Ford Otosan net kârı açıklandı!

Geçen yıl 373,702 adet araç üreten Ford Otosan bu yıl üretimin 350,000-360,000 aralığına gerileyeceğini öngördü. Şirketin dün akşam açıkladığı yıl sonu bilançosuna göre satışlar yılın tamamında ihracat gelirindeki yüzde 53 desteğin etkisiyle yüzde 31 artarak 33.3 milyar lira oldu. Satışlar dördüncü çeyrekte yüzde 22.5 artışla 10 milyar liraya çıktı.

Geçen yıl 328,892 adeti ihracat olmak üzere 394,660 adet satış yapan şirket, 2019’da ihracatın 320,000-330,000 aralığında, toplam satışların ise 360,000-380,000 aralığında olacağını öngörüyor. Geçen yıl iç pazarda 65,768 araç satan Ford Otosan, bu yıl 40,000-50,000 arasında araç satmayı öngördüğünü belirtti.

(REUTERS)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

4 yıl sınırsız kilometre garantisi!

Premium segmentte bir ilk olan bu garanti uygulaması kapsamında; 01.01.2019 ve sonrasında trafiğe çıkan araçlar için, ilk 2 yıl boyunca binek otomobillerin kaporta işlemleri dahil bakım ve onarımlarının düzenli olarak Mercedes-Benz yetkili servislerinde yaptırılması halinde, 4’üncü yılın sonuna kadar geçerli garanti kapsamı ücretsiz olarak sunuluyor. Bu hizmet ile yasal garanti süresini takip eden 24 ay boyunca kilometre sınırı olmaksızın Mercedes-Benz marka otomobillerde oluşabilecek, garanti belgesinde ve “Kapsam Dışı Durumlar” haricinde, malzeme ve montaj kaynaklı tüm arızaların onarım bedeli Mercedes-Benz Türk A.Ş. tarafından karşılanıyor.

Hizmet paketinden yararlanmak için Mercedes-Benz marka binek otomobillerin 48’inci ayın sonuna kadar söz konusu bakım ve onarım işlemleri için, garanti belgesindeki koşullar kapsamında, düzenli olarak Mercedes-Benz yetkili servislerine giriş yapmaları gerekiyor.

Garanti kapsamında; malzeme veya montaj kaynaklı teknik arızadan dolayı arızalanan bütün parçalar, işçilik bedeli de dahil olmak üzere kapsam dahilinde olurken, belirlenmiş şartlar dahilinde ücretsiz olarak da onarılıyor. Bu yeni garanti süresi, aracın trafiğe çıkış tarihinin 48’inci ayında ise sona eriyor.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Çalışarak 28 senede ancak ödeyebilir!

Sabaha karşı saat 03.00 sıralarında gerçekleşen kazada sürücü Lin Chin-hsiang erken başlayan mesaisi için işe gidiyordu. Erken saatten dolayı direksiyon başında uyuya kalan sürücü restorant önüne park etmiş olan üç Ferrari’ye çarparak uyandı. Otomobillerdeki toplam hasarın tutarı 390 bin dolar civarında…

ferrari2

Lin, Pazar gecesi 03:00’te işten çıktıktan sonra eve döndü. Kiliselere tütsü satan annesine yardım etmek için yakınlardaki bir tapınağa verilen siparişleri götürüyordu. Yorgunluktan direksiyon başında uyuyakalınca 05:40’ta sabah manzarası turuna çıkmaya hazırlanan bir grubun arabalarına çarptı. Araçlar ağır hasar görürken ölen ya da yaralanan olmadı. Polis, Lin’in alkollü olmadığını ve trafik sicilinin temiz olduğunu açıkladı.

ferrari3

Sürücü Lin BBC muhabirine verdiği cevapta, “Kendimi çok büyük bir sorunun içine soktum, anneme yardım etmek için çalışıyordum ve işe giderken aslında annemi daha büyük bir borca soktum” dedi. Çevredeki insanlardan bazıları sürücüye 150 bazıları da 300 dolar yardım ettiler. Bu durumu fark eden yerel makamlar bağış yapmak isteyenleri resmi bir hesaba yönlendirerek insanlardan yardım istediler ve toplamda 24 bin dolar topladı.

ferrari5

Sosyal medya kullanıcıları ise Ferrari sahiplerini sürücüyü affetmeye davet etti. Ancak Ferrari sahiplerinden biri arabasını almak için çok çalıştığını ve tazminatı almak istediğini açık bir dille belirtti. Yine de sürücü Lin’e göre araç sahipleri ona oldukça nazik davrandılar ve borcunu ödemesi için ısrar etmediler aksine ödeme kolaylığı sağlamak için taksitlendirme seçeneği bile sundular.

ferrari34 ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Nissan’dan rekor!

Binek araçlarda 4 bin 557 adetlik satış performansı gösteren Nissan Türkiye, pazar payını %9,8’e çıkarırken marka sıralamasında 3. sırada yer aldı. Toplam pazarda ise gerçekleştirilen 4 bin 762 adetlik satış ile %8,2 pazar payı elde eden Nissan, marka sıralamasında 6. sırada yer aldı. Ekim ayında pazar payını %7,7’ye çıkaran marka, Kasım ayındaki performansıyla hem toplam pazarda hem de binek araçlarda rekor tazelemiş oldu.

1543921604_xtrailturuncu8Her 3 SUV’den Biri Nissan

Nissan’ın Qashqai ve X-Trail modelleri, kendi segmentinde Kasım ayının en çok satan modelleri oldu. Türkiye’de SUV segmentinde Kasım ayında 14 bin 88 araç satılırken Nissan bu segmentte elde ettiği satış performansıyla pazar payını artırarak %29’a çıkardı. Markanın D-SUV segmentindeki modeli X-Trail, kendi segmentinde %70 pazar payı elde ederek tüm segmentlerde en çok satan 7. model oldu. Sınıfının öncüsü ve lideri kompakt SUV modeli Qashqai ise, Kasım ayında tüm pazarda en çok satan 4. model oldu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’ndan açıklama

Yargıtay’ımız içtihatlarında da ifade edildiği gibi eleştiri ve ifade özgürlüğü aslen toplumsal ilerleme ve bireyin gelişimine hizmet eden kavramlardır. Bireyler veya kurumlar kendi davranış ve uygulamalarını, bu davranış ve uygulamalara yapılan eleştirileri dikkate alarak geliştirip, daha ileri seviyeye taşıyabilirler ki bu da toplumsal ilerleme için gerekli en önemli unsurlardan biridir. Eleştirinin en önemli unsuru ise bunun özgürce ifade edilebilmesidir. Elbette bu özgürlük sınırsız değildir.

Sn. A. Vural Ak tarafından kullanılan ifadeler ise eleştiri niteliğinde değil doğrudan hakaret ve iftira niteliğinde olup hizmet ettiği tek amaç sporun gelişimi ve tabana yayılımı için çalışmak üzere kurulmuş T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’mıza bağlı bir kamu kurumu olan Federasyonumuzu itibarsızlaştırmak ve kurum olarak Kamuoyu nezdindeki saygınlığını yok etmektedir. Sn. A. Vural Ak en son 20.11.2018 tarihli röportajında Federasyonumuzun, takımların Intercity-İPSK tarafından düzenlenen Vfest’e katılımlarını engellemek üzere tehdit ettiği iddiasında bulunmuştur. Sporu geliştirmek üzere faaliyet gösteren bir kamu kurumunun takımları tehdit etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı açıktır. Hiçbir maddi olguya dayanmaksızın ortaya atılan bu iddiaların tarafımızca kabulü mümkün değildir. Sn. A. Vural Ak tarafından Federasyonumuzun kurumsal kimliğe ve yönetimine sistematik şekilde yönetilen bu hakaret ve iftira etmek yerine Federasyon yönetimi olarak, Sn. A. Vural Ak’tan beklentimiz nitelikli eleştiriler getirerek Türkiye’de otomobil sporlarının gelişimine katkı sunmasıdır.

Son olarak açıklık getirmek istediğimiz husus, Dünya Rallikros Şampiyonasına ilişkin açıklamalarıdır. Kendisi tarafından en son 20.11.2018 tarihinde yapılan röportajda “Otomobil sporlarının önündeki en büyük engel, Türkiye Otomobil Federasyonu (TOSFED)! Maalesef yapmaya çalıştığımız her şeyi engellemeye çalışıyorlar. Eğer onların engelini aşabilirsek, 2 sene burada organize ettiğimiz Dünya Ralli Kros Şampiyonasını tekrar getirmek istiyoruz. Benzeri büyük yarışmaları da getirmek istiyoruz ama maalesef Federasyon olarak, sporun önünde bize destek olmaları gerekirken bu gövde, en büyük engel olarak önümüzde” şeklinde belirtmiştir. Federasyon olarak, Sn. A. Vural Ak’ın Dünya Rallikros Şampiyonasını Türkiye’ye getirmek istediklerine ilişkin haberi ilk kez bu röportaj vasıtası ile öğrenmiş bulunmaktayız.  Zira tarafımıza bu konuyla ilgili yapılmış herhangi bir başvuru söz konusu olmadığı gibi bu hususta yazılı veya sözlü görüşmeler yürütüldüğüne dair tarafımıza yapılmış bir bilgilendirme söz konusu değildir. Dünya Rallikros Şampiyonası taslak takvimi, Dünya Motor Sporları Konseyi tarafından henüz onaylanmamış olmakla beraber Türkiye bu takvimde yer almamaktadır. Söz konusu Şampiyonanın Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) nezdindeki muhatabı, ülkemizde otomobil sporları ile ilgili tek otorite olan Federasyonumuzdur. Bu sebeple, yapılan açıklamaların bilgimiz dışında olduğunu bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla

TOSFED Yönetim Kurulu

İLGİLİ HABERİş konuşuyoruz 21. bölüm: Intercity Rent a Car kurucusu Vural Akİş konuşuyoruz 21. bölüm: Intercity Rent a Car kurucusu Vural Ak0001 0002 0003 ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Renault Clio neden çok tercih ediliyor?

Fransız markanın Bursa’daki yatırımı 1969 yıllarına dayanıyor. 1971 yılında o fabrikanın üretim badından çıkan ilk otomobil 12 TS idi. Sonrasında Renault 12 GTS, Renault 9, 11, 21 ve bu sıralama böyle devam etti. Ardından Megane üretimi başladı ve halen devam ediyor. Marka Bursa’daki fabrikasında ilk Clio üretimine ise 1999 yılında Clio Symbol ile başladı. Sedan seven bir tüketici kitlesine uygun olan bu otomobil küçük ama kullanışlı bir yaşam alanını, ekonomik ve düşük hacimli motor seçenekleriyle kullanıcısına sunuyordu.

img_5848-kopya

1970’lerden 2000’lere kadar genişleyen fabrika ve üretilen modeller sayesinde yedek parça ve servis ağı da istenilen seviyelere ulaşmıştı. 2006 yılında ise Clio’nun en yeni modeli Bursa’da üretilmeye başlandı. Bu otomobil de markanın efsaneleşmiş 1.5 litrelik dCi motoruyla yakıt tüketiminde inanılması güç değerler elde etmenizi sağlıyordu. O zamandan bu zaman Clio’nun gelişimi devam etti.

img_5853-kopya

Şimdi ise konuğum olan Clio 4’te Bursa’da üretildi ve 1.5 litrelik “yakmayan” dizel motoruyla ziyaretime geldi diyebilirim. Clio’nun çok tercih edilmesinin sebeplerinden önce Clio 4 diye adlandırılan bu ürünün aslına bakarsanız son günlerini yaşadığını da belirtmem de fayda var. Renault markası bu modelini rakipleriyle daha iyi mücadele etmesi için 2019 yılında yenileyecek.

img_5862-kopya

Test aracımız olan Clio, satın alabileceğiniz en üst donanıma sahip. otomobile dışarıdan baktığınızda led teknolojili far ve stopları, Eyfel Kulesi tasarımlı jantları ve krom detaylarıyla dikkat çekiyor.

img_5855-kopya

Ayrıca ne kadar dışarıdan ufak tefek gözükse de Clio, 4062 mm uzunluğa, 1731 mm genişliğe, 1448 mm yüksekliğe ve 2589 mm aks mesafesine sahip. Otomobilin bagaj hacmi ise 300 lt.

img_5861-kopya

Otomobilin içine geçtiğinizde ise küçük ama iş gören bir multimedya ekranı sizi karşılıyor. Ayrıca ferah bir iç mekanın en önemli özelliği olan cam tavan opsiyonu da aracımızda mevcut, açılmıyor ama varlığı yüreğimi ısıtmaya yetti…

img_5870-kopya

Clio’nun motor kaputunu açtığınızda ise karşınıza kullanıcıları tarafından efsaneleşmiş bir motor olan 1.5 lt dCi, dizel motor çıkıyor. Bu motor 90 beygir güç ve 220 Nm tork üretiyor. 6 ileri çift kavramalı EDC şanzımanla bu güç ön tekerlere sorunsuz bir biçimde aktarılıyor. araç 0’dan 100 km/s hıza 12.9 saniyede ulaşsa da şehir içindeki ani hızlanmalara güzel cevaplar veriyor.

img_5858-kopya

1.5 lt dCi ünite, EDC şanzımanla birlikte ortalama olarak 3.5 lt / 100 km yakar diye fabrika tarafından bizi bilgilendiriyor. Gerçeğe döndüğünüzde ise otomobil size 5-5.5 lt / 100 km gibi güzel bir tüketim verisi sunuyor. Ayrıca bu değeri zorlarsanız 5 lt’nin de altına kolaylıkla indirebiliyorsunuz, daha ne olsun…

img_5878-kopya

Gelelim Clio’nun sürüşüne. Öncelikle oturma pozisyonu şöför için oldukça iyi ayarlanmış. Yeni nesil otomobillerin sorunu olan burnunu görememe durumunu, koltuğu sonuna kadar kaldırsanız da aşamıyorsunuz ama Clio’nun burnu küçük olduğundan pek sorun teşkil etmiyor.

img_5872-kopya

17 inç boyutundaki jantlar ve düşük profilli lastikler otomobilin iç mekandaki konforunu azaltsa da sürüş dinamiğine ekstra katkı sağlıyor. Viraj içlerinde ya da girişlerde hızınızı iyi ayarlayamazsanız kararlı bir şekilde kafadan kaymanız olası bir durum, haberiniz olsun.

img_5874-kopya

Fransız otomobillerde sıklıkla karşılaştığımız rüzgar, yol ve motor sesi gürültüsü Clio’da da zaman zaman kulağınıza takılabiliyor. Ama bu aracın B segmenti bir otomobil olduğunu ve fazlaca üretildiğini unutmamanızda fayda var.

img_5879-kopya

Clio neden çok satıyor diye soracak olursanız kısaca ucuz, ekonomik ve kullanışlı diyebilirim. He bir de bu üçlüye buna rağmen de kalitesi iyi dersem tam olur. Clio ülkemizde 2012 yılında 10.321 adet, 2013 yılında 22.205 adet, 2014 yılında 22.545 adet, 21.405 adet, 2016 yılında 26.075 adet ve 2017 yılında da 31.285 adet sattı. Bu yıl da bu rakamlara yakın bir sonuca ulaşacağını düşünüyorum.

img_5851-kopya

Bugün Clio satın almak istediğinizde 86.500 TL’den başlayan fiyatlara sahip. Test aracımız olan Clio ise 126 bin TL.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Uluslararası Yılın Kamyonu ödülünün sahibi oldu!

Ford Trucks, Hannover’de başlayan Uluslararası Ticari Araç ve Yan Sanayii Fuarı’nda (IAA), yeni çekicisi F-MAX’i dünyaya tanıttı. F-MAX’in dünya prömiyeri büyük bir habere de sahne oldu. Her yıl sonucu merakla beklenen Uluslararası Yılın Kamyonu Ödülü”ne bu yıl F-MAX’in layık görüldüğü açıklandı. F-MAX’in dünya prömiyerine ve ödül vesilesiyle fuarda düzenlenen törene Koç Holding ve Ford Otosan Onursal Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Cenk Çimen, Ford Otosan Yönetim Kurulu üyeleri Ali İhsan İlkbahar, Turgay Durak, Füsun Akkal Bozok, Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, Ford Otosan Genel Müdür Başyardımıcısı Lisa K. King ve Ford Otosan üst yönetimi katıldı. Ford Trucks’ın, Ekim ayında piyasaya süreceği yeni çekicisi F-MAX fuarın da ilgi odağı oldu. Fuar, 20-27 Eylül 2018 tarihlerinde ziyarete açık olacak.

dndwef9xcaehcez
F-MAX’in dünya prömiyeri sonrasında açıklamalarda bulunan Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Ford Otosan’ın kamyon işine 1959 yılında başladığını hatırlatırken, “1982’de kurulan İnönü fabrikası ile kamyon işindeki iddiamızı mühendislik gücümüzle birleştirerek yeni bir aşamaya taşımıştık. Bugün geldiğimiz noktada ise bir aracı, motoru dâhil, geliştirip üretebilecek yeteneğe sahip ilk Türk şirketi olmanın gururunu yaşıyoruz. Bugün dünya prömiyerini gerçekleştirdiğimiz F-MAX ile Türkiye’nin sıfırdan geliştirilen ve üretilen ilk çekicisini dünyaya sunuyoruz. Uluslararası Yılın Kamyonu (International Truck of the year) ödülü üretim gücümüzün ve mühendislik kabiliyetlerimizin ulaştığı noktayı ortaya koyuyor. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum. Çekicimizin uluslararası pazara yeni bir oyuncu olarak girmesi için hazırız.” dedi.

new_ford_trucks_tractor-18-1024x434

Ali Y. Koç: “Ford Trucks’a yaptığımız yatırımın en önemli noktasındayız.”

Ford Otosan’ın 2010 yılında kamyon işine odaklanarak yeniden yapılanmaya gittiğini ve bu kapsamda yürüttüğü stratejinin ardında uluslararası bir marka olma hedeflerinin bulunduğunun altını çizen Koç, “Ford Trucks, Ford Otosan’ın geleceği için bizleri heyecanlandıran çok önemli bir girişim. 2010 yılında aldığımız stratejik kararla Ford Trucks’ın büyümesi yolunda büyük adımlar attık. Türkiye’de tamamen ağır ticari araçlara özel ve son derece modern bayi yapılanmamızı 30 plaza ile tamamladık. Uluslararası pazarlarda büyümemizi ise Orta Doğu, Afrika, Rusya ve Türkî Cumhuriyetlerin ardından, Orta ve Doğu Avrupa’da gerçekleştirdiğimiz bayi açılışlarıyla sürdürdük. Bugün itibarıyla 33 ülkede faaliyet gösteriyoruz. 2018 sonu itibarıyla 41, 2020 sonu itibarıyla da 51 ülkede var olmayı hedefliyoruz. 2015 yılından bu yana Ford Trucks için 400 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. 2017’de uluslararası pazarlardaki satışlarımızı yüzde 50 artırdık. Bugün geldiğimiz noktada, Ford Trucks işine yaptığımız yatırımın en önemli noktasındayız. F-MAX, uluslararası pazarlardaki büyümemize ivme kazandıracak. Alt yapımız ve global yapılanmamız, F-MAX’in uluslararası pazarlara yeni  bir oyuncu olarak girmesi için hazır” dedi.

dndwef8w0aa5ena

Ford F-Max

F-MAX, uluslararası pazarlarda Ford Trucks müşterilerinin ve filo sahiplerinin beklenti ve taleplerini karşılayacak şekilde tasarlanarak üretildi. Geliştirilme sürecinde 5 ülkede yürütülen saha çalışmaları sırasında 900 şoför, 44 filo yöneticisine ulaşıldı ve beklentileri doğrultusunda tasarım aşamasına geçildi.Ford Otosan Ar-Ge Merkezi ve İnönü fabrikasında süren 5 yıllık tasarım, geliştirme ve üretim sürecinde 1.200 Ford Otosan mühendisi görev alırken birçok yerli imalatçı da üretim sürecine katkı yaptı. 500 PS gücü ile Yeni Ford Trucks F-MAX, yakıt ekonomisi, düşük bakım ve işletim giderleriyle de kullanım maliyetlerini düşürüyor.

Opel ticari araç pazarına geri dönüyor!

Opel markasının 1986 yılında beridir ürettiği hafif ticari araç modeli olan Combo, yepyeni haliyle Almanya’da Opel’in merkezi Rüsselsheim’da tanıtıldı. Bir önceki jenerasyona göre tamamıyla değişen bu araç, markanın ülkemizdeki ticari araç pazarına 8 yıl sonraki giriş modeli olacak olması da bu durumu özel bir noktaya getiriyor.

01_opel_503746-kopya

Opel’in Avrupa’daki ticari araç payı PSA olarak düşünüldüğünde yüzde 30. Siz de tahmin edersiniz ki bu payın büyük bir bölümü Peugeot ve Citroen tarafından oluşuyor. Combo modeliyle birlikte marka, bu payını arttırma hedefine sahip. Ayrıca 2019 yılında tanıtılacak olan bir yeni ticari araç daha var o da Vivaro!

04_opel_503404-kopya

Combo’nun 5. jenerasyonu olan bu yeni model PSA’nın daha tanıtımını yeni yaptığı Peugeot Rifter ile aynı platform olan EMP2 altyapısının üzerinde yükseliyor. EMP2 platformu birden fazla modelde karşınıza çıkacak olan bir altyapı. Özellikle modüler olan yapısı sayesinde uzayıp kısaltılarak farklı segmentlere ve motor seçeneklerinde de kullanılabiliyor.

02_opel_504158-kopya

Yeni Combo’yu ilk defa gördüğünüzde otomobilin yumuşak hatlı yapısı dikkat çekiyor. Markanın diğer modellerinde de bir imza niteliğinde kullandığı gündüz ledli farları, Combo’da da yerini almış durumda. Araç dışarıdan daha çok Crossland X modelini andırıyor diyebilirim.

12_opel_504168-kopya

Aracın yanına geçtiğinizde ise her iki tarafta da kayar kapıların olduğunu fark ediyorsunuz. Ayrıca şişik tasarıma sahip olan çamurluklar sayesinde Combo, daha kaslı ve geniş gözüküyor.

25_opel_504181-kopya

Combo’nun arkasında ise dikine konumlandırılmış stoplar size merhaba diyor. Ayrıca bagaj kapağından bağımsız olarak açılan arka cam aracı daha kullanışlı bir hale getirmiş.

24_opel_501983-kopya

Combo’nun içine geçtiğinizde ise ferah bir mekan sizi karşılıyor. Özellikle panaromik cam tavanlı versiyona bakıyorsanız durum oldukça başarılı. MPV araçlar kadar ferah bir iç mekana sahip diyebilirim. Combo’nun ikiye bölünmüş olan cam tavanı arasında kalan plastik bölmeye eşya da koyabiliyorsunuz.

02_opel_501981-kopya

İç mekanda dikkat çeken tek unsur tabi ki cam tavan değil. Konsol ortasında yer alan 8 inçlik multimedya ekranı oldukça başarılı bir şekilde çalışıyor. Vites kolunun hemen önünde yer alan geniş saklama gözü ise temassız şarj özelliğine sahip.

12_opel_502440-kopya

Kol dayama bölümünün altında kalan kısım ise kapağı açıldığında derin bir saklama gözü olarak çalışıyor.

04_opel_501982-kopya

Bu detayın haricinde üç kollu fonksiyonel direksiyon, markanın binek modellerinde de hatırlayacağınız bir direksiyon. Üzerinde direksiyon ısıtma düğmesinden,hız sabitlemeye ve müzik sistemi kontrolüne kadar her şey yer alıyor. Otomatik vitesli versiyonda vites değiştirme kulakçıklarının da olduğunu belirteyim.

20_opel_502348-kopya

Aracın vites kolu ise tahmin ettiğinizden biraz farklı. Döner bir buton şeklinde ve üzerinden gerekli ayarlamaları kolayca yapmanız için tasarlanmış durumda.

21_opel_503422-kopya

Gelelim Combo’nun boyutlarına. Yeni Combo uzun ve kısa olmak üzere iki farklı kasaya sahip olacak. Combo Life(camlı) modelini uzun şase ile satın alırsanız 7 koltuklu olarak bu aracı tercih edebiliyorsunuz. Combo Life uzun 4.75 metre uzunluğa ve 1.8 metre yüksekliğe sahip. Aracın bagaj hacmi ise 850 litre. Combo’nun kısa versiyonu ise 4.4 metre uzunluğa ve 1.8 mt yüksekliğe sahip. Aracın bagaj hacmi de 597 litre. Combo’nun bagaj hacmini maksimum olarak 2693 litreye kadar ulaştırabiliyorsunuz. Combo’nun yükleme kilosu ise 1000 kg olarak açıklanıyor.

01_opel_502349-kopya

Tüm bunlara ek olarak ön yolcu koltuğunun katlanıp bir masa görevi görebilen duruma gelmesini de belirtmem de fayda var…

04_opel_504160-kopya

Combo’nun yeni nesil güvenlik ve teknolojik unsurları hakkında bilgi vermem gerekirse. Özellikle sürüş esnasında bana kendini fark ettiren şerit takip asistanı dikkatimi çekti. Bu donanım siz şeridinizden ayrıldığınızda direksiyon titreşimleriyle sizi o şerite geri sokmaya çalışıyor. Ayrıca head-up display, yaya algılayıcı acil fren desteği, hız sabitleme, geri görüş kamerası, IntelliGrip çekiş kontrol sistemi ve çift taraflı kayar kapılar en öne çıkan donanımları oluyor. Ayrıca her versiyonu 7 kişilik olarak tercih edebiliyorsunuz.

17_opel_502326-kopya

Aracın motor ve şanzıman seçenekleri hakkında bilgi vermem gerekirse de durum şu şekilde. 1.5 litrelik ve 1.6 litrelik dizel motor seçeneklerine sahip. 1.5 dizel motor 130 hp güç üretirken, 1.6 dizel motor 100 hp güce sahip olacak. 1.2 litrelik PureTech benzinli motor da Combo’daki seçenekler arasında yerini almış durumda. Combo’nun 1.5 litrelik 130 beygir güç üreten versiyonunda kullanılan 8 ileri tam otomatik şanzıman bu segmentte kullanılan ilk 8 ileri otomatik şanzıman olma özelliğine sahip. Diğer motor seçenekleri sadece manuel şanzımanla satın alınabilecek.

09_opel_501989-kopya

Combo’nun ülkemizdeki fiyatıyla alakalı yetkililerden yapılan bir açıklama henüz yok. Aracın Türkiye’ye gelmesi ise 2019 yılını bulacak!

Kia’nın hibrit otomobil yorumu : Niro!

Markanın kompakt SUV segmentinde yer alan modeli Niro’ya merhaba deyin. Niro sizinde spottan fark ettiğiniz gibi hem elektrikli hem de benzinli motora sahip bir SUV olma özelliği taşıyor.

img_4918-kopya

Araca dışarıdan baktığınızda çekik gözlü ve hafif bir agresiflik bakışlı bir otomobil olduğunu sezmeniz oldukça normal. Ön tamponda yer alan gündüz ledleri biraz kaybolmuş gibi gözükse de işini yerine getirmeyi başarıyor.

img_4912-kopya

Motor ızgarasının parlak siyah renkte olması ve bu bölümde kullanılan krom çerçeve işi biraz daha premiuma götürse de o noktalara erişmek içim çıta ve renkle olması oldukça zor.

img_4932-kopya

Otomobilin yanına geçtiğinizde ise gövdeye göre ilk önce gözünüze küçük gelen jantlarla tanışıyorsunuz. Dinamik bir tasarım çizgisine sahip olan bu jantlar, Niro’nun sade gövdesini olduğundan daha hareketli göstermek için elinden geleni yapıyor. Ancak Niro’nun bir SUV olarak geçmesi ve yerden yüksekliğinin dışarıdan bu kadar az gözükmesi kullanıcısını düşündürecek tarzda. Ayrıca dört tekerlekten çekiş özelliğinin de olmaması SUV mu yoksa yerden yüksek bir SW mi bu araç diye soru işareti oluşturuyor.

img_4915-kopya

Niro’nun arkasına geçtiğinizde ise otomobilin küt bir biçimde sonlandırıldığını fark ediyorsunuz. Çift parçalı ve yere paralel olan stoplar arka kısmı olduğundan daha geniş göstermiş durumda.

img_4926-kopya

Otomobilin arka kısmında en çok dikkat çeken diğer bir hususta aracın tamponu ve egzoz difüzörü. Çift renkli olan tampon, havanın daha rahat geçmesi için tasarlanmış olan egzoz difüzörüyle iyi bir uyum yakalamış durumda.

img_4904-kopya

Gelelim Niro’nun ölçülerine. Otomobilin uzunluğu 4355 mm, genişliği 1805 mm ve yüksekliği 1545 mm ölçülerinde. Bu detaylarla birlikte otomobilin aks mesafesi 2700 mm iken, 421 litre de bagaj hacmine sahip.

img_4902-kopya

Niro’nun sürücü kapısını açıp içine geçtiğinizde ise, tuşlarla dolu olan üç kollu direksiyon ve küçücük bir multimedya ekranı sizi karşılıyor.

img_4896-kopya

Direksiyon üzerindeki tuşlarda gösterge tablosu üzerindeki ekranı, hız sabitleme sistemini ve ses sistemini kolayca kontrol edebiliyorsunuz.

img_4898-kopya

Dokunmatik ekran üzerinden ise sadece multimedya sistemini kontrol edebiliyorsunuz.

img_4892-kopya

Gösterge tablosuna dikkatlice baktığınızda, standart otomobillerden farklı bir detayla karşılaşıyorsunuz. Motor devri göstergesinin olduğu yerde Niro, hibrit sürüşünüzü kolaylaştıracak farklı bir göstergeyi sizinle buluşturuyor. Charge, Eco ve Power bölümlerine ayrılmış olan bu gösterge üzerinden ayağınız gaz pedalında iken neler olduğunu görebiliyorsunuz.

img_4888-kopya

Tablonun ortasında yer alan ekran üzerinden ise yol bilgisayarına ve enerji akışına rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.

img_4889-kopya

Niro’nun motor kaputunu açtığınızda ise karşınıza bir elektrikli ve benzinli motor çıkıyor. 1.6 litrelik benzinli motor 105 beygir güç ve 147 Nm tork üretirken, elektrikli motor 43.5 beygir güç ve 170 Nm tork üretiyor. Her ikisinin toplamı ise 141 beygir güçle 265 Nm tork üreten bir sonuç oluşturuyor. Gücün aktarma görevini ise Hyundai’den de tanıdığımız 7 ileri DCT şanzıman yerine getiriyor.

img_4906-kopya

Sürüş esnasında hissettiklerime gelecek olursak, durumlar biraz karışık. Karışıklığın asıl sebebi aslına bakarsanız gaza basma şiddetinizle doğru orantılı. Eğer sakin sürüş karakterine sahip bir sürücüyseniz elektrik motoruyla maksimum mesafe kat edebilirsiniz. Ancak gaz pedalı hassasiyeti biraz daha agresif ise, elektrikli motorla birlikte benzinli motor da sürekli olarak devreye girecektir.

img_4920-kopya

Benzinli motor çalıştığı iki durum var dikkatimi çeken yani benzinli motorun ne iş yaptığıyla ilgili… Birinci durumda elektrik motoruna ek bir güçle aracı hareket ettirmek için çalışan motor, bir diğer durumda da aracın elektrik motorunun gücünü aldığı pilleri doldurmak için devreye giriyor. Kısacası tam gaz yaptığınızda otomobil hem elektrik hem de benzinli motoru çalıştırıp gidebiliyor ve siz de 141 beygir gücü tamamen hissedebiliyorsunuz…

img_4917-kopya

Sakin kullanımlarda ise elektrik motoru size elinden geldiği kadar yardım ediyor. Özellikle eğer ayağınızı iyi ayarlayabilirseniz yokuşları bile kolaylıkla elektrik gücüyle çıkabiliyorsunuz. Kendi kendini şarj edebilen sistem benzinli motor çalışırken ayağınızı gazdan çektiğiniz durumlarda rejeneratif olarak çalışarak pilleri şarj edebiliyor. Bu sırada frene bastığınızda ise şarj hızı artıyor. Niro’nun rakibi olan bazı markalar özellikle ayağınızı gazdan çektiğinizde(özellikle yokuş aşağı inerken) aracın motor freni yapması için farklı bir sistem geliştirmişler ve bu durumlarda isterseniz vitesi bu konuma getirip aracın hızlanmasına engel olabiliyorsunuz. Ancak Niro’da böyle bir ekstra durum söz konusu değil. Eğer aracın hızlanmasını istemiyorsanız ayağınız fren pedalıyla temas ediyor olması gerekiyor.

img_4900-kopya

Niro’nun kabininin rüzgar, yol ve motor sesi bakımından işini iyi yaptığını söyleyebilirim. Süspansiyon konusunda da ne çok iyi ne de çok kötü demem de fayda var ama bana sürüş boyunca sorun yaratmadılar ki sizede yaratacağını düşünmüyorum. Ancak 18 inçlik jantların üzerinde bulunan düşük profilli lastikler konfor açısından kimi zaman işinizi zorlaştırabiliyor.

img_4905-kopya

Otomobille performanslı bir kullanım düşünmemenizde fayda var. Niro hibrit sistemiyle daha fazla ekonomiklik daha az performans olarak çalışıyor.  Bu sayede de otomobille şehir içinde geçtiğim 400 km mesafe sonucunda tüketim değerim 5.1 lt / 100 km idi. Bu değer günümüzde satın alabileceğiniz benzinli ve dizel otomobillerin çoğundan daha az bir tüketim anlamına geliyor. Günümüz benzin litre fiyatlarıyla da kilometrede 35 kuruş benzin tüketmiş oluyorum…

img_4894-kopya

Otomobilin motoru 1.6 litre hacminde olduğu için devlet teşviğinden faydalanmıyor. MTV’si de 1.6 litrelik motor hacmi üzerinden hesaplanıyor. Niro gibi bir otomobil satın almak isterseniz ise etiket fiyatı 179 bin 900 tl’den başlıyor 200 bin tl’ye kadar uzanıyor.

Honda’dan Türkiye’ye özel scooter!

Maksi scooter segmentindeki rekabeti kızıştıracak en iddialı modellerden biri olan Forza 250, Türkiye’deki motosiklet severlerle buluşuyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen yeni 250 cc’lik motoru ile 11 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Türkiye’de yollara çıkmaya hazırlanan Forza 250 segmentinin en iddialı modellerinden biri olacak. Metalik mavi, metalik gri ve mat inci beyazı olmak üzere üç farklı gövde rengiyle satışa sunulacak olan Honda Forza 250’nin satış fiyatı ise 28 bin 700 TL olacak.

1533883645_forza250_19ym_dsc3044_-kopya

Hafiflik, kompakt tasarım ve sportif form gibi ilkelerinin yanı sıra, ayarlanabilir elektrikli ön cam, tamamen LED ışıklandırma, opsiyonel 45 litre kapasiteli Akıllı Anahtar bağlantılı arka çanta gibi geliştirilmiş özellikleri ile dikkat çekiyor.

1533883674_forza250_19ym_dsc2706_-kopya

Yeni Forza, bir önceki modelin tasarımından daha sportif yeni görünüşü ile daha sıkı, keskin hatlar ve güçlü bir yapı ortaya koyuyor. Dingil mesafesi ve uzunluğu düşürülen model, aynı zamanda daha dar ancak görüş açısını genişletecek yükseltilmiş bir yapıya sahip. Yenilenen şasi tasarımı ve yapısıyla, daha kuvvetli bir hızlanma ve yakıt ekonomisi sunan Forza’da standart olarak sunulan iki kanal ABS özellikle panik fren ve ıslak zeminde sürüş güvenliğini destekliyor. Daha geniş bir çapa sahip arka tekerleğine rağmen selefinden çok daha hafif bir yapıya kavuşan Forza 250, son derece şık dökme alüminyum alaşım jantları ve artan tekerlek büyüklüğü ile de sürüş konforu arttırıyor.

1533883708_forza250_19ym_dsc1661_-kopya

Öte yandan bir scooterda ilk kez bulunan, Honda Seçilebilir Tork Kontrolü’ne de sahip olan Forza, bu özellikleri ile rakiplerinden ayrışıyor. Bu sistem sayesine motor, ön ve arka tekerlekler arasındaki en ufak bir hız farkını bile anında fark ederek, kayma oranını hesaplıyor ve motor gücünü ve torkunu yakıt enjeksiyonu ile ayarlayarak arka tekerlekteki tutunmayı yeniden sağlıyor.

1533883771_forza250_19ym_dsc3735_-kopya

Yeni Forza’nın ergonomik anlamda da iddialı bir model haline gelmesi için çalışan Honda mühendisleri, sele altındaki bölümü iki kapalı kask alabilecek şekilde tasarladı. Bunun yanı sıra saklama alanını bir kask ve/veya yağmurluk alacak şekilde A4 boyutlarında çantalarla bölmelere ayırmak mümkün. Karenajın ön bölümünde bulunan saklama gözü de artık kilitlenebiliyor. Bu sayede sürücü güvenle telefon veya matara gibi herhangi bir eşyasını o bölmede saklayabiliyor. Aynı zamanda bu bölmenin içerisinde 12V şarj soketi de yer alıyor.

1533883800_forza250_19ym_dsc3066_-kopya

Rahatça ayarlanabilen yeni elektrikli ön cam yüksek hızlarda maksimum rüzgâr korumasını ve şehir sürüşlerinde kusursuz özgürlük hissi veriyor. Forza’nın tasarım çizgileri önde yeni, gidonun sol tarafından kontrol edilebilen ve 140 mm’ye kadar ayarlanabilen elektrikli cam ile başlayarak arkaya doğru devam ediyor. Ayrıca yenilenen gösterge paneli analog kadrana ek olarak birçok ekstra bilgiyi de dijital ve LED olarak sunmaya başladı.

Analog hız ve devir göstergesinin ortasında 3 farklı mod arasında geçiş yapılabilen dijital bir yol bilgisayarı yer alıyor. Buradan, odometre, kalan yakıtla gidilebilecek mesafe ve anlık yakıt tüketimi – trip metre, ortalama yakıt tüketimi ve zamanlayıcı veya dış hava sıcaklığı ve batarya sensörü bilgilerine ulaşılabiliyor.