Soru hırsızı FETÖ’cü teknede yakalandı

Şüpheliler arasında darbe girişiminden sonra ihraç edilen ByLock kullanıcısı S.Ş’nin de olduğu belirlendi. S.Ş, TRT’den ihraç edilen eşi R.Ş. ile aralarında Suriyeli göçmenlerin de bulunduğu bir tekneyle Bodrum’dan Yunanistan’a kaçmaya çalışırken Sahil Güvenlik birimlerince yakalandı.

Türkiye gazetesinden Ebru Karatosun’un haberine göre sorgusunda FETÖ bağlantısını inkar eden şüpheli S.Ş. ByLock yüklü telefonu ise  eşinin kullandığını öne sürdü. Ayrıca yurt dışına kaçma fikrinin eşine ait olduğunu kendisinin önce gitmek istemediğini ancak eşinin “O zaman boşanalım” demesi üzerine kendisini sevdiği için gitmeye karar verdiğini iddia etti. Şüpheli çift tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

FETÖ borsası iddiası yeniden gündemde: 100 bin dolara temiz kağıdı !

FETÖ/PDY soruşturmaları sürerken gündeme gelen “FETÖ borsası” iddialarına bir yenisi daha eklendi. İzmirli bir iş adamı iddiasında para vermediği için tutuklandığını öne sürerek savcılığa verdiği ifadesinde “Mafya olarak adını duyduğum kişi, beni Emniyet’te bir müdürün yanına götürdü. İfade verdim. Hakkımda gözaltı kararı olmasına rağmen Emniyet’ten elimi kolumu sallayarak çıktım” dedi. Savcılık iddialar üzerine soruşturma başlattı.

İzmir’deki FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan ardından hakkında dava açılan iş adamı T.K itirafçı oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan ve FETÖ üyeliğinden hüküm giyen iş adamı tahliye oldu. İtirafçı olduktan sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren iş adamı, isim belirterek para vermesi karşılığında soruşturmalara dahil edilmeyeceğinin söylendiğini anlattı ve ilginç ayrıntılar verdi.

Sözcü’den Can Özçelik’in haberine göre; aralarında emniyet görevlileri, işadamları ve çete liderlerinin de olduğu bazı isimleri veren T.K, “İşyerime gelen Y.P, bana 100 bin dolar ver, seni aklayım aksi halde hapis yatarsın” dedi. İşte itirafçı iş adamı T.K’nın ifadesindeki önemli ifadeler;

FETÖ BORSASI MÜŞTEKİ OLMUŞ

“Yıllık 10 milyon TL ciro yapan bir iş adamıyım. Ben önceki ifadem de bana gelen kişilerin bu soruşturmalarla ilgili beni cemaate para verdiğimi, kaçak güreştiğimi, Emniyet’in 8’inci ayda operasyonlara başlayacağını, 100 bin dolar verirsem beni aklayacaklarını aksi takdirde cezaevine gireceğimi söylemişlerdi. Taleplerini geri çevirmiştim. Ben 8 aydan uzun bir süredir tutukluyum. Şu anda cezaevinde tutuklu bulunan kişilerle de görüştüğümde D.A.Ş, ve R.E’den de 100 bin dolar para istendiğini bu parayı isteyen kişinin de Emniyet’in müşteki olarak ifadesini aldığı Y.P., isimli kişi olduğunu öğrendim.”

“OPERASYONLARA DAHİL EDİLMEDİLER”

“Bunun yanında adını verdiğim 27 iş adamının isimlerinin geçmesine rağmen operasyonlara dahil edilmediklerini öğrendim. Bu kişilerin bir bölümüne Y.P.’nin gidip aynı teklifi yaptığını duydum. Örnek vermek gerekirse E.K. isimli kişinin çevresine ‘Çeşme’den bir yazlık verdim. Beni kimse alamaz’ diye konuştuğunu duymuştum. Bu kişinin Bornova’da 170’in üzerinde daireyi nasıl edindiğini ve bu daireleri kimlere verdiğinin araştırılması halinde ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Bornova’da O. Kuyumculuk şirketi FETÖ’den işlem görünce iş yerini E.K.’nin eşinin üzerine devredip kaçmış. E.K. aktif olarak örgütün içerisinde yer almasına rağmen Emniyet tarafından kollanmaktadır. Bu kişiyi Y.P.’nin menfaat karşılığı akladığını düşünüyorum.”

“MAFYA EMNİYET’TE TANIDIKLARIM VAR DEDİ” İDDİASI

“Y.P. benim iş yerime gelerek bana ‘K.G’nin emniyetle bağlantıları çok iyi, ona 8’inci ayda operasyon yapılacağı bilgisi gelmiş. 100 bin dolar ver, seni aklayım aksi halde hapis yatarsın’ dedi. Ben ‘Ne suçum var’ dediğimde ise ‘Benden söylemesi, pişman olursun’ dedi. Bundan sonra 8’inci ayın 17’sinde adının S.K. olduğunu söyleyen bir kişi beni arayarak görüşmek istediğini söyledi. Daha önce ismini mafya olarak duyduğum ama tanımadığım bu kişi daha sonra iş yerime geldi. Bu kişi bana ‘Emniyet’te gözaltı listesine düştün. Senin işini ben çözerim. Bu işi yapanlar bir ekip. Bağlantılarım var’ dedi. Gözaltı listesinden adımı çıkararak, beni aklayacağını söyledi. Bende bu sözler üzerine ‘görüşelim’ dedim.”

“ELİMİ KOLUMU SALLAYARAK ÇIKTIM”

“Benim yanımda (… müdürüne) ‘T.K yanımda getireceğim’ şeklinde mesaj attı. Mesaj attığı kişiden ‘Bekliyorum’ yanıtı geldi. Ben S.K.’ya ‘Hakkımda yakalama kararı var. Emniyete gidersem tekrar çıkamam’ dedim. S.K. ise bana Emniyet’e girip çay, kahve içip çıkacağımızı söyledi. Daha sonra S.K. ile Emniyet’e gittik. Müdür beyin odasına S.K. ile birlikte girdik. Daha sonra S.K. odadan ayrıldı. Müdür bey bilgisayarı açtı ve bana iki isim sordu. Bende biri kardeşim diğerinin de eşim olduğunu söyledim. Bana ‘Senin ve bunlarda dernek üyeliği gözüküyor’ dedi. Daha sonra gözaltı listesinde olmamla ilgili ‘Rahat ol, git evine yat’ dedi. Telefonla odaya polis çağırdı. Odaya üç polis geldi. Karşımda oturan polise ‘S., bu T.K., buna soracağın bir şey var mı’ dedi. Polis bana bir kaç soru sordu ardından polisler daha sonra odadan ayrıldı. Bende arama kararım olmasına rağmen elimi kolumu sallayarak çıktım.”

“ÖNCE 500 ARDINDAN 250 BİN TL İSTEDİ”

“Emniyet’ten çıktıktan sonra S.K.’nın beni beklediğini gördüm. Beni arabasına aldı. Bana ‘Dediğim gibi oldu mu’ diye sordu ve ‘Seni bu işten sıyıracaklar’ dedi. Bana bunun karşılığında 500 bin TL vermem gerektiğini söyledi. Ben de ‘Her şeyime tedbir koyulmuş. Kaldırın vereyim’ dedim. Bana ‘parayı bul’ dedi. Ben de bu kadar parayı bulamayacağımı söyledim. Bu sefer de ‘Akşama kadar bununla uğraştım. Bana 250 bin TL para vereceksin o zaman’ dedi. Ardından da ‘Cezaevinde benim çok adamım var. ‘Beni T.K azmettirdi’ diye söylettiririm. Bu FETÖ davasıyla da birleştirirler işin içinden çıkamazsın’ dedi. Benden aldığı parayı da müdüre vereceğini söyledi ve ‘Yarın müdürle beraber yemek yiyelim. Müdür sana ‘S.K’ya güven’ diye söylerse yeterli olur mu’ dedi.”

“EĞER İSTENİLEN PARAYI VERSEYDİM TUTUKLANMAZDIM”

“Ben işin içine mafya girdiğinden ve bu parayı verirsem arkasının gelmeyeceğini düşündüğümden bu parayı vermek istemedim. İş adamı K.G.’yi aradım ve Y.K.’nın benden para istediğini vermediğim için mafyanın beni bulduğunu ve beni bu durumdan kurtarmasını istedim. K.G.’ye gitme nedenim ise onun Emniyet ile arasının iyi olduğunu duyuyordum. Benim aramam üzerine K.G., Emniyet’ten S., isimli müdürün beni beklediğini söyledi. Müdüre başımdan geçenleri anlattım. S., isimli müdür bana ‘Emniyetten, sağdan soldan sizden para isterler. Sakın vermeyin’ dedi. Ardından da benim ifademin alınması için organize şubeye yönlendirdi. İfadem alındı. Bir hafta sonra adliyeye sevk edildim ve tutuklandım. Eğer ilk başta istenilen 100 bin dolar ve mafya S.K.’nin talep ettiği 500 bin TL’yi vermiş olsaydım şu anda burada olmayacaktım.”

9 ayda tam 30 bin 433 gözaltı

AA muhabirinin İçişleri Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, güvenlik güçlerinin, terör örgütlerine yönelik hem yurt içi hem de yurt dışında çok yönlü mücadelesi devam ediyor.

Güvenlik güçlerince Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hak ve menfaatlerini korumak, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak amacıyla milli birliği, bölünmez bütünlüğü hedef alan PKK/KCK ve FETÖ/PDY ile mücadele azim ve kararlılıkla kesintisiz sürdürülüyor.

Terör örgütlerine karşı etkin mücadele örneği sergileyen güvenlik güçleri, yurt içindeki başarılı operasyonlarıyla PKK/KCK ve FETÖ/PDY üyelerine nefes aldırmadı.

1 Ocak-23 Eylül tarihlerinde yurt genelinde yürütülen operasyonlarda, farklı kentlerde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarla çok sayıda yabancının da bulunduğu PKK/KCK üyesi 11 bin 917 kişi gözaltına alındı, 2 bin 707 kişi ise tutuklandı.

YAKLAŞIK 19 BİN KİŞİYE FETÖ’DEN SORUŞTURMA

Terör örgütünün faaliyetlerinin açığa çıkarılarak, sonlandırılması, üyelerinin de yargı önünde hesap vermesi amacıyla adli ve kolluk kuvvetlerince yürütülen çalışmalar, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından daha da hız kazandı.

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında adli ve kolluk kuvvetlerince darbe girişiminin ardından bugüne kadar 18 bin 516 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınanlardan 3 bin 380’i cezaevlerine konuldu.

FETÖ itirafçısı binbaşıya tahliye

Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada tutuklu sanık Oğuz T. ve avukatı hazır bulundu. İddianame özetinin okunmasının ardından savunması alınan Oğuz T, FETÖ yapılanması ile ortaokul yıllarında ders çalışma maksadıyla gittiği evlerde tanıştığını ancak hiçbir zaman örgüt hiyerarşisinde bulunmadığını ileri sürdü. 

‘MESLEĞE BAŞLAYINCA BENİMLE TEMASA GEÇTİLER’

Söz konusu evde kalan Mustafa ismiyle bildiği kişinin kendisine Hamza kod adını verdiğini ancak bunu kabul etmediğini anlatan Oğuz T, askeri okullara girişinde FETÖ’nün bir katkısının olmadığını iddia etti. Oğuz T, askeri lisedeki ilk yılında örgüt mensuplarıyla görüşmeye devam ettiğini, sonrasında bağını kopardığını ancak mesleğe başlamasından sonra FETÖ üyelerinin kendisi ile temasa geçtiğini aktardı.

Örgütün ‘cemaat’ olarak bilindiği dönemde manevi duyguları sebebiyle FETÖ’den kimselerle sosyal ilişkilerini devam ettirdiğini söyleyen Oğuz T, 2012’deki MİT krizinden sonra örgüt üyeleriyle ilişkilerini azalttığını, ankesörlü ve ardışık arama yöntemiyle kendisine ulaşmak isteyen FETÖ mensuplarının telefonlarının çoğunu da cevapsız bıraktığını bildirdi.

‘ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARI İLE İNSANLARIN KANLARINA GİRDİLER’

Binbaşı Oğuz T, kendisiyle irtibata geçen FETÖ mensupları hakkında bildiklerini soruşturma aşamasında anlattığını, ifadelerinin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesini istedi. 

Örgüte ait evlerde kalmadığı ve örgütten talimat almadığı açıklamasını yapan Oğuz T, “FETÖ’nün toplantı ve diğer faaliyetlerine katılmadım. Bu yapı ile geçmişteki irtibatım sosyal ilişkiler içerisindedir. Örgüt üyelerinden kesinlikle talimat almadım. Görüşmelerim manevi tatmin amaçlıdır. Katalog evliliği denen saçmalık sonucu değil kendi tanıştığım eşim ile evlendim. Bunlara himmet ya da başka bir ad altında para yardımında bulunmadım. Ergenekon ve Balyoz davaları ile insanların kanlarına girdiler, haksızlık yaptılar. 7 Şubat MİT krizi ve devamındaki süreçte bağımı tamamen kopardım. 2014 sonrası hiçbir FETÖ mensubu ile irtibatım olmamıştır.” diye konuştu.

‘AKLINI VE MANTIĞINI FETÖ’YE KİRAYA VERENLERDEN DEĞİLİM’

Örgüt üyesi olmadığı savunmasını yineleyen Oğuz T, “FETÖ üyelerinin klasik taktiği olan inkar etmeyi değil bildiklerimi anlatmayı tercih ettim. Aklını ve mantığını FETÖ’ye kiraya verenlerden değilim.” ifadelerini kullanarak tahliyesini ve beraatini istedi. 

İddia makamının görüşünün alınmasından sonra mahkeme heyetinin ara kararını açıklayan Mahkeme Başkanı Ahmet Nazmi Alp, sanık hakkındaki delillerin toplanmış olması ve sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle tahliyesine karar verildiğini bildirdi.

Dava, eksik hususların giderilmesi için ertelendi.