Benzin ve motorinde büyük indirim !

Benzin ve motorin fiyatı ile brent petrol uluslar arası piyasalarda düşmeye devam ediyor.

Piyasalardaki bu gelişme, benzinde ve motorinde yeni indirimleri gündeme getirdi. Bu gece yarısından itibaren benzinde 15-16, motorinde 21-22 kuruş indirim bekleniyor. Bu indirimle birlikte bir litre benzinin fiyatı, yaklaşık 90 kuruş düzeyinde gerilemiş olacak.

Motorinde geçen hafta 13 kuruş indirim yapılmıştı. Bugün yapılacak indirimle birlikte motorinin litre fiyatı da 35 kuruş düşmüş olacak.

Bu kış çok zor geçecek ! Faturalar can yakacak !

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, Enerji Çalışma Grubu’nun hazırladığı elektrik ve doğalgaz zamlarına ilişkin raporu açıkladı.  

Raporda, zamlarla ilgili şunlar kaydedildi:

“1 Ekim’de yapılan zam sonucu değişik tüketici gruplarına uygulanan elektrik tarifeleri (vergi ve fonlar dâhil olmak üzere), bir önceki zammın uygulandığı Eylül 2018’e göre yüzde 9–18,5 oranlarında, 2018 yılı ilk on ayı itibarıyla da yüzde 45,0–72,3 oranlarında artmıştır. 1 Ekim 2018 itibarıyla 2017 Eylül ayına göre en yüksek oranda artış, yüzde 72 ile sanayi (orta gerilim) elektrik fiyatında olmuştur. Mesken elektrik fiyatı yüzde 44,2; BAŞKENT GAZ abone satış fiyatı yüzde 38,6; BOTAŞ serbest tüketici satış fiyatı yüzde 29,5 oranında artmıştır.

Yine 1 Ekim’de yapılan zam sonucu değişik tüketici gruplarına uygulanan doğal gaz tarifelerinin 2018 yılı içindeki artış oranları da yüzde 29,52–112,5’tir.”

 FATURALARDAKİ YÜKSELİŞ

 “Asgari tüketim üzerinden yapılan hesaplamalara dayanarak 4 kişilik bir ailenin bir ayda en az 230 kilovat saat elektrik harcadığı kabul edildiğinde, fon ve vergi kesintileri dâhil aylık elektrik faturası en az 137,4 TL’ye çıkmıştır” denilen raporda, şu ifadeler kullanıldı:

“Bireysel (kombi) ısıtmanın yaygın olduğu Ankara’da, bir konutun Ekim 2018 için geçerli olan KDV dahil 1,6070 TL/m3 gaz satış fiyatı üzerinden yıllık doğal gaz faturası en az 1,6070 TL/m3 x 1.099 m3= 1.766 TL’ye ulaşmaktadır. Yani aylık ortalama doğal gaz faturası en az 147 TL olmaktadır.

Elektrik faturalarında yeni dönem başlıyor

Buna göre asgari yaşam standardındaki dört kişilik bir ailenin aylık doğal gaz ve elektrik faturası başkent Ankara’da en az 284 TL’ye varmaktadır. Bu tutar, 1.603,12 TL olan asgari ücretin % 17,7’sidir.

Son bir yıl içinde resmi tüketici enflasyonu (TÜFE) artışı yüzde 24,52, üretici fiyat endeks (ÜFE) artışı yüzde 46,15 olarak gerçekleşmiştir. ÜFE’nin bu denli yüksekliğinin önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarına olumsuz etkide bulunacağı bilinmektedir. Çalışanların ve emeklilerin ücret/maaş artışlarının, döviz, ÜFE, TÜFE, elektrik, doğal gaz fiyat artışlarının çok gerisinde olduğu da açık bir gerçekliktir. 

İGDAŞ’tan doğalgaz tasarrufu için kritik uyarı

Yaşamlarını birçok zorluklara göğüs gererek ve zorunlu harcamalarını bile her geçen gün daha da kısarak yapan ücretli çalışanlar ve küçük özel işletmeler, bu fiyat artışlarından ve yaratacağı olumsuzluklardan en çok etkilenecek kesimlerdir.

Merkez Bankası Eylül 2018 Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu da göstermektedir ki, enerji zamlarının yaratacağı maliyet artışları nedeniyle mal ve hizmet fiyatlarında Kasım-Aralık aylarında gündeme gelecek fiyat artışları, göstermelik fiyat denetimleri ve sınırlı sayıda üründeki küçük fiyat indirimlerine karşın yıllık enflasyon yüzde 30’u aşabilecektir.”

Raporda “Ne Yapmalı?” diye soruldu ve şu yanıtlar verildi:

“TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak bir kez daha belirtiyoruz:

Genel olarak enerji, özel olarak elektrik sektörü toplum çıkarları ve kamusal planlama eksenlerinde yeniden düzenlenmelidir

• Elektrik enerjisi faaliyetleri, toplum çıkarlarının korunmasını esas alan bir kamu hizmetidir. Temelleri 1980’li yıllarda atılan, 2002’den bu yana hız kazanan, hizmetin kamusal niteliğini ve toplum çıkarlarını esas alarak verilmesi gereğini göz ardı eden ve sektörü piyasanın isteklerine bırakan anlayış ve uygulamalar son bulmalı; genelde enerji sektörü, özelde de elektrik üretim-iletim-dağıtımı, toplum çıkarlarını gözeten kamusal bir planlama anlayışı ve toplumcu bir bakış açısıyla yeniden düzenlenmelidir.

• Bugüne değin, enerji ihtiyacını karşılamak üzere genelde ithal enerji kaynağı kullanılmış ve kamusal bir planlama anlayışı ile değil yalnızca piyasanın isteklerini gözeten ve ithal kaynaklara dayalı yüksek maliyetli yatırımlar yapılmış, sonuçta enerjideki dışa bağımlılık Türkiye için ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle bundan sonra izlenmesi gereken politikanın esası; “önce enerji verimliliği için yatırım yapılması, bu yatırımlarla sağlanan tasarrufların yanı sıra talebin yönetilmesi, mevcut tesislerin verimliliğinin artırılması, elektrik dağıtım ve iletim şebekelerindeki teknik kayıpların azaltılması ve bütün bu uygulamalar yeterli olmaz ise, ancak o zaman yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretim tesisi yatırımı” olmalıdır.

• Enerji kullanımını azaltan, enerjiyi verimli kullanan, enerjiyi yerli ve yenilenebilir kaynaklardan, yurt içinde üretilen ekipmanlarla temin eden bir paradigmaya geçiş sağlanmalıdır.

Kamu çalışanlarının, işçilerin, tüm emekçi ve emeklilerin ücret ve maaşları ile asgari ücretleri artırılmalıdır

• Bugüne değin kamu çalışanlarının, işçilerin, emeklilerin ücret ve maaşları ile asgari ücret, hiç bir zaman tutmayan ve gerçek enflasyon oranlarının çok gerisinde kalan oranlarda artırılmış ve bu kesimlerin gelirleri reel olarak gerilemiştir.

•  Kamu emekçilerinin ve tüm emeklilerin maaşları, asgari ücret ve işçi ücretleri yüzde 30–35 enflasyon oranı dikkate alınarak, en az yüzde 40 artırılmalı, asgari geçim indirim tutarı asgari ücrete eşitlenmeli ve tüm maaş ve ücretlerin asgari ücret tutarı kadar bölümü vergi dışı kalmalıdır.

• Doğal gaz ve elektrikte mesken aboneleri için maliyet unsuru olan yüzde 18 KDV oranı düşürülmelidir.

• Elektrik fiyatlarını artıran, mesken abonelerinin sırtına yıkılan ve kamu yararına değil siyasi iktidarın yayın organı olarak çalışan TRT’ye zorunlu ödenen paylar kaldırılmalıdır.

Yoksul ve yoksunlara enerji desteği verilmelidir

• Düşük gelirli konut tüketicileri için doğal gaz satış fiyatlarında sübvansiyon sağlanmalı, enerji yoksunlarına ise bedelsiz elektrik ve doğal gaz desteği verilmelidir.”

Dev yatırımda işlem tamam: Açılışa hazırlanıyor

Türkiye’nin dış ticaret açığını tek başına yıllık en az 1,5 milyar dolar azaltması öngörülen ve özel sektör tarafından tek noktaya yapılan en büyük yatırım olan STAR Rafineri, 7 yıllık yapım sürecinin ardından açılışa hazırlanıyor.

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi-SOCAR’ın Türkiye yatırımları içinde önemli paya sahip rafineri, 19 Ekim’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımının öngörüldüğü törenle hizmete açılacak. 

İzmir’in Aliağa ilçesindeki PETKİM kampüsü yanında 2011 yılında inşaatına başlanan rafineri, 2 bin 860 dönüme yayılan 3 iskelesi ve 20 üretim tesisiyle bir organize sanayi bölgesiyle aynı büyüklüğe sahip.

Yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasiteli tesis, zorlu coğrafi yapı nedeniyle 3 teras üzerine kuruldu. Yapımında 17 milyon metreküplük hafriyat çalışmasının yapıldığı rafineride 250 bin ton ile yaklaşık 20 Eyfel Kulesi yapacak kadar çelik, 400 bin metreküp ile küçük bir kasaba kuracak kadar beton ve Türkiye’yi 4 kez dolaşacak uzunlukta kablo kullanıldı.

EN BÜYÜK YÜK TRANSFERİ

STAR Rafineri’nin yapım süreci, aynı zamanda Türkiye’de elleçlenen en büyük yükün transferine de sahne oldu. Tesis için getirilen bin 200 ton ağırlığındaki tek parçalı reaktör, 2 bin tonluk vinç marifetiyle toplam 2 ayda monte edilerek devreye alındı.

Türkiye’de ilk kez rafineri petrokimya entegrasyonunu kuran tesis, toplam yaklaşık 6,3 milyar dolara mal oldu. 
İnşaatında ortalama günlük 10 bin işçinin çalıştığı tesiste geçen yıl kasım ayında bu rakam 19 bin 500’e yükseldi. Tesis açıldıktan sonra ise rafineride doğrudan bin 100 kişi istihdam edilecek.

DİZELDE İTHALAT ORANI YÜZDE 40’IN ALTINA İNECEK

SOCAR Türkiye’nin iştiraki STAR Rafineri’nin Genel Müdürü Mesut İlter, AA muhabirine yaptığı açıklamada, SOCAR’ın Türkiye için öngördüğü 19,5 milyar dolarlık yatırım planının önemli bir parçası olan tesisin 19 Ekim’de düzenlenecek açılış törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımının beklendiğini ifade etti.

Deneme ve test üretimi süreci devam eden tesisin ocak ayı itibarıyla 10 milyon tonluk kapasiteye çıkacağını, PETKİM’in önde gelen ham maddeleri olan NAFTA, reformat ve karışım ksilen ihtiyacının tamamını karşılayacağını aktaran İlter, diğer kapasitelerle ilgili şu bilgileri verdi:

“STAR Rafineri, petrokimya ham maddesinin yanında ülke için stratejik öneme sahip dizel, jet yakıtı ve LPG gibi ürünlerle de ekonomiye önemli ölçüde katkı verecek. Türkiye’de dizel tüketimi her sene yüzde 7-8 artıyor. Geçen yıl 10,5 milyon tonluk bir üretim oldu ancak tüketim 24 milyon ton civarına ulaştı. Bunun 13 milyon tonu ithalatla karşılandı. Yani geçen yıl tükettiğimiz dizelin yüzde 56’sını ithal etmişiz. STAR Rafineri, 5 milyon tonluk dizel üretim kabiliyetiyle ithalat oranını yüzde 40’ların altına düşürecek.

Jet yakıtında da İstanbul Yeni Havalimanı ve turizm sektöründeki büyümeyle birlikte tüketimin hızla artacağı öngörülüyor. STAR Rafineri, 1,6 milyon tonluk üretimiyle Türkiye’nin tüm jet yakıtı ihtiyacını karşılayabilecek. 

 
Türkiye’nin yıllık 3,7 milyon ton LPG tüketimi var ve bunun da yüzde 80’ini ithal ediyoruz. STAR devreye girdiğinde ithalat oranı yüzde 70’e düşecek. Yine bir yan ürün olan petrol kokta da yıllık 700 bin tonluk kapasite çimento sektörünün ihtiyacı için yapılan ithalatı azaltacak. Tüm bunları üst üste koyduğumuzda STAR Rafineri’nin devreye girmesiyle birlikte dış ticaret açığında yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolarlık azalma olacağını hesaplıyoruz. Bu minimum rakamdır, petrol fiyatlarına bağlı olarak daha yukarıya gideceğini düşünüyorum.”

AVRUPA’NIN EN MODERNİ

Rafinerinin her yıl petrol fiyatlarına bağlı olmakla birlikte 6-8 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşturacağını aktaran İlter, Türkiye’de ilk kez rafineri petrokimya entegrasyonunu kuran yatırımın Avrupa’nın en modern tesisi olduğuna işaret etti.

Tesiste ham petrolün siyah ürün elde etmeden doğrudan yüksek katma değerli ürünlere dönüştürüleceğini, bu özelliğiyle Avrupa’da 3 rafineriden biri olduğunu kaydeden İlter, şunları kaydetti:

“Türkiye’de özel sektörün tek noktaya yaptığı en büyük yatırım olma özelliği taşıyan rafineri, Azerbaycan’ın Türkiye ile kardeşliğine verdiği önemin bir göstergesi ve dışarıya karşı da bu açıdan verilmiş önemli bir mesaj olacak. Yatırımların azaldığı bir dönemde devreye alınan bu yatırım SOCAR’ın ve Azerbaycan’ın Türkiye ekonomisine olan güvenini de gösteriyor.”