Skandal görüntülere takipsizlik verildi

Sivas’ta geçtiğimiz yıl bir kreşte, sınıf ablasının çocuklara kötü muamelede bulunduğuna dair cep telefonu görüntülerinin ortaya çıkması kreşte çocuğu bulunan ailelerin tepkisine neden olmuştu. Görüntüye dayanılarak, sınıf ablası H.K.K.’nin (26) uyutmakta güçlük çektiği A.Y. isimli 4.5 yaşındaki çocuğun battaniye ve emziğini tuvalete attığı, daha sonra emziği çocuğun ağzına soktuğu iddia edilmişti. Skandal görüntünün ortaya çıkmasıyla görüntülerde yer alan sınıf ablası ve görüntüleri çektiği ileri sürülen öğretmen işten atılmış, kreşte çocuğu bulunan 6 aile ise avukatları aracılığı ile 9 Kasım 2018 tarihinde Sivas Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Dosyaya bakan savcı olayda yaralama veya kötü muamele kastının bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararını verdi. Ailenin avukatı Hamza Nuh Özer verilen karara itiraz etti.

Avukat Hamza Nuh Özer konuyla ilgili yaptığı açılamada, “Geçmişte Sivas’taki özel bir anaokulunda görevliler tarafından çocuklara kötü muamelede bulunulmuştu. Bu kötü muamele aşırı derecelere ulaşıyordu. Görüntülerde çocukların yastıklarının, battaniyelerinin ve emziğinin bir koridora atıldığı görülüyor. Bu koridorun tuvalet olduğu da düşünülüyor. Buraya fırlatılan yastık ve battaniyelerin tekrar çocukların kullanımına sunulduğu, emziğin ise ağzına verildiği görülüyor. Biz kabul edilemez bu görüntüler konusunda hemen adli makamlara başvurduk. Suç duyurusunda bulunduk. Konuyla ilgili gerekli bilgileri adli makamlara aktardık. Elimizdeki bu delillere rağmen Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Biz bu hayret verici karar karşısında hemen itiraz girişiminde bulunduk. Bir üst makama başvurduk, gelecek sonuçları bekliyoruz” dedi. (İHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İstanbul dahil 4 şehre ciddi uyarı! Sadece saatler kaldı… Son dakika hava durumu tahminleri

Bu akşam saatlerinde etkisini artıracak olan yoğun yağışlı hava dalgası adım adım geliyor. Son dakika tahminlerine göre İstanbul da yağışlı havadan etkilecek şehirler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Yağışlar bu akşam en şiddetli anları yaşatacak cuma günü öğlen saatlerinden itibaren etkisini kaybedecek.

İSTANBUL, BURSA, KOCAELİ VE BALIKESİR’E UYARI!

Meteoroloji Marmara Bölgesi’nde birçok şehir için uyarı yayınladı;
Yapılan son değerlendirmelere göre; bugün öğle saatlerinden sonra İstanbul’da yerel olarak görüleceği tahmin edilen sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklindeki yağışların, akşam saatlerinden sonra etkisini arttırması ve yarın (Cuma) öğle saatlerine kadar kuvvetli (21-50 kg/m2), kuzey ve doğu ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli (51-100 kg/m2) olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

BUGÜN YARIN AŞIRI YAĞIŞ! PAZAR GÜNÜ SICAK…

Bugün ve yarın yaşanacak aşırı yağışlarla beraber hava sıcaklıkları bir miktar düşecek ancak pazar günü yeniden güneşli havayla beraber sıcaklıklar yükselecek.

hava-durumu-son-dakika

İÇ BÖLGELERDE DE YAĞACAK

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Marmara, Ege, Batı Karadeniz, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Samsun, Çorum, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay kıyılarının yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa çevreleri ile Çanakkale ve Balıkesir’in kuzey kesimlerinde kuvvetli (21-50 kg/m2.) olması bekleniyor.

İL İL HAVA DURUMU TAHMİNLERİ İÇİN TIKLAYIN

Şarbon nedir? Şarbon hastalığının belirtileri nelerdir, nasıl bulaşır? İşte belirtileri ve tedavi yöntemi…

Şarbon hastalığının insandan insana bulaşması çok çok nadir görülür. En sık deri şarbonu görülmektedir. Enfekte olmuş derinin gazlı bezle kapatılması, çıplak elle dokunulmaması, eldiven ve ellerinin sık sık yıkanması önemlidir. Peki şarbon belirtileri nelerdir? Şarbon nasıl tedavi edilir?

ŞARBON HASTALIĞI NEDİR?

En son 2001 yılında Amerika’da rastlanan ve bakteriyel bir hastalık olan şarbon, ot yiyen hayvanlardan insanlara temas yolu ile geçen ve kimi zaman ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Şarbon hastalığının mikrobu Bacillus antracis denen bir bakteridir. Toprakta ve meralarda bulunabilen bu bakteri temas durumunda bulaşabileceği gibi solunum yolu ile bulaşması durumunda oldukça tehlikelidir. Bunu önlemek için bir aşı geliştirilmiştir. Bu aşının % 90’ın üzerinde koruyucu olduğu tahmin edilmektedir.

Şarbonun ortaya çıkış şekli tam olarak bilinmese de laboratuvar ortamında oluşturulduğu ve biyolojik silah olarak kullanıldıkları düşünülmektedir.
shutterstock-sarbon

ŞARBON BELİRTİLERİ

İnsanlarda akciğer, deri ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 3 tip şarbon hastalığı vardır. İnsanlar ve hayvanlardaki belirtiler benzerdir.

Akciğer şarbonunda; solunum yoluyla alınan mikrop, akciğerlere yerleşir. Burada yara oluşur ve nefes almada problemler ortaya çıkar. Bakteri vücuda girdikten sonra, bir hafta içerisinde belirtiler görülür. Başta soğuk algınlığı gibi görünür. Birkaç gün sonra ateş iyice yükselir. Lenf bezleri şişer ve nefes almada zorluk görülür. Hastada şok ve koma gelişebilir. Akciğer şarbonuna yakalanan kişiler, erken tedavi edilmediği takdirde ölüm kaçınılmazdır.

Deri şarbonu; hayvanlardaki bakterilerin deriyle temas etmesi sonucu ortaya çıkan ve en çok görülen şarbon tipidir. Deride bir yara varsa mikrop, vücuda girer. Deride yaralar meydana getirir. Birkaç gün içinde bu yaranın ortasında 1 ila 3 cm çapında siyahlık oluşur. Buna kara çıban yada çoban çıbanı da denir. Bu yara ağrısızdır. Etrafı tahta gibi sert ve şiştir. Ateş yükselir, bulantı ve kusma görülür. Tedavi edilmezse hastalık ilerler ve ölümle sonuçlanabilir.

Sindirim sistemi şarbonu; şarbonlu hayvanların etlerinin yenmesiyle ortaya çıkar. Etlerin iyi pişmemiş olması ya da çiğ tüketilmesi, önemli bir faktördür. En çok öldüren şarbon tipidir. Çünkü sindirim sisteminde kanamalara yol açar. Kan kusma ve kanlı dışkı görülür. Hastalık çok hızlı ve ağır seyreder. Hasta kısa sürede şoka girer, erken tedavi edilse dahi hastaların çoğunu kurtarmak mümkün olmaz.

ŞARBON HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Şarbonun bulaşma yolları çeşitlidir.

– Şarbonlu hayvanlarla doğrudan temas ya da dolaylı olarak temas etmek,
– Bu hayvanların etinin yenilmesi, hayvanın kesilmesi sırasında temas edilmesi,
– Sanayi ürünlerinde kullanılan hayvan yünleri, derileri ve kılları, – Hastalığın görüldüğü ülkeden hayvan ve hayvan ürünlerini almak, – Ayrıca laboratuvar çalışmaları sonucu dikkat edilmezse, şarbon mikrobu bulaşabilir.

ŞARBON HASTALIĞI TEDAVİSİ

Şarbon hastalığı erken dönemde teşhis edilirse tedavi ile iyileşme şansı vardır. Yöntem ise antibiyotik tedavisidir. Akciğer şarbonu olan hastalarda yüksek dozlarda antibiyotik verilir. Antibiyotik tedavi süresi de yapılan testler sonucu bakterinin hala vücutta olup olmadığına bağlıdır. Deri şarbonu olan hastalarda ise, yaraların olduğu deri bölgesine pansuman yapılır. Cerrahi operasyona gerek yoktur. Ayrıca şarbon insandan insana bulaşmadığından hastanın yakınlarına herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur.

İLGİLİ HABER'Şarbon tedavi edilmezse ölüme yol açabilir''Şarbon tedavi edilmezse ölüme yol açabilir'İLGİLİ HABERŞarbon hastalığı nasıl bulaşıyor? Şarbon insandan insana bulaşır mı?Şarbon hastalığı nasıl bulaşıyor? Şarbon insandan insana bulaşır mı?

Sivas’ta şarbon paniği

Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Karadoruk köyünde şarbon şüphesiyle 20 gün arayla iki inek telef oldu. İneğin kanı ile temas eden aynı aileden 1’i çocuk 3 kişi vücutlarında çıkan çeşitli yaralar nedeniyle hastanede tedavi gördü. Telef olan inekler yakılarak tarım ekiplerince gömülürken köy karantinaya alındı.

Şarbon şüphesi olan hayvanlar itlaf edildi. Foto: İHA

Şarbon şüphesi olan hayvanlar itlaf edildi. Foto: İHA

İlçeye 37 kilometre uzaklıkta bulunan 110 nüfuslu Karadoruk köyünde yaşayan evli ve 5 çocuk babası Murat Büyükpınar (47) 20 gün önce sabah saat 05.00 sıralarında 40 ineğinin bulunduğu ahıra girince bir ineğin ölmek üzere olduğunu fark etti. Büyükpınar 20 yaşındaki oğlu İbrahim ve 8 yaşındaki kızı İkra ile birlikte telef olmak üzere olan ineği kesti. Kesilen ineğin etini tüketen aileden kesim sırasında ineğin kanıyla temas eden Büyükpınar ve oğlu Murat ile İkra bir süre sonra rahatsızlandı. Vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralar da çıkan aile Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne başvurdu. Burada şarbon şüphesiyle Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde karantina altında tedavi gördü. 20 gün tedavi gören aileden baba Murat Büyükpınar ile kızı tedavisinin ardından taburcu olarak köydeki evine döndü. Sağlık durumu iyi olan İbrahim’in ise hastanedeki tedavisi sürüyor.

hayvanlarla temas eden ve vücudunda yaralar çıkan aynı aileden 3 kişi tedavi altına alındı. Foto: İHA

Hayvanlarla temas eden ve vücudunda yaralar çıkan aynı aileden 3 kişi tedavi altına alındı. Foto: İHA

Telef olan inekler yakılarak gömüldü

Tedavisi tamamlanıp eve dönen ailenin 29 Ağustos günü ahırlarında bulunan bir inek daha telef oldu. Bunun üzerine durum Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerine haber verildi. Köye gelen ekipler özel kıyafetlerini giyerek inceleme yaptı. Ahırın yanında 4 metre çukur açan ekipler inekleri yakarak iş makineleriyle buraya gömdü. Telef olan ineklerden alınan numuneler de incelenmek üzere Samsun’a gönderildi. Şarbon şüphesi ile bugün İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından köy karantina altına alındı. Büyükpınar’ın ahırında ki ve diğer köylerdeki hayvanlarda aşılama çalışması başlatıldı. Köye hayvan giriş ve çıkışlarına da durduruldu.

“Bilinçsiz olarak tükettik”

Vücudunun çeşitli yerlerinde yaralar çıkan Murat Büyükpınar, “Sabah ahıra indiğimde ani bir inek ölümü gerçekleşti. Ben de bilmeyerek kesim yaptım. Kesim yaptıktan üç gün sonra belirtiler başladı. Üniversite hastanesi aciline başvurdum. Şarbon tanısı konuldu. Bir hafta tedavi gördüm. 20 yaşındaki oğlum hala yatmakta tedavi görüyor. Küçük kızım ile ben taburcu oldum. Kestiğimiz hayvanın yarısında çoğunu bilinçsiz olarak tükettik. Geri kalanını da yakarak imha ettik” dedi.
İlçe Tarım ekiplerinin ilaçlama ve dezenfekte çalışması yaptığını ifade eden Büyükpınar, “İkinci ineğin ölümü sonrası ekipler iğne getirdi. Aşılama yaptılar. Başka bir önlem almadan gittiler. İkinci ineğin ölümünün ardından onu kepçe getirerek imha ettik. Hastanede şarbona ait gerekli tüm tedaviler uygulandı” diye konuştu.

SİVAS (İHA)

Annelerimizi mutlu etme zamanı: Anneler gününe özel şiir ve mesajlar… (13 Mayıs 2018)

Anneler Günü, anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla bütün Dünya’da farklı zamanlarda kutlanan özel gündür. Değişik günlerde ve değişik ülkelerde kutlanır. Bu günde anneler çeşitli hediyeler alır. Bu günü farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlarlar. Siz de haberimizdeki en güzel Anneler Günü mesajları ve şiirleri ile annenizi mutlu edebilirsiniz.

13 MAYIS 2018 ANNELER GÜNÜ MESAJLARI VE ŞİİRLERİ

* Senin kucağın, senin merhametin beni yaşama bağlıyor sevgili anneciğim. Anneler günün kutlu olsun..

* Kuzey rüzgarı da esse, kopsa da fırtına, sığınacağım tek liman sensin annem. Hakkını nasıl öderim.. Başımı dizlerine koymaya geldim.

* Karşılıksız tek sevgi ananın çocuğuna duyduğu sevgidir. Ben kendi çocuklarımda senin sevgini buldum. Ve seni ne çok sevdiğimi bir daha anladım. İyi ki seninle varım annem. Ellerinden öperim.

* Kuzey rüzgarı da esse, kopsa da fırtına, sığınacağım tek liman sensin annem. Hakkını nasıl öderim… Başımı dizlerine koymaya geldim.

* Bana hayat veren ve hayatı öğreten biricik anneme sevgilerimle..

* Gökyüzünden bir yıldız kayar dilek tutarız. Annem gözlerini kapar bütün dilekleri benim içindir. Ellerinden öperim anneciğim.

 

 

EN GÜZEL ANNELER GÜNÜ ŞİİRLERİ

ANNEM

Annemi ben çok severim,
Melek annem, güzel annem,
Üzülmesin sakın derim
Melek annem, güzel annem.

İyi doğru sözler onda,
Şefkat dolu gözler onda,
Sevgi, ışık var yolunda,
Melek annem, güzel annem.

Anne yüzü ne asil yüz,
Anne gözü ne derin göz,
Anne özü, pırlanta öz,
Melek annem, güzel annem.

O gülerse çağlayanım,
O ağlarsa ağlayanım,
Ona gönül bağlayanım;
Melek annem, güzel annem

ANNE

Ağaç olsan
Dal olurum anne
Yaprak olurum
Sana gelirim

Deniz olsan
Sel olurum anne
Irmak olurum
Sana gelirim

Bahçe olsan
Gül olurum anne
Toprak olurum
Sana gelirim

Güneş olsan
Yol olurum anne
Bayrak olurum
Sana gelirim

Aşık Veysel Şatıroğlu – Anama

Emzirdi salladı uyuttu Anam

Doğurdu beni Sivas ilinde

Sivralan Köyünde tarla yolunda

Azığı sırtında orak elinde

Taşlı tarlalarda avuttu Anam

Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi

Huysuzluk edersem kalkar döverdi

Hemen kucaklayıp okşar severdi

Çirkin huylarımı soyuttu Anam

Çocuğudum Anam bana ders verdi

Okumamı çalışmamı ön gördü

Milletine bağlı ol da dur derdi

Vatan sevgisini giyitti Anam

Tükenmez borcum var Anama benim

Onun varlığından oldu bedenim

Kimi köylü kızı kimisi hanım

Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

Veysel der kopar mı Analar bağı

Analar doğurmuş ağayı beyi

İşte budur sözlerimin gerçeği

Okuttu öğretti büyüttü Anam

Necip Fazıl Kısakürek – Anneciğim

Ak saçlı başını alıp eline,

Kara hülyalara dal anneciğim!

O titrek kalbini bahtın yeline,

Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,

Gecenin ardında yine gece var;

Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,

Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,

Kanadın yayılmış, çırpınmak için;

Bu kış yolculuk var, diyorsa için,

Beni de beraber al anneciğim! …

Ümit Yaşar Oğuzcan – Anacığım

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Kaç geceler bana ninni söylerdi

Hasta olunca oydu başucumda bekleyen

Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen

Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Uzun kış geceleri masal masaldı

Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar

Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar

Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı

Akşam biraz geciksem yollara düşerdi

Sokağa çıkarken “Yavrucuğum üşütme” derdi.

Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Bilirim yine kalbinde yerim anacığım

Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan

Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan

Vefalı ellerinden öperim anacığım.

Faruk Nafiz Çamlıbel – Anne

Uyusun da büyüsün

derdin büyüdüm anne.

Bana o ak sütünden

Verdin, büyüdüm anne.

Uykuma yıldızları

Serdin , büyüdüm anne.

Anne güzelliğine

Erdin, büyüdüm anne.

Cahit Sıtkı Tarancı – Anne Ne Yaptın?

Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?

Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?

Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı

Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.

Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün?

Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?

Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün.

Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?

Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?

Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?

El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat

Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?

Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim

Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı

Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim?

Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?

Sezai Karakoç – Anneler ve Çocuklar

Anne öldü mü çocuk

Bahçenin en yalnız köşesinde

Elinde siyah bir çubuk

Ağzında küçük bir leke

Çocuk öldü mü güneş

Simsiyah görünür gözüne

Elinde bir ip nereye

Bilmez bağlayacağını anne

Kaçar herkesten

Durmaz bir yerde

Anne ölünce çocuk

Çocuk ölünce anne

Şike kumpası davasında itiraf: FETÖ Fenerbahçe’ye kumpas kurdu

Aytunç Erkin/İSTANBUL

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in 19 yıl avukatlığını yapan Orhan Erdemli bugün Silivri’de görülen duruşmada Fenerbahçe’ye kumpas kurulduğunu anlattı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada salonun boşaltılmasını isteyen ve sonrasında açıklamalarda bulunan Erdemli, FETÖ’nün yargı ve emniyet imamlarının ortak kumpasıyla Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve yönetimdeki diğer isimlere operasyon yapıldığını söyledi. Erdemli, firari savcılar Fikret Seçen, Zekeriya Öz, Trabzonsor’un avukatları firari Halil İbrahim Koca, Cemalettin Mutlu, Ali Çelik (tutuklu) ve operasyonu yapan emniyetçilerin koordineli bir şekilde hareket ettiklerini ifade etti. Erdemli özetle şunları söyledi:

“Operasyonun yürüten dönemin Organize Şube Müdürü Mutlu Ekizoğlu’nun şahsi avukatlarından Cemalettin Mutlu (firari) mutlu operasyondaki bazı sanıklara giderek yardım talebinde bulunmuştur.  Örgütle bağlantılı bazı avukatların operasyon yapılan isimlerin savunmalarını üstlenmesi kumpasın en büyük işaretidir.”

“Bunun hukuka aykırı olduğunu 3 Temmuz 2011 sürecinde o dönem operasyonu yapan emniyetçilere söyledim ve o zamanda hukuka aykırı olduğun söylemiştim. Çünkü o dönem gözaltına alınanlara ‘Yıldırım’ı verin akşama evdesiniz’ denildiğini duydum ve biliyorum.”

Sivaspor Başkanı Mecnun Otyakmaz’ın avukatı olduğum için o dönem operasyonu yürüten Savcı Mehmet Berk’in odasına gittim. Kendisiyle konuşmak için üç tanık getirmiştim. Bunlar Sivas Valisi, Garnizon Komutanı ve belediye yöneticisi. Berk bana ‘Tanıklarını ne zaman isterseniz getirin ama sonucu değiştirmeyecek’ dedi. Benimle sert bir tonda konuştu.”