Çiftçiye dev paket seçim yatırımı çıktı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin önceki gün “çiftçilere büyük destek” olarak açıkladığı 972 milyon liralık paketin, 2017 yılından kalan buzağı desteği, temmuz-ağustos aylarında ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen süt primi ve 2 yıldır yapılmayan besi desteği olduğu ortaya çıktı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, süt üreticisine zamanında ödenmeyen destek ödemelerini müjde olarak vermenin ülke çiftçisini iş bilmez olarak görmek olduğunu belirterek, “Süt üreticisine verilen destek günü kurtarmak adına yapılan seçim vaadidir” dedi. Sarıbal, ödemelerin seçim yatırımı olduğunun çok bariz olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bunu o kadar belli ediyorlar ki, temmuz-ağustos ayında ilave 15 kuruş çiğ süt prim desteğini vermiyorlar ve eylülden itibaren vereceğini ifade ederek Mart 2019 sonuna kadar sınırlandırıyorlar. Üstüne üstlük Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 2019 Mart sonuna kadar litre başına 1.70 TL olarak alıyorlar. Süt/ yem paritesi 1.5 olmadığı sürece üretici para kazanamaz. Yemde ithalata bağlı kalmaya devam ettikçe bu iş çözülmez.”

11ARADAN İKİ YIL GEÇTİ

TBMM Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın başbakanken Meclis’teki grup toplantısında çiftçilere desteklemelerin yılda iki kez ödeneceğini açıkladığını hatırlatan Sarıbal, “Aradan 2 yıl geçti. Zamanında ödenmeyen süt, buzağı ve kesim desteklerini üreticilere iyi bir iş yapmış gibi müjde diye açıklıyorlar” dedi. Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin önceki gün yaptığı konuşmada üreticinin yüksek faizle borçlandığı için kâr edemediğini ifade ettiğini de vurgulayan Orhan Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böyle bir düşünce olur mu? Borçlanarak kâr etmek nerede görülmüştür? Dünyanın her yerinde borçlanma yatırımı büyütmek için yapılır. İşte bu AKP zihniyeti üreticiyi borçlandırarak nefes aldırmamaktır. Onlara göre ne de olsa çiftçi çok çalışır, az kazanır.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı

Türk-İş tarafından çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın aralık ayı sonuçları açıklandı.

Araştırmaya göre, bu ay dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” bin 941 lira olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 6 bin 323 lira oldu.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 0,08 oranında azaldı. Yılın 12 ayında fiyatlardaki artış yüzde 20,71 oranına ulaştı. Gıda enflasyonunda son 12 ay itibarıyla artış yüzde 20,71 hesaplandı.

Araştırmada, bu ay dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarında önemli bir değişiklik olmadığı belirtilerek, bu gelişmede özellikle marketlerde sürdürülen kampanya çerçevesinde uygulanan indirimlerin etkili olduğuna işaret edildi.

Araştırmada, “Gıda fiyatlarında son aylarda piyasaya yapılan müdahale sonucu belirgin bir gerileme dikkati çekmektedir.” değerlendirmesi yapıldı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 2019 yılı için net asgari ücretin 2 bin 20 lira 90 kuruş olarak kararlaştırıldığı anımsatılan araştırmada, “Uzun bir aradan sonra dört kişilik bir ailenin ‘açlık sınırı’ olarak belirlenen tutarın üstüne çıkılmıştır.” ifadesi kullanıldı.

SÜT VE YOĞURTTA YAPILAN İNDİRİM OLUMLU YANSIDI

Süt, yoğurt, peynir grubunda, özellikle süt ve yoğurtta yapılan indirim mutfak harcamasına olumlu yansıdı. Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta, hesaplamada dikkate alınan kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı 1 lira daha düşük oldu. Tavuk fiyatı da gerilerken, sakatat fiyatı aynı kaldı. Balık fiyatında bu ay düşük oranda da olsa bir artış yaşandı.  Yumurta fiyatı gerilerken, kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya gibi bakliyat ürünlerinde önemli bir fiyat değişikliği olmadı.

Sebze ve meyve fiyatları özellikle ayın son haftasında önemli oranda arttı ve ortalama yaş sebze-meyve fiyatı bu ay 5,22 lira, ortalama sebze fiyatı da 5,56 lira olarak hesaplandı.

Kamuoyu tarafından dikkatle izlenen kuru soğan ve patateste fiyat değişmedi, limonun kilogram fiyatı ise 3 lira ile “ucuz” kaldı. Ortalama meyve fiyatı da geçen aya göre artış gösterdi ve kasım ayında 4,30 lira olan ortalama meyve fiyatı bu ay 4,56 liraya yükseldi.

Ekmek fiyatındaki artış uygulanması yeni yıla kaldı. Pirinç, un, makarna, bulgur, irmik aynı kaldı. Ancak irmik, bulgur gibi ürünlerde indirim tespit edildi.

Tereyağı ve margarin ile ay çiçeği yağı fiyatı aynı kaldı ama zeytinyağı fiyatı indirim yapılmasına rağmen artış gösterdi. Zeytin fiyatı, yeşil ve siyah zeytin ortalaması olarak yükselirken, yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünleri de indirim kapsamında olmasına rağmen ortalama kilogram fiyatına fazla yansımadı. Baharat (kimyon, nane, karabiber, vb.) ürünleri ile şeker, bal, reçel, pekmez ve tuzun fiyatında da bir değişiklik olmadı. Çay ve ıhlamur fiyatı aynı kalırken, salçada bu ay -düşük de olsa- yine artış oldu.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Şemsi Bayraktar sebze-meyve fiyatlarına isyan etti

Mevsimi olmasına rağmen, Ocak ayında, mandalina, portakal gibi ürünlerde üreticiden markete fiyat farkının 5-6 kata ulaştığını vurgulayan Bayraktar, ‘’Fark mandalinada 5,8, portakalda 5,1, yeşil mercimek ve sütte 3,8, kuru kayısıda 3,6 kata yükseltir” dedi ve Ankara’da yaptığı açıklamada şunları söyledi:

80 KURUŞA MANDALİNA

Ocak ayı sonunda üreticide kilosu 80 kuruş olan mandalina markette 4 lira 61 kuruşa, 75 kuruş olan portakal ise 3 lira 81 kuruşa satılmaktadır. 2 lira 40 kuruş olan yeşil mercimek 9 lira 8 kuruşa, 1 lira 52 kuruş olan süt 5 lira 70 kuruşa, 10 lira olan kuru kayısı 36 lira 48 kuruşa satışa sunulmaktadır. 2 lira 11 kuruş olan kırmızı mercimek 7 lira 50 kuruşa satılmaktadır.

BU DÜZEN DEĞİŞMELİ

Bu durumun sürdürebilir olmadığını söyleyen Bayraktar, “Bu makas daraltılmalı, üretici istikrarlı gelir elde etmeli, tüketici de makul fiyatlarla tüketebilmelidir. Bu düzen değişmelidir. Mevcut durum üreticiye de tüketiciye zarar vermektedir. Üreticimizin maliyetlerini azaltamadığımız, üretici-market makasını daraltamadığımız takdirde gıda fiyatlarında ucuzluk hayaldir” ifadelerini kullandı.

OCAK AYI ZOR GEÇTİ

Üreticiden tüketiciye, halkımızın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip ettiğini belirten Bayraktar, “Üreticilerimiz açısından Ocak ayı oldukça zor bir ay oldu. Kış koşulları ile mücadele etmek zorunda kalan üreticilerimiz, tabii afetlerden de büyük oranda etkilendi. Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, İzmir, Manisa gibi illerimizde ve en son Aydın’da gerçekleşen aşırı yağışlar, tarım alanlarını su altında bıraktı. Özellikle Adana’da açılan baraj kapakları nedeniyle meyve bulunan başta portakal, mandalina bahçeleri olmak üzere bahçeler, seralar ve ekili alanlar su altında kaldı. Hem Akdeniz hem Ege bölgelerimizde gerçekleşen aşırı yağış, narenciye bahçelerinde hasadı yapılmamış ürüne, tarlada ekili olan veya hasadı yaklaşmış kışlık sebze ürünlerine zarar verdi.” dedi ve ekledi:

FİYATLAR ÜRÜNE YANSIDI

Afetler nedeniyle ürün kayıplarının yaşanması sonucunda arzda meydana gelen daralma haliyle ürün fiyatlarına yansıdı. Üretici borçlarını nasıl ödeyeceğini, yaralarını nasıl saracağını kara kara düşünmektedir. Piyasaya sunulan üründeki azalma nedeniyle arz talep dengesi bozuldu. Yaşanan sıkıntılar üreticimizin maliyetlerini artırıyor. Bunun yanı sıra girdi maliyetleri de üreticilerimizi zorluyor. Pazarlama kanallarını rehabilite etmek, planlama yapmak zorundayız.

NEDEN ARTIYOR?

Tarladan markete fiyatlar neden bu kadar fazla artıyor? En önemli sebep üreticimizdeki ekonomik örgütlenmenin arzu edilen noktada olmamasıdır. Üretici kooperatif ve birlikleri sayı olarak fazla olsalar da idari ve mali açıdan güçlü ve fonksiyonel değil. Bu yüzden de piyasada aktif rol alamıyorlar. Bu dönüşümü sağlayamazsak, üreticilerimizin de tüketicilerimizin de fiyat dalgalanmalarına dayanması mümkün olmaz

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Raşitizm nedir? Raşitizm genetik midir? Raşitizm nedenleri, belirtileri ve tedavisi… oub2

D vitamini, kalsiyum eksikliği, genetik kusurlar, böbrek hastalıkları gibi nedenlerle ortaya çıkan raşitiz hakkında merak ettiğiniz tüm detayları haberimizde bulabilirsiniz… Raşitizm nedir? Raşitizm genetik midir? Raşitizm nedenleri, belirtileri ve tedavisi…

RAŞİTİZM NEDİR?

D vitamini, kalsiyum veya fosfat eksikliğinden kaynaklanan bir iskelet bozukluğudur. Bu besinler güçlü, sağlıklı kemiklerin gelişimi için önemlidir. Romatişizmli kişilerde zayıf ve yumuşak kemikler, büyüme bozukluğu ve ciddi vakalarda iskelet deformasyonları olabilir.

D vitamini, gastrointestinal sistemden kalsiyum ve fosfor emilimini arttırır. D vitamini eksikliği kemiklerde uygun kalsiyum ve fosfor düzeylerinin korunmasını zorlaştırır, bu da raşitizme neden olabilir. Süt, yumurta ve balık gibi çeşitli gıda ürünlerinden D vitamini alabilirsiniz. Vücudunuz güneş ışığına maruz kaldığınızda da D vitamini üretir.

D vitamini eksikliği vücudun yeterli miktarda kalsiyum ve fosfat tutmasını zorlaştırır. Bu meydana geldiğinde, kemiklerinizden kalsiyum ve fosfat salınmasına neden olan hormonlar üretir. Kemikleriniz bu minerallerden yoksun olduklarında zayıf ve yumuşak olurlar.

Raşitizm, en çok 6 ila 36 aylık olan çocuklarda görülür. Çocuklar büyümekte oldukları için raşitizm riski altındadır. Güneş ışığı az alan bir bölgede yaşıyorlarsa, vejeteryan tip bir diyetle besleniyorlarsa veya süt ürünleri içmiyorlarsa yeterli D vitamini alamayabilirler. Bazı durumlarda ise raşitizm kalıtsaldır.

shutterstock_20201764

RAŞİTİZM BELİRTİLERİ

– Kol, bacak, pelvis veya omurga kemiklerindeki ağrı veya hassasiyet
– Büyüme bozukluğu ve boy kısalığı
– Kemiklerde kırılma
– Kas krampları
– Diş deformasyonları, örneğin:

– Geç çıkan dişler
– Diş çürümesi
– Abseler
– Diş yapısında kusurlar
– Dişler arasında boşluklar

İskelet deformasyonu:

– Garip şekilli bir kafatası (kafatasının gövdeye göre büyük olması)
– Çarpık bacaklar
– Çıkıntılı bir göğüs kemiği
– Kavisli bir omurga
– Pelvik deformasyonlar
– El ve ayak bileklerinde genişleme

Çocuğunuz raşitizm belirtileri gösteriyorsa hemen doktorunuzu arayın. Çocuğun büyüme döneminde bozukluk tedavi edilmezse, çocuk bir yetişkin olarak çok kısa bir boya sahip olacaktır. Ayrıca bozukluk tedavi edilmezse deformasyonlar da kalıcı hale gelebilir.

RAŞİTİM NEDEN OLUR, RAŞİTİZM GENETİK MİDİR?

Çocuklarda raşitizmin birden fazla sebebi olabileceği gibi en sık karşılaşılan neden D vitamini eksikliğidir. Bunun dışında böbrek hastalıkları (Hipofosfatemik raşitizm, böbreklerin fosfatları düzgün işlenmesini önleyen nadir bir genetik bozukluktur. Kandaki düşük fosfat seviyeleri zayıf ve yumuşak kemik yapısına yol açar) ve genetik bozukluklar da raşitizmin nedenlerindendir.

RAŞİTİZM NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Doktorunuz fizik muayene yaparak raşitizmi teşhis edebilir. Kemiklerdeki hassasiyet veya ağrıları hafifçe bastırarak kontrol ederler. Doktorunuz ayrıca aşağıdakiler de dahil olmak üzere raşitizm tanısı koymaya yardımcı olmak için bazı testler de isteyebilir:

– Kandaki kalsiyum ve fosfat seviyelerini ölçmek için kan testleri
– Kemik deforasyonlarını kontrol etmek için kemik röntgenleri
– Nadir durumlarda, bir kemik biyopsisi yapılabilir.

RAŞİTİZM TEDAVİSİ

Raşitizm tedavisi, vücuttaki eksik vitamin veya mineralleri tamamlamaya yöneliktir. Bu raşitizm ile ilişkili semptomların çoğunu ortadan kaldıracaktır. Çocuğunuzda D vitamini eksikliği varsa, doktorunuz mümkünse güneş ışığında daha fazla kalmalarını isteyecektir. Ayrıca balık, karaciğer, süt ve yumurta gibi D vitamini içeren gıda ürünlerini tüketmeye teşvik edeceklerdir.

Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri de raşitizm tedavisinde kullanılabilir. Çocuğunuzun büyüklüğüne göre değişiklik gösterebileceğinden doktorunuza doğru doz hakkında bilgi verin. Çok fazla D vitamini veya kalsiyum yararlı değildir.

Genetik raşitizmde, hastalığı tedavi etmek için fosfat takviyeleri ve yüksek düzeyde özel bir D vitamini kombinasyonu gereklidir.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.