Tarım aracına bağlanarak sürüklenen köpek öldü

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, kimliği henüz bilinmeyen bir kişinin halk arasında pat pat olarak bilinen tarım aracına iple bağladığı köpeği dakikalarca aracının yanından sürüklemesi güvenlik kamerasına yansıdı. Can çekişen köpek, 1 kilometre ilerde ölü bulundu.

Olay, önceki gün ilçeye bağlı Yalnızçam köyü yolunda meydana geldi. Kimliği henüz bilinmeyen bir kişi, tarım aracının sürücü kapısına iple bağladığı köpeği dakikalarca sürükledi. Köpeğin can çekiştiği anlar, bir evin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde hızla giden tarım aracına bağlı olan köpeğin, ipten kurtulmak için çabaladığı görüldü. Görüntüleri izleyen ev sahibi, köpeği yaklaşık 1 kilometre ileride çalıların arasında ölü buldu. İsmini açıklamayan kişi, köpeğin araca bağlanarak sürüklenerek ölümüne neden olunmasına tepki gösterdi.

JANDARMA KISA SÜREDE YAKALADI

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, köpeğin tarım aracına iple bağlanarak, sürüklendiği anların yer aldığı güvenlik kamerası görüntülerinin yayınlanmasının ardından Ereğli İlçe Jandarma Komutanlığı’nca sürücünün kimliği kısa sürede tespit edildi. Dağlıca köyünde yaşadığı belirlenen Turan D., gözaltına alındı. Turan D., ilk ifadesinde, evinin önünde gezen sokak köpeğini hayvan barınağına götürmek için tarım aracının kasasına bağladığını ve araç hareket halindeyken, köpeğin dışarı atladığını ileri sürdü. Hayvanı seyir halindeyken, fark etmediği iddiasında bulunan Turan D., telef olduktan sonra gördüğünü, ipin boğazına dolanması sonucu köpeğin boğulduğunu öne sürdü. Köpeği daha sonra ormanlığa attığını anlatan Turan D.’nin, jandarmadaki işlemlerinin sürdürüldüğü bildirildi.

HAYVANSEVERLERDEN TEPKİ

Ereğli Gönülden Hayvanseverler Derneği Başkanı Belgin Alcan, köpeğin tarım aracına iple bağlanarak, sürüklenmesiyle ilgili görüntüleri gözyaşlarıyla izledi. Görüntüleri ‘vahşet’ olarak nitelendirdiklerini kaydeden Alcan, “Bu tür insanlar bu hayvanlara öyle ya da böyle eziyet ediyorlar. Siz bir tanesini buldunuz görüntülediniz. Bu insanların bu canlara çektirdikleri katliam. Bu insanların cezalandırılması için gereken yasalar çıkmalı. Bu hayvanlara bu zulmü edenler en ağır şekilde cezalandırılmalı. Bir değil, iki değil. Sürekli bu hayvanlar bu acıları çekiyor. Sürekli olarak bu hayvanlara çeşitli şekillerde acılar yaşatıyorlar, zulmediyorlar. Bu zulüm durmadıkça bize durmak yok. Bu yasalar çıkmalı. Gerçek ve doğru yasalar çıkarılarak bu insanlar cezalandırılmalı. Artık bunlar yaşanmamalı. Hep birlikte ‘Dur’ diyelim.” dedi. 

Sabancı ailesinden Malta vatandaşlığı açıklaması

Sabancı Ailesi üyelerinin Matla vatandaşlığı alması kamuoyunda gündem olmuştu. Vatandaşlık alan isimler arasında Erol Sabancı’nın kızları Çiğdem Sabancı Bilen ve Suzan Sabancı Dinçer de yer alıyordu. Suzan Sabancı Dinçer’in çocukları Ceyda Sabancı Dinçer ve Haluk Akay Sabancı Dinçer ile Çiğdem Sabancı Bilen’in eşi Faruk Bilen ve iki çocuğu da vatandaşlık almıştı.

‘BİZ BUNA GEREK DUYMADIK’
Konu Sabancı Ailesi’nin üyesi Arzu Sabancı’ya soruldu. Sabah Gazetesi’nden Tuba Kalçık’a konuşan Arzu Sabancı ‘Sabancı Ailesi’nden bazı kişilerin Malta vatandaşı olduğu ortaya çıktı. Siz de Malta’dan vatandaşlık aldınız mı?’ sorusuna “Ben ve çekirdek ailem Malta vatandaşı değiliz. Vize kolaylığı sağladığı için çevremde birçok insan var Malta’dan vatandaşlık alan. Ama biz bun gerek duymadık, vatan sevgisi her şeyden mühimdir” açıklamasını yaptı.

Sabancılar ailece o ülkenin vatandaşı oldu

 

Genç kızı bodrum kattaki eve zincirledi

Esenyurt’ta iddiaya göre ağabeyi tarafından bodrum kattaki evde boynundan zincirlenen 18 yaşındaki kız, cama gelerek çevredekilerden yardım istedi. Polis ekipleri kızı kurtarmak için seferber oldu.
 
Edinilen bilgilere göre olay, Esenyurt Yenikent Mahallesi’nde yaşandı. Yabancı uyruklu 18 yaşındaki genç kız, iddiaya göre ağabeyi tarafından bodrum kattaki evde bulunan koltuğa zincirlendi.

Günlerdir boynunda yaklaşık 1.5 metre zincirle yaşamak zorunda bırakılan kız, evde kimsenin olmadığı anda cama gelerek yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Camdan kızın evde zincirli halde olduğunu gören polis, kapıyı açmak için seferber oldu. Olay yerine çilingir ve ambulans çağrıldı.

ANNE VE OĞLU GÖZALTINA ALINDI

Bu sırada kızın annesi ve erkek kardeşi de eve geri döndü. Anne ve oğlunu gözaltına alan polis, kapıyı açtırarak genç kızı zincirlerden kurtardı. Anne ve oğlu ilk ifadesinde genç kızın kaçmasından korktuklarını, bu nedenle zincirlediklerini söyledi. Anne ve oğlu gözaltına alınırken, genç kız da sağlık ekipleri tarafından hastaneye götürüldü.

FETÖ borsası iddiası yeniden gündemde: 100 bin dolara temiz kağıdı !

FETÖ/PDY soruşturmaları sürerken gündeme gelen “FETÖ borsası” iddialarına bir yenisi daha eklendi. İzmirli bir iş adamı iddiasında para vermediği için tutuklandığını öne sürerek savcılığa verdiği ifadesinde “Mafya olarak adını duyduğum kişi, beni Emniyet’te bir müdürün yanına götürdü. İfade verdim. Hakkımda gözaltı kararı olmasına rağmen Emniyet’ten elimi kolumu sallayarak çıktım” dedi. Savcılık iddialar üzerine soruşturma başlattı.

İzmir’deki FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan ardından hakkında dava açılan iş adamı T.K itirafçı oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan ve FETÖ üyeliğinden hüküm giyen iş adamı tahliye oldu. İtirafçı olduktan sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren iş adamı, isim belirterek para vermesi karşılığında soruşturmalara dahil edilmeyeceğinin söylendiğini anlattı ve ilginç ayrıntılar verdi.

Sözcü’den Can Özçelik’in haberine göre; aralarında emniyet görevlileri, işadamları ve çete liderlerinin de olduğu bazı isimleri veren T.K, “İşyerime gelen Y.P, bana 100 bin dolar ver, seni aklayım aksi halde hapis yatarsın” dedi. İşte itirafçı iş adamı T.K’nın ifadesindeki önemli ifadeler;

FETÖ BORSASI MÜŞTEKİ OLMUŞ

“Yıllık 10 milyon TL ciro yapan bir iş adamıyım. Ben önceki ifadem de bana gelen kişilerin bu soruşturmalarla ilgili beni cemaate para verdiğimi, kaçak güreştiğimi, Emniyet’in 8’inci ayda operasyonlara başlayacağını, 100 bin dolar verirsem beni aklayacaklarını aksi takdirde cezaevine gireceğimi söylemişlerdi. Taleplerini geri çevirmiştim. Ben 8 aydan uzun bir süredir tutukluyum. Şu anda cezaevinde tutuklu bulunan kişilerle de görüştüğümde D.A.Ş, ve R.E’den de 100 bin dolar para istendiğini bu parayı isteyen kişinin de Emniyet’in müşteki olarak ifadesini aldığı Y.P., isimli kişi olduğunu öğrendim.”

“OPERASYONLARA DAHİL EDİLMEDİLER”

“Bunun yanında adını verdiğim 27 iş adamının isimlerinin geçmesine rağmen operasyonlara dahil edilmediklerini öğrendim. Bu kişilerin bir bölümüne Y.P.’nin gidip aynı teklifi yaptığını duydum. Örnek vermek gerekirse E.K. isimli kişinin çevresine ‘Çeşme’den bir yazlık verdim. Beni kimse alamaz’ diye konuştuğunu duymuştum. Bu kişinin Bornova’da 170’in üzerinde daireyi nasıl edindiğini ve bu daireleri kimlere verdiğinin araştırılması halinde ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Bornova’da O. Kuyumculuk şirketi FETÖ’den işlem görünce iş yerini E.K.’nin eşinin üzerine devredip kaçmış. E.K. aktif olarak örgütün içerisinde yer almasına rağmen Emniyet tarafından kollanmaktadır. Bu kişiyi Y.P.’nin menfaat karşılığı akladığını düşünüyorum.”

“MAFYA EMNİYET’TE TANIDIKLARIM VAR DEDİ” İDDİASI

“Y.P. benim iş yerime gelerek bana ‘K.G’nin emniyetle bağlantıları çok iyi, ona 8’inci ayda operasyon yapılacağı bilgisi gelmiş. 100 bin dolar ver, seni aklayım aksi halde hapis yatarsın’ dedi. Ben ‘Ne suçum var’ dediğimde ise ‘Benden söylemesi, pişman olursun’ dedi. Bundan sonra 8’inci ayın 17’sinde adının S.K. olduğunu söyleyen bir kişi beni arayarak görüşmek istediğini söyledi. Daha önce ismini mafya olarak duyduğum ama tanımadığım bu kişi daha sonra iş yerime geldi. Bu kişi bana ‘Emniyet’te gözaltı listesine düştün. Senin işini ben çözerim. Bu işi yapanlar bir ekip. Bağlantılarım var’ dedi. Gözaltı listesinden adımı çıkararak, beni aklayacağını söyledi. Bende bu sözler üzerine ‘görüşelim’ dedim.”

“ELİMİ KOLUMU SALLAYARAK ÇIKTIM”

“Benim yanımda (… müdürüne) ‘T.K yanımda getireceğim’ şeklinde mesaj attı. Mesaj attığı kişiden ‘Bekliyorum’ yanıtı geldi. Ben S.K.’ya ‘Hakkımda yakalama kararı var. Emniyete gidersem tekrar çıkamam’ dedim. S.K. ise bana Emniyet’e girip çay, kahve içip çıkacağımızı söyledi. Daha sonra S.K. ile Emniyet’e gittik. Müdür beyin odasına S.K. ile birlikte girdik. Daha sonra S.K. odadan ayrıldı. Müdür bey bilgisayarı açtı ve bana iki isim sordu. Bende biri kardeşim diğerinin de eşim olduğunu söyledim. Bana ‘Senin ve bunlarda dernek üyeliği gözüküyor’ dedi. Daha sonra gözaltı listesinde olmamla ilgili ‘Rahat ol, git evine yat’ dedi. Telefonla odaya polis çağırdı. Odaya üç polis geldi. Karşımda oturan polise ‘S., bu T.K., buna soracağın bir şey var mı’ dedi. Polis bana bir kaç soru sordu ardından polisler daha sonra odadan ayrıldı. Bende arama kararım olmasına rağmen elimi kolumu sallayarak çıktım.”

“ÖNCE 500 ARDINDAN 250 BİN TL İSTEDİ”

“Emniyet’ten çıktıktan sonra S.K.’nın beni beklediğini gördüm. Beni arabasına aldı. Bana ‘Dediğim gibi oldu mu’ diye sordu ve ‘Seni bu işten sıyıracaklar’ dedi. Bana bunun karşılığında 500 bin TL vermem gerektiğini söyledi. Ben de ‘Her şeyime tedbir koyulmuş. Kaldırın vereyim’ dedim. Bana ‘parayı bul’ dedi. Ben de bu kadar parayı bulamayacağımı söyledim. Bu sefer de ‘Akşama kadar bununla uğraştım. Bana 250 bin TL para vereceksin o zaman’ dedi. Ardından da ‘Cezaevinde benim çok adamım var. ‘Beni T.K azmettirdi’ diye söylettiririm. Bu FETÖ davasıyla da birleştirirler işin içinden çıkamazsın’ dedi. Benden aldığı parayı da müdüre vereceğini söyledi ve ‘Yarın müdürle beraber yemek yiyelim. Müdür sana ‘S.K’ya güven’ diye söylerse yeterli olur mu’ dedi.”

“EĞER İSTENİLEN PARAYI VERSEYDİM TUTUKLANMAZDIM”

“Ben işin içine mafya girdiğinden ve bu parayı verirsem arkasının gelmeyeceğini düşündüğümden bu parayı vermek istemedim. İş adamı K.G.’yi aradım ve Y.K.’nın benden para istediğini vermediğim için mafyanın beni bulduğunu ve beni bu durumdan kurtarmasını istedim. K.G.’ye gitme nedenim ise onun Emniyet ile arasının iyi olduğunu duyuyordum. Benim aramam üzerine K.G., Emniyet’ten S., isimli müdürün beni beklediğini söyledi. Müdüre başımdan geçenleri anlattım. S., isimli müdür bana ‘Emniyetten, sağdan soldan sizden para isterler. Sakın vermeyin’ dedi. Ardından da benim ifademin alınması için organize şubeye yönlendirdi. İfadem alındı. Bir hafta sonra adliyeye sevk edildim ve tutuklandım. Eğer ilk başta istenilen 100 bin dolar ve mafya S.K.’nin talep ettiği 500 bin TL’yi vermiş olsaydım şu anda burada olmayacaktım.”

Eşine kızıp kendini ateşe verdi !

Antalya’da tartıştığı eşine kızan ve üzerine yanıcı madde dökerek kendini çakmakla ateşe veren Mehmet Ali A. (40), “Eşimle bir konuda tartışıyorduk. Kendimi ona inandıramadım. İnandırmak için de yaktım” dedi.
 
Olay, öğle saatlerinde Muratpaşa İlçesi Ermenek Mahallesi 1. Sokak’ta, tek katlı gecekonduda meydana geldi. İddiaya göre, Mehmet Ali A., eşiyle tartışmasının ardından evdeki yanıcı maddeyi aldı, bahçeye çıkıp üzerine döktü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis, kendini yakmakla tehdit eden Mehmet Ali A.’yı ikna etmeye çalıştı. İkna olmayan, Mehmet Ali A., bir süre sonra elindeki çakmakla kendini ateşe verdi.

‘İNANDIRMAK İÇİN YAKTIM’

Üzerindeki kıyafetleri alev alan adama polis ve çevredekiler müdahale etti. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Mehmet Ali A.’nın göğüs, boyun ve kollarında birinci derecede yanıklar oluştuğu belirlendi. Hastaneye kaldırılıp tedaviye alınan Mehmet Ali A.’nın, “Kendini neden yaktın” sorusuna, “Eşimle bir konuda tartışıyorduk. Kendimi ona inandıramadım. İnandırmak için de yaktım” dediği öğrenildi.

Adil Öksüz işte böyle kaçmış

Fetullahçı Terör Örgütü’nce gerçekleştirilen 15 Temmuz kanlı darbe girişiminde aktif rol alan ve örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri’nden sorumlu üst düzey imamı olduğu ortaya çıkan Adil Öksüz’ün darbe girişiminden hemen sonra aracıyla İstanbul’a doğru gittiği sırada ortadan kaybolduğu belirlendi.

Adil Öksüz, gözaltına alınması ardından serbest bırakılmış, Ankara’dan İstanbul’a gelerek bir gece sonra Sakarya Akyazı’da bulunan kayınpederinin evine gitmişti. Öksüz’ün 19 Temmuz 2016 günü Akyazı’dan İstanbul istikametine gittiği sırada Gebze Şekerpınar Otoyolu üzerinde ‘buhar’ olduğu belirlendi. Yaklaşık 40 bin fotoğraf karesinin incelendiği, ancak Adil Öksüz’ün Şekerpınar’dan sonra nereye gittiğinin hiçbir şekilde bulunamadığı belirlendi.

HAVA KUVVETLERİNDEN SORUMLU FETÖ İMAMI ADİL ÖKSÜZ…

Sabah’tan Nazif Karaman’ın haberine göre; 15 Temmuz 2016 günü Fetullahçı Terör Örgütü’nce kanlı bir darbe girişimi gerçekleştirilmiş, bu darbe girişimi esnasında darbeci askerlere direnen halk kalleşçe şehit edilmişti. Elebaşı Fetullah Gülen’in talimatıyla gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin en önemli aktörlerinden biri de Adil Öksüz idi… Örgütün iki numarası Öksüz, Fetullahçı örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri’nden sorumlu mahrem imamıydı.

Ankara’da darbe girişiminin yönetildiği Akıncı Üssü’ne yakın bir yerde 16 Temmuz 2016 günü gözaltına alınan Öksüz, kısa sürede ifadesi ardından serbest bırakılmıştı. Öksüz serbest bırakılması ardından Ankara’dan İstanbul’a dönmüş, havalimanında kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım tarafından karşılanmıştı. Öksüz ardından SIR plakalı aracı ile kayınbiraderi ve eşi ile birlikte kayınpederinin Sakarya Akyazı’da bulunan evine gitmişti. Ardından Adil Öksüz’ün 19 Temmuz günü evden çıktığı ve Ali Sami Yıldırım ile birlikte İstanbul’a doğru yola çıktığı öğrenilmişti.

PTS’LERCE GÖRÜLDÜ

Adil Öksüz’ün o gün nerelere gittiğine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında yeni bir gelişme yaşandı. Adil Öksüz’ün firar ettiği esnada kullandığı değerlendirilen araç ile ilgili kayıtlar tetkik edildi. Aracın firari Adil Öksüz’ün kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım tarafından kullanıldığı, aracın Sakarya’da Anadolu Otoyolu’na giriş yaptığı, otoyol üzerinde Ankara-İstanbul istikameti Kocaeli PTS’lerce görüldüğü öğrenildi. Fakat otoyol çıkışının görülmediği tespit edilmesi üzerine Kocaeli Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’nden (KGYS) aracın tespitine yönelik çalışmalara başlandığı öğrenildi.

SON GÖRÜLDÜĞÜ YER…

Aracın en son Şekerpınar Plaka Tanıma Sistemi’nden (PTS) otoyol üzerinde İstanbul istikametine devam ettiği anlaşılması üzerine İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü görevlileri ile çalışma yapıldığı belirlendi. Aracın Çamlıca gişeler, Pendik, Kurtköy gişeler çıkışlarında birebir gözle kontrolünde herhangi bir tespit yapılamadığı, sistem üzerinde plaka versiyonlu sorgulanmasına rağmen tespit edilemediği, aracın çıkışının tespiti amacıyla karayolları Genel Müdürlüğü ile gerekli yazışmalar yapılarak OGS-HGS kayıtlarının kontrolünün sağlandığı öğrenildi.

KAYITLARA BAKILDI

Sistem üzerinden kaydının olmadığı görülmesi üzerine İstanbul Karayolları Birinci Bölge Müdürlüğü OGS Kaçak Geçiş görüntüleri ile Ankara Karayolları Genel Müdürlüğü’nden HGS Kaçak Geçiş kayıtlarının alındığı, alınan kayıtların yapılan tetkikinde Çamlıca, Samandıra, Sultanbeyli, Kurtköy ve Orhanlı Gişeleri’nden geçişe ilişkin yaklaşık 40 bin adet fotoğraf karesinin kontrol edildiği belirlendi.

Adil Öksüz’ün içerisinde bulunduğu aracın İstanbul istikametindeki çıkışının tespit edilemediği, aracın otoyol üzerinde bulunan dinlenme tesislerinin arka kısımlarında bulunan geçiş yerlerini kullanarak çıkabileceğinin değerlendirildiği öğrenildi.

OTOYOL ÜZERİNDEKİ 2 TESİS…

Otoyol üzerinde bulunan Mehmetçik Vakfı Tesisleri ile Mirkelam tesislerinde çıkış kayıtlarının tutulup tutulmadığına ilişkin tesis yetkilileri ile yapılan görüşmelerde tesislerde bulunan kamera kayıtlarının 15-20 gün süre ile kayıt yaptığı, geçmiş kayıtların bulunmadığı, firar olayında kullanıldığı değerlendirilen aracın 19 Temmuz 2016 günü İstanbul iline girişine ait tespit yapılamadığı belirlendi.

KAYINPEDERİNİN EVİNE GİTTİ 

Aracın 20 Temmuz 2016 günü saat 00.58’de İstanbul Çamlıca gişelerden Anadolu Otobanı’na giriş, saat 02:22’de ise Akyazı’dan çıkış yaparak Adil Öksüz’ün kayınpederi olan Cevat Yıldırım’ın evine geldiğinin tespit edildiği belirlendi.

Aracı 19 Temmuz 2016 günü kullandığı değerlendirilen tutuklu Ali Sami Yıldırım ile halen tutuklu bulunduğu Silivri Kapalı Cezaevi’nde savcılık izni alınarak yapılan görüşmede bu husus sorulduğunda, aracı gündüz kendisinin kullandığını ifade ettiği, ancak kendisinin bahse konu araçla İstanbul’a gittiğini kabul etmediği öğrenildi.

Çakar lamba takan sürücüye rekor ceza

Zonguldak’ta otomobilinde çakar lamba bulunduran ehliyetsiz ve alkollü sürücüye toplam 4 bin 511 lira para cezası kesildi. Zonguldak Emniyet Müdürü Metin Turanlı sosyal paylaşım sitesi hesabından, “Mavisi de beyazı da renklisi de her ne olursa olsun, arkasında önünde üstünde altında fark etmez, usulsüz, izinsiz çakar yasaktır.

İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi ekipleri, kent merkezinde kırmızı ışık ihlali yapan bir otomobili durdurdu. Yapılan denetimde aracında yasa dışı beyaz çakar lamba bulundurduğu tespit edilen araç sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olduğu belirlendi. Polis, ismi açıklanmayan araç sürücüsüne toplam 4 bin 511 lira trafik cezası kesti.

Zonguldak Emniyet Müdürü Metin Turanlı sosyal paylaşım sitesi hesabından, “Mavisi de beyazı da renklisi de her ne olursa olsun, arkasında önünde üstünde altında fark etmez, usulsüz, izinsiz çakar yasaktır. Ona göre kanmayın, kandırılmayın. Konu açık seçik ortada. Korunan yada koruyan araçlar dışında, araçlarda çakar yasaktır.” paylaşımında bulunarak sürücüleri uyardı.

‘Talih kuşu’ cirosunu ikiye katladı

Adana’da seyyar milli piyango bileti satıcısı Halit Akdeniz, tezgahına ayağından iple bağladığı beyaz güvercin sayesinde günlük cirosunu 500 TL’den, bin TL’ye yükselttiğini söyledi.

Tarihi Büyüksaat çevresinde bugüne kadar yaklaşık 1 milyon TL değerinde ikramiye dağıttığını belirten Halit Akdeniz(57), büyük yılbaşı ikramiyesi olan 70 milyon TL’yi hayal eden vatandaşları ilginç bir yöntemle tezgahına çekti. Kuş pazarından satın aldığı beyaz bir güvercini ayağından iple tezgahına bağladı.

‘Talih Kuşu’nu tezgahına koymadan önce günde 500 TL’lik satış yaptığını aktaran Akdeniz, “Kuş pazarından aldığım talih kuşu sayesinde şu anda bin lira civarında satış yapıyorum. Günde 40 ila 50 bilet satıyorum.  Vatandaşlar gelip güvercini seviyor.  Kuşun pislediği biletin uğur getireceğini düşünüp, o bileti alıyorlar” diye konuştu.

Sınıra dev tank sevkıyatı

Türkiye’nin bir çok bölgesinden terör örgütünün kontrolündeki Suriye’nin Münbiç kenti kırsalı ile Çobanbey, Elbeyli ve Carablus’a zırhlı araç ve askeri personel sevkıyatı yapılırken sabaha karşı ise Şanlıurfa’ya dev bir tank sevkıyatı yapıldı.

Hatay’dan yola çıkan konvoy, otoyolu kullanarak Gaziantep üzerinden Şanlıurfa’ya geldi. Polis araçlarının eşlik ettiği tırlar, 20. Zırhlı Tugay Komutanlığına geldi. Şanlıurfa’ya ulaşan tırların üzerinde 50’den fazla tank olduğu ve Fırat’ın doğusundaki sınır bölgesinde kullanılacağı öğrenildi. 

 
 

Naylona sarılmış at şaşkına çevirdi

Bursa’nın İznik ilçesine bağlı Selçuk Mahallesi’nde boş alana otlaması için bırakılan atın naylona sarılmış hali görenleri şaşırttı. Dondurucu hava nedeniyle atın soğuktan etkilenmemesi için yapıldığı öğrenilen uygulama, vatandaşların ilgisini çekti. Kimi fotoğraf çekinirken, kimi ise korkudan yanına yaklaşamadı.

Atın sahibi tarafından buraya bırakılmış olabileceğini belirten çevredekiler, ortaya çıkan görüntünün ilginç olduğunu söyledi.