Allah akıl fikir versin. Cezaevini inşaatını bir yatırım olarak gören bir devlet adamı dünyanın başka hiçbir yerinde yoktur.  Bacasız fabrika dedikleri; T Tipi kapalı ve açık cezaevi! Bir cezaevini nasıl övünç meselesi yapabilir?  Ama sayın milletvekili Yozgat’ta satılan şeker fabrikasını ya unutuyor ya da işine gelmiyor.  Aynı Yozgat’ta, binlerce insanı ilgilendiren şeker fabrikası, nisan ayındaki özelleştirmede satılmıştı. Yozgat şeker fabrikasını 275 milyon liraya sattılar. Şimdi 110 milyon liraya Yozgat Cezaevi’ni yaptırıyorlar.  Sadece Yozgat mı? Kırşehir şeker fabrikasını 330 milyon liraya satan Hükümet,  aynı Kırşehir’e KDV’si içinde 338 milyona cezaevi yaptırıyor.  Bu mantık Türkiye’yi yönetemez. Fabrika ile cezaevini karıştıran bir zihniyetle hiçbir yere gidemeyiz. Biz iktidardaki arkadaşları da anlıyoruz 16 yıl boyunca gerçek fabrika görmedikleri için, cezaevlerini fabrika zannediyorlar. Sadece 2017 yılında sözleşmesi imzalanan cezaevi inşaatı sayısı tam 44! Baya bir istihdam sağlayacak bunların anlayışına göre.  Türkiye bugün İcra Dairesini tören düzenleyerek, kurdele keserek açan bir hükümetle yönetiliyor.  Çok açık ve net bizim üretim anlayışımızla bu iktidarın üretim anlayışı, bizim yatırım anlayışımızla bu iktidarın yatırım anlayışı arasında dağlar kadar fark var. Hiçbir yerde örtüşmüyor. Biz fabrika, inavasyon, ar-ge, yapay zeka diyoruz onlar hapishane diyor! Türkiye’nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir” diye konuştu.

“ÖĞRENCİ Mİ BEDAVACILIK YAPIYOR, İHALE KOVALAYAN YANDAŞLAR MI?”

Öğrenci bursları ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Öğrencilerin burs konusunda ısrarcı olmamalarını kredi almalarını bedavacılığa alışmamalarını’ konuşmasını hatırlatan Karamollaoğlu, “Şimdi sormak istiyorum Türkiye’de gelecek ayın hesabını yapan öğrenci mi bedavacılığa alışıyor yoksa, devletten ihale kovalayan yandaşlar mı? Devletten iş kovalayan partililer mi? Bankomat memurluğu yapanlar mı? Hiç işine gitmediği kadrolardan maaş alanlar mı? Bugün Türkiye’de 279 bin gencimiz öğrenim kredilerini ödeyemediği için icralık durumda. Devlet bu gençlere bedavacılığa alışmayın deme hakkına sahip değil. Eğitim ve öğretim hakkını tesis etmekle sorumludur” diyerek tepki gösterdi.

“ÇARE SAADET PARTİSİ VE POLİTİKALARIDIR”

ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları da değerlendiren Karamollaoğlu, bu yaptırımın hukuksuz olduğunu söyleyerek, “ABD kendisini dünyanın jandarması olarak görmekten biran önce vazgeçmelidir.  Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerinin tamamı bu kararın karşısında olduklarını en güçlü şekilde ortaya koymalıdır.  Bu yaşanan gelişmeler karşısında 3 Kasım’da Antalya’da düzenlenen D-8 toplantısını önemli görüyoruz. Umarız D-8 daha aktif bir hale getirilir. D-8’in bugün fonksiyonel hale gelmesi bir zaruret halini almıştır. Bugün içinde bulunduğumuz tablo her ne kadar iç açıcı olmasa da, Biz Gelecekten ümitvarız. Yaşanan bütün gelişmelere rağmen gür bir seda ile diyoruz ki çare var! Çare Saadet Partisi ve onun politikalarıdır” dedi.
Erdoğan’ın, “Hâlâ ülkemizde et fiyatlarının yüksek seyretmesinin genel refah seviyemizin artması sebebiyle talepte yaşanan yükselişle ilgili olduğunu düşünüyorum” konuşmasının hatırlatılması üzerine ise Karamollaoğlu, “Helal olsun.  Çok başarılılar söz üretmede biliyorsunuz. Eti kiloyla değil de 100 gram, 200 gram almak zorunda kalan insanlara bi sorun. Refah seviyeniz yükseldiği için mi gramla et alıyorlar?” şeklinde cevap verdi.

“GERÇEKTEN HORTUMLAMIŞLAR!”

Sayıştay Başkan Yardımcısı Fikret Çöker’in görevden alınma ve istifa iddialarına ilişkin ise Karamollaoğlu şunları kaydetti; “Tabi ya istifa edecek, ya ettirilecek ya da görevden alınacak. Bu tabii bir sonuç! Rapor’a bir göz gezdirirsek raporda yok yok. 100 km’de 63 litre yakıt yakan kurum araçları, yasalara aykırı görevlendirmeler. Bir belediyenin Tayland’a teknik gezi düzenlemesi. Merak ediyoruz Tayland’a hangi teknolojiyi araştırmaya gittiler. 1 metre hortuma 78 lira ödenmesi. Eskiden yolsuzluklar için hortumlama tabiri kullanılırdı şimdi gerçekten hortumlamışlar. 33 kuruşluk oyuncak topa 60 lira ödenmesi. Tabi bunlar ortaya çıkınca yer yerinden oynadı.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.