Sağlık Bakanlığı yanlış teşhisten 1 milyon TL ödeyecek

Elazığ’da yaklaşık 2 yıl önce testisleri şiş olarak dünyaya gelen çocuğa doktor, herhangi bir tetkik yapmadan ‘su toplama’ teşhisi koydu.

Ailenin başka bir hastaneye gitmesi sonucu testislerin çürüdüğü ortaya çıkması üzerine açılan davanın sonucunda Sağlık Bakanlığı yaklaşık 1 milyon liralık tazminat ödemeye mahkum edildi.

İHA’nın haberine göre; olay, 25 Şubat 2016 yılında Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandı. Burada dünyaya gelen Ali Pusat S.’nin yumurtalıklarının şiş olduğunu gören anne ve babası, durumu doktora bildirdi. Doktorun herhangi bir tetkik yapmadan şişen testislere su topladığı tanısını koymasının ardından çocuk, ertesi gün taburcu edildi. Doğumdan 3 gün sonra şişliğin artarak devam etmesi ve morarmaların da görülmesinin ardından aile bu sefer çocuğu Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürdü. Burada yapılan tetkiklerin ardından Ali Pusat S.’nin bir yumurtalığının çürüdüğü tespit edilirken, diğer yumurtalığın kurtarılması için de ameliyat kararı verildi. Yapılan ameliyatın sonunda mağdur çocuğun diğer testisinin de çürüdüğü ortaya çıkmasının üzerine aile durumu mahkemeye taşıdı. Diyarbakır’da görevli avukat Mehdi Özdemir ile irtibata geçen aile, doktor hakkında şikayetçi olup Sağlık Bakanlığı’na maddi manevi tazminat davası açtı. Açılan davanın ardından mahkeme doktorun ihmalinin olması nedeni ile Sağlık Bakanlığı’nı maddi manevi yaklaşık 1 milyon liralık tazminat ödemeye mahkum etti. Avukat, manevi tazminatın az olduğunu belirterek durumu İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı.

 

 

 

DOKTOR GÖZ UCUYLA KARAR VERDİ

Ailenin avukatı Mehdi Özdemir, müvekkilleri Ali Pusat S.’nin dünyaya geldiğini ve aynı gün içerisinde doktorlar tarafından muayene edildiğini söyledi. Çocuğun muayene edilirken gerek annesi gerek de babası tarafından testislerinde şişlik ve morarma olduğuna ilişkin şikayetlerin doktora ifade edildiğini aktaran Özdemir, birçok kere söylenmesine rağmen görevli doktor tarafından hiçbir tetkik yapılmaksızın sadece su toplanması olduğu söylendiğini dile getirdi. Av. Özdemir, “Doğumun gerçekleştiği tarihten bir gün sonra müvekkil taburcu ediliyor, akabinde 3 gün geçtikten sonra müvekkil anne ve babası tarafından Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürülüyor. Muayene edildikten sonra testislerden birinin çürüdüğü tespit ediliyor, diğerinin de çürümeye yakın olduğuna dair tespit yapılıyor. Testislerden birini kurtarabilmek için müvekkil tok karna ameliyata alınıyor. Buna rağmen ameliyat esnasında testislerden diğerinin de çürüdüğü tespit ediliyor ve buna göre işlem yapılıyor” dedi.

DOKTOR KUSURLU BULUNDU

Sonraki süreçte müvekkilin anne ve babası tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu aktaran Özdemir, şöyle devam etti:

“Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen tahkikat sırasında valilikten soruşturma izni alındı, dava açıldı ve mahkemece Adli Tıp Kurumu’na kusur tespitine ilişkin talepte bulunuldu.

Adli Tıp Kurumu’nda verilen kararda da aynı şu şekilde, görevli doktorun kusurlu olduğu tespit edildi, ultrason ve diğer tetkiklerin yapılmaksızın testislerde su toplandığına dair bir tespitin yanlış olduğu ve görevli doktorun ihmalinin ve kusurunun olduğu tespit edildi. Biz Elazığ 1. İdare Mahkemesi’ne görevli doktorun kusuru ve ihmali neticesinde müvekkilin testislerinin ikisinin de çürümesine sebebiyet verdiğinden ötürü dava açtık maddi manevi, bu sırada görevli doktorun kusurunun tespiti ile birlikte tazminat davamızın kabulünü istedik. Bu sırada Sağlık Bakanlığı’na ayrıca görevli doktorun hakkında idari bir soruşturma yürütülmesi için başvuru yaptık. Atanan görevli doktorlarca bu doktorun kusur ve ihmali tespit edildi ve görevli doktor disiplin cezası aldı. Mahkeme disiplin cezasını almış olmasını gerekçe göstererek herhangi bir şekilde kusur tespitine gitmedi, doğrudan maluliyet tespitine gitti. Yüzde 28 müvekkil testislerinin çürümüş olması nedeni ile halihazırda malul olduğu tespit edildi.

Sonrasında bu maluliyetin müvekkilin yaşamının doğrudan tespitine bağlı olarak maddi tazminat hesabı yapıldı. 370 bin lira dolayında bir maddi tazminatın müvekkile ödenmesi gerektiğine dair tespit yapıldı. Sonrasında mahkemeden biz 1 milyon 300 bin lira manevi tazminat istedik. 1 milyon lirasını sadece müvekkil açısından geri kalan 300 bin lirasını da anne, baba ve diğer kardeş açısından istedik. Mahkeme toplam 500 bin lira manevi tazminata hükmetti. Biz bu manevi tazminatın özellikle müvekkil açısından testislerinin çürümüş olması sebebiyle cinsiyetinin bundan sonraki yaşantısında tespitinin kendisi açısından bir cinsel kimliğinin belirlenmesi noktasında yaşayacağı sıkıntıları gözeterek az olduğunu ve talep gibi karar verilmesi için istinaf ettik.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir