Dolar/TL yeniden yükselişte ! Kritik sınıra geldi

Dolar/TL 5.3653/5.3694’ten işlem görürken Euro/TL 6.0727/6.0796’dan işlem görüyor.

Bankacılar bu hafta Hazine’nin iç piyasadaki döviz, altın ve TL cinsi iç borçlanma sürecinin, bugün açıklanacak Eylül dönemi işsizlik, Ekim ayı sanayi üretimi ve Kasım ayı bütçe verilerinin takip edileceğini belirttiler.

Küresel piyasalarda ise dünyanın başlıca ekonomilerindeki yavaşlama sinyalleri ABD ile Çin ve başka ülkeler arasındaki ticaret gerilimlerinin ekonomik büyümeye olumsuz yansıdığı endişelerinin canlı kalmasını sağlıyor.

Euro bölgesi PMI verileri Kasım 2014’ten bu yana en düşük düzeye geriledi. Avrupalı üreticilerin güç kaybeden yeni siparişler nedeniyle dört yılın en düşük büyümesini kaydettiğini gösteren endeks Reuters anketine katılan ekonomistlerin en düşük tahminlerinin bile altında bir değer aldı.

Çin’de ise perakende satışların 2003’ten bu yana en zayıf büyümeyi kaydetmesi ve sanayi üretiminin neredeyse üç yılın en hafif artışını kaydetmesi ülke ekonomisindeki ivme kaybının sürdüğü endişelerini teyit etti.

Dolar küresel ekonominin güç kaybettiği endişeleri nedeniyle yatırımcıların riskli varlıklardan çekilmesinden güç bularak 19 ayın zirvesine yakın seyrediyor. Dolar endeksi bu sabah Cuma günü gördüğü 19 ayın zirvesi olan 97.71’e yakın bir seviye olan 97.44’te bulunuyor.

Yatırımcılar ABD’de faiz oranlarının görünümünü de yakından izliyorlar. Fed’in Salı günü başlayacak iki günlük toplantısında politika faizini 25 baz puan artıracağı tahmin ediliyor. Fed’in bu hafta faiz artırımı yapacağına kesin gözüyle bakılsa da faizlerin gelecekteki seyrine dair açıklama ve sinyaller dolar üzerinde belirleyici olacak.

İÇ BORÇLANMA SÜRECİ İZLENİYOR

Tahvil/bono’da ise iç borçlanmanın bireysel yatırımcılara ve TL dışı yatırım araçlarıyla çeşitlendiriliyor olmasının finansal kesimden yapılan borçlanma rasyolarına etkisi yakından izlenecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bireysel yatırımcılara yönelik altın, euro ve dolar cinsi tahvil ve sukuk ihraçlarında talep toplamaya bugün başlıyor.

İç borç stoku içindeki döviz payı 2006 yılında yüzde 35’e kadar yükseldikten sonra 2012 yılı Aralık ayı itibarıyla sıfıra geriledi ve geçen yıl sonuna kadar sıfır olarak devam etti.

İlgili dönemde Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılan açıklamalarda, “2012 yılından bu yana iç borç stokunda döviz cinsi senet kalmaması nedeniyle iç borç stoku üzerinde kurdan kaynaklı riskler sıfıra indirilmiştir” görüşüne yer verilmişti.

Hazine’nin mevcut borçlanma yapısında Ekim 2018 itibarıyla 589.8 milyar TL tutarındaki iç borç stokunun 589.6 milyar TL’lik kısmı, yani neredeyse tamamı hala TL cinsinden. Hazine’nin 2018 Ekim ayı sonu itibarıyla iç borç stoku içerisinde sadece 42 milyon euro karşılığı döviz borçlanması bulunuyor.

Piyasalarda süreç yakından izlenirken genel beklenti Hazine’nin iç borçlanmasında döviz payının sınırlı kalmaya devam edeceği yönünde. Mevduata göre vergi avantajı olan tahvilin bireysel yatırımcılar tarafından ne kadar tercih edileceği ise döviz borçlanmanın piyasaya etkisini belirleyecek.

Bir diğer taraftan ise ilgili ihraç bireysellerin bankalardaki döviz mevduatını Hazine’ye kaydırarak fonlama sıkıntısı çeken bankaları daha da zor durumda bırakabileceği ve bireyselleri dolarizasyona yöneltebileceği için eleştiriliyor.

Hazine döviz ve altın tahvillerinin yanı sıra yarın 7 yıl vadeli 6 ayda bir kupon ödemeli değişken faizli tahvili (FRN) de yeniden ihraç edecek.

Tahvil bono piyasasında ise Cuma günü 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi spot kapanışta ortalama yüzde 18.02 seviyesindeydi. İki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi ise Cuma günü spot kapanışta ortalama yüzde 21.45, valörde son işlemde yüzde 21.35 seviyesindeydi.

Kredi borcu olanları sevindiren haber

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Ziraat Bankası tarafından, Bakanlar Kurulu kararları kapsamında tarımsal kredi kullandırılan ve geçici olarak gelir-gider dengesi olumsuz etkilenen üreticilerin, tarımsal faaliyetlerinin devamını teminen vadesi 30.06.2019 tarihine kadar olan işletme ve yatırım kredileri vade tarihinden itibaren 12 aya kadar vadelendirilebilecek.

Açıklamaya göre, müşterilerin yeniden vadelendirilen tutar dışında kalan kredi bakiyesi, eski faiz oranı ve vade yapısıyla aynen devam ederken, yeniden vadelendirme dönemi için yıllık yüzde 11 faiz uygulanacak. Böylelikle üreticiler piyasa koşullarının altında faiz oranları ile tarımsal faaliyetlerine devam etme imkanına kavuşacak.

Dolar ve euroda günün ilk rakamları

Dolar/TL 5,50 bandı civarında hareketini sürdürüyor.

Hafta başından bu yana gerçekleşen Hazine ihaleleri sonrası dolar bankalararası piyasada 5,48’in üzerinde işlem görüyor.

Euro/TL de 6,20’nin hemen altında seyrediyor.

Doların başlıca altı para birimi karşısındaki seyrini izleyen dolar endeksi düne göre yüzde 0.3 kayıpla 97.05’te bulunuyor. Endeks Pazartesi 97.69 ile 16 ayın zirvesini görmüştü.

Dolar yeni haftaya böyle başladı

Dolar/TL yeni haftaya 6.04 seviyesinden başladı. Geçen haftaya 6.30 civarında başlayan dolar/TL neredeyse tüm hafta boyunca gelişmekte olan ülke para birimlerinden daha iyi bir performans göstermiş, perşembe günü bir aylık aranın ardından ilk kez 6 seviyesinin altını test etmişti.

Düşüşte Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay gerçekleştirdiği 625 baz puanlık faiz artışı ile başlayan süreçte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD ve Almanya ziyaretleriyle birlikte ikili ilişkilerdeki olumlu beklentiler, bankacılık sektörüne ilişkin devam eden iyimserlik etkili olmuştu.

 GÖZLER EYLÜL AYI ENFLASYON VERİSİNDE

Piyasada gözler çarşamba günü açıklanacak Eylül ayı enflasyon verisine çevrildi. Piyasa enflasyonda yüzde 3.5-4 civarında bir artış bekliyor. Reuters’ın 15 kurumun katılımıyla yaptığı ankete göre, Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) Eylül ayında gıda fiyatları, son enerji zamları ve TL’deki değer kaybının etkisiyle yüzde 3.6 artış beklenirken, yılsonu için tahminler de yüzde 21.8’e yükseldi. Aylık artışın yüzde 3.6 seviyesinde gerçekleşmesi halinde yıllık enflasyonun Eylül’de yüzde 21.3 civarına yükseleceği hesaplanıyor. Ağustos’ta yıllık enflasyon yüzde 17.9 seviyesindeydi.

Banka borcu yüzünden 3.2 milyon vatandaş mahkemelik oldu

Bankaların batık kredi gerilimi her geçen gün artıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) günlük bankacılık sektörü raporuna göre, takipteki alacaklar 29 Ağustos itibarıyla 78 milyar 977 milyon liraya ulaştı. 29 Haziran’da biten haftada batık kredi hacmi 3.7 milyar liralık bir sıçrama ile haftalık bazda değerlendirildiğinde 15 yılın en büyük yükselişini gerçekleşti.

Sözcü gazetesinden Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre bu tarihten itibaren ise adeta ipin ucu kaçtı. Temmuz ayındaki artış 3.6 milyar lirayı, ağustos ayındaki artış ise 2.8 milyar lirayı buldu. Batık kredi hacminde Ocak-Ağustos 2018 döneminde yüzde 24 (15.3 milyar TL) artış gerçekleşti. 15.3 milyar TL’ye ulaşan sekiz aylık artışın 6.4 milyar lirası son iki ayda gerçekleşti. Bu hızla giderse yıl sonunda batık kredi hacmindeki artış yüzde 35’i bulabilir.

KREDİLER SATILACAK

Geçtiğimiz yılın tamamında ise batık kredi hacmi yüzde 9.9 (5.7 milyar TL) artış göstermişti. Diğer yandan bankalar yılbaşından bu yana 3.5 milyar TL seviyesindeki alacağı varlık yönetim şirketlerine sattı. Bankaların yıl içerisinde yarım kalmış inşaat projeleri dahil inşaat kredilerinde takibe düşen 1 milyar liralık krediyi satması bekleniyor. Batık krediler artarken icra yoluyla bankalara geçen arsa, işyeri konut sayısı da günden güne artıyor.

Takibe alınan krediler incelediğinde ticari kredilerin alarm verdiği görülüyor. Kur şoku ile ödeme güçlüğü yaşayan, artan maliyetler nedeniyle üretim yapamaz hale gelen ticari işletmelerde batık hızla büyüyor. Ticari kedilerde yılbaşından bu yana batık tutarı yüzde 23.4 artarak 18 milyar lirayı aştı. Kurumsal kredi kartlarındaki batık ise yüzde 17 artarak 1.1 milyar liraya ulaştı. Ticari kredi hacmi 20 Ağustos itibarıyla yüzde 23.2 oranında artışla 396 milyar 395 milyon liraya, kurumsal kredi kartı hacmi ise yüzde 23.2 oranında artışla 30 milyar 273 milyon liraya ulaştı. KOBİ kredilerinde ödenemediği için takibe alınan tutar ise sekiz ayda yüzde 27.9 artarak 32 milyar 426 milyon lirayı buldu.

ALTYAPI PROJELERİ

Artan borçlanma maliyetleri karşısında yeni kaynak yaratmak isteyen ve likiditelerini artırma arayışına giden Türk bankalarının büyük proje finansman kredilerinin bir bölümünü yabancı bankalara satmaya başladığı bankacılar tarafından teyit edilmişti. Reuters’a bilgi veren bankacılar bugüne kadar aralarında altyapı, enerji sektörü ve hastane projelerinin de yer aldığı 10’a yakın büyük projeden 250 milyon dolar civarında kredi satışı gerçekleştirildiğini belirtti. Devredilen krediler Aralık 2017’de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15.6 artışla 89 milyar dolara yükseldi. Türkiye Bankalar Birliği’nin mevduat, kalkınma ve yatırım bankalarının proje finansman istatistiklerine göre Haziran 2018 dönemi itibarıyla yüzde 4 artışla 86 milyar dolara yükseldi.

3.2 MİLYON VATANDAŞ MAHKEMELİK OLDU

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, Türkiye’de bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödemeyip borcu devam eden kişi sayısı 3 milyon 230 bin 317 kişiyi buluyor. Vatandaşın 11.4 milyarı lirası tüketici kedilerinden, 6.2 milyar lirası bireysel kredi kartlarından olmak üzere 17.6 milyar liralık batık hacmi var. Bankalara olan toplam borçları ise yılbaşından bu yana 32.3 milyar lira artarak 518.9 milyar liraya ulaştı. Bireysel tarafta yıllık kredi maliyetlerini yüzde 30’a kadar çıkaran bankalar kredi musluklarını kıstı. Borçlarını çevirmekte zorlanan vatandaşın batık kredi hacminin artabileceğinden endişe ediliyor.
 

 

BDDK bankaları toplantıya çağırdı

Bloomberg’de yayımlanan Benjamin Harvey imzalı habere göre Cuma günü dolar talebini karşılamakta sıkıntı yaşayan bankalar, bugün İstanbul’da BDDK yetkilileriyle acil bir toplantı yapacak.

Cuma günü TL’nin dolar karşısında yüzde 17 civarında değer kaybetmesinin ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun ( BDDK ) bankalar ile bir toplantıyapacağı bildirildi. Haberde bankacılık sektörünün büyük bir çöküş yaşadığı 2001 krizinden sonra TL’de en büyük değer kaybının yaşandığı da vurgulandı.

Harvey, üç büyük banka şubesine yapılan ziyaretlerde müşterilerin döviz taleplerinin karşılanmasında güçlükler yaşandığını aktardı. İki bankada müşterilerin, şubeler genel müdürlüklerden ikmal bekledikleri için döviz temin edemediği, bir bankada da 5 bin dolar çekme talebinin karşılanamadığı belirtiliyor. Bloomberg’e konuşan şube yetkilileri döviz alım talebinde önemli bir artış olduğunu söyledi.

 BDDK BANKALARDAN FAİZ VE DÖVİZ KURU ŞOKUNUN ETKİLERİNİ DEĞERLENDİRMELERİNİ İSTEDİ

BDDK, bankalardan faiz ve döviz kuru şoklarının etkisini, Cumartesi günü yapılan acil toplantıda ele alınacak bulgularla incelemelerini isterken, ülkedeki likidite durumunun da toplantıda ele alınacağı bildirildi.

SERMAYE KONTROLÜ KORKUSU

İsmini vermek istemeyen bankacıların, kamunun bir kriz önlemi olarak sermaye kontrolleri gibi yöntemlere başvurulabileceğinden duyulan korkuyla döviz talebinin yükseldiğini doğruladığı aktarıldı. Haberde “Türk hükümeti defalarca sermaye kontrolü yapmayacağını söyledi” ifadesine de yer verildi.

Bazı bankaların, müşteri talebini karşılamak için yurtdışından nakit sipariş vermeye zorlandığı iddia ediliyor. Buna göre Türk bankaları uluslararası bankalara elektronik yabancı para aktarıyor ve daha sonra Türkiye’ye fiziki parayı nakletmek için bir prim ödüyorlar.

Haberde Türkiye’de geleneksel olarak tasarruflarının büyük bir bölümünü yabancı para birimlerinde tutulduğu vurgulanırken güncel BDDK verilerine göre, bankacılık sistemi mevduatının yaklaşık yarısı dolar veya avro olduğuna da işaret edildi.