Ev alıp satanlar dikkat! Cezası çok ağır

Gayrimenkul alım-satımı sonrasında tapuda devir işlemi yapabilmek için tapu harcı ödemek gerekiyor. Tapu harçlarını, alıcı ve satıcılar ayrı ayrı ödüyor. Bu bedel ödenmeden devir işlemi de gerçekleşmiyor. Bu nedenle ev almak için yaptığınız hesaplara tapu masrafını da eklemeyi unutmayın. Posta’nın haberine göre normalde tapu harcı binde 20 olarak uygulanıyor. Ancak son yapılan vergi indirimleriyle bu oran binde 15’e indirildi. Buna göre alıcı ve satıcı ayrı ayrı yüzde 1.5 oranında harç ödeyecek. Bu avantaj 31 Aralık’a kadar devam edecek.

NASIL HESAPLANIR?

Tapu harcını gayrimenkulün devir bedeli belirliyor. Örneğin 100 bin liralık bir ev aldınız/ sattınız, bu değerin yüzde 1.5’i hesaplanıyor. Buna göre alıcı da satıcı da 1500 lira (toplam 3 bin lira) harç ödüyor. Ayrıca sadece alıcı tarafından tapu döner sermaye harcının da ödenmesi gerekiyor. Bu yıl döner sermaye bedeli 128 lira ve ilave hizmet bedeli 17.50 lira olmak üzere toplamda 145.50 lira olarak uygulanıyor.

NEREYE ÖDENİR?

Tapu harcı ödemeleri, evrakların Tapu Kadastro Müdürlüğü’ne tesliminden sonra yapılıyor. Tapu harçları, işlemin yapıldığı yerin vergi dairesine ödeniyor. Maliye Bakanlığı’nca yetki verilmesi halinde ilgili kuruluşlar (bankalar gibi) tarafından da tahsil olunabiliyor. Ayrıca tapu müdürlüklerinde e-tahsilat uygulamasına geçildi. Bu uygulama ile tapu harçlarının farklı şehirdeki şubeler de dahil olmak üzere banka şubeleri, ATM’ler ve Görüntülü İşlem Merkezlerinden tahakkuk, tahsil ve kontrolü elektronik ortamda gerçekleştiriliyor.

GERÇEK BEDELİ SÖYLEYİN

Tapu harcı, Emlak Vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanıyor. Tapu harcının, Emlak Vergisi değerinden az olmamak üzere, gayrimenkulü devir alanın devredene ödeyeceği gerçek bedel üzerinden beyan edilmesi gerekiyor. Gerçek bedelinin Emlak Vergisi değerinden fazla olması halinde tapu harcının bu gerçek devir bedeli üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerekiyor. Evraklar teslim edilirken belirtilen satış tutarı, daha sonra değiştirilemiyor.

CEZASI BÜYÜK

Tapu harcının gerçek devir bedelinden daha düşük bir bedel üzerinden ödendiğinin tespit edilmesi halinde, aradaki fark üzerinden hesaplanan harç ikmalen veya re’sen tarh edilerek hem gayrimenkulü devreden hem de devir alandan tahsil ediliyor. Ayrıca, bu suretle tarh edilecek tapu harcı için, devreden ve devralan için ayrı ayrı harcın yüzde 25’i oranında vergi ziyaı cezası kesiliyor.

PİŞMAN OLDUYSANIZ

Eksik beyan verdiniz ve pişman oldunuz diyelim. Bu yanlışlığı, Maliye eksik harç ödediğinizi farketmeden ve size ceza göndermeden beyanname vererek düzeltebilirsiniz. Böylece yalnızca pişmanlık zammı ödeyip, yüklü tecil ve gecikme faizlerinin önüne geçebilirsiniz.

Dolar/TL ne kadar oldu? (01.02.2019)

 

TCMB Başkanı Murat Çetinkaya yaptığı açıklamada, enflasyonda ikna edici bir düşüş görülene kadar sıkı duruşun sürdürüleceğini ve veri odaklı bir para politikası izleneceğini söylemişti. Bu açıklamalar piyasada erken bir faiz indirimi yapılmayacağı beklentisi yarattı. Dolar/TL iki ayın en düşük seviyelerine gerilerken 10 yıllık gösterge tahvil getirisindeki iki günlük düşüş 100 baz puanı aştı.

1 ŞUB 07:15 1 ŞUB 07:15 Dolar ne kadar oldu? Dolar/TL 5.1887/5.1922'den, Euro/TL 5.9318/5.9461'den işlem görüyor.

Fed faiz oranlarını sabit tutarak, küresel sorunlar ve ticaret ve bütçe müzakerelerine ilişkin çıkmazdan dolayı ABD ekonomisinin görünümünün belirsiz olduğu bir ortamda, üç yıllık sıkılaştırma politikasına son verebileceğinin sinyalini vermişti.

REUTERS

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Çiftçiye dev paket seçim yatırımı çıktı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin önceki gün “çiftçilere büyük destek” olarak açıkladığı 972 milyon liralık paketin, 2017 yılından kalan buzağı desteği, temmuz-ağustos aylarında ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen süt primi ve 2 yıldır yapılmayan besi desteği olduğu ortaya çıktı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, süt üreticisine zamanında ödenmeyen destek ödemelerini müjde olarak vermenin ülke çiftçisini iş bilmez olarak görmek olduğunu belirterek, “Süt üreticisine verilen destek günü kurtarmak adına yapılan seçim vaadidir” dedi. Sarıbal, ödemelerin seçim yatırımı olduğunun çok bariz olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bunu o kadar belli ediyorlar ki, temmuz-ağustos ayında ilave 15 kuruş çiğ süt prim desteğini vermiyorlar ve eylülden itibaren vereceğini ifade ederek Mart 2019 sonuna kadar sınırlandırıyorlar. Üstüne üstlük Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 2019 Mart sonuna kadar litre başına 1.70 TL olarak alıyorlar. Süt/ yem paritesi 1.5 olmadığı sürece üretici para kazanamaz. Yemde ithalata bağlı kalmaya devam ettikçe bu iş çözülmez.”

11ARADAN İKİ YIL GEÇTİ

TBMM Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın başbakanken Meclis’teki grup toplantısında çiftçilere desteklemelerin yılda iki kez ödeneceğini açıkladığını hatırlatan Sarıbal, “Aradan 2 yıl geçti. Zamanında ödenmeyen süt, buzağı ve kesim desteklerini üreticilere iyi bir iş yapmış gibi müjde diye açıklıyorlar” dedi. Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin önceki gün yaptığı konuşmada üreticinin yüksek faizle borçlandığı için kâr edemediğini ifade ettiğini de vurgulayan Orhan Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böyle bir düşünce olur mu? Borçlanarak kâr etmek nerede görülmüştür? Dünyanın her yerinde borçlanma yatırımı büyütmek için yapılır. İşte bu AKP zihniyeti üreticiyi borçlandırarak nefes aldırmamaktır. Onlara göre ne de olsa çiftçi çok çalışır, az kazanır.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yaşlı adamı dolandıran 3 sanığa 8’er yıl hapis, 3 milyon 600 bin lira para cezası

Olay, geçen 2 Şubat’ta Eskişehir’de meydana geldi. Mehmet İhsan Erkul’u telefonla arayan dolandırıcılar, kendilerini polis olarak tanıtıp banka hesabının terör örgütünün eline geçtiğini söyleyip, 1 milyon 593 bin 930 lirasını aldı. Polis tarafından yakalanan şüpheliler Mehmet Şeref Bozkurt, Mahmut Kaya ile Ömer Faruk Bozkurt çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Sanıklar hakkında Eskişehir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Bugün yapılan duruşmada son kez mahkeme heyeti karşısına çıkan tutuklu sanıklar suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, 3 sanığı 8’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet ayrıca, Ömer Faruk Bozkurt’a 1 milyon 500 bin lira, Mahmut Kaya’ya 1 milyon 200 bin lira, Mehmet Şeref Bozkurt’a da 900 bin lira para cezası verdi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Uzmanlar yorumladı: Hükümetten ‘yastık altı’ atağı

Türkiye’de ekonomi yönetimi, ekonomik durgunluğu aşmak ve devlet bütçesini güçlendirmek için altın ve döviz cinsinden devlet tahvili ihracına başlandı. Hükümet bu adımla yastık altındaki altın ve dövizleri ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor. DW Türkçe’ye konuşan ekonomistlere göre ise, son dönemde “yerli ve milli para” söylemine yaslanan hükümetin bu hamlesi çelişkili.

Birkaç ay öncesinde vatandaşları artan döviz kurlarına karşı dövizlerini bozdurup Türk Lirası’na geçmeye çağıran hükümetin şimdi Dolar ve Euro’ya yatırım çağrısı yaptığına işaret eden ekonomistler, “Ancak Türkiye’de insanlar ekonomiye karşı güvensiz. Altın ve döviz yatırımları yastık altında kalmaya devam edecek” görüşünde.

DOLARA YÜZDE 4, EUROYA YÜZDE 2,5 FAİZ

Hazine ve Maliye Bakanlığı, bireysel yatırımcılara sunulan finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla bugün itibarıyla, 21 Aralık tarihine kadar talep toplama yöntemiyle Euro ve Dolar cinsinden devlet tahvili ihraç edecek. Senetler, 28 Aralık Cuma günü yatırımcıların hesaplarına aktarılacak. Euro ve Dolar cinsi devlet tahvilleri, 1 yıl vadeli ve 6 ayda bir kupon ödemeli olarak ihraç edilecek. Euro cinsi devlet tahvilinin 6 aylık kupon oranı yüzde 1,25, yıllık getiri oranı yüzde 2,50 olarak belirlenirken, Dolar cinsi devlet tahvilinin 6 aylık kupon oranı yüzde 2, yıllık getiri oranı ise yüzde 4 olacak.

Söz konusu Euro ve Dolar cinsi devlet tahvilleri, bireysel yatırımcılara satılacak. Senetler için talep toplama işlemleri ile senetlerin ihracı, kupon ödemeleri ve itfası Akbank, Denizbank, QNB Finansbank, Türk Ekonomi Bankası, Garanti Bankası, Halk Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası, Ziraat Bankası, Yapı ve Kredi Bankası aracılığıyla gerçekleştirilecek. Euro ve Dolar cinsinden ihraç edilecek senetler için asgari talep tutarı 10 bin euro/dolar olacak. Senetler bin euro/dolar ve katları şeklinde ihraç edilecek.

ALBAYRAK: ALTIN TAHVİLİ DE BAŞLIYOR

Bugün döviz cinsinden tahvil ihracı ile birlikte, 5 banka aracılığıyla altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracı da başladı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşlara altın birikimleri için güvenli bir yatırım aracı sunduklarını vurgulayarak “5 banka aracılığıyla Pazartesi günü başlayacak altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasıyla vatandaşlarımız hem kendileri kazanacak hem de ülke ekonomisine katkıda bulunacak” diyerek vatandaşları bu yatırım araçlarını kullanmaya çağırdı.

Peki, ekonomi yönetimi altın ve döviz cinsinden devlet tahvili ihracı ile ne amaçlıyor?

Türkiye ekonomisinin ağır bir özel sektör borcu ve daralan iç talep ile artan enflasyon ve işsizlik ile karşı karşıya kaldığı bu dönemde, hükümet devlet bütçesini güçlendirmek için tahvil ihracına yönelmiş durumda. Türk Lirası cinsinden faiz getirisinin yüzde 25 cıvarında olduğu bu dönemde, hükümet TL cinsinden değil altın ve döviz cinsinden devlet tahvili ihraç etme kararı verdi.

“HANİ YERLİ VE MİLLİ PARAYA DÖNECEKTİK”

Bu adımı DW Türkçe’ye değerlendiren ekonomist Uğur Gürses, hükümetin suni tedbirlerle piyasa faizlerini düşürmeye çalıştığına işaret ediyor. Son bir ayda Hazine’nin normal borçlanmasını azaltıp bir kısım ihaleleri iptal ettiğine, yaptığı ihalelerde ise piyasa dışı faizlerle faize ayar vermeye çalıştığına dikkat çeken Uğur Gürses, “Mali çalkantılı bir krizin ortasında hükümetin faiz düşürmeye çalışan bir patikaya girmesi doğru değil. Döviz tahvili satışına çıkıp vatandaşa ‘devlet garantisi var, gelin alın’ promosyonu yapılması manidar. Bir taraftan yerli ve milli parayla dış ticaret yapacağız diyorsunuz ama öbür taraftan vatandaşa gel yüzde 4 faizle döviz tahvili alın korkmadan diyorsun” değerlendirmesinde bulunuyor.

“Türkiye’de kendi ulusal para birimini korumaya çalışan bir hükümet mi var, döviz cinsi yatırımları artırmaya çalışan bir hükümet mi var?” diye soran Gürses, atılan bu adımların vatandaşı “dolarizasyon”a yani aşırı döviz kullanımına teşvik etmesi anlamına geldiğini söylüyor.

“HÜKÜMETİN GÖZÜ YASTIK ALTINDA”

Ekonomi yönetiminin döviz ve altın tahvili hamlesinin işe yarayıp yaramayacağı da merak konusu.

DW Türkçe’ye konuşan GlobalSource Partners Türkiye Danışmanı ekonomist Atilla Yeşilada’ya göre ise tablo net: “Vatandaş, bu dönemde yastık altındaki birikimlerini ortaya çıkarmayacak.”

İstanbul Altın Rafinerisi verilerine göre, Türkiye’de yastık altında saklanan yaklaşık 200 milyar dolar değerinde altın bulunuyor. Yastık altındaki döviz miktarı ise bilinmiyor. Ekonomist Atilla Yeşilada’ya göre, hükümet 31 Mart yerel seçimleri öncesinde halkın elindeki birikimleri sisteme kazandırarak yeni bir kur fırtınasının önüne geçmeyi planlıyor. Ancak Hazine’nin Dolar ve Euro tahvili için uyguladığı faizin cezbedici olmadığına dikkat çeken Yeşilada, şunları söylüyor:

“Bu yatırım araçlarında vadeler çok uzun, getiriler çok düşük. Dolara yüzde 4, Euro’ya yüzde 2,5 faiz veriyor. Bu zaten hemen hemen her bankanın verdiği faiz oranları. Bankaya göre çok büyük avantajı olan bir kağıt değil. Altında da dövizde de hükümet daha önce de halka ‘yastık altındakileri çıkarın’ dedi. Ama bu olmadı. Bu kez de olmayacak. Çünkü herkesin zor günler için sakladığı bir para var ve kimse ona dokunmak istemiyor.”

ŞİRKETLERİN BORCU 350 MİLYAR TL

Bu yıl yaşanan kur şoku, ekonomik daralma ve konkordato sürecinin Türkiye ekonomisinde önemli bir servet kaybına neden olduğunu belirten Atilla Yeşilada, bu kaybın ancak dışarıdan gelecek parayla telafi edilebileceğini, IMF ile anlaşma olmadan ise böyle bir kaynağın bulunamayacağını öne sürüyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de toplam banka kredileri içerisinde çok riskli kredilerin oranı yüzde 20 düzeyinde. Atilla Yeşilada, bu oranın yaklaşık 350 milyar TL’lik borca karşılık geldiğini söylüyor. Yeşilada, şöyle konuşuyor:

“Türkiye’nin bu parayı bir yerden bulması lazım. Aksi halde ekonomi tıkanmış demektir. Parayı bulamadığımız sürece yüksek faizler ve kaynak sıkışıklığı devam edecek. Hükümet bence Ocak’ta bu tahvil önlemlerinden vazgeçecek. Merkez Bankası’na “faiz indir” diyecek ve bütçeden harcamaya başlayacak.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kredi borcu olanları sevindiren haber

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Ziraat Bankası tarafından, Bakanlar Kurulu kararları kapsamında tarımsal kredi kullandırılan ve geçici olarak gelir-gider dengesi olumsuz etkilenen üreticilerin, tarımsal faaliyetlerinin devamını teminen vadesi 30.06.2019 tarihine kadar olan işletme ve yatırım kredileri vade tarihinden itibaren 12 aya kadar vadelendirilebilecek.

Açıklamaya göre, müşterilerin yeniden vadelendirilen tutar dışında kalan kredi bakiyesi, eski faiz oranı ve vade yapısıyla aynen devam ederken, yeniden vadelendirme dönemi için yıllık yüzde 11 faiz uygulanacak. Böylelikle üreticiler piyasa koşullarının altında faiz oranları ile tarımsal faaliyetlerine devam etme imkanına kavuşacak.

ABD o rahibeleri konuşuyor! Çaldıkları paralarla Las Vegas’a gidip…

Yakın arkadaş oldukları belirtilen Mary Margaret Kreuper ve Lana Chang isimli rahibeler, Los Angeles’taki St. James Katolik Okulu’nda çalışıyorlardı.

Rahibelerin 500 bin dolar (yaklaşık 2 milyon 600 bin Türk Lirası) civarındaki parayı okul ücreti, bağışlar ve diğer ödemelerden 10 yıllık süreç içerisinde çaldıkları belirtiliyor. Los Angeles Başpiskoposluğu, paranın kayıp olduğunun rutin bir denetim sırasında fark edildiğini açıkladı.

Her iki rahibenin de bu yılın başında okuldan emekli oldukları açıklandı. Kreuper, 29 yıl boyunca okul müdürü olarak görev yaptı, Chang ise 20 yıl boyunca bu öğretmen olarak çalıştı.

Veliler ise okulun papazı Michael Meyers’in 28 Kasım’da gönderdiği mektupla olaydan haberdar oldular.

Mektupta, Kreuper ve Chang’ın okul fonlarından kişisel kullanımları için ‘azımsanmayacak miktarda’ para aldıkları ve Kreuper’in emekliliğinin ardından yapılan rutin bir denetim sırasında durumun fark edildiği kaydediliyor.

Meyers mektubunda, “Rahibe Mary Margaret ve rahibe Lana size durumu ve yaptıkları için hissettikleri derin pişmanlığı anlatmamı istediler. Sizden af diliyorlar ve dualarınızı bekliyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Los Angeles Başpiskoposluğu medya ilişkileri sorumlusu Adrian Alarcon, olayın üstünü kapatmak istemediklerini ve şikayetçi olacaklarını söyledi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İmar barışı uyanıklarına ceza yağdı

Trabzon’da, ‘İmar Barışı’nı fırsat bilen kişilerin yeni inşa edilen kaçak yapıları 31 Aralık 2017’den önce yapılmış gibi gösterdiği ve ‘yapı kayıt belgesi’ alan 29 kişinin gerçek dışı beyanda bulunduğu belirlendi. Kimi yaylacıların ise kaçak yapılarını düşük ‘yapı kayıt belgesi’ bedeli ödemek için kulübe ve barınak gibi ‘basit tarımsal yapı’ gösterdikleri de ortaya çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri, belgelerini iptal ettiği kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup, kaçak yapıların yıkımı için işlem başlattı.

Türkiye genelinde hayata geçirilen ‘İmar Barışı’ düzenlemesi, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yaylalarda inşa edilen ve yıkım kararı verilen kaçak yapıların sahiplerini harekete geçirdi. Doğu Karadeniz’de kaçak yapı sahipleri ‘yapı kayıt belgesi’ almak için illerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine başvuru yaptı. Trabzon’da 138 bin, Rize’de 40 bin, Giresun’da 22 bin, Gümüşhane’de 15 bin ve Artvin’de 2 bin dolayında olmak üzere 217 bine yakın başvuru olduğu kaydedildi. Doğu Karadeniz’de, ‘İmar Barışı’nı fırsat bilen bazı kişilerin yaylalarda inşaatına başladığı betonarme kaçak yapılar da takibe alındı. Ekipler, yeni kaçak yapılarla ilgili tutanak tutarak, başladıkları yıkımları sürdürüyor. Uyarılarda, ‘İmar Barışı’ düzenlemesinin 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığı belirtildi. Bu tarihten sonra imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar için sahiplerine 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören yasal işlem başlatılacağı duyuruldu.

‘YENİ KAÇAK YAPILAR ESKİ GİBİ GÖSTERİLMİŞ’

‘İmar Barışı’ ile 31 Aralık 2017’den önceki yapılara af getirileceği belirtilen düzenlemeyi fırsat bilenlerce yayla, mera ve özel koruma statülerine sahip alanlarda yeni kaçak yapılar inşa edildi. Trabzon’da 138 bine ulaşan ‘İmar Barışı’ başvurularında, yeni inşa edilen kaçak yapıları 31 Aralık 2017’den önce yapılmış gibi göstererek, ‘yapı kayıt belgesi’ alan 29 kişinin, gerçek dışı beyanda bulunduğu belirlendi. Kimi yaylacıların ise kaçak yapılarını düşük ‘yapı kayıt belgesi’ bedeli ödemek için kulübe ve barınak gibi ‘basit tarımsal yapı’ gösterdiği ortaya çıkarıldı. ‘Basit tarımsal yapı’ olarak barınak ve depo gibi gösterilen kaçak yapılara 10’da 1’i kadar düşük bedel ödeniyor. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri, belgelerini iptal ettiği kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup, kaçak yapıların yıkımı için işlem başlattı.

‘YANLIŞ BEYANLARLA İLGİLİ TAKİPLERİMİZ SÜRÜYOR’

Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Süleyman Gün, kent genelinde 138 bin kişinin ‘İmar Barışı’na başvuru yaptığını belirterek, başvuruların sürdüğünü söyledi. Doğu Karadeniz’de özellikle yayla alanlarında daha fazla ‘yapı kayıt belgesi’ verildiğini kaydeden Gün, “Burada genelde yapılan yanlışlıklar vatandaşların evlerini ‘basit tarımsal yapı’ olarak kayıt yaptırmasıdır. Bunlarla ilgili şikayet geldiği durumlarda belgelerin iptali ve suç duyusunda bulunuyoruz. Vatandaşlarımız yanlış beyanlarını düzeltme hakları var. Bu şekilde davranırlarsa süreç daha sağlıklı işler. Yaylaya kaçak yapı yapmışlar. Bu yapılar konut amaçlı kullanılıyor ama ‘basit tarımsal yapı’ olarak sisteme giriliyor. ‘Basit tarımsal yapı’ tarımsal malzemelerin koyulacağı depodur. Genellikle daha az para vermek için bu tür işlemler yapıyorlar. Bu şekilde 2 bin lira ödenecek yere 300 lira ödeniyor. 2018’de bina yapmış ve belediye tarafından mühürlenmiş ancak 31 Aralık 2017’den önce yapılmış gibi sisteme girenlerle ilgili takiplerimiz sürüyor. Biz belediyenin mühürleme tutanaklarından bunları tespit ediyoruz” dedi.

uyanitk34

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’deki Ayder Yaylası için “Ayder’i kirlettik, rezil ettik” çıkışı ile gündeme gelen Doğu Karadeniz yaylalarındaki kaçak yapılar için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da “Hiç kimse kusura bakmasın, kaçak yapılar yıkılacak” açıklamasını yapmıştı. Bu açıklamaların ardından Trabzon, Rize, Giresun ve Gümüşhane valiliklerince yapı yoğunluğu artan ve doğal güzellikleri bozulan yaylalar için harekete geçilip, kaçak yapıların yıkımına başlandı.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

CHP’den asgari ücret 2 bin 200 TL olsun teklifi

CHP grup başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç ile Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, asgari ücretin 2019 yılında 2 bin 200 TL’ye çıkarılması, asgari ücretteki vergi yükünün kaldırılması ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının yeniden düzenlenmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

CHP’den yapılan açıklamaya göre teklif, asgari ücretin 1 Ocak 2019 tarihinden geçerli olmak üzere 2 bin 200 TL olmasını, bu ücretin TÜİK tarafından hazırlanarak yayımlanacak Ücretliler Geçinme Endeksi’ndeki artış oranları ile milli gelirdeki artış oranları doğrultusunda artırılmasını öngörüyor. Teklifle, asgari ücretin üzerindeki vergi yükünün de kaldırılması istendi.

EKSİK ÖDEYENE İDARİ PARA CEZASI

Teklif, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nuna, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ya da görevlendireceği bir temsilcinin başkanlık yapması, komisyonda Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, TÜİK Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nı temsilen birer görevli ile en çok üyeye sahip üç işçi konfederasyonu tarafından seçilecek birer temsilci, bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren kuruluşunun seçeceği üç temsilci ile YÖK tarafından farklı üniversitelerden görevlendirilecek üç öğretim üyesinin bulunmasını öngörüyor. Teklif, asgari ücreti işçiye ödemeyen veya eksik ödeyen işverene idari para cezası verilmesini de içeriyor.

Teklifin gerekçesinde, Türkiye’de asgari ücret ile çalışan sayısının oldukça yüksek düzeyde olduğu belirterek, şöyle denildi:

“Sosyal Güvenlik Kurumu, 2016 yılı İstatistik Yıllığı verilerine göre, Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısı 5 milyon 640 bin 940 kişidir. Bu rakamlara kayıt dışı ekonomide çalışan işçiler dahil değildir. Kayıt dışı istihdam oranı TÜİK verilerine göre yüzde 34’tür.

Bu nedenle bu rakamın 8 milyona yakın olduğunu da söylemek mümkündür. Bu çerçevede yaklaşık 8 milyon çalışanın geçimini sağlayan asgari ücretin belirlenmesi süreci ne yazık ki uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’da tanımlanan çalışma hakkına aykırı olduğu gibi, hakkaniyetli ve adaletli de değildir. Mevcut asgari ücret ne yazık ki, bir geçim ücreti olmaktan çıkmıştır. Hali hazırdaki 2 bin 029,50 TL brüt asgari ücretten net bin 603.12 TL ele geçmektedir ve asgari ücret 4 kişilik bir ailenin asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzaklaşmıştır. Bu çerçevede, bu ücretin en azından geçimlik ücret seviyesine çıkarılması gerekmektedir. Dünyada asgari ücret uygulanan ülkelerde asgari ücretliler birçok mekanizma ile ayrıca korunmaktadırlar. Aile ve çocuk yardımları, işsizlik sigortası, negatif gelir vergisi ve gelir vergisi kredileri bu uygulamaların başında gelmektedir. Türkiye’de ise asgari ücretlilerin korunduğu herhangi bir sistem bulunmamaktadır.”

DHA

 

Gaspçının İstanbul trafiğiyle imtihanı: Önce minibüse ardından taksiye bindi

Beşiktaş Abbasağa Mahallesi Yıldız Caddesi’ndeki bir markete 16 Kasım günü giren 22 yaşındaki Murat A., kasiyer İbrahim Ç.’ye elindeki silahı doğrultarak kasanın altındaki para dolu çantayı kendisine vermesini istedi. Çantayı alan silahlı gaspçı, hızla koşarak marketten çıktı. Önce minibüse binen Murat A. sonra inerek taksiye bindi.

BİNDİĞİ TAKSİ TRAFİĞE TAKILDI

Bindiği taksi trafiğe takılan silahlı soyguncu, paniğe kapılarak taksiciye 200 lira vererek taksiden inip koşarak uzaklaştı. Market çalışanlarının ihbarı üzerine çalışma başlatan Gasp Büro Amirliği ve Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri çevredeki güvenlik kameralarını tek tek incelemeye aldı.

BURSA’DA YAKALANDI

Yaklaşık 50 kamerayı inceleyen Gasp Büro ekipleri, şüphelinin izine ulaşmayı başardı. Ekipler şüphelinin 22 yaşındaki Murat A. olduğunu belirleyerek takip başlattı. Bursa Osmangazi’de bir adrese kayıtlı olduğu tespit edilen Murat A. saklandığı evinde yakalanarak gözaltına alındı.

GÖRÜNTÜLERE RAĞMEN İNKAR ETTİ

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürülen şüpheli sorguya alındı. Yapılan sorgulamalarda olayı gerçekleştiremediğini öne süren Murat A. adliyeye sevk edildi. Hakim karşısında suçlamaları reddeden Murat A., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

silahli-gaspcinin-istanbu-trafigiyle-imtihani-1