Soru hırsızı FETÖ’cü teknede yakalandı

Şüpheliler arasında darbe girişiminden sonra ihraç edilen ByLock kullanıcısı S.Ş’nin de olduğu belirlendi. S.Ş, TRT’den ihraç edilen eşi R.Ş. ile aralarında Suriyeli göçmenlerin de bulunduğu bir tekneyle Bodrum’dan Yunanistan’a kaçmaya çalışırken Sahil Güvenlik birimlerince yakalandı.

Türkiye gazetesinden Ebru Karatosun’un haberine göre sorgusunda FETÖ bağlantısını inkar eden şüpheli S.Ş. ByLock yüklü telefonu ise  eşinin kullandığını öne sürdü. Ayrıca yurt dışına kaçma fikrinin eşine ait olduğunu kendisinin önce gitmek istemediğini ancak eşinin “O zaman boşanalım” demesi üzerine kendisini sevdiği için gitmeye karar verdiğini iddia etti. Şüpheli çift tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

FETÖ borsası iddiası yeniden gündemde: 100 bin dolara temiz kağıdı !

FETÖ/PDY soruşturmaları sürerken gündeme gelen “FETÖ borsası” iddialarına bir yenisi daha eklendi. İzmirli bir iş adamı iddiasında para vermediği için tutuklandığını öne sürerek savcılığa verdiği ifadesinde “Mafya olarak adını duyduğum kişi, beni Emniyet’te bir müdürün yanına götürdü. İfade verdim. Hakkımda gözaltı kararı olmasına rağmen Emniyet’ten elimi kolumu sallayarak çıktım” dedi. Savcılık iddialar üzerine soruşturma başlattı.

İzmir’deki FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan ardından hakkında dava açılan iş adamı T.K itirafçı oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan ve FETÖ üyeliğinden hüküm giyen iş adamı tahliye oldu. İtirafçı olduktan sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren iş adamı, isim belirterek para vermesi karşılığında soruşturmalara dahil edilmeyeceğinin söylendiğini anlattı ve ilginç ayrıntılar verdi.

Sözcü’den Can Özçelik’in haberine göre; aralarında emniyet görevlileri, işadamları ve çete liderlerinin de olduğu bazı isimleri veren T.K, “İşyerime gelen Y.P, bana 100 bin dolar ver, seni aklayım aksi halde hapis yatarsın” dedi. İşte itirafçı iş adamı T.K’nın ifadesindeki önemli ifadeler;

FETÖ BORSASI MÜŞTEKİ OLMUŞ

“Yıllık 10 milyon TL ciro yapan bir iş adamıyım. Ben önceki ifadem de bana gelen kişilerin bu soruşturmalarla ilgili beni cemaate para verdiğimi, kaçak güreştiğimi, Emniyet’in 8’inci ayda operasyonlara başlayacağını, 100 bin dolar verirsem beni aklayacaklarını aksi takdirde cezaevine gireceğimi söylemişlerdi. Taleplerini geri çevirmiştim. Ben 8 aydan uzun bir süredir tutukluyum. Şu anda cezaevinde tutuklu bulunan kişilerle de görüştüğümde D.A.Ş, ve R.E’den de 100 bin dolar para istendiğini bu parayı isteyen kişinin de Emniyet’in müşteki olarak ifadesini aldığı Y.P., isimli kişi olduğunu öğrendim.”

“OPERASYONLARA DAHİL EDİLMEDİLER”

“Bunun yanında adını verdiğim 27 iş adamının isimlerinin geçmesine rağmen operasyonlara dahil edilmediklerini öğrendim. Bu kişilerin bir bölümüne Y.P.’nin gidip aynı teklifi yaptığını duydum. Örnek vermek gerekirse E.K. isimli kişinin çevresine ‘Çeşme’den bir yazlık verdim. Beni kimse alamaz’ diye konuştuğunu duymuştum. Bu kişinin Bornova’da 170’in üzerinde daireyi nasıl edindiğini ve bu daireleri kimlere verdiğinin araştırılması halinde ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Bornova’da O. Kuyumculuk şirketi FETÖ’den işlem görünce iş yerini E.K.’nin eşinin üzerine devredip kaçmış. E.K. aktif olarak örgütün içerisinde yer almasına rağmen Emniyet tarafından kollanmaktadır. Bu kişiyi Y.P.’nin menfaat karşılığı akladığını düşünüyorum.”

“MAFYA EMNİYET’TE TANIDIKLARIM VAR DEDİ” İDDİASI

“Y.P. benim iş yerime gelerek bana ‘K.G’nin emniyetle bağlantıları çok iyi, ona 8’inci ayda operasyon yapılacağı bilgisi gelmiş. 100 bin dolar ver, seni aklayım aksi halde hapis yatarsın’ dedi. Ben ‘Ne suçum var’ dediğimde ise ‘Benden söylemesi, pişman olursun’ dedi. Bundan sonra 8’inci ayın 17’sinde adının S.K. olduğunu söyleyen bir kişi beni arayarak görüşmek istediğini söyledi. Daha önce ismini mafya olarak duyduğum ama tanımadığım bu kişi daha sonra iş yerime geldi. Bu kişi bana ‘Emniyet’te gözaltı listesine düştün. Senin işini ben çözerim. Bu işi yapanlar bir ekip. Bağlantılarım var’ dedi. Gözaltı listesinden adımı çıkararak, beni aklayacağını söyledi. Bende bu sözler üzerine ‘görüşelim’ dedim.”

“ELİMİ KOLUMU SALLAYARAK ÇIKTIM”

“Benim yanımda (… müdürüne) ‘T.K yanımda getireceğim’ şeklinde mesaj attı. Mesaj attığı kişiden ‘Bekliyorum’ yanıtı geldi. Ben S.K.’ya ‘Hakkımda yakalama kararı var. Emniyete gidersem tekrar çıkamam’ dedim. S.K. ise bana Emniyet’e girip çay, kahve içip çıkacağımızı söyledi. Daha sonra S.K. ile Emniyet’e gittik. Müdür beyin odasına S.K. ile birlikte girdik. Daha sonra S.K. odadan ayrıldı. Müdür bey bilgisayarı açtı ve bana iki isim sordu. Bende biri kardeşim diğerinin de eşim olduğunu söyledim. Bana ‘Senin ve bunlarda dernek üyeliği gözüküyor’ dedi. Daha sonra gözaltı listesinde olmamla ilgili ‘Rahat ol, git evine yat’ dedi. Telefonla odaya polis çağırdı. Odaya üç polis geldi. Karşımda oturan polise ‘S., bu T.K., buna soracağın bir şey var mı’ dedi. Polis bana bir kaç soru sordu ardından polisler daha sonra odadan ayrıldı. Bende arama kararım olmasına rağmen elimi kolumu sallayarak çıktım.”

“ÖNCE 500 ARDINDAN 250 BİN TL İSTEDİ”

“Emniyet’ten çıktıktan sonra S.K.’nın beni beklediğini gördüm. Beni arabasına aldı. Bana ‘Dediğim gibi oldu mu’ diye sordu ve ‘Seni bu işten sıyıracaklar’ dedi. Bana bunun karşılığında 500 bin TL vermem gerektiğini söyledi. Ben de ‘Her şeyime tedbir koyulmuş. Kaldırın vereyim’ dedim. Bana ‘parayı bul’ dedi. Ben de bu kadar parayı bulamayacağımı söyledim. Bu sefer de ‘Akşama kadar bununla uğraştım. Bana 250 bin TL para vereceksin o zaman’ dedi. Ardından da ‘Cezaevinde benim çok adamım var. ‘Beni T.K azmettirdi’ diye söylettiririm. Bu FETÖ davasıyla da birleştirirler işin içinden çıkamazsın’ dedi. Benden aldığı parayı da müdüre vereceğini söyledi ve ‘Yarın müdürle beraber yemek yiyelim. Müdür sana ‘S.K’ya güven’ diye söylerse yeterli olur mu’ dedi.”

“EĞER İSTENİLEN PARAYI VERSEYDİM TUTUKLANMAZDIM”

“Ben işin içine mafya girdiğinden ve bu parayı verirsem arkasının gelmeyeceğini düşündüğümden bu parayı vermek istemedim. İş adamı K.G.’yi aradım ve Y.K.’nın benden para istediğini vermediğim için mafyanın beni bulduğunu ve beni bu durumdan kurtarmasını istedim. K.G.’ye gitme nedenim ise onun Emniyet ile arasının iyi olduğunu duyuyordum. Benim aramam üzerine K.G., Emniyet’ten S., isimli müdürün beni beklediğini söyledi. Müdüre başımdan geçenleri anlattım. S., isimli müdür bana ‘Emniyetten, sağdan soldan sizden para isterler. Sakın vermeyin’ dedi. Ardından da benim ifademin alınması için organize şubeye yönlendirdi. İfadem alındı. Bir hafta sonra adliyeye sevk edildim ve tutuklandım. Eğer ilk başta istenilen 100 bin dolar ve mafya S.K.’nin talep ettiği 500 bin TL’yi vermiş olsaydım şu anda burada olmayacaktım.”

Şehit emniyet müdürüyle ilgili dikkat çeken paylaşım!

Eski AKP Rize Milletvekili Hikmet Ayar, Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’nin dün makamında uğradığı saldırıda şehit edilmesi olayının bir anlık cinnet olamayacağını iddia ederek, zavallı birine yaptırılmış planlı bir terör olayı olduğunu iddia etti.  Ayar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Devletimin yetkili birimlerine sesleniyorum. Rize Emniyet Müdürümüz Altuğ Verdi’nin şehit edilmesi olayı sıradan, bir anlık cinnet hali olamaz. İradesi teslim alınmış zavallı birine yaptırılmış planlı bir terör olayı olduğu her haliyle ortadadır. Konu bu yönüyle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERŞehit Emniyet Müdürü Altuğ Verdi'ye hüzünlü uğurlamaŞehit Emniyet Müdürü Altuğ Verdi'ye hüzünlü uğurlama

Bu paylaşıma yapılan bir yorumda ise 15 Temmuz’da İstanbul Çengelköy’de FETÖ mensuplarına karşı kahramanca mücadele eden Emniyet Müdürü Verdi’nin ölüm haberinin ardından FETÖ mensuplarının büyük sevinç yaşadığı belirtildi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son Dakika… 13 ilde FETÖ operasyonu

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince “FETÖ üyesi olmak” suçlamasıyla haklarında gözaltı kararı çıkarılan ve örgütün “gaybubet” olarak adlandırılan hücre evlerinde saklandıkları belirlenen 39 zanlıya yönelik Kayseri, Ankara, Konya, Adıyaman, Manisa, Sivas, İzmir, Ordu, Amasya, Mardin, Çankırı, Kırşehir ve Aksaray’da operasyon düzenlendi.

Operasyonda gözaltına alınan 37 zanlıdan 14’ü adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 10’u çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gözaltındaki zanlılardan 12’si ise haklarında soruşturma yürütülen diğer illerin emniyet birimlerine teslim edildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 11 şüpheli ise Kayseri Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

Firari 2 zanlının yakalanması için çalışmalar sürüyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yüzyılın fıkrası, şakaysa komik, değilse daha komik

Yayın hayatına başladığı günden bu yana FETÖ’nün iç yüzünü ortaya koyan SÖZCÜ Gazetesi ve çalışanlarına yönelik yeni algı operasyonu ile karalama kampanyasına çığ gibi tepki yükseldi. Aralarında SÖZCÜ Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru’nun da bulunduğu 5 isme “FETÖ’ye yardım” iddiasıyla açılan dava, sosyal medyanın da gündemine oturdu. “Emin Çölaşan” ismi Twitter’da beş binin üzerinde yorum aldı ve Türkiye’nin en çok konuşulan konusu oldu.Ekşisözlük’te ise yazarlar, “Yüzyılın en kısa fıkrası: Şakaysa komik, gerçekse daha komik. Adam FETÖ’ye zamanında ‘FETÖ’ diyebilen birisi. En son Fetullah Gülen’i FETÖ davasından aklayacaklar. Onun yerine FETÖ ile mücadele edenleri alacaklar” diye yazdı. SÖZCÜ’ye atılan iftirayla ilgili sosyal medyada yapılan yorumlardan bazıları şöyle:

BEKLİYORDUM: Bu günün geleceğini bekliyordum. Sıra yavaş yavaş diğer muhaliflere de gelecek. Susturulamayanlar da bu şekilde susturulacak zaten. İleri demokrasi bunu gerektirir.

LANET OLSUN: Emin Çölaşan,siz Amerika’ya çiçekler gönderip yoluna hasretiz türküleri çığırırken avaz avaz cemaatin örgütlenmesini yazıyordu.

SULANDIRMA: Bir soruşturma nasıl sulandırılır en güzel örneği olan olay. Bu adam FETÖ daha FETÖ değilken ipliklerini pazara çıkaran adamdır. Tamam anladık muhalif, anladık susturmak istiyorsunuz ama ne olur birazcık mantıklı bir suç bulun.

UÇAN KUŞ: Yakında uçan kuşu da FETÖ’cü diye içeri alacaklar herhalde. Bu adamlar FETÖ’ye karşı durmuş adamlar. En son Fetullah Gülen’i FETÖ davasından aklayacaklar. Onun yerine FETÖ ile mücadele edenleri alacaklar.

GÖBEK ATIYORLAR: Emin Çölaşan ve Necati Doğru’yu FETÖ’ye yardımdan yargılamak FETÖ’ye göbek attırmak ve muhalif avlamaktır.

ÖRGÜT SEVİNİR: Böyle bir iddia kimseye inandırıcı gelmez ancak FETÖ soruşturmalarını sulandırır, örgüt üyelerini sevindirir. FETÖ mücadelesi, Çölaşan ve Doğru aleyhine iddianamehazırlayacak ciddiyetsizlik boyutuna ulaşmışsa olay minvalinden çıkmış,

“Herhalde Zaytung haberi” dedim baktım ciddiymiş

basliksiz-1

Habertürk yazarı Fatih Altaylı da dünkü köşesinde SÖZCÜ davasını kaleme aldı. “FETÖ ile mücadele edilmiyor, FETÖ ilemücadele sulandırılıyor diyenleri haklı çıkaracak bundan daha iyi bir örnek olamaz” ifadesini kullanan Altaylı, şunları yazdı:

DAHA İYİ ÖRNEK OLMAZ!

“Emin Çölaşan ile Necati Doğru’ya FETÖ’cülükten dava açılmış. Ciddi bir hapis istemiyle. Olayı önce sosyal medyada gördüm. “Herhalde Zaytung haberidir” dedim. Sonra baktım ki, ciddiymiş. FETÖ ilemücadele edilmiyor, FETÖ ile mücadele sulandırılıyor diyenleri haklı çıkaracak bundan daha iyi bir örnek olamaz. Bu sulandırma değil, sulandırma ötesi bir durum olabilir. Meşhur FETÖMETRE’ye bir sorsunlar bakalım. Böyle bir saçmalık hiç görülmüşmü! Bu konuda FETÖ uzmanı Nedim Şener ve Ahmet Zeki Üçok’un yorumlarını çok merak ediyorum doğrusu.”

basliksiz-2
Gördüklerimiz tam bir kara mizah

Gündeme  dair konuları kendine has üslubuyla Youtube kanalında değerlendiren gazeteci Memduh Bayraktaroğlu SÖZCÜ’ye yönelik algı operasyonuna tepki gösterdi. “Emin Çölaşan FETÖ’cüymüş, öyle mi” diyen Bayraktaroğlu, davanın sanıkları arasında yer alan eski arkadaşı SÖZCÜ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’ı şu sözlerle anlattı:

“FETÖ’CÜ OLMAZ YAHU

Metin’in suçu yok mu, var… Sen gel, hiç kimsenin tanımadığı gazeteyi Türkiye’nin 1 numarası yap. Kendin de hiç görünme piyasada. Bu çok büyük suç ve kusur. Metin Yılmaz 55 senelik arkadaşım. Okul arkadaşım, futbol arkadaşım. Akşam’da beraber çalıştık. Tercüman’da beraber çalıştık. Metin Yılmaz’dan FETÖ’cü olmaz yahu… FETÖ’ye övgü dizenler dışarıdalar.FETÖ ile ilgili kötü eleştiriden başka hiçbir şey yapmayan gazetecilerin 15 yıl cezalandırılmaları isteniyor. Kara mizah demeyeyim de ne diyeyim.”

FETÖ KUMPASLARININ MAĞDURLARI SÖZCÜ’YE SAHİP ÇIKTI: Hukukun kantarıyla oynamayın

SÖZCÜ Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile 3 yönetici hakkında “FETÖ’ye yardım” davası açıldı ve 15’er yıl hapisleri isteniyor. Mahkemede çürütülen 19Mayıs 2017 soruşturması iddianamesinden kopyala yapıştır yöntemiyle düzenlenen yeni iddianame büyük tepki çekti. Tepki gösterenler arasında FETÖ’nün Ergenekon ve Balyoz gibi kumpaslarına maruz kalmış isimlerin de olması dikkat çekti.

basliksiz-1

İşte sosyal medyadan tepkiler

Mustafa Önsel (Balyoz kumpası mağduru): En kallavi yerlerde hâlâ Fetullah Gülen çetesinin elemanlarının cirit attığı iddiaları havada uçuşurken;

YAZIKLAR OLSUN…

Bank Asya’ları, Zaman paçavrasını ve Samanyolu denilen yalan yolunu kuranlar, destek olanlar elini kolunu sallayarak pozisyonlarına pozisyon sağlarken… Bu kabul edilemez durum kimin işine yarar? Bunu bilmeden mi böyle davranıyorsunuz? Yazıklar olsun! Emin Çölaşan, Necati Doğru Fetullah çetesinin en güçlü olduğu dönemde bizim sesimiz oldu. Sesten öte nefesimiz oldu… Yanlarındayım

Durduğum yer bilinsin! Doğru ve Çölaşan”dan FETÖ yardakçısı çıkartamazsınız… Hukukun kantarıyla oynamayın! Pek çok örnek var. Ayarı bozulan kantar bir gün gelir sizi de tartar…

basliksiz-1

Emin Arslan (Ergenekon kumpası mağduru): FETÖ’nün yatay yapılanması içinde yer alan sözde medya mensupları ve kriptoları hâlâ faaliyette. Ama yazı ve kitaplarıyla yıllardır FETÖ’ye karşı toplumu uyaranlara FETÖ’cü davası! Lütfen uyanık olalım ve pusuda olan FETÖ’nün değirmenine su taşımayalım.

Ümit Kocasakal: Savcı delilsiz, keyfi biçimde iddianame düzenleyemez

basliksiz-1

SÖZCÜ davasını değerlendiren İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, iddianamenin düzenlenebilmesi için, ‘yeterli şüphe’ oluşması gerektiğine dikkat çekti. Kocasakal, “Savcı delilsiz, keyfi bir biçimde istediği gibi iddianame düzenleyerek kişiyi şüpheli hale getiremez. Hukuki, cezai ve idari sonuçları vardır” dedi. Kocasakal’ın değerlendirmeleri şöyle:

HUKUKİ METİN:
İddianame hukuki bir metindir.Nitekim CMK 170. maddeye göre savcı ancak, ‘soruşturma evresi sonunda toplanan deliller,suçun işlendiği hususunda yeterli şüpheoluşturuyorsa’ iddianame düzenleyebilmekte, yeterli şüphe oluşturacakdelil elde edemediğinde ise takipsizlik vermekle yükümlü olmaktadır.Burada kastedilen ‘yeterli şüphe’, soyut iddia ve değerlendirme, dedikodu, iftira değildir.Adeta buluttan nem kaparak, bazı yazılardan zorlama ‘subliminal’ sonuçlarNçıkararak, isnat edilen suçun unsurları,delilleri göz ardı edilerek, bazı kişilerin arkasında dahi duramadıkları dedikodular delil gibi gösterilerek keyfi biçimde kişiler suçlanamaz. İddianame düzenlemek, çocuk oyuncağı değildir. İnsan aklıyla da alay edemez.

KİME HİZMET EDİYOR:

Hukuki ve mantıkı inandırıcılığı olmayan bir iddianame ile FETÖ davalarını sulandırmanın kime ve neye hizmet ettiğine, kime yaradığına da bakmak gerekir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu karalama kampanyasına sert çıktı:

SÖZCÜ’ye yapılan algı operasyonunu kınıyorum

CHP lideri Kılıçdaroğlu yazarlarımız Emin Çölaşan ve Necati Doğru’yu arayarak üzüntüsünü iletti. Kılıçdaroğlu “Amaç yıldırmak. Sindirmek. SÖZCÜ Gazetesi milyonların sözcüsü olmaya, doğruları söylemeye her zaman devam edecek” dedi

Gazetemiz SÖZCÜ’nün 2 yazarı ve 3 yöneticisi hakkında açılan davaya siyasetçiler de sert tepki gösterdi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “SÖZCÜ’ye yapılan algı operasyonunu kınıyorum” dedi.

İDDİALAR ÇOK SAÇMA

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Beni asıl üzen yargının içine düştüğü durumdur. SÖZCÜ demokrasiye ve Cumhuriyet’e sahip çıkan milyonların sözcüsü olmayı sürdürecektir. SÖZCÜ yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru’nun Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Atatürkçü aydınlanma devrimine inançlarını yıllardır verdikleri mücadeleden biliyoruz. Bu iddianame SÖZCÜ ve yazarlarını korkutma, sindirme amaçlıdır. SÖZCÜ Gazetesi de yazarları da bu saçma iddialardan korkmaz, yılmaz. Onlar doğruların sesi olmaya devam edecek. Adaletin katledildiği bir ortamda demokrasiye sahip çıkmanın zorluklarını biliyor ve yaşıyoruz.” Kılıçdaroğlu yazarlarımız Çölaşan ve Doğru’yu telefonla arayarak üzüntüsünü de iletti.

Salıcı: “Ne istediniz de yazmadık” demediler

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, MYK toplantısından sonra konuyla ilgili açıklama yaptı. Salıcı, “SÖZCÜ Gazetesi’nin yayın politikası da çalışanları da Cumhuriyet’e demokrasiye inanan insanlar. Onlar hiçbir zaman FETÖ ile aynı menzilde yürümediler. Onlar hiçbir zaman ‘Ne istediniz de vermedik, ne istediniz de yazmadık’ demediler” dedi.

ZAYTUNG ADALETİ VAR

Salıcı bu hareketin gözdağı vermek olduğunu söyledi. Oğuz Kaan Salıcı, “Bu konu sadece SÖZCÜ ile sınırlı da değil. Farklı görüş ifade eden insanları susturmaya gözdağı vermeye yönelik bir hareket. Hayatın akışına aykırı, Zaytung habere benzeyen bir adalet mekanizması var” dedi.

CHP’li Umut Oran: SÖZCÜ Gazetesi’ne dava açılması tam bir akıl tutulmasıdır

CHP’li Umut Oran, kurulduğu günden bu yana laik, demokratik, sosyal hukuk düzenini, Atatürk’ü ve ilkelerini savunan SÖZCÜ Gazetesi’nin, tam tersi biçimde FETÖ’cü olduğu iddia edilerek dava açılmasını sert sözlerle eleştirdi. Oran, “FETÖ ceberrut terör örgütü ile ilgili Emin Çölaşan’a ve SÖZCÜ’ye FETÖ’ye yardımdan dolayı iddianame hazırlanması ve dava açılması tam bir akıl tutulmasıdır. SÖZCÜ Gazetesi kumpası Ergenekon kumpasının yeni adıdır. Dayanışma içinde olmak ve SÖZCÜ’yü yaşatmak zorundayız. İmece ruhunun neleri başarabileceğini binlerce defa göstermiş olan Cumhuriyetseverleri şimdi bir kez daha göreve çağırıyorum. Attıkları iftiralarla SÖZCÜ Gazetesi’ne ve yazarlarına zarar verebileceklerini sananları da ayrıca kınıyorum” dedi.

Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden: OLACAK ŞEY DEĞİL

Yazarımız Yekta Güngör Özden SÖZCÜ’ye yönelik algı operasyonu için şu değerlendirmeyi yaptı: “Şaşırtıcı bir savla açılan bu davanın hukuk tarihine geçecek bir değerlendirmeye sahip olacağı kaçınılmazdır. İddianamenin içeriği suçlamanın aykırılığını, belirgin bir yanılmanın ve yakıştırmanın varlığını ortaya koymaktadır. Hiçbir AKP’li ve yandaşı, şakşakçısı, SÖZCÜ yazarları kadar FETÖ’yü ve FETÖ’cülerle yandaşlarını eleştirmiş değildir. RTE’nin ‘Ne istediler de vermedik’ ve ‘Bu hasret bitsin’ sözleri, birlikte çektirdikleri fotoğraflar, Pensilvanya’da Fetullah’la fotoğraf çektiren AKP’liler ne oldu? AKP kadrosundan bir FETÖ’cü temizlendi mi?Birine bu nedenle bir işlem yapıldı mı? Okumadım, duymadım. SÖZCÜ’nün ilk günden bu yana süren karşıtlığını suçla ilişkilendirmek, suç yaratmak gibi anlamsızdır. FETÖcülükle yakınlığımızın akıl dışı olduğu unutulmamalıdır.

Eski Adalet Bakanı ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek: Yargı ideolojiyi deli gömleği gibi giyerse adalet kalmaz

Eski Adalet Bakanı ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in yargıya yönelik eleştirileri dikkat çekti. Karar Gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren “Cuma günü yayımlanan ‘Yargı herkesin sorunu ama…’ başlıklı yazısı üzerine Cemil Çiçek’in aradığını söyledi. Taşgetiren, Cemil Çiçek’in değerlendirmelerini şöyle aktardı: “Yargı reformundan söz edilecekse bu da bir insan reformu çerçevesinde olmalıdır. Yargı kararlarının yüzde 95’i yorumdur. Dolayısıyla yorumu yapan kişinin niteliği büyük önem kazanır. Orada da ideolojik aidiyetlerin devreye girmesi söz konusu. Yargı makamında olan kişi- kişiler ideolojik aidiyeti bir deli gömleği gibi üzerine giydiğinde ortada adalet kalmaz.”

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak: Rüşvet vermeyen iş adamı “FETÖ’cü” diye baskın yedi

Yeni Akit Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak “Velevkane 180…” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Dilipak yazısında, bir işadamının başından geçenleri aktardı. Dilipak şunları kaydetti: “Geçen gün bir işadamının başından geçenleri anlattılar. İnşaat, tarım, petrol alanında birkaç ilimizdeyatırımları olan bir işadamı. Fabrikalarını kapatmış. Rüşvet isteyen belediye başkanının yeğenine istediği parayı vermeyince adama FETÖ’cü diye yapmadıklarını bırakmamışlar. Yurtdışına çıkarken pasaportuna el konmuş. Maliyeden baskınlar yemiş, cezalar kesmişler. Adamlar herkesi tehdit ve şantajla haraca bağlamışlar.” Yazısında Abdurrahman Dilipak, “FETÖ’cüler bu işi çok iyi biliyorlar” dedi.

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş: Kime Basın Özgürlüğü Ödülü verdiysek cezaevine girdi çıktı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, İAÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ve Gazetecilik Kulübü´nün düzenlediği konferansta konuştu. Güneş, şunları kaydetti: “TGC’nin 5 ödülü var. Ödüllerimiz; Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri, Sedat Simavi Ödülleri, Yerel Gazetecilik Ödülleri, Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri. Basın Özgürlüğü Ödülleri vardı onu son 2 yıldır vermiyoruz. Zira ödül verdiğimiz herkes cezaevine girdi çıktı. Türkiye’deki koşullar nedeniyle çok vermeyi tercih etmiyoruz.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Mahkeme başkanından sert yanıt: ‘Burası sirk değil’

Adana’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) davasında, duruşma savcısının tutuklama yönünde verdiği mütalaaya ilişkin “komik buluyorum” karşılığını veren sanığa, mahkeme başkanı “Burası mahkeme salonu, sirk değil” diyerek tepkisini dile getirdi.

11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, hakkında ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulanan, açığa alınmış sanık astsubay M.Ş.B. ve avukatı katıldı. 

Duruşmada tanık olarak dinlenen Ö.Ç, İncirlik Üssü’nde hava astsubayı olarak çalıştığını ve huzurda bulunan sanıkla aynı örgüt evinde kaldığını söyledi. 

Kendileriyle ilgilenen mahrem imamın “Kenan” kod adlı şahıs olduğunu belirten Ö.Ç, şöyle devam etti: 

“Mahrem imamlar sürekli ankesörlü telefonlardan arıyordu. Ardışık arama yöntemiyle sohbet toplantısının yapılacağı yer belirleniyordu. Toplantılarda mahrem imam ısrarla bizden ‘himmet’ adı altında para istiyordu. Bu toplantılar iki haftada bir düzenleniyordu. 

Bulunduğumuz eve zaman zaman mahrem imamdan sorumlu örgüt abisi de geliyordu. ‘Kenan’ kod adlı mahrem imam, yapıya mensup askerlerle Adana’da aynı evde kalmamız için talimat verdi. Mahrem imamlar, bizlere ankesörlü telefonlardan ulaşamadığı vakit ısrarla eve gelirlerdi. Yapıya mensup bir örgüt üyesi, ankesörlü hattan arandığı vakit kendisini örgüt mensuplarının aradığını bilir.” 

Duruşma savcısı, mütalaasında, sanığın üzerine atılı “FETÖ/PDY’ye üye olma” suçunu işlediğine dair somut delil ve beyanların bulunması, alması muhtemel ceza karşısında kaçma ve saklanma şüphesinin bulunması dikkate alınarak, tutuklanmasını talep etti. 

Savunması alınan sanık M.Ş.B’nin, FETÖ üyesi olmadığını ve duruşma savcısının tutuklama yönündeki talebini komik bulduğunu söylemesi üzerine, mahkeme başkanı, “Burası mahkeme salonu, sirk değil, konuşmalarına dikkat et. Bu millete yaşatılan o karanlık geceyi unutma.” diyerek tepki gösterdi. 

Mahkeme heyeti, sanık M.Ş.B. hakkında uygulanan ev hapsinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi. 

Galip Öztürk davasında karar

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Öztürk hakkındaki davanın onanmasına yapılan itirazı reddetmesi üzerine alındı. Yurtdışına çıktığı öğrenilen Öztürk hakkında, yerel mahkemece yakalama kararı çıkarılması bekleniyor. Dava yerel mahkemede 13 yıl gibi rekor sürede karara bağlanmış, Yargıtay aşaması ile birlikte 22 yıl sürmüştü.

Metro Holding’in sahibi Galip Öztürk, cinayete ilişkin davada azmettirici olduğu gerekçesiyle 2013’de müebbet hapse çarptırılmıştı. İstanbul 19. Ağır Ceza mahkemesinin bu kararı, Öztürk’ün avukatlarınca temyiz edildi. Dosyaya bakan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, mahkemenin kararını 17 Eylül 2014’te onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise, Öztürk’ün avukatlarının başvurusu üzerine, onama kararının kaldırılmasını talep etti. Bunun üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gitti.

ÜST MAHKEME İNFAZI DURDURDU

Dosyanın incelemesi devam ederken, Öztürk’ün avukatları bu kez İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın infazının durdurulması için itiraz etti. Mahkemenin itirazı reddetmesi üzerine dosya bu kez bir üst mahkeme olan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gitti. Avukatların, mahkumiyet kararını FETÖ’cü hakimlerin kurmaca delillere dayanarak verdiği iddiasını yerinde gören mahkeme, 11 Ekim 2016’da yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulmasına hükmetti.

Bunun üzerine davaya bakan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden yargılama kararı uyarınca  Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ndan dosyanın dönüşünün beklenmesini kararlaştırdı. 3 Temmuz 2018’de dosyayı karara bağlayan Yargıtay Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddetti. Böylece İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Öztürk hakkında verdiği müebbet hapis cezası kesinleşmiş oldu.
Bunun üzerine mahkeme, 16 Kasım’da Öztürk hakkında verilen müebbet hapis cezasının infazının devamına karar verdi. Bu aşamadan sonra Öztürk’ün cezaevine konulması gerekiyordu. Ancak kararın çıktığı gün yurt dışına gittiği öğrenilen Öztürk hakkında şimdi yakalama kararı çıkarılması bekleniyor.

MSB: 1 haftada 68 terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin ve milletin güvenliğini sağlamak maksadıyla, yurt içerisinde ve yurt dışında PKK/KCK/PYD-YPG başta olmak üzere DEAŞ dâhil terör örgütlerine karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü bildirildi. 9-15 Kasım tarihleri arasında PKK/KCK terör örgütünün sürekli barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergâhı olarak kullandığı Diyarbakır, Hakkâri, Tunceli, Şırnak, Mardin ile Irak’ın kuzeyinde yürütülen büyük ve orta çaplı operasyonların aralıksız devam ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “İcra edilen operasyonlarda, yurt içinde ve dışında 68 terörist etkisiz hale getirilmiş, altı adet piyade tüfeği, bir adet AT-4, bir adet AT-13, bir adet LAW tanksavar silahı, 5 bin 736 adet muhtelif hafif silah mühimmatı, dört adet muhtelif mayın, 85 kilo amonyum nitrat, 56 kilo C-4 patlayıcı madde, 65 kilo tahrip kalıbı, iki adet el bombası, dokuz adet muhtelif telsiz ele geçirilmiş ve 24 adet el yapımı patlayıcı imha edilmiştir. Teröristler tarafından kullanılan 31 adet silah mevzii, sığınak ve depo imha edilmiştir. İki kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, üç kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır.”

İLGİLİ HABERTSK: Saldırı hazırlığındaki 5 terörist öldürüldüTSK: Saldırı hazırlığındaki 5 terörist öldürüldü

Açıklamada, PKK/KCK terör örgütünün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde, 93 litre kaçak akaryakıt, 17.833 paket kaçak sigara, 19 adet cep telefonu ve 1310 adet kaçak hayvanın ele geçirildiği belirtildi.

Ayrıca, azim ve kararlılıkla icra edilen operasyonlarla PKK/KCK terör örgütü üzerinde oluşturulan baskı neticesinde, örgütün serbest hareket etmesi ve eylem kabiliyetinin kısıtlandığı vurgulandı.

FIRAT KALKANI HAREKÂTI

Hudut güvenliğini tesis etmek, DEAŞ Terör Örgütünün tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak maksadıyla icra edilen Fırat Kalkanı Harekâtı ile ilgili olarak, şunlar kaydedildi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusu’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azez-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskûn mahal ve 2 bin 15 kilometre karelikk alan kontrol altına alınmıştır. Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/KCK/PYD-YPG terörist unsurlarının Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edilmektedir. Bölgede yürütülen normalleşme (altyapı, üstyapı, yerel yönetimlerin desteklenmesi vb.) çalışmalarına katkı sağlanmaktadır.”

İLGİLİ HABERTSK: K.Irak'ta 4 terörist öldürüldüTSK: K.Irak'ta 4 terörist öldürüldü

İDLİB BÖLGESİ

İdlib Bölgesinde, Astana mutabakatı kapsamında ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesi için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak maksadıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü olarak görev yaptığı belirtilen açıklamada, “Bu kapsamda; Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 13 Ekim 2017 tarihinden itibaren kurulan 12 Gözlem Noktasında faaliyetlere devam edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede çatışmaların sona erdirilerek huzur ve istikrar ortamının teminine yönelik faaliyetlerini, Astana’da garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürmektedir. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesinde istikrarın temini için, garantör ülkeler tarafından imzalanan  17 Eylül 2018 tarihli Soçi mutabakatı çerçevesinde çalışmalar sürdürülmektedir” ifadelerine yer verildi.

ZEYTİN DALI HAREKÂTI

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Afrin bölgesinde, 20 Ocak 2018’de başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı kapsamı ile ilgili olarak, “12 Temmuz 2018 tarihinden itibaren göreve başlayan Yerel Kolluk Kuvvetleri faaliyetine devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerince, Kızılay, AFAD ve BM tarafından sağlanan insani yardımların bölgeye erişimi konusunda gerekli destek sağlanmakta; Afrin’de hayatın normale dönmesi çalışmalarına devam edilmektedir. Harekâtın başlangıcından itibaren 4 bin 585 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından 18 Mart 2018 tarihi itibariyle kontrol altına alınan Afrin’de mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyetleri sürdürülmektedir. Harekât kapsamında bugüne kadar 293 adet mayın ve 1639 adet el yapımı patlayıcı imha edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, insani yardımların bölgeye erişimi konusunda gerekli desteği sağlamakta ve Afrin ve Tellef bölgelerinde tesis ettiği sahra fırınları vasıtasıyla bölgenin ekmek ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunmaktadır. Buna ilave olarak, Cenderis’te kurduğu Türk Silahlı Kuvvetleri Acil Yardım Hastanesi ile bölge halkına sağlık hizmeti de sunulmaktadır. Zeytin Dalı Harekâtı, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1373 (2001), 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmiştir. Buna ilave olarak, harekâtın başlangıcından itibaren dini ve kültürel yapılar, tarihi eserler ve arkeolojik kalıntılar ile kamu yararına faaliyet gösteren tesisler de kesinlikle Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları tarafından hedef alınmamıştır” denildi.

İLGİLİ HABERTSK 33 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurduTSK 33 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu

MÜNBİÇ BÖLGESİ

Açıklamada,  Türk Silahlı Kuvvetleri ve ABD Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Münbiç’te 15 Kasım 2018’de Müşterek Birleşik Devriye faaliyetlerinin üçüncüsünü icra ettiği bildirilerek, şu ifadelere yer verildi: “Müteakip dönemde, Türkiye ve ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından sürdürülen yakın işbirliği ve ortak çalışmalar neticesinde Münbiç’teki tüm terör örgütü mensuplarının bölgeyi terk etmesi ile bölgede Türkiye-ABD denetiminde güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlere devam edilecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hak ve menfaatlerini korumak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, millî birliğimizi ve bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan başta FETÖ/PDY, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelesini, yurt içi ve yurt dışında kesintisiz olarak en son terörist etkisiz hâle getirilinceye kadar sürdürme azim ve kararlılığındadır.”

İLGİLİ HABERTSK'dan hava harekatı açıklamasıTSK'dan hava harekatı açıklaması ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

ABD’nin iade ettiği FETÖ’cü kontrolden geçirildi

ABD’de yargılandıktan sonra  Türkiye’ye gönderilen ve Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınan Mehmet Salih G., Terörle Mücadele ve Şube ekiplerince Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi. Mehmet Salih G., sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü.

Murat SOLAK-Melih OKUMUŞ / İSTANBUL,(DHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

FETÖ’nün mahrem imamlarına operasyon: 4’ü teğmen 19 gözaltı

Terör ekipleri Bursa merkezli 9 ilde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na yönelik operasyon yaptı. Örgütün askeri mahrem imamları olduğu iddia edilen ve hakkında gözaltı kararı bulunan 30 askeri personele yönelik yapılan operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan FETÖ şüphelilerinin halen aktif olarak görevde oldukları, şahıslardan 4 tanesinin teğmen, 14 tanesinin ise askeri mahrem imam olduğu öğrenildi. İstanbul, Ankara, Kocaeli, Şırnak, Hatay, Çorum, Iğdır, Trabzon ve Van’da eş zamanlı yapılan operasyonlar devam ediyor.

İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.