YSK kritik İstanbul görüşmesi için tarih verdi

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK),AK Parti ve MHP’nin İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi talepli olağanüstü itirazını Pazartesi görüşeceği öğrenildi. İlk görüşmede AK Parti YSK Temsilcisi Recep Özel’in partisinin seçimin yenilenmesi talebinin gerekçelerine ilişkin bir sunum yapacağı da belirtildi.

İstanbul’da 31 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından başlayan olağan itiraz süreci 17 gün sonra tamamlanabildi. Son olarak Maltepe’de yeniden sayım işlemlerinin tamamlanmasının ardından nihai seçim sonuç belgesi olan İl Birleştirme Tutanağı’nın tanzim edilmesinin ardından yarışı önde bitirdiği tescil edilen Ekrem İmamoğlu mazbatasını alarak, İBB Başkanlığı görevine resmen başladı. Ancak bir de olağanüstü itiraz süreci var…

İLK GÖRÜŞME PAZARTESİ

Habertürk’te yer alan haber şöyle: AK Parti ve MHP İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi talebiyle Yüksek Seçim Kurulu’na olağanüstü itirazlarını yapmıştı. YSK’nın, her iki partinin itirazı Pazartesi görüşmeye başlaması bekleniyor.

İDDİALARA İLİŞKİN BELGELER İNCELENİYOR

Peki bu süreçte neler yapılıyor? Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğü, AK Parti ve MHP’nin seçimin yenilenmesine dair dilekçeleri ile sundukları belgeler sisteme kaydediliyor. Ayrıca partilerin iddialarına ilişkin bir ön inceleme işlemi gerçekleştiriliyor. AK Parti YSK başvurusunda üç valiz dolusu belge ibraz etmişti. AK Parti YSK Temsilcisi Recep Özel tarafından kayıt işlemlerinin hızlanması için Kurul’a bu belgelerin dijitallerini de teslim ettiği öğrenildi.

İLK GÖRÜŞMEDE KARAR CIKMAYABİLİR

İşte tüm bu işlemlerin tamamlanma aşamasında olduğu, pazartesi günü YSK’nın söz konusu başvuruları gündeme alacağı ifade edildi. Ancak ilk görüşmede karar çıkma olasılığının da düşük olduğu da belirtiliyor.Kurul’da öne sürülen iddiaların tek tek “somut verilere dayanıp dayanmadığına dair” müzakere edileceği, bunun da uzun bir zaman alabileceği belirtiliyor.

AK Parti TEMSİLCİSİ SUNUM YAPACAK

İlk görüşmede AK Parti YSK Temsilcisi Recep Özel’in partisinin seçim yenileme talebine ilişkin gerekçelerine dair uzun bir sunum yapacağı da dile getiriliyor. Öte yandan, YSK’nın AK Parti’nin İstanbul ve Büyükçekmece başvuruları ile MHP’nin İstanbul ve Maltepe başvurularını birlikte görüşüp karara bağlaması bekleniyor.

NE KARAR VERİLEBİLİR?

YSK, İstanbul başvurularına ilişkin iki karar verebilir. AK Parti ve MHP’nin itirazı kabul edilebilir ya da reddedilebilir. Kurul’un itirazların kabulüne karar vermesi halinde bu İstanbul’da seçimlerin yenileneceği anlamına gelir. Ve YSK aksine bir karar almazsa, İstanbul’da seçmenin 2 Haziran’da yeniden sandık başına gideceği anlamına gelecek. Ret kararı verilmesi halinde ise İstanbul İl Seçim Kurulu’nca tanzim edilen İl Birleştirme Tutanağı sonucu kesin seçim sonucu olacak.

İBB Başkanı İmamoğlu seçim öncesi İstanbullulara verdiği sözü tuttu

Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Saraçhane’deki makam odasında tebrik ziyaretinde bulundu. Karalar’ı, Pazar günü Maltepe’deki ”İstanbul’a Yeni Bir Başlangıç Buluşması”na davet etti. ”Bebekleri bile davet ettik” diyen İmamoğlu, ”Çocuğu, kadını, genci, erkeği, sanatçısı, işçisi, üreteni, tüketeni, oy vereni, vermeyeni herkesi davet ettik. Ama kendi araçlarıyla gelecekler. İETT otobüslerimizi tahsis etmedik, onu söyleyeyim. Buyursunlar gelsinler” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı Saraçhane’deki makam odasında ağırladı. İmamoğlu’na tebrik ziyaretinde bulunan Karalar, ”Bütün Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun. Çok heyecanlandık izlerken ama İstanbul’u senin aldığından en ufak bir kuşkumuz olmadı ilk günden itibaren. İstanbul’a geldiğimde görmüştüm. Senin duruşun, ‘İstanbul benim” duruşuydu zaten ve öyle oldu’ dedi.

”ADANA USULÜ CESARET VERDİ BANA”

Karalar’ın ardından söz alan İmamoğlu, ”Her akşam aradı beni Başkanım. Adana usulüyle cesaret verdi bana” diyerek Adana Belediye Başkanı’na teşekkür etti. İmamoğlu, şunları söyledi: ”Adana Belediye Başkanımız, gerçekten hem siyasetin tarlasını hem de belediye başkanlığını iyi temsil eden, iyi yapan arkadaşlarımızdan birisi. Adana’da bambaşka bir süreci başaracağını çok iyi biliyoruz ve Adana’da kendi pozisyonunu iyi bildiği için, yüreğinin ve zihninin yarısını bize ayırarak kampanya yönetti. Onu da biliyorum. Katkı sundu, arada telefon açtı, moral verdi. Türkiye’nin birinci sıra plakasına sahip Adana’ya, gerçekten birinci sıra belediye başkanı seçildi. Yolu açık olsun. Başarılar diliyorum. İnşallah güzel hizmetler verecek.”

BAŞKANLAR, KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞECEK

Büyükşehirleri kazanan belediye başkanları olarak önümüzdeki hafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geleceklerini belirten İmamoğlu, ”Burada çok başka bir dönemi başlatmak niyetindeyiz. Başka bir dönemden kastım şu: Çok iyi belediyecilik örneklerimiz var. Bunu biliyoruz ama burada birbirine katkı sunan, fayda veren ve bunu sadece kendi içinde de bırakmayan aynı zamanda başka istekli belediyelere de bunu aktarabilen başka siyasi partilere mensup belediyelere de aktarabilen, bu işe bir Türkiye meselesi, yerel yönetimlerde başarı, demokrasi ve huzur olursa, Türkiye’de aynı şeyler daha yüksek derecede hissedilir. Bu bilinçle çok büyük bir çalışma azmiyle sürece Hazırlanacağız. İş birliği yapacağız. Senkronize bir çalışma yönetimi ortaya koyacağız. Bu noktada güvence olan 11 büyükşehir belediye başkanımız var. Birisi de çok tecrübeli arkadaşımız Zeydan Karalar başkanımız. Hepimizin yolu açık olsun. Allah utandırmasın. İnşallah başarılarımızın milletimize yansıyacağını bildiğimiz için, Türkiye’de seçilen tüm belediye başkanlarına yürekten başarılar diliyorum. Her birisi çok çok başarılı olsunlar ve ülkemizin kazanımına, kalkınmasına katkı sunsunlar. Temennimiz budur. Yolumuz açık olsun” diye konuştu.

KARALAR: ”BAŞARILI OLACAĞIZ”

Yeniden söz alan Karalar  da ”Bir temenniden, bir niyetten öte, başarılı olacağız. Belediyelerin durumlarını biliyoruz. Büyük zorlukların, işimizin olağanüstü zor olduğunu da biliyoruz. İmkansıza yakın imkanların bizim önümüzde olmadığını da biliyoruz. Başaracağız. Türkiye’de iyi işler yapacağını vadeden CHP, bir türlü iktidar olamıyordu. Yapıp, yapmayacağı konusunda vatandaşların tereddütleri vardı. Biz, belediye başkanları olarak söylediklerimizin tamamını yapacağız. Yapılabilirliğini vatandaşa göstereceğiz. İnşallah bu dönem çok daha bir başka dönem olacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı  Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla yarın gerçekleşecek olan “Büyük İstanbul Buluşması” saat 14:00’da Maltepe Miting Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

”KENDİ ARAÇLARIYLA GELECEKLER”

Karalar’ı Maltepe’deki ”İstanbul’a Yeni Bir Başlangıç Buluşması”na davet eden İmamoğlu, sözlerini, ”İstanbul’da çoluk çocuk buluşacağız yarın. Bebeklerimiz bile davet ettik. Annelerine dedik ki, ‘Bebeklerinizi alın gelin. Orada hep beraber konuşalım, önümüzdeki 5 yılı nasıl renklendireceğimizi anlatalım.’ Çocuğu, kadını, genci, erkeği, sanatçısı, işçisi, üreteni, tüketeni, oy vereni, vermeyeni herkesi davet ettik. Ama kendi araçlarıyla gelecekler. İETT otobüslerimizi tahsis etmedik, onu söyleyeyim. Buyursunlar gelsinler. Orada hep beraber 5 yılın güzel geçmesi için iyi dileklerimizi, pozitif enerjimizi, dualarımızı birleştirelim” şeklinde bitirdi.

Ekrem İmamoğlu’ndan 16 milyon kişiye Maltepe çağrısı

”İMAMOĞLU İSMİYLE KAZANDIK”

Bir gazeteci, Karalar’a, ”İmamoğlu ilçesinde CHP kazandı. İmamoğlu isminin katkısı oldu mu” sorusunu yöneltti. Karalar, bu soruya, ”3 aday oldu. İmamoğlu isminin oraya faydası oldu, aldık orayı. 89’dan bu yana alamamıştık orayı. Zaten Adana, İstanbul çoğu yer öyle. Bu dönemin bir avantajı, büyükşehir belediyelerinde başarılı olan ve işi bilen insanların belediye başkanı olması. Gerçekten biz İmamoğlu’nu çağıracaktık oraya çok arzu ettik. Ama İstanbul çok önemli diye, ismiyle götürdük orayı” yanıtını verdi. İmamoğlu ve Karalar’ın buluşması devam ederken, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de ikiliye dahil oldu. Karalar ve Taşdelen’in eşleriyle birlikte geldiğini gören İmamoğlu, ”Bilseydim ben de eşimi getirirdim” dedi. Basına verilen görüntünün ardından toplantı, basına kapalı olarak devam etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilensin hamlesi !

CHP, İstanbul için kaos planına böyle karşı çıkacak: CHP kurmayları, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında değerlendirme toplantısı yaptı ve İstanbul için B planını belirledi. AK Parti’nin’nin ‘İstanbul seçimi yenilensin’ hamlesine “Cumhurbaşkanlığı seçimi de yenilensin’ diye karşılık verilecek.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın İstanbul’daki seçimler için “murdar oldu” yönündeki açıklamasını kurmaylarıyla birlikte değerlendirdi. CHP yönetimi, iktidar kanadının İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi talebine karşı cumhurbaşkanlığı seçimini yinelenmesini masaya getirmeyi planlıyor. CHP yönetiminin değerlendirmesi şöyle:

EL Mİ YAMAN, BEY Mİ?

ŞAİBE VAR: YSK’ya böyle hukuksuz bir karar aldırırlarsa, o zaman cumhurbaşkanlığı seçimi de murdar. İlk masaya süreceğimiz konu budur. Bir sürü şaibeler var. Sahte seçmen sayımı, adayımıza verilen oyların geçersiz sayılması, kamu kaynaklarının kullanılması var. İtiraz olarak masaya konulacak birçok konu var. Hadi gel Cumhurbaşkanlığı seçimini de tekrar edelim. Aynı seçmen listeleriyle yapalım. Kazanınca helal kaybedince murdar. Bakalım el mi yaman, bey mi yaman? Bakalım yüzde 51 çıkıyor mu?

İKİ ATAK: AK Parti’nin’nin yaptığı iki önemli atak var. Bunlardan ilki seçim kuruluna saldırmaları ve vatandaşın kapısına polisin gitmesi. İnsanlar karısını çocuğunu yaşlı anne babasını ispata zorlandı.

İKTİDARIN BASKISI: Maltepe kararında yetki aşımına iktidarın baskısı neden oldu. Maltepe’de sayımların gecikmesine neden olan yine iktidar kanadı. Tekrar sayım isteyen iktidar, bir an önce bitmesini isteyen biziz. Oylar artmıyor. Usulsüzlük var ama o da şu, geçersiz oylara sandık başında itiraz edilir. Kendi sandık görevlileri bile oyu geçersiz saymış ve tutanak tutmamış. Sandık başında itiraz etmedikleri geçersiz oyları, delilsiz olarak yapılan baskı sonucu geçerli sayılmaya başladı. Oylarda yaşanan değişim bundan kaynaklanıyor.

ÜÇ AMAÇLARI VAR

GECİKTİRME TAKTİĞİ: Biz hakkımızı arıyoruz. Kimsenin oyunda gözümüz yok. ‘Demokratik irade mahkemeye götürülemez’ diyen kendileri. ‘Kazanana kadar saydıracağız’ anlayışını kabul etmemiz mümkün değil. Sayımları geciktirme taktiği ile birkaç şey birden hedefleniyor. Birincisi ekonomide yaşanan sıkıntıyı perdelemek. İkincisi mağdur rolü oynamak istiyorlar. Üçüncüsü de ‘Buradan bir seçim tekrarı çıkarabilir miyiz’ çabası içindeler.

Komünist Başkan sözünü tuttu; makam aracını gelin arabası yaptı

31 Mart yerel seçimlerinde Tunceli Belediye Başkanı seçilen “Komünist Başkan” Fatih Mehmet Maçoğlu, verdiği sözleri tek tek yerine getirmeye devam ediyor.

MAKAM ARACINI GELİN ARABASI YAPTI

Seçim öncesi yaptığı açıklamalarda makam aracı kullanmayacağını belirten Komünist Başkan, belediye başkanlığına ait makam aracını düğün arabası yaptı. Dünya evine giren genç çift, gelin arabasına dönüştürülen makam aracıyla Tunceli caddelerinde tur attı.

MAÇOĞLU: BU ARAÇ HALKIN ARACIDIR

Düğüne katılarak genç çifti tebrik eden Başkan Maçaoğlu yaptığı açıklamada “Seçim öncesi seçilirsem makam aracını ilk evlenen çiftlerimiz için gelin arabası yapacağımı söylemiştim. Bu arkadaşlarımız da ilk başvuran çiftimiz oldu. Bu araç halkın aracıdır, halkın hizmetindedir” ifadelerini kullandı.

 
 
 

‘Erdoğan için kötü, demokrasi için iyi’

İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’de 31 Mart’ta yapılan yerel seçim sonuçlarını irdelediği başyazısında, büyük ölçüde iktidarın kontrolündeki medyanın demokratik iradeye “sandıkta yapılmış bir darbe” diyerek saldırdığına dikkat çekiliyor ve devam eden yeniden sayım süreci ne getirirse getirsin, sonucun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a net bir mesaj olduğu yorumu yapılıyor. Guardian’ın başyazısı şu değerlendirmeyle son buluyor: “Ancak bu fırsat, Erdoğan’ın seçim sonuçlarını görmezden gelip kendi amaçlarına uyacak bir netice ayarlaması gibi büyük bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor”

İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’de 31 Mart’ta yapılan yerel seçim sonuçlarını irdelediği başyazısında, büyük ölçüde iktidarın kontrolündeki medyanın demokratik iradeye “sandıkta yapılmış bir darbe” diyerek saldırdığına dikkat çekiliyor ve devam eden yeniden sayım süreci ne getirirse getirsin, sonucun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a net bir mesaj olduğu yorumu yapılıyor.

“Erdoğan için kötü olan seçim sonuçları, demokrasi için iyi” başlığını taşıyan yazı “Otoriter liderler yenilmez değildir” cümlesiyle başlıyor ve şöyle devam ediyor:

“Türkiye’deki yerel seçimlerde muhalefetin zafere yaklaştığı haberi, muhalefetin kendisi için bile şaşırtıcıydı. Ancak iktidardaki AK Parti’nin itirazları nedeniyle süreç beklemede. Gelecek günlerde resmi sonuçlar açıklanacak. Yasal sürecin devam etmesi olası; medya demokratik iradeyi ‘ kötü niyetli bir dış etkiyle sandıkta yapılmış bir darbe’ olarak niteleyerek saldırmaya başladı bile. Ancak bundan sonra ne yaşanırsa yaşansın, ülkeyi 16 yıldır yöneten otoriter lider Recep Tayyip Erdoğan’a bir darbe indirildiğine şüphe yok.”

“[Erdoğan] Giderek baskıcı hale gelen yönetiminin meşruiyetini, sandıktaki başarısına dayandırıyordu. Seçimi başka kimsenin yapmadığı kadar kişisel bir yarışa dönüştürdü ve işi fazlasıyla ciddiye bindirdi. Seçimleri devletin beka meselesi olarak gösterdi, rakiplerini hain ve terörist ilan etti, günde 8 miting düzenledi. Ama halk kararını verdi. En çok oyu AK Parti almış olsa da, katılımın yüzde 84 olduğu bir seçimde büyük şehirleri kaybetmiş olmak çok net bir mesaj gönderiyor.”

“İstanbul’u kaybetmek AK Parti için daha küçük düşürücü”
Ankara’da CHP’nin kolaylıkla kazandığına dikkat çekilen yazıda, İstanbul’da fark az olsa da burayı kaybetmenin AK Parti için daha küçük düşürücü olduğu ifade ediliyor.

“İstanbul ülkenin sadece kültürel ve ekonomik merkezi değil, aynı zamanda Erdoğan’ın doğduğu yer ve kalesi. 25 yıl önce belediye başkanı olarak burada siyasete başladı. Şimdi nispeten daha az tanınan Ekrem İmamoğlu kendisini (AK Parti kabul etmese de) yeni belediye başkanı olarak ilan etti ve geleceğin potansiyel cumhurbaşkanı adaylarından biri olabileceği konuşuluyor. İmamoğlu fikir ayrılıklarını derinleştirmeye çalışmak yerine onların üstesinden gelmeye çalışarak oy kazandı.”

Yazıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “korkutucu siyasi inançlarının, mükemmel siyasi yeteneğiyle birleştirerek 2013’teki Gezi protestolarından sağ salim çıktığı, 2016’daki darbe girişimini çeşitli kurumları ‘temizlemek’ için kullandığı, erken seçim ile geçen yıl 5 yıl sürecek olan başkanlığı kazandığı, yargıyı güçten düşürdüğü, birçok gazetecinin hapiste olduğu ve yakın arkadaşları aracılığıyla medyayı, en çok kendi siyasi partisine yer verildiğinden şüphe götürmeyecek şekilde kontrol ettiği” yorumu yapılıyor.

“Ama popülist kampanyası ve siyasetinin faturası netlik kazanmaya başladı. Yeni Zelanda’daki cami saldırılarının görüntülerini siyasi mitinglerde kullanması uluslararası tepki çekti, kullandığı retorik de Türk Lirası’nın yeniden değer kaybetmesini tetikledi. ABD ile ilişkiler bozulmaya devam ediyor.”

“Enflasyon yüzde 20’lerde seyrediyor ve neredeyse her dört gençten biri işsiz. Yeni İstanbul Havalimanı gibi müsrif projeler artık başarıdan çok birer sorun olarak görülüyor. Daha organize ve koordineli bir muhalefet bu şansı değerlendirdi. Muhalefetin kazandığı kentlerde sözlerini tutup tutamadığı gösterme ve cumhurbaşkanının gücünü azaltma şansı var.”

“Ama bu seçimlerin sembolik bir önemi var. İlk sonuçlar bile alçak gönüllüğü uzun süre önce bırakmış olan bir adam için mahcup edici bir uyarı niteliğinde.”

Guardian’ın başyazısı şu değerlendirmeyle son buluyor:

“Ancak bu fırsat, Erdoğan’ın seçim sonuçlarını görmezden gelip kendi amaçlarına uyacak bir netice ayarlaması gibi büyük bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Şu ana kadar popülist ve otoriter bir yönetim şekli izledi. Bundan daha da kötü bir hale dönüşebilir.”

Akşener: ‘İktidar şikayet edecek makam değildir’

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle;

Esnafımıza, öğrencilerimize, sabaha kadar taksicilik, bekçilik, otoparkçılık yapan emekçilerimize de hayırlı istirahatler diliyorum. Mesleğin hakkını veren birkaç TV kanalı grup toplantılarımızı canlı yayınlıyor. O televizyonlardan biri olan ve yayın hayatına geri dönen Türkiyem TV’ye de yayın hayatında başarılar diliyorum. Helikopter kazasında vefat eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Son günlerde helikopter kazaları artıyor. Bu konun da araştırılacağına inanıyorum.

“Bütün tuzakları aşıp hedefe ulaşabilenlere Zümrüt-ü Anka denir. İYİ Parti Türk milletinin Zümrüt-ü Anka’sıdır. Elbet de menzile varana kadar sendeleyenler geriye dönenler olacak nefsine yenilenler olacak ama bu yürüyüş durmayacak. Zor günlerden geçen milletimiz bizimle küllerinden doğacak. Belki paramız Sarayımız yok. Biz saraylara değil hakka talip olmuşuz. Şükürler olsun şimdiye kadar yüzümüz kara çıkmadı. Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni diyen Fatih kadar kararlı olacağız. Geldikleri gibi giderler diyen Mustafa Kemal gibi inançlı olacağız. Ve Allah’ın izniyle başaracağız, başaracağız, başaracağız”

“ÇUKURA DÜŞMEYECEK KADAR DEVLET TECRÜBEMİZ VAR”
Bizi çekmek istedikleri çukura düşmeyecek kadar devlet tecrübemiz var çok şükür. Doğru gördüğümüz yolu kimseyi kırmadan önermeye devam edeceğiz. Evet ekonomideki kötü gidişata, yargıdaki haksızlıklara öfkeleniyoruz. Sınırımızdaki güvenlik problemlerine şahit olduğumuz zaman öfkeleniyoruz ve bu sorunları çözmek istiyoruz. Vatanını seven herkes aynı duyguları yaşıyor. Hislerimiz bizi ayrıştırmamalı aksine birleştirmeli. Buradan ülkemin her köşesine sesleniyorum. Bu nezaket dilini devletin en tepesinden başlayarak 82 milyon vatandaşımızın da benimsemesini istiyoruz. Birbirimizi anlamak için adımlar atarsak sorunlarımızın çözümü de kolaylaşacaktır.,

“ZAMLARIN SORUMLUSU DEDİĞİ ARACI İKTİDAR OLMASIN?”
Domates, biber ve patlıcanın fiyatı aracılardan artıyormuş. Kim bu aracılar? Fırsatçıların tepesine çökün diyoruz. İktidar şikayet edecek makam değildir. Ama bunlar sürekli şikayet ediyor. E yapamıyorsanız gidin kardeşim yapanlar gelsin. Ama mesele bu zamanları kollayan fırsatçılar değil ki. Her kriz döneminde illaki fırsatçılar olur. Devlet gereğini yapar. Biberi, patlıcanı, patatesi almak zorunda kalan vatandaş, bunları üreten de satan da feryat ediyor. Bu işte bir gariplik yok mu? Zamların sorumlusu dediği o aracı iktidar olmasın? Sonuçta ürünün pahalı olmasına neden olan o aracı fırsatçı demekki iktidar siz yapıyorsunuz. Bunu üzerine Damat Berat diyor ki, sebze meyvenin fiyatı taşımacılık yüzünden artıyormuş. Yani patlıcanın, biberin pahalılığının sebebi, Muğla’dan Trakya’dan Nevşehir’den yola çıkan kamyonların şoförleriymiş. İyice şaşırmış bu adam. Gerçekten böyle diyor. Fiyatlar taşımacılıktan artıyormuş. Fiyat artışı taşımadan geliyor ama bunu düzeltmek için tek bir adım yok. Bunu düzeltmenin yolu bütün dünyada petrol fiyatları düşerken mazota benzine zam yapmak değildir.

“ÜRÜNLERİN FİYATINI YÜKSELTEN KAMYONLARIN OTOYOLLARA ÖDEDİKLERİ PARALAR”
Pahalı mazotu aldı ama daha köprülere verecek. Osmangazi mi dersiniz, paralı otoyollar mı dersiniz. Hangi müteahhidin yaptığı köprüyse. Köprü otoyol derken, alınan paralar da bu 5 müteahhide gidiyor. İşte ürünlerin fiyatını yükselten, kamyonların yaktığı mazotun fiyatı, o kamyonların otoyollara ödedikleri paralar olmasın sakın.

“SUÇLU SİZSİNİZ”
24 Haziran’da çıktığımız her seçim kampanyası boyunca sizi uyarmadık mı? Çiftçi rahatsız düşürün bu maliyetleri demedik mi. Üretici dağınık kooperatifler kurun güçlensinler dedik. Ciddi ürün kaybı var, verim düşüyor dedik. Kendi çıkardığınız tarım kanununu bile uygulamıyorsunuz. Verilen hibe ve destekler doğru adrese gitmiyor denetleyin dedik. Velhasıl dedik de dedik. Hiç kulak asmadınız. Nasılsa 5 müteahhitinizin keyfi yerinde yazıktır. Ne hale geldik. Bunları yapmadıkça mutfaktaki yangın sönmez. Sadece günü kurtarmak için adım attığınızda oy almak için adım attığınızda bu iş yürümez. Kimseye suç atmaya kalkmayın suçlu sizsiniz kardeşim sizsiniz.

“BUNLARIN SAĞINA BAK AKRABA, SOLUNA BAK 5 MÜTEAHHİT”
Sayın Cumhurbaşkanının anlayabileceğini düşünüyorum. Bu işi yapabilmek için iyi bir tedrisattan geçmeleri gerekir. Gece gündüz bu işlere kafa yormaları, milletin dertleriyle dertlenmeleri gerekir. Bunların sağına bak akraba soluna bak o 5 müteahhit. İYİ Parti’de vatanına milletine sadık kadrolar var çok şükür. Milletimiz de bunu görüyor ki, her geçen gün bize teveccühleri artıyor. Milletimiz sandığı bekliyor sandığı. 

 

Erdoğan canlı yayında tanıttı ! Ücretsiz dağıtılacak

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen İstanbul Sandık Başkanları Buluşması’na katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, AK Parti’nin seçim çalışmaları sırasında ikram edeceği 200 gramlık çayları ve kenevirden yapılan alışveriş çantalarını tanıttı.

Seçim kampanyaları sırasında vatandaşlara ikram edilmek üzere çay dağıtılacağını söyleyen Erdoğan, sandık kurulu üyelerinin bu çayları halka ulaştıracağını söyledi.

KENEVİRDEN TORBA VE PAKET ÇAY

Erdoğan, diğer partilerin naylon poşetle çalışma yaptıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bizim ise kenevirden dokunmuş torbalarımız var. Biz de bunlardan vereceğiz. Bu sıfır atık projemizin çevreci yaklaşımıdır. AK Parti’nin çevreciliğini de bununla göstereceğiz. Bir tarafta güzel İstanbul ve bunlarla beraber kampanyamızı inşallah 2 gün içinde başlatıyoruz. Patates, domates, patlıcan, sivri biber vesaire, şimdi onları da bu ikram ettiğimiz torbalardan doldurarak alacaklar ve inşallah geçmişte rahmetli anam evde file dokurdu. O fileyi verirdi, onunla giderdik, alışveriş yapardık. Onda tabii kirlenmek diye de bir şey yok. Gelir, yıkar, bir daha verir. Hepinizin de annesi bunu böyle yapmıştır. Şimdi biz bunu yapıyoruz. Biliyorsunuz o naylon poşetler toprakta yok olmuyor, erimiyor, yüzlerce yıl onlar toprağın katilidir. Şimdi 20 vilayette başlatıyoruz. Kenevir üretimini yaygınlaştıracağız ve böylece fileler ve bir diğer taraftan da bu tür torbalarımızla halkımıza gerçek çevreci bir parti olduğumuzu göstereceğiz.”
 

Bomba kulis ! Melih Gökçek aday olmak istiyor

Ankara’nın eski büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek’in CHP’nin Ankara adayı Mansur Yavaş aleyhinde yaptığı açıklamaların AK Parti içinde tartışmalara neden olduğu iddia edildi.

Gazete Duvar’ın aktardığı habere göre, Gökçek’in, “Yavaş, Makedonya kökenlidir” açıklaması gibi pek çok sözünün, Yavaş’a puan kaybettirmek bir yana AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki’ye zarar verdiği yorumu yapılıyor.

ÖZHASEKİ: MELİH BEY KAMPANYAMIN BİR PARÇASI DEĞİL

AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki, adaylığının ilk gününden bu yana Melih Gökçek’le arasına mesafe koyan açıklamalarıyla dikkat çekiyor.

Özhaseki, Gökçek’in son çıkışına ilişkin de “Melih Bey benim kampanyamın parçası değil. Üslubu benim üslubum değil” demişti.

MELİH GÖKÇEK ADAY MI OLMAK İSTİYOR?

Özhaseki’nin bu kadar açık ifade etmesine rağmen Gökçek’in ısrarla konuşmasının nedeniyle ilgili Ankara kulislerinde yapılan yorumlar arasında en uç ve dikkat çekeni şöyle:

“Gökçek, tutumunun Özhaseki’ye zarar verdiğinin farkında. Stratejisini, siyasi parti il başkanlıklarının büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına vermeleri için son gün olan 19 Şubat takvimine göre belirleyen Gökçek, bu süre zarfında AK Parti’ye, ‘Özhaseki yarışı kazanamaz, bırakın tekrar aday olayım’ diyecek.

Yıllardır Gökçek’le aynı saflarda siyaset yapan tecrübeli isimler, ‘Söz konusu olan Melih Gökçek ise hiçbir şey bizi şaşırtmaz’ diyorlar.”

Saadet Partisi lideri: ‘Ekonomik darboğaz içindeyiz’

Türkiye’deki ekonomik durumu eleştiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Ekonomik bir darboğaz içerisindeyiz. Bundan çıkmak için mucize mahiyetinde atılımlara ihtiyaç var” dedi.
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) düzenlediği etkinlikte, “Türkiye’nin geleceği, geleceğin Türkiye’si” başlıklı bir konuşma yaptı. Türkiye’nin içerinde bulunduğu duruma değinen Karamollaoğlu, “Ülkemizde ahlaki ve manevi yozlaşma zirveye çıktı. Eğitim bir keşmekeşe döndü. Arkadaşlar iktidar geldiklerinde akıllı tahta ve tablet projesiyle geldi. Batılılar da bunları icat etmelerine karşı çocukları bunlardan uzak tutmaya çalıştılar. Toplumsal kamplaşma var. Kamplaşma olursa herkes kendi tarafına çekebileceğini düşündü. Dışarıdan bir taarruz geldiğinde biz buna nasıl karşı koyacağız. Bu ciddi bir problem” dedi.

MUCİZE ATILIMLARA İHTİYAÇ VAR

Adalet ve ekonomiye de değinen Karamollaoğlu, “Adalet sisteminde de sıkıntılar var. Ekonomik bir darboğaz içerisindeyiz. Bundan çıkmak için mucize mahiyetinde atılımlara ihtiyaç var. Sınırlarımız bir duvarla örüldü. Bu isabetli bir adım. Türkiye’ye sadece o sınırla girilmiyor ki. Sınır ötemizde birtakım sıkıntılar var. Münbiç’e girmede de sebep bu. Dış politikalarımızda da çelişkilerimiz var” ifadelerini kullandı.