Üç yıldır dinmeyen gözyaşı

Tokat’ta 18 yıl önce teröristlerle çıkan çatışmada sol kolu ve sol gözünü kaybeden asker Salih Türk, 2014 yılında yine kendisi gibi ikinci evliliğini yapan Ebru Türk ile evlendi. Çift mutluluklarını bebekle pekiştirmek istedi. 2015 yılında hamile kalan Ebru Türk, sezaryenle dünyaya gelmesi planlanan bebeğini kucağına alacağı kasım ayının ilk haftasını dört gözle bekledi. Şeker hastası Ebru Türk, herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için hemen hemen her hafta özel hastaneye kontrole gitti. Rutin kontrolünün yapıldığı gün bebeğinin sağlıklı olduğunu öğrenen Ebru Türk, ertesi gün rahatsızlanınca yeniden hastaneye gitti. Türk, doğuma bir gün kala bebeğinin karnında öldüğünü öğrenince dünyası başına yıkıldı. Aileye, ‘ani ölüm’ nedeniyle bebeklerinin hayatını kaybettiği belirtildi.

MUĞLA’DAN ANTALYA’YA BEBEĞİNİN MEZARINA GÜNÜBİRLİK ZİYARET

Türk ailesi, bebeğin ölümünde doktorun ve hastanenin ihmali olduğu iddiasıyla mahkemeye başvurdu. Bebeğin ölümünden sonra sağlık sorunları artan ve psikolojik sıkıntıları başlayan Ebru Türk için doktorlar ailenin şehir değiştirmesini istedi. Türk ailesi, geçen yıl Muğla’nın Ortaca ilçesine taşındı. Çift, Antalya’ya her gelişlerinde, Barınaklar Mezarlığı’nda defnedilen bebeklerini ziyaret ediyor. Anne Ebru Türk, bazen günübirlik Muğla’dan Antalya’ya bebeğinin mezarını ziyarete geliyor.

Acılı ailenin tek tesellisi doğmayan bebeklerinin ultrason fotoğrafı. Foto DHA

Acılı ailenin tek tesellisi doğmayan bebeklerinin ultrason fotoğrafı. Foto DHA

MAHKEMENİN VERDİĞİ KARAR AİLEYİ ÜZDÜ

Ailenin başlattığı hukuk mücadelesinin ilk duruşması mayıs ayında, ikinci duruşma ise geçen ay görüldü. Mahkeme, doktorun ve hastanenin ihmali olmadığına hükmetti. Türk ailesi, mahkemenin verdiği kararla ikinci kez yıkıldı. Eşinin doğuma bir hafta kala sıkıntılar çekmeye başladığını belirten Salih Türk, doktorun eşini gözetim altında tutmasını beklerken, eve gönderdiğini söyledi. Türk, “6 Kasım’da çocuğumuzu kucağımıza almayı beklerken, 5 Kasım’da ölüsünü teslim ettiler. Bebeğimizi biraz erken almış olsalardı şimdi sapasağlamdı. Adli tıp raporunda doktorun kusurlu olduğu yazıyor. Raporda eşim hastalandığında taburcu edilmesinin doğru olmadığı belirtildi. Ben artık çocuk sahibi olamayacağım, benim çocuğum artık mezarlıkla yatıyor” diye konuştu.

ELİNİ VE GÖZÜNÜ ÇATIŞMADA KAYBETTİ

Devlete bir elini ve gözünü verdiğini belirten Türk, canını da vermeye hazır olduğunu, ancak evlat acısının kendisini çok üzdüğünü söyledi. Devlet yetkililerine seslenen Türk, adalet mekanizmasının sağlıklı işlemediğini savundu. Türk, “Hakim kararını, ‘Benim için çok zor bir karar’ diye yorumladı” dedi.

‘ARTIK BEBEK SAHİBİ OLAMIYORUM’

Ebru Türk ise 3 yıldır gözyaşlarının dinmediğini söyledi. Evlat acısının çok zor olduğunu kaydeden Türk, “Çok mutluyduk, bir bebeğimiz olsun istedik. Allah verdi ama doğuma bir gün kala bebeğimi kaybettim. Artık bebek sahibi olamıyorum. 4 defa tüp bebek denedik ama olmadı. Ciğerim yanıyor, Antalya’yı terk ettim. Ama ateş yüreğime düştüğü an soluğu bebeğimin yanında alıyorum” dedi. Türk ailesi, yeterli inceleme yapılmadan ve delil toplanmadan karar verildiğini iddia ederek, dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı.

ANTALYA, (DHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Gezi’de TOMA’dan atılan suyla yaralanan Gökçe Algan davasında karar

İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan karar duruşmasında tarafları avukatları temsil etti. Şikayetçi Gökçe Algan’ın avukatı Oya Meriç Eyüboğlu, yazılı savunma sunarak sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanıkların avukatı Hakkı Kasarcı ise, mağdurun beyanı dışında başka bir delil olmadığını ileri sürerek, sanıkların kendilerine verilen emir üzerine olaylara müdahale ettiklerini savundu.

BERAAT KARARI VERİLDİ

Savunmaların ardından yargılamayı sonlandıran mahkeme hakimi, suçlarının sabit olmadığı gerekçesiyle sanık polisler Fatih Z., ile Ömer S., hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme hakimi, beraat kararına ilişkin yazdığı bir buçuk sayfalık kısa kararın da ise, Gezi olaylarına ve Gezi eylemlerine katılanlara ilişkin ilginç tespitlere yer verdi.

“SIRADAN VATANDAŞ BUNU YAPAMAZ”

İstanbul’da meydana gelen Gezi olaylarına ilişkin, “Ne için başladığı, nasıl devam ettiği bilinmeyen, ancak dış dünyanın özellikle izlediği ve hatta Avrupa’da birçok ülke ve ABD’de 24 saat canlı yayınlarla, ‘Türkiye’de iç savaş’ diye özellikle aktarılan olaylar yaşandığı” ifadelerine yer verildi. Kararda, ‘Bu olayların birçok haberde ve dosyada bulunan video görüntülerinde izlendiği üzere suratları maskeyle kapalı, ellerinde birçok yaralayıcı alet olan kişilerce yönlendirildiği’ belirtildi. Başka Gezi davalarından örnek verilen kararda, “Birçok davada görüldüğü gibi, el yapımı patlayıcılar, tuzaklanmış öldürücü ve yaralayıcı özellikte düzenekler kullanıldığı, bu düzenekleri sıradan vatandaşların yapmasının mümkün olmadığı” anlatıldı.

“AĞAÇLARIN KESİLMEMESİ İSTEĞİNDEN, DEVLETE KARŞI EYLEME”

Gezi eylemlerinin başlangıcı için, “Taksim Meydanı’ndaki ağaçların kesilmemesi isteğinden kaynaklandığı düşünülen masum eylemler” olarak bahsedilen kararda, olayların daha sonra tam bir kaos ortamı oluşturacak şekilde ve kontrolsüzce büyütüldüğü tespitine yer verilerek, olayların devlete karşı bir eylem haline getirildiği ifade edildi.

“TOPLUMCA TANINAN KİŞİLERİN PROVAKATİF AÇIKLAMALARI ESNAFI KAN AĞLATTI”

Kararda, toplumca tanınan kişilerin televizyon kanallarında, ‘İstanbul halkı tarafından ele geçirildi’ şeklinde provakatif açıklamalar yapıldığı, oluşan kaos ortamında birçok vatandaşın doğrudan zarar gördüğü, birçok esnafın binlerce lira zararının oluştuğu kaydedilerek, “Esnaf kan ağladığı bir hale getirildi” denildi.

“TESADÜFEN GEÇENLERDE ZARAR GÖRDÜ”

Devletin de böyle bir harekete karşı reaksiyon vererek, güvenlik kuvvetleriyle olayları bastırmaya çalışıtığı vurgulanan kararda, “Bunun için devletin kedine verdiği zabıta aletlerini kullandığı, bu aletleri kullanılması sırasında olaylara katılan kişiler hedef alınmaktaysa da, tesadüfen oralarda bulunan kişilerin de zarar gördüklerinin bilinmekte olduğu…” belirtildi.

“ŞİKAYETÇİ EYLEMCİ MİYDİ BELLİ DEĞİL”

Kararda, “Şikayetçinin oraya eylem için gelip gelmediğinin belli olmadığı” belirtilerek, “Ancak olayların kontrolden çıktığı safhada, o mıntıkada oturmayanların özellikle Taksim civarına girmekten dahi kaçındıkları, hatta o civarda oturanların bir kısmının olaylar sebebiyle evlerini terk ederek başka yerlerde geçici oturmak zorunda olduklarının basın yoluyla herkes tarafından bilindiği” belirtildi.

“HANGİ TOMA’NIN YARALADIĞI TESPİT OLSA DA, MAĞDURUN BİLEREK YARALANDIĞI KABUL EDİLEMEZ”

Olayların yaşandığı sırada bir çok TOMA’nın olaylarda kullanıldığı belirtilen kararda; bunlardan hangisinin kullanılması sırasında mağdurun yaralandığının kesinlikle anlaşılmasının ve tespitinin mümkün olmadığı kaydedilerek; olsa bile o kargaşa içinde TOMA’yı kullanan sanıkların, olaylara fiilen katılmadığını söyleyen mağduru bilerek ve hedef alarak yaraladıklarını kabul etmenin mümkün olmadığı belirtildi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Çeteler yanlış adamı öldürmüş!

Polisi harekete geçiren olay, 17 Aralık’ta TEM Otoyolu 5. Levent Mevkisi’nde meydana geldi. Saat 16.30 sıralarında, içinde 3 kişinin bulunduğu, seyir halindeki bir otomobil bir başka otomobildeki şüpheliler tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Otomobile 20’ye yakın kurşun isabet ederken, saldırıda Çağdaş Gümüşsoy ve  Mustafa Telci  yaralandı. Sırtına 2 kurşun isabet eden Gümüşsoy ve bacağından vurulan Telci hastaneye kaldırıldı.

20'ye yakın mermiyle taranan araçta bulunan 2 kişi yaralanmıştı.

20’ye yakın mermiyle taranan araçta bulunan 2 kişi yaralanmıştı.

SUÇ ÖRGÜTÜ İHTİMALİ

Olayın arından İstanbul Emniyeti’ne bağlı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü çalışma başlattı. Yaralanan 2 ismin de daha önce “Arap Emrah” olarak bilinen Emrah Sever isimli suç örgütü elebaşının adamları olduğu bilgisine ulaşıldı. “Arap Emrah” grubunun Volkan Rençber’in elebaşılığını yaptığı çeteyle geçmişe dayanan husumeti bulunduğunu bilen polis ekipleri, çalışmalarını “suç örgütleri arasında çatışma” ihtimali üzerine yoğunlaştırdı.

Bülent Panti'nin 'yanlışlıkla' öldürüldüğü ortaya çıktı.

Bülent Panti’nin ‘yanlışlıkla’ öldürüldüğü ortaya çıktı.

YANLIŞLIKLA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ ANLAŞILDI

Yapılan araştırmalarda, iki suç grubu arasında geçtiğimiz pazar günü de çatışma çıktığı öğrenildi. Emrah Sever grubunun Volkan Reçber’in yakını olan Erhan Çiçek’e silahlı saldırı düzenledikleri anlaşıldı. Sultangazi’de yaşanan olayda Erhan Ç.’nin yara almadan kurtulduğu ancak olayla hiçbir ilgisi olmayan 47 yaşındaki Bülent Panti’nin başından vurularak öldürüldüğü anlaşıldı. Cinayet sonrasından niçin öldürüldüğünü belirleyemeyen 47 yaşındaki Panti’nin çeteler arasındaki çatışmaya kurban gittiği ve yanlışlıkla öldürüldüğü anlaşıldı.

ADLİYEDE DAVALARI VARDI

Bu olaydan sonra iki gurup TEM otoyolundaki saldırının yaşandığı gün Çağlayan Adliyesi’nde karşı karşıya geldiği bilgisine ulaşıldı. Saldırının da; geçtiğimiz yıl İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve 2 grup üyelerinin de aralarında bulunduğu şüphelilerin yargıladığı dava sonrası gerçekleştiği anlaşıldı.

YAKALANDILAR

Polis ekiplerinin yaptığı güvenlik kamera çalışmalarında, saldırganların bulunduğu BMW marka otomobil Beykoz’a kadar takip edildi. Araştırmalarda şüpheliler tek tek tespit edildi.  Daha sonra ise Beykoz’de belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Organize Polisi’nin düzenlediği baskında, Haktan O., Mercan O. ve Baran A. gözaltına alındı. Operasyonda 3 tabanca ele geçirildi.

ADLİYEYE GÖNDERİLDİLER

Volkan Reçber’in adamları oldukları öne sürülen 3 şüpheli Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Şüpheliler işlemlerin ardından adliyeye gönderildi.

ÇAĞLAYAN’DA ADLİYE ÖNÜNDE ÇATIŞTILAR

Arap Emrah olarak bilinen Emrah Sever ve Volkan Reçber’in elebaşılığını yaptığı çeteler geçtiğimiz 21 Eylül 2017’de Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde düzenlenen silahlı saldırıyla gündeme gelmişi. Daha önce birlikte çalışan ve aralarındaki çıkar çatışmasıyla silahlara sarılan 2 gruba Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü peş peşe operasyon düzenlemişti. Operasyonlarda, Volkan Reçber de gözaltına alınırken Emrah Sever’in firari olarak arandığı belirtildi. Birçok yaralama ve öldürme olayına karışan şebekeler, suç araçlarını Alibeyköy Barajı’na atmalarıyla da gündem olmuştu. O araçlar polis ekiplerinin çalışmaları ile belirlenerek barajdan çıkarılmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yaşlı adamı dolandıran 3 sanığa 8’er yıl hapis, 3 milyon 600 bin lira para cezası

Olay, geçen 2 Şubat’ta Eskişehir’de meydana geldi. Mehmet İhsan Erkul’u telefonla arayan dolandırıcılar, kendilerini polis olarak tanıtıp banka hesabının terör örgütünün eline geçtiğini söyleyip, 1 milyon 593 bin 930 lirasını aldı. Polis tarafından yakalanan şüpheliler Mehmet Şeref Bozkurt, Mahmut Kaya ile Ömer Faruk Bozkurt çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Sanıklar hakkında Eskişehir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Bugün yapılan duruşmada son kez mahkeme heyeti karşısına çıkan tutuklu sanıklar suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, 3 sanığı 8’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet ayrıca, Ömer Faruk Bozkurt’a 1 milyon 500 bin lira, Mahmut Kaya’ya 1 milyon 200 bin lira, Mehmet Şeref Bozkurt’a da 900 bin lira para cezası verdi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

15 yaşındaki çocuğu ‘tereyağı’ hırsızlığıyla suçlayan market görevlilerine 27 yıl hapis istemi

Türkiye’nin önde gelen hipermarketler zincirinden birisinde gerçekleşen dava konusu olay iddialara göre şöyle gelişti. 15 yaşındaki Ege H. 23 Kasım 2017 tarihinde anneannesinin marketten tereyağı alması için verdiği cüzdanla markete gitti. Reyondan bir adet tereyağı alan Ege H., anneannesinin verdiği cüzdanını cebinden çıkarmak için elini cebine atarak çikolata reyonlarının olduğu bölüme doğru yöneldi. Bu sırada market çalışanı Hüseyin Y., çocuğun kolundan tutarak marketin alt tarafındaki depoya götürdü. Market çalışanı, Ege H.’yi bir sandalyeye oturtarak, “Neden böle bir şey yaptın” diyerek hırsızlıkla suçladı.

“Eline tereyağını tutuşturarak fotoğrafını çekti”

Hırsızlık yapmadığını, parasını ödeyeceğini söylemesine rağmen Hüseyin Y. elindeki telefonla Ege H.’nın eline tereyağını tutuşturarak fotoğrafını çekti. Ege H., “Ne yapıyorsunuz?” deyince market çalışanı da “Bu fotoğrafları diğer mağazalara hırsızlık yapıyor” diye göndereceğini söyledi. Bu sırada diğer market çalışanı Hülya D. de küçük çocuğun elindeki cüzdanı alarak paraları sayıp kontrol etti. İki market çalışanı daha sonra “Söylediklerimizi bu kağıda yazacaksın” diyerek Ege H.’ye kağıt verdi. Ege H.’ye, “23 Kasım 2017 günü Bayrampaşa mahallesi şubesi içindeki şüpheli hareketlerimden dolayı gereğinin yapılmasını arz ederim” şeklinde zorla kağıda yazı yazdırılıp imza attırıldı. İki market çalışanı tereyağının parasını alıp küçük çocuğun serbest bıraktı.

27’şer yıla kadar hapsi istendi

Çocuğun yaşadığı olayı ailesine anlatması üzerine, babası avukat Muhammed Metin Çağlar, aracılığıyla market çalışanlarından şikayetçi oldu. Yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2 market çalışanı hakkında, iddianame hazırlandı. Marketin kamera kayıtları incelendiğinde Ege H.’nin hırsızlık yaptığına ilişkin herhangi bir olumsuzluğun görüntülerde olmadığı aktarılan iddianamede 2 market görevlisinin “Nitelikli yağma ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmek” suçlarından 12 yıl 6 aydan 27’şer yıla kadar hapsi istendi.
Market görevlileri hakkında açılan davanın görülmesine geçtiğimiz günlerde başlandı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına mağdur Ege H.’nin avukatı Muhammed Emin Çağlar ile sanıklar Hülya D. ile Hüseyin D. katıldı.

“Elini tereyağı ile birlikte cebine koyduğunu gördüm”

Savunma yapan sanıklardan Hülya D ., “Sevkiyat yapılıyordu, kapının önündeydim. Hüseyin bana durumu anlattı. Kamera kayıtlarına baktık. Kayıtta elini cebine koyuyordu. Bunu neden yaptın diye sordum. “Refleks olarak koydum” dedi. Fotoğrafını çekmedik. Tereyağın parasını ödedi. Zorlama yaptırmadık, herhangi bir yazı da yazdırmadık” diyerek hakkında suçlamaları reddetti.
Duruşmada hakkındaki suçlamaları reddeden diğer sanık Hüseyin Y. de, “Elinde tereyağı vardı. Elini tereyağı ile birlikte cebine koyduğunu gördüm. Çocuğun rencide olmaması için ofis bölümüne geçtik. Fotoğraf çekip yazı yazdırmadık. Suçlamayı kabul etmem” dedi. Sanık ifadelerinin ardından mahkeme heyeti eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İSTANBUL (İHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Lice davasında karar açıklandı!

Lice’de, 1993 yılında 16 kişinin yaşamını yitirdiği olaylara ilişkin açılan dava, güvenlik gerekçesiyle İzmir’e alındı. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya, bugün yapılan duruşmayla devam edildi. ‘Taammüden öldürme’, ‘halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik’ ve ‘cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve 24 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan dönemin Jandarma Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu, duruşmaya katılmazken, taraf avukatları hazır bulundu. Müşteki avukatları geçen duruşma esasa yönelik mütalaaya yeteri kadar hazırlanamadıklarını belirterek ek süre talebinde bulundu. Duruşma savcısı, müşteki avukatlarının talebinin reddedilmesi yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, dava süreci değerlendirildiğinde müşteki avukatlara yeteri kadar süre verildiğini belirterek, ek süre talebini reddetti. Duruşmaya katılan bazı müştekiler, suçluların bulunarak cezalandırılmalarını istedi. Olayda şehit olan asker Yüksel Bayar’ın ağabeyi İlhami Bayar, “80 yaşındaki annem benden sonuç bekliyor. Kardeşimin nasıl öldüğüne dair cevap bekliyor. Ben anneme cevap veremiyorum” dedi.

İLGİLİ HABERVezneciler saldırısı davasında 12 kişi hakkında kırmızı bülten kararıVezneciler saldırısı davasında 12 kişi hakkında kırmızı bülten kararı

Şikayetçi avukatları, esasa yönelik mütalaaya karşı savunma yaparak Eşref Hatipoğlu’nun cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanık Tünay Yanardağ öldüğü için dosyasının davadan düşürülmesine, sanık Eşref Hatipoğlu’nun da üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar verdi.

‘YOL TARTIŞMASINDA TUTUKLANMIŞTI’

Öte yandan, geçen Temmuz ayında trafikte yaşanan yol tartışmasının ardından silahıyla tartıştığı kişiyi omzundan yaralayan emekli albay Eşref Hatipoğlu bu suçtan dolayı tutuklanmıştı. Hakkında ‘yaralama’ suçundan dava açılan Hatipoğlu ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.  DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Okluk pazarlığı: 95 binden 160 bine çıktı!

Marmaris Mal Müdürlüğünde gerçekleşen pazarlık için Pazartesi günü Okluk Koyu’nun karşı tarafında bulunan Malderesi Koyu’nda arazisi bulunan 4 kişi ile pazarlığa oturuldu. Edinilen bilgiye göre ilk rakam dönüm başına 95 bin lira olarak belirtildi. İtiraz üzerine rakam 160 bin liraya çıkarılırken “Bu rakamı da arazinin deniz kenarında olmasından dolayı veriyoruz” denildi.

“PARAYI AZ BULAN MAHKEMEYE GİTSİN”

Arazi sahipleri bölgede deniz kenarındaki arazilerin dönümünün milyon lira olduğu, Karacasöğüt’ün denizden uzak bölümlerinde bile tarlaların dönümünün 500 bin lira ettiğini belirtmeleri üzeri pazarlığı sürdürmeyen heyet “Verilen rakam eğer size az geliyorsa mahkeme yolu açık. Buyurun dava açabilirsiniz” denildiği öğrenildi.

“GÖRÜŞMELER HAFTA SONUNA KADAR SÜRECEK”

Heyet ile konutun şantiyesinin kurulduğu arazi sahipleriyle görüşme yapılacak. Önümüzdeki günlerde ise koydaki restoran sahipleri ve konut yakınındaki arazi sahipleriyle masaya oturulacak.

‘KİMSE KONUŞMAK İSTEMİYOR’

Adının açıklanmasını istemeyen bir bölge yaşayanı “Kimsenin gazetecilerle konuşması istenmiyor. Bölgeye gazeteci geldiği anda jandarmaya bildirilmesi istendi. Herkes korkuyor. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Pazarlıklar bittikten sonra hepimiz bir araya gelerek bir yol belirleyeceğiz” dedi.

İMZA SAYISI 60 BİNİ GEÇTİ

Öte yandan bölgede başlatılan “Gökova, koylar hepimizin” imza kampanyasının ise 60 bini geçtiği açıklandı. Marmaris Haziran Hareketi üyeleri, kamulaştırmanın gerçekleşeceği haberi üzerine bölgedeki 200 dönüm arazinin sahipleriyle görüşme gerçekleştirdiğini sosyal medya aracılığıyla tüm üyelerine duyurdu.

Duyuru şöyle: “Bir avuç denizci ile başladığımız yolculuğumuz katılımlarınızla 60 bini geçti. Bizler bu arada boş durmadık, kamulaştırılması söz konusu olan 200 dönüm arazinin pay sahiplerine ulaştık. Tabii hepsi de bölgenin yerlileri olan dededen toruna hak sahipleri. Elbette devletle oturacakları bir masadan mağlup kalkacakları endişesi gözlerinden okunuyor. Onlara hukuki destek vererek, korkularını bir nebze olsun hafiflettik.
Bodrum’un Kent Konseyi’nin bileşenleri olan Bodrum Deniz Derneği, Belediye Başkanı, Bodrum Deniz Ticaret odası, Bodrum Ticaret Odası’na direkt veya dolaylı olarak ulaştık. Muğla Çevre Platformu’ndan samimi destek aldık, her nefesimizde yanımızda oldular.  Destek büyüdükçe, bu çabaları destek alabileceğimiz tüm paydaşların içinde olduğu bir platformdan yürütme gereği doğdu. Bu ihtiyacı Facebook’da oluşturduğumuz ‘Gökova Hepimizin’ sayfasından yürütmekte karar kıldık. Şimdi her bir imza sahibinin, bu sayfayı beğenmesini ve paylaşarak destekleyenlerin 100 binlere ulaştırmasını bekliyoruz.”

Galip Öztürk davasında karar

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Öztürk hakkındaki davanın onanmasına yapılan itirazı reddetmesi üzerine alındı. Yurtdışına çıktığı öğrenilen Öztürk hakkında, yerel mahkemece yakalama kararı çıkarılması bekleniyor. Dava yerel mahkemede 13 yıl gibi rekor sürede karara bağlanmış, Yargıtay aşaması ile birlikte 22 yıl sürmüştü.

Metro Holding’in sahibi Galip Öztürk, cinayete ilişkin davada azmettirici olduğu gerekçesiyle 2013’de müebbet hapse çarptırılmıştı. İstanbul 19. Ağır Ceza mahkemesinin bu kararı, Öztürk’ün avukatlarınca temyiz edildi. Dosyaya bakan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, mahkemenin kararını 17 Eylül 2014’te onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise, Öztürk’ün avukatlarının başvurusu üzerine, onama kararının kaldırılmasını talep etti. Bunun üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gitti.

ÜST MAHKEME İNFAZI DURDURDU

Dosyanın incelemesi devam ederken, Öztürk’ün avukatları bu kez İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın infazının durdurulması için itiraz etti. Mahkemenin itirazı reddetmesi üzerine dosya bu kez bir üst mahkeme olan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gitti. Avukatların, mahkumiyet kararını FETÖ’cü hakimlerin kurmaca delillere dayanarak verdiği iddiasını yerinde gören mahkeme, 11 Ekim 2016’da yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulmasına hükmetti.

Bunun üzerine davaya bakan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden yargılama kararı uyarınca  Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ndan dosyanın dönüşünün beklenmesini kararlaştırdı. 3 Temmuz 2018’de dosyayı karara bağlayan Yargıtay Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddetti. Böylece İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Öztürk hakkında verdiği müebbet hapis cezası kesinleşmiş oldu.
Bunun üzerine mahkeme, 16 Kasım’da Öztürk hakkında verilen müebbet hapis cezasının infazının devamına karar verdi. Bu aşamadan sonra Öztürk’ün cezaevine konulması gerekiyordu. Ancak kararın çıktığı gün yurt dışına gittiği öğrenilen Öztürk hakkında şimdi yakalama kararı çıkarılması bekleniyor.

Reina katliamı davasında yeni gelişme

Ortaköy’deki eğlence merkezi Reina’da 2017 yılbaşı  gecesi düzenlenen ve 39 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin, aralarında saldırıyı gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov’un da bulunduğu 44’ü  tutuklu 58 sanığın yargılandığı davada, tutuklu 5 sanığın tahliyesine karar  verildi.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları  Yerleşkesi karşısındaki salonda yapılan duruşmada tutuklu sanıklar, suça  karışmadıklarını iddia ederek tahliye talebinde bulundu.

Sanık avukatları da müvekkillerinin tutuklulukta geçirdikleri sürenin  yeterli olduğunu öne sürerek, sanıkların adli kontrol şartıyla tahliye edilmesini  istedi.

Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, tutuklu 5 sanığın tahliyesine  karar verdi.

Sanık Masharipov’a iddianamenin, fezleke özetinin, aleyhine gelen yeni  raporların Özbekçe Kiril alfabesine göre tercüme ettirildikten sonra celse  arasında tebliğine karar veren mahkeme heyeti, Masharipov’a savunmasını  hazırlaması için son kez süre verilmesine hükmetti.

Tutuklu 39 sanığın bu hallerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti,  duruşmayı 18 Şubat 2019’a erteledi.

6 aylık bebeği öldürdüğü iddia edilen 10 yaşındaki çocuk kelepçe ile mahkemeye çıkarıldı

ABD’nin Wisconsin eyaletindeki bir kreşte 6 aylık bir bebeği kafasını taş ile ezerek öldürdüğü iddia edilen 10 yaşındaki kız çocuğu kelepçelenerek hakim karşısına çıkarıldı. Ailesi tarafından terk edildiği için kreşte ikamet eden çocuğun işlediği iddia edilen cinayetin davasında ise mahkeme nihai sonucu varamadı. Davaya bakan yargıç James Isaacson ise davanın 11 Aralık’ta tekrar görüleceğini, 10 yaşındaki kız için 50 bin dolar kefalet belirlediğini açıkladı.

İLGİLİ HABERABD'de hastanede silahlı saldırıABD'de hastanede silahlı saldırı

3 ÇOCUK OLAYI DOĞRULADI

Olay kapsamında başlatılan soruşturmada zanlı kız bebeği yanlışlıkla düşürdüğünü ve bu esnada bebeğin başını banka çarptığını iddia etti. Polis ise olay esnasında orada bulunan diğer 3 çocuğun, kızın bebeği düşürdükten sonra kafasını taşla ezdiğini doğruladıklarını belirtti. Dava’nın savcısı tarafından hazırlanan iddianamede ise , “Bebeğin düştüğü ve kafasının çarptığı görülüyor. Daha sonra katil zanlısı ne yapması gerektiğini bilmediği için panikledi. Sorun yaşamak istemediği için bu yolu tercih etti” ifadeleri yer aldı.

Öte yandan kızlarını terk eden ailenin de mahkemede kızın yanında bulunması dikkat çekti. İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.