Skandal görüntülere takipsizlik verildi

Sivas’ta geçtiğimiz yıl bir kreşte, sınıf ablasının çocuklara kötü muamelede bulunduğuna dair cep telefonu görüntülerinin ortaya çıkması kreşte çocuğu bulunan ailelerin tepkisine neden olmuştu. Görüntüye dayanılarak, sınıf ablası H.K.K.’nin (26) uyutmakta güçlük çektiği A.Y. isimli 4.5 yaşındaki çocuğun battaniye ve emziğini tuvalete attığı, daha sonra emziği çocuğun ağzına soktuğu iddia edilmişti. Skandal görüntünün ortaya çıkmasıyla görüntülerde yer alan sınıf ablası ve görüntüleri çektiği ileri sürülen öğretmen işten atılmış, kreşte çocuğu bulunan 6 aile ise avukatları aracılığı ile 9 Kasım 2018 tarihinde Sivas Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Dosyaya bakan savcı olayda yaralama veya kötü muamele kastının bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararını verdi. Ailenin avukatı Hamza Nuh Özer verilen karara itiraz etti.

Avukat Hamza Nuh Özer konuyla ilgili yaptığı açılamada, “Geçmişte Sivas’taki özel bir anaokulunda görevliler tarafından çocuklara kötü muamelede bulunulmuştu. Bu kötü muamele aşırı derecelere ulaşıyordu. Görüntülerde çocukların yastıklarının, battaniyelerinin ve emziğinin bir koridora atıldığı görülüyor. Bu koridorun tuvalet olduğu da düşünülüyor. Buraya fırlatılan yastık ve battaniyelerin tekrar çocukların kullanımına sunulduğu, emziğin ise ağzına verildiği görülüyor. Biz kabul edilemez bu görüntüler konusunda hemen adli makamlara başvurduk. Suç duyurusunda bulunduk. Konuyla ilgili gerekli bilgileri adli makamlara aktardık. Elimizdeki bu delillere rağmen Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Biz bu hayret verici karar karşısında hemen itiraz girişiminde bulunduk. Bir üst makama başvurduk, gelecek sonuçları bekliyoruz” dedi. (İHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

15 yaşındaki çocuğu ‘tereyağı’ hırsızlığıyla suçlayan market görevlilerine 27 yıl hapis istemi

Türkiye’nin önde gelen hipermarketler zincirinden birisinde gerçekleşen dava konusu olay iddialara göre şöyle gelişti. 15 yaşındaki Ege H. 23 Kasım 2017 tarihinde anneannesinin marketten tereyağı alması için verdiği cüzdanla markete gitti. Reyondan bir adet tereyağı alan Ege H., anneannesinin verdiği cüzdanını cebinden çıkarmak için elini cebine atarak çikolata reyonlarının olduğu bölüme doğru yöneldi. Bu sırada market çalışanı Hüseyin Y., çocuğun kolundan tutarak marketin alt tarafındaki depoya götürdü. Market çalışanı, Ege H.’yi bir sandalyeye oturtarak, “Neden böle bir şey yaptın” diyerek hırsızlıkla suçladı.

“Eline tereyağını tutuşturarak fotoğrafını çekti”

Hırsızlık yapmadığını, parasını ödeyeceğini söylemesine rağmen Hüseyin Y. elindeki telefonla Ege H.’nın eline tereyağını tutuşturarak fotoğrafını çekti. Ege H., “Ne yapıyorsunuz?” deyince market çalışanı da “Bu fotoğrafları diğer mağazalara hırsızlık yapıyor” diye göndereceğini söyledi. Bu sırada diğer market çalışanı Hülya D. de küçük çocuğun elindeki cüzdanı alarak paraları sayıp kontrol etti. İki market çalışanı daha sonra “Söylediklerimizi bu kağıda yazacaksın” diyerek Ege H.’ye kağıt verdi. Ege H.’ye, “23 Kasım 2017 günü Bayrampaşa mahallesi şubesi içindeki şüpheli hareketlerimden dolayı gereğinin yapılmasını arz ederim” şeklinde zorla kağıda yazı yazdırılıp imza attırıldı. İki market çalışanı tereyağının parasını alıp küçük çocuğun serbest bıraktı.

27’şer yıla kadar hapsi istendi

Çocuğun yaşadığı olayı ailesine anlatması üzerine, babası avukat Muhammed Metin Çağlar, aracılığıyla market çalışanlarından şikayetçi oldu. Yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2 market çalışanı hakkında, iddianame hazırlandı. Marketin kamera kayıtları incelendiğinde Ege H.’nin hırsızlık yaptığına ilişkin herhangi bir olumsuzluğun görüntülerde olmadığı aktarılan iddianamede 2 market görevlisinin “Nitelikli yağma ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmek” suçlarından 12 yıl 6 aydan 27’şer yıla kadar hapsi istendi.
Market görevlileri hakkında açılan davanın görülmesine geçtiğimiz günlerde başlandı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına mağdur Ege H.’nin avukatı Muhammed Emin Çağlar ile sanıklar Hülya D. ile Hüseyin D. katıldı.

“Elini tereyağı ile birlikte cebine koyduğunu gördüm”

Savunma yapan sanıklardan Hülya D ., “Sevkiyat yapılıyordu, kapının önündeydim. Hüseyin bana durumu anlattı. Kamera kayıtlarına baktık. Kayıtta elini cebine koyuyordu. Bunu neden yaptın diye sordum. “Refleks olarak koydum” dedi. Fotoğrafını çekmedik. Tereyağın parasını ödedi. Zorlama yaptırmadık, herhangi bir yazı da yazdırmadık” diyerek hakkında suçlamaları reddetti.
Duruşmada hakkındaki suçlamaları reddeden diğer sanık Hüseyin Y. de, “Elinde tereyağı vardı. Elini tereyağı ile birlikte cebine koyduğunu gördüm. Çocuğun rencide olmaması için ofis bölümüne geçtik. Fotoğraf çekip yazı yazdırmadık. Suçlamayı kabul etmem” dedi. Sanık ifadelerinin ardından mahkeme heyeti eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İSTANBUL (İHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Çareyi İstiklal Marşı’nı çalmakta buldu 

Muğla’nın Menteşe İlçesi’nde Menteşe Belediyesi tarafından, yeni yol düzenlemesi çalışmaları kapsamında cadde üzerindeki bir işletmenin sundurması encümen kararı ile söküldü. Belediye tebligatına uymadığı belirtilen kent merkezindeki işletmenin önüne sabah saatlerinde çok sayıda belediye çalışanı, polis ve zabıta ekibi geldi. Polis tarafından sundurma altında yemek yiyen müşteriler, yemeklerini bitirdikten sonra çıkarıldı.

Ardından belediye personeli sundurmayı sökmek için işletmeye yöneldiği sırada, işletme sahibi çareyi İstiklal Marşı’nı çalmakta buldu. İstiklal Marşı’nı duyan onlarca kişi bir anda yerlerinden kıpırdayamadı. Marşın ardından belediye ekipleri sundurmayı sökmeye başladı. İşlem sırasında işletme sahibi, işletme sahibinin avukatı ile belediye personeli arasında tartışma yaşandı. Avukat Emre Aykın yaptığı konuşmada, belediye başkanının talimatı sonucu bu işlemin cadde üzerinde sadece bir işletmeye uygulandığını, söküm işleminin hukuka aykırılıklar içerdiğini söyledi. Aykın, hafta içi konunun yargıya taşınacağını belirtti.

MUĞLA (İHA) –

Hotiç’e bir yıl süre

Türkiye’de 150 satış noktası bulunan 80 yıllık ünlü ayakkabı markası Hotiç, 31 Ağustos’ta mahkemeye başvurarak konkordato talep etmişti. Şirket tarafından yapılan açıklamada ise “Son dönemde piyasalarda yaşanan nakit akışı sıkışıklığı, TL’de yaşanan aşırı değer kaybının piyasa faizlerini öngörülebilir düzeyin çok üzerine çıkarması sebebiyle şirketimiz, kısa vadeli ödemelerde sıkıntı yaşamaya başlamıştır” denilmişti.

İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, 3 aylık süre vererek şirkete 3 kişiden oluşan konkordato komiseri atadı. Hotiç’le iş yapan yaklaşık 150 alacaklı da davaya müdahil oldu. Bugün konkordato davasının ilk duruşması yapıldı. Duruşmaya Hotiç’in avukatı ile alacaklıları temsilen yüze yakın avukat katıldı.

KONKORDATO KOMİSER HEYETİ OLUMLU GÖRÜŞ BİLDİRDİ

Mahkeme başkanı, davaya atanan komiser heyetinin sunduğu raporunda, şirketin faaliyetlerinin 3 aylık süre içinde olumlu şekilde ilerlediği yönünde görüş bildirdiğini açıkladı. Hotiç avukatı da bir yıllık kesin süre verilmesini, geçici komiser heyetinin de görevine devam etmesini talep etti.

ALACAKLILAR TEPKİ GÖSTERDİ: MARKA DEĞERİ YÜKSEK GÖSTERİLDİ

Söz alan alacaklı avukatları ise konkordato komiserinin hazrıladığı rapora tepki gösterdi. Alacaklı avukatı, “Hotiç bu süre içinde geçmiş döneme ait borçlarını ödüyor. Bizim müvekkillerimiz ise zarara uğratılıyor. Heyet bu konuyu incelememiş. Şirketin iflasına karar verilmesini talep ediyoruz” dedi. Başka bir alacaklı avukatı da, bilirkişinin Hotiç’in marka değerini fahiş miktarda hesaplandığını öne sürdü. Alacaklı avukatı, “Hotiç’in marka değeri 150 milyon TL, borcu ise 400 milyon TL. Ancak, marka değeri 408 milyon TL üzerinde gösterilmeye çalışılıyor” dedi.

HOTİÇ AİLESİ KONKORDATO İLAN ETMEDEN ÖNCE YÖNETİMİ DEVRETTİ

Yine başka bir alacaklı avukatı ise Hotiç’in bütün yönetim kurulu üyelerinin konkordato ilan etmeden iki hafta önce yapılan genel kurul toplantısında istifa ettiklerini belirtti. Yönetim Kurulunda sadece E. Ç. isimli bir kişinin bırakıldığını belirten alacaklı avukatı, bu davranışın mal kaçırmaya yönelik olduğunu iddia etti. Hotiç’le kira sözleşmesi olan alacaklı avukatları da kira sözleşmelerinin feshini talep ederken, Hotiç’in çek verdiği alacaklılar ise muhatap bankaların çeklere karşılıksız kaşesi vurarak ödeme yapmadıklarını belirterek mahkemeden ödeme yapılması konusunda karar verilmesini talep etti.

MAHKEME BİR YILLIK KESİN SÜRE VERDİ: BAŞARIYA ULAŞAMAYACAKSA DERHAL RAPOR EDİLSİN

Ara kararını oluşturan mahkeme heyeti, Hotiç avukatının bir yıllık kesin süre verilmesi yönündeki talebini kabul etti. Geçici komiser heyetinin görevine devam etmesine karar veren mahkeme, komiser heyetince bugünden itibaren ayda bir kez olmak üzere mahkemeye rapor sunmasına, şirketin amaçladığı iyileşmenin gerçekleşmesinin tespit edilmesi veya konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması durumunda mahkemeye derhal rapor ile bildirilmesine oy birliği ile karar verdi.

Washington Post: Suudilerin açıklamalarındaki ‘cüret’ şok edici

Washington Post gazetesinin yayın kurulu tarafından “Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı’nın ölümü üzerine son açıklamalarındaki cüreti şok edici” başlığıyla yayımlanan başyazıda, Suudi yönetiminin yeni beyanatlarındaki çelişkilere dikkat çekildi.

Makalede, “Suudi rejimi bu inanılmaz açıklamaları yaparak, tam bir açıklık ve hesap verebilirlik çağrısı yapan Kongre üyelerinin önde gelenleri dahil herkese açıkça meydan okuyor. Trump yönetimi de geciktirme taktiklerine başvurmaya hazır görünüyor.” ifadeleri kullanıldı.

İLGİLİ HABERABD istihbaratı: Kaşıkçı cinayetinin ardından Prens Selman'ı aramışlarABD istihbaratı: Kaşıkçı cinayetinin ardından Prens Selman'ı aramışlar

SELMAN OLAYIN DIŞINDA BIRAKILDI

Ayrıca başyazıda, 17 Suudi hakkında alınan yaptırım kararlarıyla Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Riyad’daki üst düzey istihbarat yetkililerinin olayın dışında bırakıldığı vurgulandı.

Suudi anlatımını kabul etmenin bir dizi sağlam gerçekleri gözardı etmek anlamına geleceği tespitinde bulunulan açıklamada, CIA Direktörü Gina Haspel’e de dinletildiği belirtilen ses kayıtlarına göre, Suudilerin iddia ettiği gibi Kaşıkçı’nın “ara bulucu ekip” ile arasında çıkan tartışmada değil konsolosluğa girer girmez boğularak öldürüldüğüne dikkat çekildi.

Makalede, Riyad’ın açıklamalarında, Veliaht Prens’e yakınındaki iki isim eski İstihbarat Şefi Yardımcısı Ahmed el-Assiri ile danışman Suud el-Kahtani’nin operasyonu yürütenler olduğu halde Kaşıkçı’nın öldürülmesi kararına karışmadıkları ve konsolosluktaki 15 kişilik ekip tarafından kendilerinin yanıltıldığının öne sürüldüğüne değinildi.

İLGİLİ HABERPrens Selman öyle bir avukat tutmuş ki... Kayıtları bile dinlemeden olayı çözdü!Prens Selman öyle bir avukat tutmuş ki… Kayıtları bile dinlemeden olayı çözdü!

Başyazıda, bu iddiaların, daha önce New York Times (NYT) haberinde yer alan ses kayıtlarındaki, Bin Selman’ın yakın çalışanı tarafından yapılan görüşmede “Patronunuza söyleyin, adamlar işlerini bitirdi.” ifadelerini açıklamadığı vurgulandı.

NYT haberine göre, Kaşıkçı’yı öldürmek için İstanbul’a gelen suikast timinin bir parçası olan ve Veliaht Prens Muhammed’e önemli yurt dışı ziyaretlerinde eşlik eden Suudi güvenlik yetkilisi Mahir Abdulaziz Mutreb, cinayetten kısa süre sonra Arapça bir telefon görüşmesi yapmış, isim vermeden, “Patronunuza söyleyin, adamlar işlerini bitirdi.” demişti.

Haberde ABD istihbaratının, “patron” ifadesiyle “neredeyse kesinlik derecesinde Prens Muhammed’in kastedildiğine” inandığı kaydedilmişti.

İLGİLİ HABERKaşıkçı zanlılarına idam cezası istemiKaşıkçı zanlılarına idam cezası istemi“Trump yönetimi Suudilerin olayın üstünü örtme çabalarını teşvik ediyor”

Makalede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı çağrı da hatırlatılarak, “Yalanların tüm bu çok şeffaf dokusu, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülecek gerçekten bağımsız bir uluslararası soruşturmanın gerekliliğinin altını çizmektedir.” değerlendirilmesinde bulunuldu.

Trump yönetiminin ise Suudilerin olayın üstünü örtme çabalarını teşvik ettiği savunulan başyazı, şu ifadelerle sonlandırıldı:

“Kongre bu parodinin devam etmesine izin vermemeli. Kaşıkçı cinayeti hakkında güvenilir bir uluslararası araştırma tamamlanıncaya kadar tüm askeri satışları ve Suudi Arabistan ile iş birliğini askıya almalı. Suudilerin olayın üstünü örtme hikayesi, Muhammed bin Selman’ın kibirli ve pervasız davranışının bir örneğidir. Cemal Kaşıkçı’nın gerçek katilleri isimlendirilmeli ve cezalandırılmalıdır.” AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

PTT sınav sonuçları saat kaçta açıklanacak? PTT kesin sınav sonucu bugün açıklanıyor…

PTT personel alımının kesin sınav sonuç tarihi kurum tarafından belirlendi. Binlece kişinin 2018 yılı itibariyle Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) 5 bin personel alımı sınav sonucunu geçtiğimiz günlerde öğrendi. PTT kesin sınav sonucu bugün açıklanacak fakat PTT sınav sonuçlarının açıklanacağı saati duyurmuş değil.

PTT KESİN SONUÇLARI SAAT KAÇTA AÇIKLANACAK?

2018/1 personel alımı yazılı sınavları 12.08.2018 tarihinde 16 il merkezinde yapılmıştır. Yazılı sınav sonucu 20.09.2018 tarihinde http://ik.ptt.gov.tr adresinde yayınlanmıştır. Adaylar, yazılı sınav sonucuna ilişkin itirazları 21.09.2018-27.09.2018 tarihleri arasında [email protected] e-mail adresine yapabilecektir. Yazılı sınav sonucuna itirazlara ilişkin itiraz değerlendirme raporu http://ik.ptt.gov.tr adresinde yayınlanacaktır. Kesin sınav sonuçları en geç 19 EKİM 2018 tarihinde yayınlanacaktır. PTT sınav sonuçlarının açıklanacağı saat belli değil.

undefined

HANGİ PUANI ALAN NEREYE YERLEŞECEK?

PTT personel alım sınavından 70 puan ve üstü alanlar;

Avukat, Mimar, Mühendis, PTT Uzman Yardımcısı ile Tekniker pozisyonlarına başvuru yapabilecek

PTT personel alım sınavından 60 puan ve üstü alanlar;

Gişe ve Büro Görevlisi (Sigortacılık), Gişe ve Büro Görevlisi (Bankacılık), Gişe ve Büro Görevlisi (Pazarlama), Gişe ve Büro Görevlisi (Lojistik), Gişe ve Büro Görevlisi, Gişe ve Büro Görevlisi (PTT’de çalışan firma elemanı), Postacı, Postacı (PTT’de çalışan firma elemanı) pozisyonlarına başvuru yapabilecek.

GÖREVE BAŞLAMALAR NE ZAMAN OLACAK?

Yazılı ve sözlü sınav sonucunda atanmaya hak kazanan adayların atama işlemlerine, yazılı ve sözlü sınav sonucunun ilan edildiği tarihten itibaren belirli dönemler halinde en geç bir sene içinde başlanılacak.

Yazılı sınav sonucunda müşteri ilişkilerinin ön planda olduğu gişe ve büro görevlisi ile postacı pozisyonlarına atanmaya hak kazanan adaylara uygun psikometrik inceleme yaptırılacak ve sonucuna göre atamaları yapılabilecektir. Ancak belirtilen testi yaptırmayan adayların atamaları yapılmayacak.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

İYİ Parti’den bir istifa daha

İYİ Parti’nin kurucularından ve eski genel başkan yardımcılarından Avukat Şule Ünlü Doğan da partisinden istifa ettiğini açıkladı.
Ünlü Doğan, “Bebek katillerine ‘terörist’ diyemeyen, bu görüşteki partinin çadırını ziyaret edip sarmaş dolaş pozlar veren bir üyenin hala genel merkez katlarında dolaşmasına izin verilmesini, partiden atılmamasını, bilakis korunmasını Alparslan Türkeş in tedrisatından geçmiş, ocaklarda çalışmış bir milliyetçi olarak içime sindirebilmem mümkün olmadı” dedi.

Partide “skandallarla anılan şaibeli isimlerin yer aldığına” dikkat çeken Şule Ünlü Doğan, istifa dilekçesinde şunları yazdı:
“Mazisi temiz,vatan sevdalısı, donanımlı kadrolar küstürülmüştür. Aynı zamanda Parti emekliler kulübüne dönmüştür. Meclisin en yeni ama en yaşlı partisidir. Kadın hareketiyiz denmiştir ama meclisin en az kadın vekili olan partisidir. Söylem geliştirmekten iş üretmeye zaman bulamayan,organize olamayan,birlikte çalışma kültüründen uzak,kişisel vitrin telaşında olan, iyiyi,doğruyu ve çalışmayı hedef almayan yapı, popülarizme yenik düşmüştür.Sadece ülke sevdalısı bir avuç insan ve genel başkan sahada insanüstü çalışmıştır.”
Kişiler üzerinden siyaset yapmaya çalışan zihniyetin ,dedikodu ve yalan haberlerle ülke için birer değer olan ve gelecek vaad eden partilileri öğütmeye devam ettiğini öne süren Ünlü Doğan, “Gençlere söz hakkı verilmemiş, söz aldıklarında ise ‘sen siyaseti bilmiyorsun’ denmiştir. Sizin bildiğiniz siyaset ise partiyi barajın altına çekmiştir. Siyaseti ülke için değil; kendisi için yapanlardan tüm partilerin kurtulmasını diliyorum” dedi.
Şule Ünlü Doğan kendisine adaylık önerilmesine rağmen kabul etmediğini belirtti ve açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“Bugüne kadar hukukun üstünlüğü ve demokrasi mücadelesine destek olmak amacıyla yer aldığım Partimden, burada saymakla anlatılamayacak daha nice sebeplerle; ülkenin bekasına hizmet etmeyeceğini anladığım ve bu manada umudumun kalmadığı İYİ PARTİ kurucu üyeliğinden istifa ediyorum.”

Türkiye güzelinin davasında yeni gelişme

Eski Türkiye güzeli Sinem Sülün’ün 2015 yılında yaptığı şikayet üzerine, boşandığı eşi Mustafa Yüksel, kayınvalidesi Hikmet Birsen Yüksel ve kayınpederi Sami Yüksel hakkında, “Kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek” suçundan soruşturma başladı.

Yatak odasında üçlü prize takılı sim kartlar üzerinden ortam dinlemesi yapıldığı tespiti üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mustafa Yüksel, Hikmet Birsen Yüksel ve Sami Yüksel hakkında iddianame düzenlendi.

YEREL MAHKEME ÜÇ SANIĞA DA 3’ER YIL 9’AR AY CEZA VERDİ

İddianame İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme iddianameyi kabul ederek sanıkları yargılamaya başladı. 1 Aralık 2016 tarihli duruşmada karar verildi. Mahkeme, Sinem Sülün’ün eski eşi Mustafa Yüksel, kayınvalidesi Hikmet Birsen Yüksel ve kayınpederi Sami Yüksel’i, “Zincirleme kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek” suçundan mahkum etti. Her üç sanık da 3’er yıl 9’ar ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanıklar hakkında iyi hal indirimine gitmedi.

KARAR İSTİNAFA TAŞINDI

Sanıkların avukatları bu kararı İstinaf mahkemesine taşıdı. Dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi’nde görülen karar duruşmasına, Sinem Sülün ve avukatı Nilüfer Ergin ile sanıkların Avukatı Osman Hacıbekiroğlu katıldı. Önceki celselerde verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayan İstinaf Savcısı Ahmet Akkaya, Mustafa Yüksel’in beraatine, diğer iki sanığın ise cezalandırılmasın yönünde görüş bildirdi.

Her üç sanığın atılı suçu işlediğini söyleyen Sinem Sülün’ün avukatı Nilüfer Ergin, yerel mahkemenin kararının onanmasını istedi. Sanıkların yurt dışında olduğunu öğrendiklerini söyleyen Avukat Ergin, sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasını talep etti.

Sanıkların avukatı Osman Hacıbekiroğlu, “Bir kişiyi dinlemek isterseniz bu yatak odası olmaz, oturma odası olur. Böyle bir cihaz salona konulur. Çünkü yatak odasında dinleyecek bir şey yoktur. Burada olsa olsa çocuğunu korumak ve merak duygusu saikiyle dinlenmenin yapıldığı kabul edilmelidir. Kaldı ki böyle bir şey olsa dahi hiçbir yerde kullanılmamıştır. Anne mesaj çekmeyi dahi bilmemektedir. Ceza verilen şahıslar 65 yaşında şahıslardır. İlk derece mahkemesi yanlış bir karar vererek Türkiye’de görülmemiş bir ceza miktarına hükmetmiştir. Bizce suç oluşmamıştır. Eğer daireniz aksi yönde düşünüyor ise müvekkilimin lehine olan hükümlerin uygulanmasını istiyoruz” dedi.

ESKİ EŞİ BERAAT ETTİ KAYINVALİDESİ VE KAYINPEDERİ CEZA ALDI

Avukat Hacıbekiroğlu’nun, “Burada olsa olsa çocuğunu korumak ve merak duygusu saikiyle dinlenmenin yapıldığı kabul edilmelidir. Kaldı ki böyle bir şey olsa dahi hiçbir yerde kullanılmamıştır” sözü üzerine araya giren mahkeme başkanı Hasan Dicle, “Saikiyle derken böyle bir şey olduğunu kabul ediyor musunuz” dedi. Bunun üzerine Hacıbekiroğlu, “Hayır başkanım, ben orada değildim” dedi.

Duruşmaya kısa bir süre ara veren 19. Ceza Dairesi kararını açıkladı. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararını kaldıran Daire, “üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesiyle” Mustafa Yüksel’in beraatine, babası Sami Yüksel ve annesi Hikmet Birsen Yüksel’in ise, “Zincirleme olarak kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek” suçundan 2’şer yıl 6’şar ay 25’er gün hapis cezası ile cezalandırdı. Daire, şikayetçi Sinem Sülün’ün Mustafa Yüksel’e verilen beraat kararına karşı Yargıtay’a itirazda bulunma hakkı olduğunu tutanağa geçti.

İSTANBUL, (DHA)

İsmail Küçükkaya ve Fidel Okan’a hapis cezası!

Gazeteci İsmail Küçükkaya ve Avukat Fidel Okan’ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Betül Sayan Kaya’ya yönelik sözlerinden ötürü “Kamu görevlisine alenen hakaret” ve “Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurum ve organlarını aşağılama” iddiasıyla haklarında açılan dava karara bağlandı.  Mahkeme, Küçükkaya ve Okan’ı her iki suçtan toplam 16 ay 20’şer gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, hapis cezalarını erteledi.