Çeteler yanlış adamı öldürmüş!

Polisi harekete geçiren olay, 17 Aralık’ta TEM Otoyolu 5. Levent Mevkisi’nde meydana geldi. Saat 16.30 sıralarında, içinde 3 kişinin bulunduğu, seyir halindeki bir otomobil bir başka otomobildeki şüpheliler tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Otomobile 20’ye yakın kurşun isabet ederken, saldırıda Çağdaş Gümüşsoy ve  Mustafa Telci  yaralandı. Sırtına 2 kurşun isabet eden Gümüşsoy ve bacağından vurulan Telci hastaneye kaldırıldı.

20'ye yakın mermiyle taranan araçta bulunan 2 kişi yaralanmıştı.

20’ye yakın mermiyle taranan araçta bulunan 2 kişi yaralanmıştı.

SUÇ ÖRGÜTÜ İHTİMALİ

Olayın arından İstanbul Emniyeti’ne bağlı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü çalışma başlattı. Yaralanan 2 ismin de daha önce “Arap Emrah” olarak bilinen Emrah Sever isimli suç örgütü elebaşının adamları olduğu bilgisine ulaşıldı. “Arap Emrah” grubunun Volkan Rençber’in elebaşılığını yaptığı çeteyle geçmişe dayanan husumeti bulunduğunu bilen polis ekipleri, çalışmalarını “suç örgütleri arasında çatışma” ihtimali üzerine yoğunlaştırdı.

Bülent Panti'nin 'yanlışlıkla' öldürüldüğü ortaya çıktı.

Bülent Panti’nin ‘yanlışlıkla’ öldürüldüğü ortaya çıktı.

YANLIŞLIKLA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ ANLAŞILDI

Yapılan araştırmalarda, iki suç grubu arasında geçtiğimiz pazar günü de çatışma çıktığı öğrenildi. Emrah Sever grubunun Volkan Reçber’in yakını olan Erhan Çiçek’e silahlı saldırı düzenledikleri anlaşıldı. Sultangazi’de yaşanan olayda Erhan Ç.’nin yara almadan kurtulduğu ancak olayla hiçbir ilgisi olmayan 47 yaşındaki Bülent Panti’nin başından vurularak öldürüldüğü anlaşıldı. Cinayet sonrasından niçin öldürüldüğünü belirleyemeyen 47 yaşındaki Panti’nin çeteler arasındaki çatışmaya kurban gittiği ve yanlışlıkla öldürüldüğü anlaşıldı.

ADLİYEDE DAVALARI VARDI

Bu olaydan sonra iki gurup TEM otoyolundaki saldırının yaşandığı gün Çağlayan Adliyesi’nde karşı karşıya geldiği bilgisine ulaşıldı. Saldırının da; geçtiğimiz yıl İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve 2 grup üyelerinin de aralarında bulunduğu şüphelilerin yargıladığı dava sonrası gerçekleştiği anlaşıldı.

YAKALANDILAR

Polis ekiplerinin yaptığı güvenlik kamera çalışmalarında, saldırganların bulunduğu BMW marka otomobil Beykoz’a kadar takip edildi. Araştırmalarda şüpheliler tek tek tespit edildi.  Daha sonra ise Beykoz’de belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Organize Polisi’nin düzenlediği baskında, Haktan O., Mercan O. ve Baran A. gözaltına alındı. Operasyonda 3 tabanca ele geçirildi.

ADLİYEYE GÖNDERİLDİLER

Volkan Reçber’in adamları oldukları öne sürülen 3 şüpheli Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Şüpheliler işlemlerin ardından adliyeye gönderildi.

ÇAĞLAYAN’DA ADLİYE ÖNÜNDE ÇATIŞTILAR

Arap Emrah olarak bilinen Emrah Sever ve Volkan Reçber’in elebaşılığını yaptığı çeteler geçtiğimiz 21 Eylül 2017’de Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde düzenlenen silahlı saldırıyla gündeme gelmişi. Daha önce birlikte çalışan ve aralarındaki çıkar çatışmasıyla silahlara sarılan 2 gruba Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü peş peşe operasyon düzenlemişti. Operasyonlarda, Volkan Reçber de gözaltına alınırken Emrah Sever’in firari olarak arandığı belirtildi. Birçok yaralama ve öldürme olayına karışan şebekeler, suç araçlarını Alibeyköy Barajı’na atmalarıyla da gündem olmuştu. O araçlar polis ekiplerinin çalışmaları ile belirlenerek barajdan çıkarılmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

15 tatil ne zaman başlayacak? Öğrenciler sömestr tatilini büyük heyecanla bekliyor! İşte yarıyıl tatili tarihi…

Adım adım yaklaşan 15 tatil merak konusu oldu. Geçtiğimiz aylarda başlayan eğitim ve öğretim dönemi ne zaman sona erecek? Öğrencilerin merak ettiği sömestr tatilinin tarihi ve tüm merak edilenleri haberimizin detayında. Öğrenciler, öğretmenler tatil planları yapmaya başladı. Peki bu yıl yarı yıl yani sömestr tatili ne zaman başlayacak?

15 TATİL NE ZAMAN? İŞTE SÖMESTR TARİHİ…

Sömestir tatili bu yıl 18 Ocak Cuma günü okulların kapanmasının ardından başlayacak. 16 Gün sürecek ve 4 Şubat Pazartesi günü ikinci dönem başlayacak.

15 tatil ne zaman site:sozcu.com.tr ile ilgili görsel sonucu

2019 RESMİ TATİLLER HANGİ GÜN?

01 Ocak 2019 Salı Yılbaşı
23 Nisan 2019 Salı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
01 Mayıs 2019 Çarşamba Emek ve Dayanışma Günü*
19 Mayıs 2019 Pazar Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
15 Temmuz 2019 Pazartesi Demokrasi ve Direnme Hakkı Günü
30 Ağustos 2019 Cuma Zafer Bayramı
28 Ekim 2019 Pazartesi Cumhuriyet Bayramı Arefesi
29 Ekim 2019 Salı Cumhuriyet Bayramı
03 Haziran 2019 Pazartesi Ramazan Bayramı Arefesi
04 Haziran 2019 Salı Ramazan Bayramı (1.Gün)
05 Haziran 2019 Çarşamba Ramazan Bayramı (2.Gün)
06 Haziran 2019 Perşembe Ramazan Bayramı (3.Gün)
10 Ağustos 2019 Cumartesi Kurban Bayramı Arefesi
11 Ağustos 2019 Pazar Kurban Bayramı (1.Gün)
12 Ağustos 2019 Pazartesi Kurban Bayramı (2.Gün)
13 Ağustos 2019 Salı Kurban Bayramı (3.Gün)
14 Ağustos 2019 Çarşamba Kurban Bayramı (4.Gün)

2019 YAZ TATİLİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?

14 Haziran 2019 Cuma günü 2018-2019 eğitim öğretim dönemi sona erecek. 16 Eylül 2019’da okullar açılacak.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İBB’nin 2019 bütçesi 23,8 milyar lira

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kasım ayı oturumunda 2019 yılı bütçesi görüşüldü. Meclise bütçeyi sunan İBB Başkanı Mevlüt Uysal, bütçenin 23.8 milyar lira olduğunu belirterek, bütçede 3 milyar 200 milyon lira net borçlanma öngördüklerini ifade etti. Uysal, borçlanma yoluyla elde edilen kaynağın önemli bir bölümünü raylı sistem yatırımları için kullanacaklarını dile getirdi. Bütçenin geçen yıla göre yüzde 18,41 arttığını kaydeden Uysal “Belediyemize bağlı kuruluşlar, yani İETT ve İSKİ ile birlikte toplam bütçemiz 34 milyar 801 milyon liraya ulaşıyor. Ayrıca 28 iştirak şirketimizin toplam cirosu da 24 milyar lira civarındadır“ dedi. Bu bütçenin 11 milyar 300 milyon lirasının yatırıma ayrıldığını kaydeden Uysal, yatırımda da en büyük payı 6 milyar 117 milyon lira ile ulaşımın aldığını söyledi.

İLGİLİ HABERMersin Büyükşehir Belediye Başkanı, MHP'den istifa etti, ilk tepki geldiMersin Büyükşehir Belediye Başkanı, MHP'den istifa etti, ilk tepki geldi

1 MİLYAR 114 MİLYONLUK FAİZ

Uysal’ın ardından CHP grubu adına Meclis Üyesi Tonguç Çoban konuşma yaptı. Çoban, 3 milyar 200 milyon TL’lik borcu eleştirerek “2017 sonunda İBB’nin borç stoku 14,2 milyar TL idi. 2018’de alınan borçla birlikte şu an itibariyle toplam borç stokunun 17 milyar TL civarında olduğunu tahmin ediyoruz. 2019’daki ilave borçlanmayla, yıl içinde yapılacak geri ödemeleri düşsek bile borç stoku 20 milyar TL’yi aşacak” diye konuştu. 2019 gider bütçesi içinde faiz giderinin 1 milyar 114 milyon 507 bin TL olduğunu açıklayan Çoban “Bu bütçe, “faiz lobisi”ne teslimiyet bütçesidir” dedi.  Yol Bakım Daire Başkanlığı’nın bütçesinin yüzde 50 artışla 1 milyar 516 milyon TL’ye çıktığını vurgulayan  Çoban “Yani İBB, ‘halka şirin gözükmek için yollara asfalt dökmeye, kaldırım yapmaya, parke taşı döşemeye devam edeceğim’ demektedir. Tam seçim öncesi asfalt, yol ve kaldırım bütçesinin yüzde 50 artması da ayrıca manidardır” dedi. Çoban konuşmasında ayrıca CHP’li belediyelere kaşıkla AKP’li belediyelere kepçe ile yardım yapıldığını özellikle de Başakşehir Belediyesi’ne İBB’nin çok fazla yardım yaptığını belirterek “Tekrar Başakşehir’den aday olmayı mı düşünüyorsunuz”  diye sordu. CHP’li Meclis Üyesi Gökhan Yüksel de Uysal’ın Kurban Bayramı’nda kendi reklamını yapmak için 9 milyon lira harcayarak tüm vatandaşlara kartpostal göndermesini eleştirdi. Konuşmaların ardından bütçe için 142 kabul, 76 hayır oyu ile kabul edildi.

HER YERDE HİZMET EDERİZ

Oylamanın andından tekrar kürsüye gelen Mevlüt Uysal eleştirilere yanıt verdi. Uysal adaylığı ile ilgili “Biz her yerde hizmet edebiliriz. Başakşehir, İstanbul dışı, Anadolu vesaire.. Hizmet için varız. O konuda sıkıntımız yok” açıklaması yaptı.

İLGİLİ HABERCHP, Bursa'daki belediye başkan adaylarını tanıttıCHP, Bursa’daki belediye başkan adaylarını tanıttı

BİLSEYDİM RAKAMLARI YANIMDA GETİRİRDİM

9 milyon liralık davetiye ile ilgili de Uysal “Bu bilgi de tamamıyla yanlıştır. Eskiden bayramlarda önemli günlerde birbirimize mektup ve kartpostal gönderirdik. Biz de İstanbullulara, eski İstanbul’u anlatan nostaljik fotoğraflarla bayram tebriği gönderdik.  Burada onunla uğraşmaya hiç gerek yoktur. Gönderdiğimiz sayı ve rakamlar belli. Eğer gündeme getirileceğini bilseydim rakamlarını çıkartırdım” dedi.

BAKIRKÖY SAHİLİNE LALE EKTİK

Uysal, “CHP’li belediyelere kaşıkla, AK Partili Belediyelere kepçe” ile destek verildiği eleştirileriyle ilgili de  “İstanbul’u hiç dolaşmıyorsunuz her halde. Bakırköy sahilindeki laleleri, çiçekleri ve erguvanları hiç görmüyorsunuz. ‘Bir insana, 40 kez deli derseniz. Deli olur’ derler. Siz hep bunu söylerseniz, biz de hakikaten AKP’li belediyelere kepçe ile verirsek o zaman vay halinize” değerlendirmesi yaptı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Ayhan Kökmen’in davasında tanık çoğunluğu öğrenci 8 tanık dinlendi

Ödemiş’te, Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen, 15 Aralık 2017 tarihinde yaşanan olayda, 3 yıldır görev yaptığı okulun içinde öğrencilerinden İ.P.’nin pompalı tüfekli saldırısına uğramıştı. Vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla ağır yaralanan iki çocuk babası Kökmen, ambulansla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldıktan sonra ise hayatını kaybetmişti.

AYHAN KÖKMEN'İN EŞİ AYŞE ÜMMÜ KÖKMEN (ORTADAKİ) TEPKİLİYDİ. FOTO:DHA

AYHAN KÖKMEN’İN EŞİ AYŞE ÜMMÜ KÖKMEN (ORTADAKİ) TEPKİLİYDİ. FOTO:DHA

Olay sonrası tutuklanan öğrenciler İ.P. (16) arkadaşı U.Y. (16) ile U.Y.’nin babası Birol Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Davanın üçündü duruşması da Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıklardan İ.P., arkadaşı U.Y. duruşmaya getirilirken, baba Birol Y. tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Davada, toplamda çoğunluğu öğrenci 8 tanığın ifadeleri okunarak dinlendi ve duruşma 11 Ocak 2019 tarihine ertelendi.

“Sanıkların gerekli cezayı alacağını düşünüyoruz”

Ayhan Kökmen ailesinin avukatı Süleyman Coşkun, mahkeme çıkışı bir açıklama yaptı. Coşkun, bugünkü duruşmada tanıkların dinlendiğini ifade ederek, “Daha önce zaten suça sürüklenen çocukların ve sanığın ifadeleri alınmıştı. Bu celsede 8 kişi dinlendi tanık olarak. Bu 8 dinlenen tanığın birçoğu okulda öğrenciydi, ifadelerini verdiler. Bizzat ateş etme anını gören, olayın işlendiği anı gören tanıklar ifade verdi. Bu anlamda, biz söz konusu iddiaların bu tanık iddialarının tanık beyanlarıyla sübut bulduğu, desteklendiği, delilendirildiği düşüncesindeyiz. Bir daha ki celse tanıkların dinlenmesine devam edilecek. Adalete olan inancımız tam. Adaletin yerini bulacağını, ilgililerin sanıkların gerekli cezayı alacağını düşünüyoruz” dedi.

AYHAN KÖKMEN

AYHAN KÖKMEN

Üzüntüden bayıldı

Ayhan Kökmen’in eşi Ayşe Ümmü Kökmen ise, “Eşim bir komploya kurban gitmiş. En acısı da bu öğrencileri tarafından yapılması. Babaları silahları vermiş ellerine, kin gütmüşler disiplin olayından dolayı. Eşime kin gütmüşler. Birol Y., çocukların ellerine silahı vermiş bir komplo hazırlamış. Güpegündüz, göz göre göre bütün öğrencilerin içerisinde, odasında, makamında, masasında vuruyorlar. Ve biz bunun kaçıncı duruşmasına geliyoruz. Yani göz göre göre öldürüldüğü halde bunlar biz suçsuzuz diye kendilerini savunmaya çalışıyorlar. Kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Bir insanı öldürmek bu kadar basit mi? Bu kadar kolay mı? Herkesin gözü önünde olan bir olay için biz bu kadar şahitlendirmek zorunda mıyız? Bunların çilesini çekmek zorunda mıyız? Niye bir an önce suçları, cezaları verilmiyor” diye tepki gösterdi.
Bu konuşmanın ardından Eylem Keskin adlı bir görgü tanığı baygınlık geçirdi. Öğrenciye daha sonrada müdahale edildi.

İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Şarbon nedir? Şarbon hastalığının belirtileri nelerdir, nasıl bulaşır? İşte belirtileri ve tedavi yöntemi…

Şarbon hastalığının insandan insana bulaşması çok çok nadir görülür. En sık deri şarbonu görülmektedir. Enfekte olmuş derinin gazlı bezle kapatılması, çıplak elle dokunulmaması, eldiven ve ellerinin sık sık yıkanması önemlidir. Peki şarbon belirtileri nelerdir? Şarbon nasıl tedavi edilir?

ŞARBON HASTALIĞI NEDİR?

En son 2001 yılında Amerika’da rastlanan ve bakteriyel bir hastalık olan şarbon, ot yiyen hayvanlardan insanlara temas yolu ile geçen ve kimi zaman ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Şarbon hastalığının mikrobu Bacillus antracis denen bir bakteridir. Toprakta ve meralarda bulunabilen bu bakteri temas durumunda bulaşabileceği gibi solunum yolu ile bulaşması durumunda oldukça tehlikelidir. Bunu önlemek için bir aşı geliştirilmiştir. Bu aşının % 90’ın üzerinde koruyucu olduğu tahmin edilmektedir.

Şarbonun ortaya çıkış şekli tam olarak bilinmese de laboratuvar ortamında oluşturulduğu ve biyolojik silah olarak kullanıldıkları düşünülmektedir.
shutterstock-sarbon

ŞARBON BELİRTİLERİ

İnsanlarda akciğer, deri ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 3 tip şarbon hastalığı vardır. İnsanlar ve hayvanlardaki belirtiler benzerdir.

Akciğer şarbonunda; solunum yoluyla alınan mikrop, akciğerlere yerleşir. Burada yara oluşur ve nefes almada problemler ortaya çıkar. Bakteri vücuda girdikten sonra, bir hafta içerisinde belirtiler görülür. Başta soğuk algınlığı gibi görünür. Birkaç gün sonra ateş iyice yükselir. Lenf bezleri şişer ve nefes almada zorluk görülür. Hastada şok ve koma gelişebilir. Akciğer şarbonuna yakalanan kişiler, erken tedavi edilmediği takdirde ölüm kaçınılmazdır.

Deri şarbonu; hayvanlardaki bakterilerin deriyle temas etmesi sonucu ortaya çıkan ve en çok görülen şarbon tipidir. Deride bir yara varsa mikrop, vücuda girer. Deride yaralar meydana getirir. Birkaç gün içinde bu yaranın ortasında 1 ila 3 cm çapında siyahlık oluşur. Buna kara çıban yada çoban çıbanı da denir. Bu yara ağrısızdır. Etrafı tahta gibi sert ve şiştir. Ateş yükselir, bulantı ve kusma görülür. Tedavi edilmezse hastalık ilerler ve ölümle sonuçlanabilir.

Sindirim sistemi şarbonu; şarbonlu hayvanların etlerinin yenmesiyle ortaya çıkar. Etlerin iyi pişmemiş olması ya da çiğ tüketilmesi, önemli bir faktördür. En çok öldüren şarbon tipidir. Çünkü sindirim sisteminde kanamalara yol açar. Kan kusma ve kanlı dışkı görülür. Hastalık çok hızlı ve ağır seyreder. Hasta kısa sürede şoka girer, erken tedavi edilse dahi hastaların çoğunu kurtarmak mümkün olmaz.

ŞARBON HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Şarbonun bulaşma yolları çeşitlidir.

– Şarbonlu hayvanlarla doğrudan temas ya da dolaylı olarak temas etmek,
– Bu hayvanların etinin yenilmesi, hayvanın kesilmesi sırasında temas edilmesi,
– Sanayi ürünlerinde kullanılan hayvan yünleri, derileri ve kılları, – Hastalığın görüldüğü ülkeden hayvan ve hayvan ürünlerini almak, – Ayrıca laboratuvar çalışmaları sonucu dikkat edilmezse, şarbon mikrobu bulaşabilir.

ŞARBON HASTALIĞI TEDAVİSİ

Şarbon hastalığı erken dönemde teşhis edilirse tedavi ile iyileşme şansı vardır. Yöntem ise antibiyotik tedavisidir. Akciğer şarbonu olan hastalarda yüksek dozlarda antibiyotik verilir. Antibiyotik tedavi süresi de yapılan testler sonucu bakterinin hala vücutta olup olmadığına bağlıdır. Deri şarbonu olan hastalarda ise, yaraların olduğu deri bölgesine pansuman yapılır. Cerrahi operasyona gerek yoktur. Ayrıca şarbon insandan insana bulaşmadığından hastanın yakınlarına herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur.

İLGİLİ HABER'Şarbon tedavi edilmezse ölüme yol açabilir''Şarbon tedavi edilmezse ölüme yol açabilir'İLGİLİ HABERŞarbon hastalığı nasıl bulaşıyor? Şarbon insandan insana bulaşır mı?Şarbon hastalığı nasıl bulaşıyor? Şarbon insandan insana bulaşır mı?

15 Temmuz sonrası bireysel silahlanma arttı

CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan, bireysel silahlanmanın son yıllarda kontrolsüz şekilde artmasının yurttaşları tehdit ederken, beraberinde ölüm ve yaralanma oranlarını da arttırdığını ve silahla işlenen tüm suçlarda artış olduğunu söyledi.

SİLAHLAR İNTERNET ÜZERİNDEN SATILIYOR

SÖZCÜ’ye açıklamalarda bulunan CHP’li Kaplan, “AKP Hükümeti, caydırıcı, zorlaştırıcı önlemler almak yerine, silah alımını kolaylaştırıp, mermi hakkını 5 katına çıkaran düzenlemeler yaparak bu sorunu daha da derinleştirmektedir. İnternet ortamında silah alımının kolaylığı ve popülerliği de bireysel silah alımları için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ruhsatsız silah taşımanın cezası ile ruhsat almak için verilen ücret neredeyse aynı miktardadır. Ruhsat çıkarma 6 bin TL iken ruhsatsız silah taşımanın cezası ise sabıkanız yoksa neredeyse 6 bin TL civarında. Birçok kişi silah ruhsatı almak için evrak işleriyle uğraşmak yerine aynı para olan cezayı ödemeyi tercih ediyor” dedi.

YASAL DÜZENLEMELER HEMEN YAPILMALI

Bireysel silahlanma Türkiye’de yapısal ve sosyal bir sorun olmakla birlikte, özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra daha da arttığını belirten Kaplan, “Kolay silahlanma ile ilgili düzenlemeler tekrar gözden geçirilerek halkın bir an önce kendini güvende hissedeceği bir ortam yaratılmalı. Silah alımının zorlaştırılması, kontrolsüz silahlanmayı önlemek konusunda bir komisyon kurularak gerekli denetim ve kontroller sağlanarak, silah satışına yaş sınırı getirilmeli ve denetim sağlanmalıdır” görüşünü savundu.

HER YIL 4 BİN 500 KİŞİ BİREYSEL SİLAHLANMA KURBANI

Kaplan, “Türkiye’de ortalama her yıl 4 bin 500 kişi bireysel silahlanma nedeniyle yaşamlarını yitirmektedir. Umut Vakfı istatistiklerine göre Türkiye’de 20 milyon civarında kişinin bireysel olarak silahlandığı, bu silahların yalnızca 2.5 milyonunun ruhsatlı olduğu, bunun 7-8 katı kadar ruhsatsız silah bulundurulduğu belirtilmektedir. Umut Vakfı’nın basına yansıyan silahlı şiddet olaylarından derlediği rapora göre 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 28, son 3 yılda ise yaklaşık yüzde 61 artışla 3 bin 494 bireysel silahlı olay yaşandı. 2017 yılında yaşanan 3 bin 494 bireysel silahlı olayda, 2 bin 187 kişi öldürülürken birçoğu ağır 3 bin 529 kişi de yaralanmıştır” diyerek, Meclis’te kurulacak bir araştırma komisyonu ile bu vahim tablonun detaylarının araştırılması ve gereken önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.

Bireysel silahlanma konusunun araştırılması için TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması başvurusu yapan Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:

HER 4 EVDEN 1’İNDE SİLAH VAR

“Ülkemiz, silah edinimi konusunda dünyada 178 ülke arasında 14’ncü sırada yer alıyor. Her 4 evden birinde silah bulundurulmaktadır. Silahlı saldırılar ölümle sonuçlanmadığı müddetçe, ne yazık ki hafif cezalarla geçiştirilmektedir. 2018 yılında şu ana kadar 1800’e yakın kişi silahla öldürülmüştür.

2011-2017 yılları arasında meydana gelen Çocuk Yaşam Hakkı İhlalleri Raporu’na göre 2011’den 2016’ya dek 108 çocuk bireysel silahlanma sonucu hayatını kaybetmiştir.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından açıklanan rapora göre ise 2016 yılında 328, 2017 yılında ise 409 kadın cinayeti işlenmiştir. Raporda kadınların yüzde 70’nin en yakınları tarafından öldürüldüğü, yüzde 40’ının ateşli silahla, yüzde 28’inin kesici aletle öldürüldüğünü belirtilmiştir.

Daha geçtiğimiz günlerde İstanbul’da çocuk parkında arkadaşlarıyla oynayan 7 yaşındaki çocuğun, gürültü yaptığı gerekçesiyle silahla yaralandığı haberlere yansımıştır. Kurban Bayramı tatilinin olduğu 21-26 Ağustos tarihleri arasında basına yansıyan 68 silahlı olayda 46 kişi öldürülmüş, 84 kişi de yaralanmıştır.

MERMİ HAKKI 200’DEN 1000’E ÇIKARILDI

Basında çıkan haberlere ve istatistiklere bakıldığında, Türkiye’de bireysel silahlanmanın hızla arttığı ve her geçen gün ciddi tehlike oluşturduğu görülmektedir. 14 Mart 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanan genelgede, Ateşli Silahlar Bıçaklar ile Diğer Aletleri Hakkında Yönetmelik’in birinci ve dördüncü fırkası değiştirilmiş, mermi hakkı 200’den 1000’e çıkartılmıştır. Türkiye’de her yıl yüzlerce kişi kontrolsüz bireysel silahlanma yüzünden hayatlarını kaybetmektedir.

MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULSUN

Benim önerimle CHP Grubu olarak tüm bu sebeplerle, Türkiye’de giderek artan bireysel silahlanmanın nedenlerinin araştırılması, kontrolsüz bireysel silahlanma ile yaşanan can kayıplarının, yaralanmaların, sakatlanmaların oranlarının belirlenerek, gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ettik.”

Tatilciler dönüyor! kuyruk 5 kilometreyi buldu

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2017-2018 eğitim öğretim yılı, 18 Eylül 2017 Pazartesi günü başladı ve 8 Haziran 2018 Cuma günü sona erdi. Yaz tatilinin başlaması ile birlikte İstanbul ve Trakya bölgesindeki kentlerde yaşayanlar Ege ve Akdeniz sahillerinde tatillerini geçirdi. 17 Eylül 2018 tarihinde başlayacak eğitim öğretim yılı için vatandaşlar dönüşe geçti.

canakkale-dha5

Çanakkale’den Eceabat ilçesine ve Kilitbahir köyüne feribot ile geçiş yapmak isteyen sürücüler, yoğunluğa neden oldu. Çanakkale feribot iskelesinde Kayserili Ahmetpaşa Ceddesi, Piri Reis Caddesi ve Demircioğlu Caddesi’ne kadar uzanan 5 kilometrelik araç kuyruğu oluştu.

canakkale-dha4

Yoğunluk zaman zaman artarken, vatandaşlar bazen kuyrukta bir saatten fazla kadar beklemek zorunda kaldı. Yoğunluk nedeniyle Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş. tarafından Çanakkale-Eceabat ve Çanakkale-Kilitbahir hatlarındaki seferler doldur boşalt sistemiyle yapılıyor.

canakkale-dha3

Öte yandan, Kurban Bayramı tatilinin son günlerinde de Çanakkale Feribot iskelesinde de benzer araç kuyrukları yaşanmıştı. DHA

Valiliğin açıklamasında skandal ortaya çıktı: 827 kaçak su bağlantısı bulundu

Sakarya Valisi Balkanlıoğlu, Kurban Bayramı tatilinde Karasu’da başlayan kusma ve ishal şikayetleri, deniz suyunun rengindeki değişim ve ilçede ortaya çıkan kaçak su bağlantılarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

KAÇAK SU BAĞLANTILARI

Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince yapılan denetimlerde 827 kaçak su bağlantısının bulunmasına ilişkin Balkanlıoğlu, “İlçede uygun altyapı 65 bin ve 1 milyona elbette yetmiyor. Belediyemizin o konuda hummalı çalışmaları var. Altyapıyı yenileme ve iyileştirme çalışması devam ediyor. Şimdi vatandaşlar da kontrolsüz bir şekilde, normalde izinli olması lazım bahçelerine, avlularına kuyular vurmuşlar, havuzlarını dolduruyorlar. Bazen kullanma bazen de içme suyunu kendi imkanları ile temin etmişler. Kimisi foseptiğe yakın yapılınca her türlü hastalığa da davetiye çıkarıyor. Şimdi insanlar içmese bile duş alırken, gargara yaptığında bir kısmı da midesine kaçabiliyor” diye konuştu.

FOTO: AA

FOTO: AA

‘7 BİN 154 MÜRACAAT OLDU’

İlçede ishal vakalarının artması üzerine Sağlık Bakanlığı Erken Uyarı Daire Başkanlığı’nca Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü’nün uyarıldığını belirten Balkanlıoğlu, “Tüm hastalıklar ve müracaatlar Sağlık Bakanlığı’na da ulaşıyor. Bazı hastalık türleri ihbar kabul ediliyor. İshal vakaları artınca Erken Uyarı Daire Başkanlığı, İl Sağlık Müdürlüğümüzü uyarıyor. Hastalık kontrol altına alındı. Bugüne kadar 7 bin 154 müracaat oldu. Bunlardan bazıları yazları sıklıkla karşılaşılan ishal vakaları. Şimdi ‘Norovirüs’ enfeksiyonu ortaya çıkınca her türlü ishal vakasını da acaba ‘Norovirüs’ mü? diye müracaat ediyorlar. Alınan tedbirlerle hastalık kontrol altına alındı. Birkaç gün içerisinde tamamen ortadan kalkacağının müjdesini verdiler” dedi.

‘TAHLİLLERDE KARASU’NUN DENİZİ TEMİZ ÇIKTI’

Karasu’da sudan tedbir amaçlı alınan numune sonuçlarının temiz çıktığını açıklayan Vali Balkanlıoğlu, “‘Norovirüs’ vakasının ardından denizde de renk değişmesi olunca denizden de numune alınıp, ayrıca deniz suyundan bulaşacak hastalık olur da yeniden halkımız sıkıntı yaşar, diye tedbir anlamında denize girmek yasaklandı. Oradan alınan numuneler, çok şükür temiz çıktı. Ancak müşahit numuneler tekrar tekrar teste tabi tutuluyor. Zannedersem denizde bir sıkıntı olmadığı da birkaç gün içerisinde açıklanacak. Bu renk değişikliği denizde çeşitli etkenlerden, doğal tabi olaylardan da denizlerde renk değişimi olabiliyor. Yapılan tahlillerde Karasu’nun denizi temiz çıktı, çok şükür; ama son tetkikler yapılıyor” diye konuştu.

DHA

Mobil data kullanımı bayramda iki katına çıktı

Vodafone, bu yıl da Kurban Bayramı’nda Türkiye’deki 23,4 milyon abonesine ilişkin görüşme, sms ve internet kullanımı istatistiklerini yayımladı. Vodafone’un Kurban Bayramı süresince gerçekleşen GSM trafiğine ilişkin açıkladığı verilere göre, Vodafone’lular arife günü ve bayramı kapsayan toplam 5 günde yaklaşık 1 milyar dakika konuştu, 490 milyon SMS attı ve 17 milyon GB mobil internet kullandı. Kurban Bayramı’nda sevdikleriyle bol bol hasret gideren Vodafone’luların mobil internet kullanımı geçen yıla göre yaklaşık 2 kat arttı.

EN YOĞUN TRAFİK İSTANBUL VE ANKARA’DA

Bayram süresince en çok konuşan 10 il sırasıyla İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, İzmir, Antalya, Bursa, Adana, Samsun, Konya ve Van olurken, en çok SMS gönderen iller sırasıyla İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, Samsun, Konya, Adana, Antalya, İzmir, Bursa ve Van olarak gerçekleşti. En çok mobil internet kullanan iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Konya, Bursa, Balıkesir, Şanlıurfa, Muğla ve Samsun şeklinde sıralandı.

EN FAZLA YURTDIŞI ALMANYA ARANDI

Yurt dışındaki tanıdıklarıyla da bayramlaşmayı ihmal etmeyen Vodafone abonelerinin en çok aradığı ülkeler sırasıyla Almanya, Afganistan, KKTC, Mısır, Fransa, Suudi Arabistan, Hollanda, Belçika ve Yunanistan olurken, en çok SMS de İngiltere, KKTC, Almanya, Fransa, Türkiye, Hollanda, Avusturya, Azerbaycan ve Rusya Federasyonu’na gönderildi. Vodafone Red aboneleri de yurt içi ve yurt dışı fiyat ayrımını ortadan kaldıran “Her Şey Dahil Pasaport – Dünya” hizmeti ile tarifelerindeki her yöne dakika, SMS ve internetlerini 104 ülkede tıpkı Türkiye’deymiş gibi bayram süresince kullandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları kaydetti:  “Vodafone olarak, yaptığımız her işin merkezine müşterilerimizi yerleştiriyoruz. Onların ihtiyaçlarını tam olarak anlamaya ve karşılamaya odaklanıyor; ürün ve hizmetlerimizi bu anlayışla geliştiriyoruz. Türkiye’de herkesin onları önemsediğimizi ve Vodafone müşterisi olmanın bir ayrıcalık olduğunu bilmesini istiyoruz. Bu anlayışla, her bayramda olduğu gibi geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda da geniş kapsama gücümüzle abonelerimizin kesintisiz iletişim ihtiyacını karşıladık. Abonelerimiz 1 milyar dakika konuştu, 490 milyon SMS attı ve 17 milyon GB mobil internet kullanarak sevdikleriyle hasret giderdi.”

Ege Üniversitesi Hastanesi’nde bayramda 5 hastaya nakil

Organ naklinde Türkiye’deki referans merkezlerinden olan Ege Üniversitesi Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde, bayram tatilinde, İzmir ve Denizli’de beyin ölümü gerçekleşen 3 kişinin bağışlanan organlarının nakledilmesiyle 5 hasta hayata bağlandı. İzmir’de geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 47 yaşındaki erkek donörün ailesi tarafından bağışlanan organlarından karaciğeri ve 2 böbreği, organ nakli bekleyen 3 hastaya hayat oldu. Karaciğer 5 yıldır karaciğer sirozu tanısıyla tedavi gören Aynur Derici’ye (47), böbrekler ise 19 yıldır diyaliz hastası olan Hatice Çakırsu (61) ve 9 yıldır diyaliz hastası olan Ayşegül Çevik’e (42) nakledildi. Yine İzmir’deki özel hastanede yaşamını yitiren 68 yaşındaki erkek donörün bağışlanan organlarından karaciğeri, acil nakil ihtiyacı olan İsmail Mucık’ı (59) hayata bağladı. Denizli’de beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden 49 yaşındaki kadın donörün böbreği ise 11 yıldır diyaliz hastası olan Meryem Tokkaş’a (41) nakledildi.

Karaciğer nakillerini Prof. Dr. Murat Zeytunlu ve Doç. Dr. Ömer Ünalp, böbrek nakillerini de Doç. Dr. Taylan Özgür Sezer ve ekipleri gerçekleştirdi. Kadavradan alınan nakillerle gerçekleştirilen operasyonlarda hastaların sağlık durumlarının her geçen gün iyiye gittiği belirtildi. Hastalar, kendilerine ikinci hayatı sunan Ege Üniversitesi Hastanesi cerrahlarına ve operasyonlarda görev alan sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

ege-universitesi-dha

‘YURT DIŞINDAN HASTALARA HİZMET VEREBİLECEK DONANIMA ULAŞACAĞIZ’

Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kutsal Turhan, Türkiye’nin en eski ve büyük organ nakli merkezlerinden olduklarını söyledi. Prof. Dr. Turhan, merkezde karaciğer naklinin ilk olarak 1994 yılında başladığını belirterek, şunları söyledi:

“Karaciğer nakli programımız yaklaşık 24 yıldır üniversitemizde başarıyla devam etmektedir. Yıllık yaklaşık 100 nakil sayısı ile ülkemizin önemli merkezlerinden biri konumundayız. Bu başarımızın yanında organ naklinin her alanında deneyimli bir kadroya sahibiz. Merkezimiz aynı zamanda bir eğitim üssü konumunda ve şu anda Türkiye’deki pek çok karaciğer nakli merkezinde Ege Üniversitesi’nden eğitim almış profesyoneller çalışıyor. Merkezimizi Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın desteğiyle yakın gelecekte hem eğitim hem de hizmet anlamında ülkemizin ihtiyacını karşılar konuma getireceğiz ve bu çıtayı daha da yükselterek merkezimizi sağlık turizminin bir parçası yapacak ve yurt dışı hastalara da hizmet verebilecek donanıma ulaşacağız. Tüm bu çalışmalarımızın yanında organ naklinde bir ekol olan merkezimiz mesai sınırlaması olmadan çalışmalarını sürdürüyor. Son nakillerimizde de bu durumu göstermenin haklı gururunu yaşıyoruz. Değerli hocalarımıza ve ekiplerine bu özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum.”

‘ORGAN NAKLİNDE TATİL YOKTUR, NAKİL VE HASTA VARDIR’

Merkezin Karaciğer Nakil sorumlusu Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Zeytunlu da organ naklinin en büyük cerrahi operasyonları bünyesinde barındırdığını belirterek, “Organ naklinin ülkemiz için katma değer yaratabilecek potansiyeli var ve biz çok çalışarak bu potansiyeli arttırmayı hedefliyoruz. Merkezimizin geleneği ve çalışan yapısı bu katma değeri üretebilecek donanıma sahip. Organ naklinde tatil, mesai, bayram hiçbir sınırlama olmadan  sadece nakil ve hastanın sağlığına odaklanmış bir ekibiz” diye konuştu.

Böbrek Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Taylan Özgür Sezer de nakillerin başarılı geçtiğini söyledi. Doç. Dr. Sezer, “Bayram tatilinde organ nakli bekleyen hastalarımızı sağlığına kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Burada önemli olan konuların başında donörlerimizin ve ailelerinin duyarlılığı geliyor. Daha fazla hastayı sağlığına kavuşturmak için toplumumuzda organ nakli farkındalığının artmasını diliyoruz” dedi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin organ naklinde referans merkezi olduğunu vurgulayan EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise “Hastanemizde verilen sağlık hizmetinin yanı sıra devam eden klinik çalışmalar açısından da ülkemizde en çok klinik araştırma yapan kuruluşların başında geliyoruz. Hocalarımızın gece gündüz ve tatil demeden hastalarımıza şifa dağıtması ise bizleri gururlandırıyor.  Kurban Bayramında bizlere ve hastalarımıza bir bayram sevinci daha yaşattıkları için bu önemli operasyonlarda görev alan tüm çalışanlarımıza  teşekkür ediyorum. Ege Üniversitesinin geleneğinde olan çalışma azmi ve insana verilen değerin bir örneğini daha yaşattılar. Organlarını bağışlayarak böylesine kutsal bir davranışta bulunan vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

DHA

İLGİLİ HABERProf. Dr. Mehmet Haberal, Dünya Organ Nakli Derneği'nin yeni başkanıProf. Dr. Mehmet Haberal, Dünya Organ Nakli Derneği'nin yeni başkanıİLGİLİ HABERTürkiye'de ilk; 1 yaşındaki bebeğe, aynı anda iki organ nakliTürkiye'de ilk; 1 yaşındaki bebeğe, aynı anda iki organ nakli