Paris sokakları yine karıştı ! Eylemcinin kolu koptu

Fransa’da sarı yelekliler yeniden meydanlara çıktı. Paris’teki gösterilerde bir kişinin kolu koptu. Polis göstericilere sert müdahalelerde bulunuyor.

17 Kasım 2018’den itibaren Fransa sokaklarına çıkan ‘sarı yelekliler’in protestoları dünyada geniş yankı uyandırmıştı.

Herhangi bir sendika veya siyasal parti tarafından organize edilmeyen Sarı Yelekliler’in protestoları sadece akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı değil ekonomik durgunluk, devlet yardımlarının azalması ve genel olarak Fransız elitine karşı düzenlenmektedir.

 

 

Gezi’de TOMA’dan atılan suyla yaralanan Gökçe Algan davasında karar

İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan karar duruşmasında tarafları avukatları temsil etti. Şikayetçi Gökçe Algan’ın avukatı Oya Meriç Eyüboğlu, yazılı savunma sunarak sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanıkların avukatı Hakkı Kasarcı ise, mağdurun beyanı dışında başka bir delil olmadığını ileri sürerek, sanıkların kendilerine verilen emir üzerine olaylara müdahale ettiklerini savundu.

BERAAT KARARI VERİLDİ

Savunmaların ardından yargılamayı sonlandıran mahkeme hakimi, suçlarının sabit olmadığı gerekçesiyle sanık polisler Fatih Z., ile Ömer S., hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme hakimi, beraat kararına ilişkin yazdığı bir buçuk sayfalık kısa kararın da ise, Gezi olaylarına ve Gezi eylemlerine katılanlara ilişkin ilginç tespitlere yer verdi.

“SIRADAN VATANDAŞ BUNU YAPAMAZ”

İstanbul’da meydana gelen Gezi olaylarına ilişkin, “Ne için başladığı, nasıl devam ettiği bilinmeyen, ancak dış dünyanın özellikle izlediği ve hatta Avrupa’da birçok ülke ve ABD’de 24 saat canlı yayınlarla, ‘Türkiye’de iç savaş’ diye özellikle aktarılan olaylar yaşandığı” ifadelerine yer verildi. Kararda, ‘Bu olayların birçok haberde ve dosyada bulunan video görüntülerinde izlendiği üzere suratları maskeyle kapalı, ellerinde birçok yaralayıcı alet olan kişilerce yönlendirildiği’ belirtildi. Başka Gezi davalarından örnek verilen kararda, “Birçok davada görüldüğü gibi, el yapımı patlayıcılar, tuzaklanmış öldürücü ve yaralayıcı özellikte düzenekler kullanıldığı, bu düzenekleri sıradan vatandaşların yapmasının mümkün olmadığı” anlatıldı.

“AĞAÇLARIN KESİLMEMESİ İSTEĞİNDEN, DEVLETE KARŞI EYLEME”

Gezi eylemlerinin başlangıcı için, “Taksim Meydanı’ndaki ağaçların kesilmemesi isteğinden kaynaklandığı düşünülen masum eylemler” olarak bahsedilen kararda, olayların daha sonra tam bir kaos ortamı oluşturacak şekilde ve kontrolsüzce büyütüldüğü tespitine yer verilerek, olayların devlete karşı bir eylem haline getirildiği ifade edildi.

“TOPLUMCA TANINAN KİŞİLERİN PROVAKATİF AÇIKLAMALARI ESNAFI KAN AĞLATTI”

Kararda, toplumca tanınan kişilerin televizyon kanallarında, ‘İstanbul halkı tarafından ele geçirildi’ şeklinde provakatif açıklamalar yapıldığı, oluşan kaos ortamında birçok vatandaşın doğrudan zarar gördüğü, birçok esnafın binlerce lira zararının oluştuğu kaydedilerek, “Esnaf kan ağladığı bir hale getirildi” denildi.

“TESADÜFEN GEÇENLERDE ZARAR GÖRDÜ”

Devletin de böyle bir harekete karşı reaksiyon vererek, güvenlik kuvvetleriyle olayları bastırmaya çalışıtığı vurgulanan kararda, “Bunun için devletin kedine verdiği zabıta aletlerini kullandığı, bu aletleri kullanılması sırasında olaylara katılan kişiler hedef alınmaktaysa da, tesadüfen oralarda bulunan kişilerin de zarar gördüklerinin bilinmekte olduğu…” belirtildi.

“ŞİKAYETÇİ EYLEMCİ MİYDİ BELLİ DEĞİL”

Kararda, “Şikayetçinin oraya eylem için gelip gelmediğinin belli olmadığı” belirtilerek, “Ancak olayların kontrolden çıktığı safhada, o mıntıkada oturmayanların özellikle Taksim civarına girmekten dahi kaçındıkları, hatta o civarda oturanların bir kısmının olaylar sebebiyle evlerini terk ederek başka yerlerde geçici oturmak zorunda olduklarının basın yoluyla herkes tarafından bilindiği” belirtildi.

“HANGİ TOMA’NIN YARALADIĞI TESPİT OLSA DA, MAĞDURUN BİLEREK YARALANDIĞI KABUL EDİLEMEZ”

Olayların yaşandığı sırada bir çok TOMA’nın olaylarda kullanıldığı belirtilen kararda; bunlardan hangisinin kullanılması sırasında mağdurun yaralandığının kesinlikle anlaşılmasının ve tespitinin mümkün olmadığı kaydedilerek; olsa bile o kargaşa içinde TOMA’yı kullanan sanıkların, olaylara fiilen katılmadığını söyleyen mağduru bilerek ve hedef alarak yaraladıklarını kabul etmenin mümkün olmadığı belirtildi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son dakika… ABD’li senatörden ‘Suriye’den çekilme’ açıklaması

Güney Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham, Beyaz Saray’da Trump ile görüşmesinden sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.

İLGİLİ HABERPentagon'dan bir Suriye açıklaması daha!Pentagon'dan bir Suriye açıklaması daha!

“HİÇ BU KADAR İYİ HİSSETMEMİŞTİM”

ABD’nin Suriye’den çekilmesine ilişkin Graham,  “Başkan ve (ABD Genel Kurmay Başkanı Joseph) Dunford ile görüşmelerden sonra gideceğimiz yön hakkında hiç bu kadar iyi hissetmemiştim. Sanırım akıllıca bir şekilde işleri yavaşlatıyoruz. Başkanın başkalarına daha fazlasını ödetme ve daha fazlasını yaptırma amacını gerçekleştirmenin en iyi yolunu tekrar değerlendirmek için bir duraklama sürecinde olduğumuzu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Graham, Trump’ın Irak’taki kuvvetleri ziyaret ettiği zaman bölgedeki komutanların kendisine IŞİD’in tamamen imha edilmediğini anlattığını ve gözlerinin açılmasına vesile olduklarını ifade ettiğini iddia etti.

İLGİLİ HABERABD ve Koalisyon'dan flaş Menbiç açıklaması!ABD ve Koalisyon'dan flaş Menbiç açıklaması!

“TRUMP BANA BİLMEDİĞİM BİRÇOK ŞEY ANLATTI”

Daha önce Trump’ın Suriye’den çekilme kararına sert tepki veren Graham, “(Trump) bana bilmediğim birçok şey anlattı. Şu anda Suriye konusunda çok daha iyi hissetmemi sağladı. IŞİD’in tamamen bitirileceği sözünü verdi. Henüz o noktada değiliz ama bu işi bitireceğine söz verdi.” dedi.

Daha sonra Twitter hesabından da açıklama yapan Graham, Donald Trump’tan ABD’nin Suriye’deki çabaları konusunda çok şey öğrendiğini ve bunun kendisi için tatmin edici olduğunu savundu.

Graham, “Başkan, Suriye’den söz konusu olabilecek herhangi bir çekilmede şunları temin etmiş olacak: Bir, IŞİD tamamen imha edilmiş olacak. iki, İran boşalan yerlere yerleşmeyecek. Üç, Kürt müttefiklerimiz korunmuş olacak. Başkan Donald Trump, çekilme süreci uygulanırken bu amaçların gerçekleşmesi konusunda komutanlarımız ve müttefiklerimizle çalışıyor.” paylaşımında bulundu.

İLGİLİ HABERSuriye ordusu bayrağı dikti! Esad güçleri Menbiç'te!Suriye ordusu bayrağı dikti! Esad güçleri Menbiç'te!Büyükelçisi Kılıç’tan Graham’a yanıt: İfşa ettiniz

Graham’ın paylaşımındaki “Kürt müttefikler” ifadesine Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç sert tepki gösterdi.

Graham’ın paylaşımını yanıtlayan Kılıç, “Sayın Senatör, Kürt müttefiklerimiz derken eminim ki YPG/PYD’ye atıfta bulunmuyorsunuz. YPG/PYD ile PKK arasında inkar edilemez emir komuta ilişkisini Washington’daki herkesten iyi siz biliyorsunuz ve aynı zamanda bunu kamuya siz ifşa ettiniz.” ifadelerini kullandı.

Kılıç paylaşımlarına şöyle devam etti:

“Eğer ABD’nin Suriyeli Kürtler konusunda kaygısı varsa Türkiye’nin gün gibi ortada yaptıklarını örnek alın. Biz, YPG/PYD’nin ve Suriye rejiminin kıyımından kaçan neredeyse 300 bin Suriyeli Kürt’e ev sahipliği yapıyoruz. Suriyeli Kürtlerin güvenliğini tehlikeye atacak olan şey Başkan Trump’ın vizyoner kararının ardından atılacak adımlar değil stratejik bir hata olarak YPG/PYD/PKK’ya şimdiye kadar verilen gereksiz asker destek olacaktır.”  AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

PKK’nın kundakçılarına polis darbesi

Operasyon, İstanbul Emniyeti’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerice gerçekleştirildi. Terör örgütü PKK adına molotof kokteyli eylem yapan bazı şüphelilere yönelik çalışma yaptı. Araştırmada, araç yakan ve örgütün gençlik yapılanması içerisinde faaliyet gösteren şüpheliler teknik ve fiziki takip çalışmasıyla izlemeye alındı. TEM ekipleri 19 şüpheliyi belirledi. Çalışmaların ardından şüphelilerin yakalanması için operasyon düzenlendi.

12 GÖZALTI

TEM Operasyon Timi ve Özel Harekat Polisi’nin de katıldığı operasyonda, Arnavutköy , Fatih , Kadıköy , Maltepe , Sancaktepe, Sultanbeyli, Sultangazi ve Zeytinburnu’ndaki adreslere peş peşe baskın düzenlendi.Operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda, 1 adet tüfek, tüfeğe ait 25 fişek, örgütsel doküman ve dijital malzeme ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüpheliler Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Diğer 7 şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü belirtildi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

MSB: 1 haftada 68 terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin ve milletin güvenliğini sağlamak maksadıyla, yurt içerisinde ve yurt dışında PKK/KCK/PYD-YPG başta olmak üzere DEAŞ dâhil terör örgütlerine karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü bildirildi. 9-15 Kasım tarihleri arasında PKK/KCK terör örgütünün sürekli barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergâhı olarak kullandığı Diyarbakır, Hakkâri, Tunceli, Şırnak, Mardin ile Irak’ın kuzeyinde yürütülen büyük ve orta çaplı operasyonların aralıksız devam ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “İcra edilen operasyonlarda, yurt içinde ve dışında 68 terörist etkisiz hale getirilmiş, altı adet piyade tüfeği, bir adet AT-4, bir adet AT-13, bir adet LAW tanksavar silahı, 5 bin 736 adet muhtelif hafif silah mühimmatı, dört adet muhtelif mayın, 85 kilo amonyum nitrat, 56 kilo C-4 patlayıcı madde, 65 kilo tahrip kalıbı, iki adet el bombası, dokuz adet muhtelif telsiz ele geçirilmiş ve 24 adet el yapımı patlayıcı imha edilmiştir. Teröristler tarafından kullanılan 31 adet silah mevzii, sığınak ve depo imha edilmiştir. İki kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, üç kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır.”

İLGİLİ HABERTSK: Saldırı hazırlığındaki 5 terörist öldürüldüTSK: Saldırı hazırlığındaki 5 terörist öldürüldü

Açıklamada, PKK/KCK terör örgütünün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde, 93 litre kaçak akaryakıt, 17.833 paket kaçak sigara, 19 adet cep telefonu ve 1310 adet kaçak hayvanın ele geçirildiği belirtildi.

Ayrıca, azim ve kararlılıkla icra edilen operasyonlarla PKK/KCK terör örgütü üzerinde oluşturulan baskı neticesinde, örgütün serbest hareket etmesi ve eylem kabiliyetinin kısıtlandığı vurgulandı.

FIRAT KALKANI HAREKÂTI

Hudut güvenliğini tesis etmek, DEAŞ Terör Örgütünün tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak maksadıyla icra edilen Fırat Kalkanı Harekâtı ile ilgili olarak, şunlar kaydedildi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusu’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azez-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskûn mahal ve 2 bin 15 kilometre karelikk alan kontrol altına alınmıştır. Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/KCK/PYD-YPG terörist unsurlarının Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edilmektedir. Bölgede yürütülen normalleşme (altyapı, üstyapı, yerel yönetimlerin desteklenmesi vb.) çalışmalarına katkı sağlanmaktadır.”

İLGİLİ HABERTSK: K.Irak'ta 4 terörist öldürüldüTSK: K.Irak'ta 4 terörist öldürüldü

İDLİB BÖLGESİ

İdlib Bölgesinde, Astana mutabakatı kapsamında ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesi için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak maksadıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü olarak görev yaptığı belirtilen açıklamada, “Bu kapsamda; Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 13 Ekim 2017 tarihinden itibaren kurulan 12 Gözlem Noktasında faaliyetlere devam edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede çatışmaların sona erdirilerek huzur ve istikrar ortamının teminine yönelik faaliyetlerini, Astana’da garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürmektedir. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesinde istikrarın temini için, garantör ülkeler tarafından imzalanan  17 Eylül 2018 tarihli Soçi mutabakatı çerçevesinde çalışmalar sürdürülmektedir” ifadelerine yer verildi.

ZEYTİN DALI HAREKÂTI

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Afrin bölgesinde, 20 Ocak 2018’de başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı kapsamı ile ilgili olarak, “12 Temmuz 2018 tarihinden itibaren göreve başlayan Yerel Kolluk Kuvvetleri faaliyetine devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerince, Kızılay, AFAD ve BM tarafından sağlanan insani yardımların bölgeye erişimi konusunda gerekli destek sağlanmakta; Afrin’de hayatın normale dönmesi çalışmalarına devam edilmektedir. Harekâtın başlangıcından itibaren 4 bin 585 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından 18 Mart 2018 tarihi itibariyle kontrol altına alınan Afrin’de mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyetleri sürdürülmektedir. Harekât kapsamında bugüne kadar 293 adet mayın ve 1639 adet el yapımı patlayıcı imha edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, insani yardımların bölgeye erişimi konusunda gerekli desteği sağlamakta ve Afrin ve Tellef bölgelerinde tesis ettiği sahra fırınları vasıtasıyla bölgenin ekmek ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunmaktadır. Buna ilave olarak, Cenderis’te kurduğu Türk Silahlı Kuvvetleri Acil Yardım Hastanesi ile bölge halkına sağlık hizmeti de sunulmaktadır. Zeytin Dalı Harekâtı, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1373 (2001), 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmiştir. Buna ilave olarak, harekâtın başlangıcından itibaren dini ve kültürel yapılar, tarihi eserler ve arkeolojik kalıntılar ile kamu yararına faaliyet gösteren tesisler de kesinlikle Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları tarafından hedef alınmamıştır” denildi.

İLGİLİ HABERTSK 33 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurduTSK 33 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu

MÜNBİÇ BÖLGESİ

Açıklamada,  Türk Silahlı Kuvvetleri ve ABD Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Münbiç’te 15 Kasım 2018’de Müşterek Birleşik Devriye faaliyetlerinin üçüncüsünü icra ettiği bildirilerek, şu ifadelere yer verildi: “Müteakip dönemde, Türkiye ve ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından sürdürülen yakın işbirliği ve ortak çalışmalar neticesinde Münbiç’teki tüm terör örgütü mensuplarının bölgeyi terk etmesi ile bölgede Türkiye-ABD denetiminde güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlere devam edilecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hak ve menfaatlerini korumak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, millî birliğimizi ve bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan başta FETÖ/PDY, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelesini, yurt içi ve yurt dışında kesintisiz olarak en son terörist etkisiz hâle getirilinceye kadar sürdürme azim ve kararlılığındadır.”

İLGİLİ HABERTSK'dan hava harekatı açıklamasıTSK'dan hava harekatı açıklaması ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Ayhan Kökmen’in davasında tanık çoğunluğu öğrenci 8 tanık dinlendi

Ödemiş’te, Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen, 15 Aralık 2017 tarihinde yaşanan olayda, 3 yıldır görev yaptığı okulun içinde öğrencilerinden İ.P.’nin pompalı tüfekli saldırısına uğramıştı. Vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla ağır yaralanan iki çocuk babası Kökmen, ambulansla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldıktan sonra ise hayatını kaybetmişti.

AYHAN KÖKMEN'İN EŞİ AYŞE ÜMMÜ KÖKMEN (ORTADAKİ) TEPKİLİYDİ. FOTO:DHA

AYHAN KÖKMEN’İN EŞİ AYŞE ÜMMÜ KÖKMEN (ORTADAKİ) TEPKİLİYDİ. FOTO:DHA

Olay sonrası tutuklanan öğrenciler İ.P. (16) arkadaşı U.Y. (16) ile U.Y.’nin babası Birol Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Davanın üçündü duruşması da Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıklardan İ.P., arkadaşı U.Y. duruşmaya getirilirken, baba Birol Y. tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Davada, toplamda çoğunluğu öğrenci 8 tanığın ifadeleri okunarak dinlendi ve duruşma 11 Ocak 2019 tarihine ertelendi.

“Sanıkların gerekli cezayı alacağını düşünüyoruz”

Ayhan Kökmen ailesinin avukatı Süleyman Coşkun, mahkeme çıkışı bir açıklama yaptı. Coşkun, bugünkü duruşmada tanıkların dinlendiğini ifade ederek, “Daha önce zaten suça sürüklenen çocukların ve sanığın ifadeleri alınmıştı. Bu celsede 8 kişi dinlendi tanık olarak. Bu 8 dinlenen tanığın birçoğu okulda öğrenciydi, ifadelerini verdiler. Bizzat ateş etme anını gören, olayın işlendiği anı gören tanıklar ifade verdi. Bu anlamda, biz söz konusu iddiaların bu tanık iddialarının tanık beyanlarıyla sübut bulduğu, desteklendiği, delilendirildiği düşüncesindeyiz. Bir daha ki celse tanıkların dinlenmesine devam edilecek. Adalete olan inancımız tam. Adaletin yerini bulacağını, ilgililerin sanıkların gerekli cezayı alacağını düşünüyoruz” dedi.

AYHAN KÖKMEN

AYHAN KÖKMEN

Üzüntüden bayıldı

Ayhan Kökmen’in eşi Ayşe Ümmü Kökmen ise, “Eşim bir komploya kurban gitmiş. En acısı da bu öğrencileri tarafından yapılması. Babaları silahları vermiş ellerine, kin gütmüşler disiplin olayından dolayı. Eşime kin gütmüşler. Birol Y., çocukların ellerine silahı vermiş bir komplo hazırlamış. Güpegündüz, göz göre göre bütün öğrencilerin içerisinde, odasında, makamında, masasında vuruyorlar. Ve biz bunun kaçıncı duruşmasına geliyoruz. Yani göz göre göre öldürüldüğü halde bunlar biz suçsuzuz diye kendilerini savunmaya çalışıyorlar. Kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Bir insanı öldürmek bu kadar basit mi? Bu kadar kolay mı? Herkesin gözü önünde olan bir olay için biz bu kadar şahitlendirmek zorunda mıyız? Bunların çilesini çekmek zorunda mıyız? Niye bir an önce suçları, cezaları verilmiyor” diye tepki gösterdi.
Bu konuşmanın ardından Eylem Keskin adlı bir görgü tanığı baygınlık geçirdi. Öğrenciye daha sonrada müdahale edildi.

İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Mahallelinin fuhuş isyanı !

Yıldız Mahallesi’nin sakinleri, bazı 1+1 dairelerde fuhuş yapıldığını ileri sürdü. Fuhuş pazarlığının sokak ortasında yapıldığı iddiasında bulunan mahalleli, belirledikleri binanın önünde bir araya geldi. Mahalle sakinleri, özellikle küçük çocukların korunması için yetkililerden yardım istedi. Bir süre önce fuhşa aracılık ettiğini öne sürdükleri kişilerin kendilerine ve polise saldırdıklarını dile getiren mahalleli, denetim yapılmasını talep etti. Mahalle sakinleri adına konuşan Ümit Bozbay, “Ailelerimizin, çocuklarımızın güvende olmasını istiyoruz. Ne yazık ki çevremizde 1+1 dairelerin pansiyon haline getirilip günlük kiraya verilmeye başlamasıyla mahallemizin huzuru kaçtı. Bu dairelerde çıplak balkona çıkan kızlı erkekli kişiler yüzünden, balkonlarımıza çıkamaz olduk. Camlarımızı kapılarımızı açamaz hale geldik. Çocuklarımız sokakta oyun oynayamaz hale geldi. Durum her geçen daha da kötüye gitmektedir. Araçlarla yabancı uyruklu kadınlar da bu dairelere getirilmeye başlandı. Burayı kiraya veren kişiler bize ve polislerimize saldırma cesareti göstermeye başladılar. Mahalle sakinleri olarak bu dairelerin sahiplerinin belirlenmesini ve dairelerin denetim altına alınmasını istiyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından mahalle sakinleri, olaysız dağıldı.

Kız kardeşe tecavüz sanığı ağabeylerin cezası onandı

Merkez Yakutiye ilçesinde yaşayan H.B., 2013 yılı Kasım ayında polise başvurarak iki ağabeyinin kendisine tecavüz ettiğini öne sürdü. Annesi İ.B. ve babası A.B.’nin vefat ettiği için ağabeyi Muhammet B. ile yaşadığını anlatan H.B., Kars’ın bir köyünde imam olan diğer ağabeyi Ahmet B.’den hamile kaldığını ve Ankara’da kürtaj olduğunu iddia etti. Ağabeyi Muhammet B.’nin şiddetine uğradığı için bir dönem Kadın Sığınma Evi’nde kaldığını söyleyen kız kardeş, buradayken N.U. adlı kadının aracılığı ile tanıştığı 2 kişinin de tecavüzüne uğradığını ileri sürdü. H.B.’nin ifadeleri doğrultusunda iki ağabeyi ile birlikte biri aracılık eden kadın olmak üzere toplam 5 kişi, 11 Kasım 2013’te tutuklanarak cezaevine konuldu.

İMAM GÖREVDEN ALINDI

Savcılık ve sorgu hakimliğinde, iki ağabey kız kardeşleri ile ilişkiye girdiklerini kabul etti, ancak zor kullanmadıklarını, diğer iki erkek ise para karşılığı ilişki yaşadıklarını savundu. Sanıklar hakkında Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İki ağabey dışındaki sanıklar ilk celsede tahliye edilirken, Ahmet B. ve Muhammet B. ise 7 ay cezaevine kaldıktan sonra her duruşmaya katılmak koşulu ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İmam Ahmet B., Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatılan idari soruşturma kapsamında görevden alındı. 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen tüm duruşmalarda ağabeyler bu kez suçlamaları kabul etmeyerek, kız kardeşleri H.B.’nin kendisine iftira attığını iddia etti. Kadın sığınma evinde kalan H.B. de mahkemeye gönderdiği mektubunda ağabeylerine iftira attığını öne sürdü.

HÜKÜMLE YENİDEN TUTUKLANDILAR

2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23 Mart 2017’de görülen karar duruşmasında Ahmet B. ve Muhammet B. ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçunda önce 10’ar yıl hapis cezasına mahkum edildi. Heyet, suçun kardeşe karşı işlenmesi nedeniyle iki kardeşin cezasını yarı oranında arttırarak 15’er yıla çıkardı. Mahkeme, diğer sanıklar iki erkeğin beratine karar verirken, N.U.’yu ‘fuhşa teşvik etmek’ suçundan 3 yıl hapis, 140 lira da para cezasına çarptırdı. Duruşma salonunda hazır bulunan iki kardeş hükümle birlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi.

EN KORUNAKLI OLMASI GEREKEN YERDE EYLEM GERÇEKLEŞTİ

Mahkeme tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, N.B. için Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen raporda sınırda mental kapasitede olmasının, kolay ikna edilebilir olmasına neden olduğunun bildirildiğine yer verildi. Kararda, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6’ncı İhtisas Kurulundan alınan raporda ise mağdurenin ağabeylerinin cinsel eylemleri nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna işaret edildi. Her iki kardeş sanığın bir şekilde algılama sıkıntısı çektiği anlaşılan kız kardeşleri olan mağdureye karşı bu eylemi gerçekleştirmeleri, mevcut fiziki ve fiili durumunun suistimal ettikleri vurgulanan gerekçeli kararda şöyle denildi:

“Aslen bu eylemlerin yine mağdurun en korunaklı olması gereken, hatta sanıkların dahi onun dış dünyadan korunacağı tek ortam olan ev ortamı içerisinde ve bunun verdiği kolaylıktan faydalanarak eylemi gerçekleştirmeleri, mağdurun zihinsel durumuna rağmen daha sonra da başına gelen ve suç konusu olan diğer olaylar dikkate alındığında, onu koruma ve kollama yönünde nedamet teşkil edecek hiçbir harekette bulunmamak surette daha kötü bir sosyal ortam ve suç içerisine mağdur olarak düşmesine de dolaylı olarak sebebiyet verdikleri gözönüne alındığında ve mevcut tüm bu durumlar sanıkların yoğun kasıt altında eylemlerini icra ettikleri, eylemden sonraki davranışlarında da herhangi bir pişmanlık içeren harekette bulunmadıkları, bu durumunda olumsuz kişiliklerine delalet ettiği kanaatiyle asgari hadden uzaklaşılarak ve takdiri indirim sebebi uygulanmaksızın ceza tayini cihetine gidilmiştir.”

ONANDI

Ahmet ve Muhammet B. kardeşlerinin avukatının dosyası temyiz etmesi üzerine Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi dosyayı yeniden ele aldı. 14’üncü Ceza Dairesi Muhammet B. ve Ahmet B.’ye yerel mahkemenin verdiği kararı yerinde görerek cezalarını onadı.

Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA)

Aliağa’da 700 işçi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı

İzmir’in Aliağa ilçesindeki bir sanayi tesisinin şantiyesinde, akşam yemeğinin ardından fenalaşıp hastaneye kaldırılan işçilerin sayısı yaklaşık 700’ü buldu. İşçilerin bir kısmının dün akşam yemeğinin ardından hemen hastaneye kaldırıldığı, bir kısmının da bu sabah işe gelince fenalaştığı öğrenildi. İşçilerin midibüs ve otobüslerle hastaneye kaldırılmasına devam ediliyor. Zehirlenme olayının daha önce birkaç defa daha tekrarlandığını belirten işçiler, “Ya bu yemek şirketi değişecek, ya da hepimiz öleceğiz” diyerek duruma tepki gösterdi.

‘HEPİMİZ ÖLECEĞİZ’

İşçilerden Ömer Kaplan, iki ay önce yemekler kötü olduğu gerekçesiyle eylem yaptıklarını hatırlatarak, “Bu kaçıncı zehirlenme, bıktık artık. İki ay önce eylem yaptık yine değişen bir şey yok. Ya bu yemek şirketi değişecek ya da hepimiz öleceğiz. İnsan hakları diye bir şey yok. Akşam yemeği yedikten sonra çok yorgun olduğumuz için eve gidip doğrudan uyuyoruz. Sabah kalkıp işe geldiğimizde herkes bir yerde yatıyor, tuvaletlerde kusuyordu.

İş yeri hekimliğinde yer kalmamıştı. Aliağa Devlet Hastanesi’ne gittik, orası da tıklım tıklım doluydu” dedi. Bir diğer işçi Hasan Sapa ise daha önce de tavuk dönerden zehirlendiklerini belirterek, “Ölmemiz mi bekleniyor? Artık sesimizi birileri duysun” diyerek tepki gösterdi. Akşam yemek yedikten sonra fenalaşmaya başladığını, sabah olunca şikayetlerinin arttığını belirten işçilerden Abidin Durmaz ise, “Ben yetkilileri göreve davet ediyorum. İşçilerin sağlığı hiçe sayılıyor.

Kimler bize sahip çıkacak? Yazıklar olsun” dedi. Seyit Kocabaş ve Abdullah Ceren adlı işçiler de daha önce 3-4 defa gıda zehirlenmesi şüphesi yaşadıklarını ancak gelişme olmadığını belirterek, yetkililerden yardım istedi. İl Sağlık Müdürlüğü ve şirket yetkilileri, işçileri midibüs ve otobüslerle hastanelere kaldırmaya devam ediyor.

Maaş alamayan maden işçileri kendilerini ocağa kapattı

Amasra’daki özel maden ocağında, taşeron firmaya bağlı çalışan 70 maden işçisi, nisan ayında, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı.

Maden işçileri, eylemde işe gitmedikleri günler için SGK primlerinin ödenmediğini ve 3 aydır maaşlarının yatırılmadığını belirterek, kendilerini çalıştıkları ocağa kapattı. Tarlaağazı kuyularında yeryüzü kömürlerinin çıkarılacağı artı 40 kotunda içeri giren işçiler, eylemlerini sürdürüyor.

 

Maden işçileri, kendilerini ocağa kapatmadan önce basın açıklaması yaptı. Eylemi çekilen videoyla kamuoyuna duyuran işçilerden biri, şunları söyledi:

“Biz Gömü köyü Hema kuyuları yeraltı maden çıkarma işini yapan DENFA şirketinin çalışanlarıyız. Çok tehlikeli sınıfta sayılan yeraltına madenlerinde çalışan işçiler olarak işimizi eksiksiz yerine getirmemize rağmen, ücretlerimizi alamıyoruz. Bizler çalışanın hakkı alın teri kurumadan verilmesi gereken bir dinin mensupları olarak ailelerimizin rızkını çıkarmak için her gün ölümle burun buruna çalışırken, hak ettiğimiz ücretlerin ödenmesini tüm haklarımızın verilmesini istiyoruz. Şimdi çalışmaya hazır olduğumuz halde, ücretlerimizi alamadığımızdan ötürü işi görmekten kaçınma hakkımız olmasına rağmen iş akitlerimizin sonlandırıldığına dair bir bilgi aldık. Biz bir yere gitmiyoruz. Tüm kamuoyunun yanımızda olmasını istiyoruz.”

eee

Genel Maden İşçileri Sendikası Amasra Şube Başkanı Ertan Kaya, “Eyleme başlayan 70 işçiden 48’i sendika üyesidir; ancak resmi prosedürleri için yetki için bakanlığa başvuracağız. İşçi arkadaşlarımızın eylem yaptığı günlerdeki SGK ve maaşlarını alamadıklarını ifade ederek, artı 40 kotunda kendilerini ocağa kapattılar. 70 işçimiz sorunun çözülmesi için bekliyorlar. Bizlerde sendika olarak işçilerimizin sorununu çözmek için gerek şirket ve SGK ve İŞKUR ile görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.

Hema yetkilisi ise “Bu arkadaşlarımız Hema şirketinin iş verdiği taşeron firmanın çalışanlarıdır. Yani taşeron firmanın işçileridir. Geçtiğimiz aylarda usule uymayan kurumumuzun önünde yasal olmayan bir eylem başlattılar. İşe gelmedikleri süre zarfında SGK primleri ile maaşları ödenmedi. Yasal olarak bizlerin de yapacağı fazla bir şey yok. Sorunu çözmek için çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

DHA