AYM Başkanı: 15 Temmuz sonrasında 120 bin başvurudan 103 bini sonuçlandırıldı

Anayasa Mahkemesi’nin 56’ıncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AYM Yüce Divan Salonu’nda tören düzenlendi. AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile çok sayıda yargı mensupları katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan salona girişinde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da aralarında olduğu protokolün ön sırasında bulunanlarla tokalaştı.

FOTO: DHA

FOTO: DHA

Törende konuşan Arslan, anayasa yargısının temelinde anayasanın üstünlüğü ilkesinin yattığını söyledi. Anayasa Mahkemesinin olağanüstü hal şartlarında dahi ‘hak eksenli’ yaklaşımla kararlar vermeye devam ettiğini söyleyen Arslan, “Olağanüstü halin getirdiği aşırı başvuru sayısının da yönetilebilir hale getirmiştir. Geçen yıl bu salonda yaptığım konuşmada, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra yoğun bir iş yüküyle karşı karşıya olduğumuzu, ancak bir yandan bu iş yükünü azaltma, diğer yandan da öncü kararları alma sürecinin devam ettiğini söylemiştim. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi 20 Haziran 2017 tarihli öncü kararında öncelikle olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin hak ihlali iddialarını inceleme yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Bu kararda, ayrıca olağanüstü dönemde yapılan bireysel başvuruların Anayasa’nın 15’inci maddesi kapsamında nasıl ele alınacağına dair temel ilkeler de belirlenmiştir. Böylece Anayasa Mahkemesi ilk kez olağanüstü dönemlerde bireysel başvuru hukukunun temel parametrelerini tespit etmiştir. Anayasa Mahkemesi bu ilkeler daha sonra tutuklu hakim ve savcılar, gazeteciler ve diğer meslek gruplarıyla ilgili  başvurularda geliştirerek öncü kararlarını önemli ölçüde tamamlamıştır. Bunlar dışında mahkeme, tutuklu milletvekillerinin başvurularının çoğunu da karara bağlamıştır” dedi.

FOTO: DHA

FOTO: DHA

‘120 BAŞVURUDAN 103 BİNİ SONUÇLANDIRILMIŞTIR’

“Anayasa mahkemesine başvuru sayısı geçen yıl bu zamanlar yüz bini aşmıştı” diyen Arslan, “Bu kapsamda alınan tedbirler sayesinde derdest başvuru sayısı büyük oranda azaltılmıştır. Anayasa Mahkemesi 15 Temmuz sonrasında olağanüstü bir çabayla 120 bin başvurudan 103 bin kadarını sonuçlandırmıştır. Böylece olağanüstü hal döneminde şu ana kadar yapılan başvuruların yüzde 86’sı karara bağlanmıştır. Halihazırda mahkememizin önünde yaklaşık 39 bin başvuru bulunmakta olup bu başvuruların 9 bin kadarı olağanüstü dönem tedbirlerine ilişkindir” diye konuştu.

BİREYSEL BAŞVURU VURGUSU

Konuşmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 15 Mart 2018 tarihinde verdiği bir kararda ‘kanun yolu’ ve ‘yerindelik’ incelemesi yasağından ne anlaşılması gerektiğini de değerlendirdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Anayasa Mahkemesi’ne göre yasak getirilen alan, temel haklara ilişkin anayasal güvencelerle ilgili olmayıp bireysel başvuru kapsamı dışındaki hukuka aykırılık iddialarına ilişkindir. Dolayısıyla “Anayasa’da öngörülen güvenceler dikkate alınarak bireysel başvuru kapsamındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir inceleme ‘kanun yolunda gözletilmesi gereken hususun incelenmesi’ veya ‘yerindelik denetimi’ olarak nitelendirilemez. Aynı kararda, aksi yönde bir kabulün Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruları karara bağlama yetki ve görevini işlevsiz kılacağı, bunun da bu kurumun etkili bir hak arama yolu olarak öngörülmüş olması amacıyla bağdaşmayacağı belirtilmiştir. Bu noktada bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ve icrası meselesi de üzerinde durulması gereken bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Mahkemenin yukarıda bahsedilen kararın da vurgulandığı üzere, Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca `Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve Yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.´ Bu durum, anayasanın bağlayıcılığını ve üstünlüğünü düzenleyen Anayasa’nın 11. maddesinin de doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hükmün, genel olarak mahkeme kararlarının bağlayıcılığını düzenleyen Anayasa’nın 138. maddesinden temel farkı, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve idare yanında yargı organlarını da bağladığını söylemesidir. Bu bağlamda Anayasa’nın açık hükümleri karşısında Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması düşünülemez.”

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun açılmasından sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuruların ve bu başvurularda verilen ihlal sayılarının önemli ölçüde azaldığını söyleyen Arslan, “Ayrıca 15 Temmuz sonrası olağanüstü dönemde yüz bini aşan başvuru, bu yolun açılması sayesinde Strazburg’a gitmeden Anayasa Mahkemesi önünde karara bağlanmış veya derdest durumdadır” diye konuştu.

DHA

Rant savaşçısı TBMM yolunda

24 Haziran milletvekili seçimlerinde aday adayı olmak için dün istifa eden Hüseyin Sağ, “Ormanlardan kıyılara, nehirlerden meralara kadar ülkemizin dört bir yanı rant tehdidi altında. İstanbul’da imar usulsüzlüklerine karşı 14 yıldır yürüttüğüm mücadeleyi Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında sürdürmek istiyorum” dedi.

SÖZCÜ’ye konuşan Sağ, 2004 yılından bu yana İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görev yaptığını belirterek, “Bu sürede, tescilli kültür varlıklarındaki yasa dışı yapılaşmadan Boğaz’daki betonlaşmaya, plan değişiklikleriyle yükselen gökdelenlerden, imara açılan yeşil alanlara kadar tarihi kentteki rant operasyonlarını gündeme getirdik. Mücadelemizin sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘Bu kentte ihanet ettik, bende bundan sorumluyum’ demek zorunda kaldı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, kamuoyuna duyurduğumuz usülsüzlükleri görüp ‘En büyük yolsuzluklar imardan geliyor’ dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ailesi ve kendisiyle ilgili medyada geniş yer bulan yolsuzluk haberlerimizin ardından sessiz sedasız görevden ayrılmak zorunda kaldı” diye konuştu.

ZARRAB’I YARGILATIYOR

İstanbul’daki 50 yakın imar yolsuzluğu hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve 35 dava açtığını ifade eden Hüseyin Sağ, “Reza Zarrab’ın Kanlıca’daki yalıları ve Kandilli’de bulunan köşkünde yapılan yasa dışı yapılaşmayı SÖZCÜ’nün ortaya çıkarmasının ardından hukuk mücadalesi başlattık. 17 Aralık yolsuzluk operasyonunda yargılanmaktan kurtulan Zarrab bugün  suç duyurusunda bulunduğumuz için Türkiye’de iki ayrı davada yargılanıyor” diye konuştu.

Hem Büyükşehir Belediye Meclisi’nin hem de plan yapma ve ruhsat verme yetkisi bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İstanbul’u bir beton cehennemine çevirdiğini hatırlatan Hüseyin Sağ, “2004 yılından bu yana İmar Komisyonu’nun önüne 20 bin dosya geldi. Ayrıcalıklı plan değişiklikleriyle yandaş işadamlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasetçi yakınlarına büyük rant yaratıldı. Bunları kamuoyuna duyurduk, yasa dışı olanlarını mahkemeye taşıdık. Ama İstanbul artık İstanbul’dan yönetilmiyor. 2013 yılından bu yana bakanlık İstanbul’da TOKİ, Emlak Konut GYO ve bazı müteahhitler için kentin anayasası olan planları delik deşik eden değişikler yapıyor. Bununla İBB Meclisi’nden mücadele etmek artık imkansız hale geldi” dedi.

Türkiye’nin kıyılarının otel görünümlü lüks rezidans siteleriyle betonlaştığını, sahillerin rant projeleriyle halka kapatıldığını söyleyen Hüseyin Sağ, “HES, madencilik faaliyetleri, sanayi atıkları, orman talanı ve çılgın projelerle ülkemizde bir çevre katliamı yaşanıyor. Ne yazık ki buna karşı sivil toplumun yürüttüğü mücadele siyaset arenasından yeterli desteği görmüyor. Ben doğa tahribatına karşı yükselen bu çığlığın daha fazla duyulması için elimden geleni yapmaya hazırım. Halkımızın temsilcisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev alıp ülkemizdeki yağma ve rant operasyonlarına karşı mücadele etmek istiyorum” dedi.

Son 14 yılda gündeme getirdiği yolsuzluklar nedeniyle zaman zaman ölüm tehditleri alan Hüseyin Sağ, 2015 yılında Kadıköy’de saldırıya uğramıştı.

İLGİLİ HABERBoğaz'da Reza'nın önüne yatan kim?Boğaz'da Reza'nın önüne yatan kim?

 

İLGİLİ HABER368 milyonluk çarçur parkı368 milyonluk çarçur parkı

1 Mayıs’ta Uşakta’yız

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, 1 Mayıs kutlamalarının adresi olarak Uşak’ı gösterdi Konfederasyondan yapılan açıklamada 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günün’deBirleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı dokuz sendikada ( Eğitim-İş,Tüm Yerel-Sen, Büro-İş, Genel Sağlık-İş, Tarım Orman-İş, Kültür Sanat-İş, Enerji-İş, Ulaşım-İş,
Tapu Çevre Yol-İş) örgütlü bulunan kamu işgörenleri olarak Tüm Türkiye’de 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız” ifadelerine yer verildi.

1 Mayıs’ı kitlesel kutlamak ve ortaklaştırmak amacıyla tüm emekçilerin alanlara çağrıldığı açıklamada  şu ifadelere yer verildi:

 

İşsizliği ve esnek çalışma biçimlerini önlemek için,
–  Eğitimin ve sağlığın tamamıyla paralı hale getirilmesini önlemek için,
–  Her alanda gerici kadrolaşmayı önlemek için,
– OHAL ve KHK’ların kaldırılması için,
–  Sağlıkta reform adı altında devam eden şehir hastanelerine dur demek için,
– Kıdem tazminatı hakkına göz dikilmesini önlemek için,
– İşsizlik Sigortası Fonu’nun yağmalanmasını önlemek için,
– Sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak için,
– Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı ve iş güvencesi başta olmak üzere tüm taleplerimiz için,
– Sosyal devlet uygulamalarının tasfiye edilmesini önlemek için,

-Enerji, şeker, otoyolları, sağlık ve eğitim başta olmak üzere, satılığa çıkarılan kurumlarımıza sahip
çıkmak ve özelleştirmelerin durdurulması için,
-Vatanımıza ve milletimize ve emekçilere yönelen saldırıları durdurmak için,
-Irkçılığa, gericiliğe, bölücülüğe ve her türlü faşizme dur demek için,
– Emperyalist politikaları, sömürüyü ve kapitalizmi yıkmak için,
– Kamu Emekçilerinin iş güvencelerini sağlayan “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu”
değiştirilerek kamu emekçilerinin performansa dayalı esnek çalışma yönetimi ile iş güvencesiz,
siyasi iktidarın memuru ve koşulsuz kapıkulu yapılmasına karşı çıkmak için,
– Milli Gelir paylaşımında adalet ve eşitliğin sağlandığı sosyal devleti yeniden tesis etmek için,
– Doğru tarım politikalarıyla üretici çiftçinin korunduğu, yerli üretimin ve üreticinin desteklendiği,
yeniden kendi kendine yeten bir ülke için,
– Parlamenter demokrasiye sahip çıkmak için,
– Emekten yana ve emekçilerin haklı taleplerine duyarlı, ulusal bir iktidar için,
1 Mayıs Alanında olmalıyız. İşte bütün bunlara dur demek için; pankartlarımız ve sloganlarımızla 1 Mayıs Salı günü saat 14.00’te (Uşak Stadyum Önünden Uşak Kent Meydanına) yürüyeceğiz.

mayis

İsmail Küçükkaya ve Fidel Okan’a hapis cezası!

Gazeteci İsmail Küçükkaya ve Avukat Fidel Okan’ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Betül Sayan Kaya’ya yönelik sözlerinden ötürü “Kamu görevlisine alenen hakaret” ve “Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurum ve organlarını aşağılama” iddiasıyla haklarında açılan dava karara bağlandı.  Mahkeme, Küçükkaya ve Okan’ı her iki suçtan toplam 16 ay 20’şer gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, hapis cezalarını erteledi.

Trabzon’da uyuşturucu operasyonu

Edinilen bilgiye göre, Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri’nin koordineli olarak yürüttükleri planlı çalışmalar neticesinde Trabzon’da uyuşturucu madde ticareti yapan F. A. ve S. Ş. isimli şahıslar Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. Şahısların bulunduğu araçta yaklaşık 4 kilogram (3 kilo 950 gram) kubar esrar maddesi ele geçirilirken, zanlılar gözaltına alındı. İHA

MSÜ tercihleri başlıyor! MSÜ tercihleri nasıl yapılır?

ÖSYM tarafından geçtiğimiz günlerde MSÜ sınav sonuçları açıklanmıştı. Adaylar MSÜ tercih işlemlerini 24 Nisan-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirecek. 18 Mart 2018 tarihinde sınava giren adayların Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları tercihlerini www.msb.gov.tr internet adresine girerek yapmaları gerekiyor. Belirtilen süre içerisinde internet sitesi üzerinden tercihini yapmayan adaylar ikinci seçim aşamalarına çağrılmayacak.

MSÜ TERCİHLERİ NASIL YAPILIR?

Milli Savunma Üniversitesi’nin tercihleri, sınav sonuçlarının yayımlanmasının ardından 24 Nisan-11 Mayıs tarihleri arasında alınacak. Sınava katılan tüm adaylar, tercih işlemlerini Milli Savunma Bakanlığı’nın resmi internet sitesi www.msb.gov.tr üzerinden yapabilecekler. Bu dönem içerisinde tercihlerini yapmayan adaylar, ikinci seçim aşamalarına katılım gösteremeyecek. İkinci seçim aşamaları ise 11 Haziran tarihinde başvuruların değerlendirilmesi ve 23-24 Haziran tarihlerinde YKS sınavlarının tamamlanmasının ardından 26 Haziran tarihinde başlayacak. İkinci seçim aşamaları kapsamında Fiziki Yeterlilik Testi-HHO için Psikomotor Testi-Bando Asb. MYO için Müzik Yeteneği ve Müzik Bilgisi Seviye Tespit Sınavı-Mülakat yapılacak.

ADAYLARIN HANGİ ŞARTLARI SAĞLAMASI GEREKİYOR?

Adayların, Gün ve aya bakılmaksızın Astsubay Meslek Yüksekokulları için en fazla 21 (yirmi bir) yaşında (1997 ve sonrası doğumlu olması gerekmektedir. Ayrıca, Harp Okulu öğrencisi olmak için “nişanlı, evli, dul, hamile, çocuklu olmamak veya herhangi bir kadınla veya erkekle nikâhsız olarak birlikte yaşamamak” şartının sağlanması gerekmektedir.

Aday öğrencilerin değerlendirilmesinde “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği”nde yer alan boy ve kilo sınırları esas alınır. Ölçümler mutlaka ayakkabısız ve eşofmanlı yapılacaktır. Yaşının gerektirdiği boy uzunluğu ile boy uzunluğuna uygun vücut ağırlığına sahip olmayan adaylar başvuru şartlarını taşımadığından seçim aşamalarına katılamazlar. Bu aşamada elenen adayın itirazı kabul edilir ve farklı tartı, ölçüm veya kontrol cihazları ile tekrar değerlendirilir. İkinci değerlendirmede belirlenen sonuçlar kesindir ve tekrar itiraz edilemez. Askeri Öğrenci Adayları için Boy-Kilo Sınırları, 11.11.2016 Resmi Gazete yayım tarihli ve 29885 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin EK-A bölümünde gösterilmiştir.

Seçim aşamalarında başarılı olan adaylar “Askeri Öğrenci Olur” kararlı sağlık kurulu raporu almak amacıyla Sağlık Bakanlığınca belirlenecek engelli sağlık raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarına sevk edilir. Yetkili sağlık kuruluşu aday öğrencilerin değerlendirilmesinde 11.11.2016 Resmi Gazete Seçim aşamalarında başarılı olan adaylar “Askeri Öğrenci Olur” kararlı sağlık kurulu raporu almak amacıyla Sağlık Bakanlığınca belirlenecek engelli sağlık raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarına sevk edilir. Yetkili sağlık kuruluşu aday öğrencilerin değerlendirilmesinde 11.11.2016 Resmi Gazete yayım tarihli ve 29885 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde yer alan sağlık kriterlerine göre nihai kararı verecektir.

Tokat’ta otomobil Kelkit Çayı’na uçtu: 1 ölü, 1 yaralı, 1 kayıp

Kaza, D-100 karayolu Dokuzdolanbaç Köprüsü yakınlarında meydana geldi. Niksar’dan Reşadiye’ye giden Ayhan Cebe’nin kullandığı otomobil, yaklaşık 20 metre yükseklikten Kelkit Çayı’na yuvarlandı. Suya gömülen aracın üzerine çıkan Mustafa Cebe’nin (60) bağırarak yardım istediğini gören vatandaşlar, 112 sağlık, itfaiye ve AFAD ekiplerine haber verdi.

Foto: İHA

Foto: İHA

Kazada yaralanan Mustafa Cebe, ilk müdahalesinin ardından Reşadiye Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, araçta 3 kişi olduklarını söylemesi üzerine Kelkit Çayı’nda arama başlatıldı. Yapılan çalışma sonucu kaza yerinin yaklaşık 1 kilometre uzağında Nazile Cebe’nin cansız bedenine ulaşıldı.

Foto: İHA

Foto: İHA

Ekipler, kayıp olan Ayhan Cebe’nin bulunması için çalışmalarını sürdürüyor. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. İHA