Kamu hizmet alım ve yapım işlerinde belge şartı getirildi

Aralarında inşaat demircisi, kalıpçısı, duvarcısı ile kaynakçısının da olduğu “Tehlikeli” ve “Çok tehlikeli” sınıftaki 117 meslekte, mesleki yeterlilik belgesi olmayanlar kamunun hizmet alım ve yapım işlerinde çalıştırılmayacak.

Kamunun hizmet alım ve yapım işlerinde belge şartı getirildi. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) Başkanı Adem Ceylan, muhabirine yaptığı açıklamada, “Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği” ile “Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği”nde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliklerin geçen ay Resmi Gazete’de yayımlandığını belirtti. Düzenlemelerin ihalelere katılan yüklenici firmalara bazı yükümlülükler getirdiğini vurgulayan Ceylan, şu bilgileri verdi: “Artık kamu ihalelerinde yüklenici firmalar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yayımlanan tebliğler ile zorunlu hale getirilen ‘tehlikeli’ ve ‘çok tehlikeli’ sınıftaki 117 meslekte belgesi olmayan personel çalıştıramayacak. Böylece aralarında demirci, kalıpçı, duvarcı ve kaynakçının da olduğu 117 meslekte, mesleki yeterlilik belgesine sahip olmayanlar kamunun ihale ettiği işlerde istihdam edilemeyecek.”

“İş kazası riskinin yoğun olduğu meslekler”

Ceylan, düzenlemeyle mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğunun Kamu İhale Kanununa (KİK) eklendiğini bildirerek, bunun kamunun belgeli ve nitelikli iş gücüne verdiği önemi gösterdiğini söyledi. “Tehlikeli” ve “çok tehlikeli” sınıftaki mesleklerde iş sağlığı ve güvenliğinin büyük önem taşıdığını ifade eden Ceylan, şunları kaydetti: “İş kazalarını en aza indirilmek, üretimde verimlilik ve etkinliği sağlanmak ve çalışma hayatına nitelikli ve belgeli işgücü kazandırmak için hayata geçirilen mesleki yeterlilik belgesi, ‘tehlikeli’ ve ‘çok tehlikeli’ sınıftaki 117 meslekte zorunlu. Bunlar, iş kazası riskinin yoğun olduğu meslekler. Kamu, bünyesindeki hizmet alım ve yapım işlerinde belgesiz çalışanlara izin vermeyerek, hem nitelikli iş gücünü teşvik edecek, hem iş kazası riskini azaltacak, hem de toplumda mesleki yeterlilik bilincini güçlendirecektir.”

Ekonomi için kötü haber: ‘İşten çıkarmalar yaşanacak’

Faiz artırmanın çözüm olmadığını ancak Merkez Bankası’nın elinde de başka ‘silah’ bulunmadığını anlatan Kuruç, 2002-2008 yılları arasındaki “lale devrinin sona erdiğini” söyledi. Kuruç, ekonominin “dolarizasyonla” çalıştığını, sermaye içerisinde mülkiyet değişiklikleri olacağını, halkın ise kemerleri daha da sıkmak zorunda kalacağını vurguladı.

Cumhuriyet gazetesinden Mustafa Çakır’ın haberine göre Kuruç’un değerlendirmeleri şöyle:

– Merkez Bankası önce faizi kontrol edebilmeli. Silahını çekebilmeli ki döviz üzerinde daha sonra fren etkisi yapabilsin. Şu veya bu nedenle yapamayınca, geride kalınca önce enflasyon ufak ufak kıpırdamaya başladı. Faizde gecikmenin etkisiyle sadece döviz üzerinde değil, bir yandan da fiyatlandırmalar başladı. Sermaye girişleri zayıfladı.

-Türkiye’nin siyaset topluluğu sadece iktidar değil muhalefet de dahil buna hiçbir şey olmamış gibi, bu seçim geçti sonraki seçime bakalım havasında. Türkiye’nin içine girdiği ekonomik modelden şüphe eden yok.

-Sermaye sınıfı döviz kredileri sayesinde gelişti. Yeni bir sermaye sınıfı gelişti. Gelinen tablo ekonomik kriz. Türkiye 2018’de sıfır yılına geldi. Kurumsal olarak, sosyal olarak, siyasal olarak, ekonomik anlamda sıfır yılına gelindi. Birçok şey bitti. Kurumlar çürütüldü. Merkez Bankası, Hazine bunlar çok yıprandılar. Krizlerle ilerleyen bir ekonomik model var.

-Dolarizasyon durdurulabilecek bir şey değil. Türkiye’nin dış borcunun yüzde 80’i özel sektör borcu. Ekonomi dolarla işliyor.

-Halk kemerleri sıkacak. Sermayenin krizi atlatabilmesi için ilk yardım daima halktan gelecek. Fiyat artışları, işten çıkarmalar olacak.

– Faiz artırmak çözüm mü? Değil ama başka silahı da yok. Faiz artırılırsa maliyetler yükselecek. Ancak yapabileceği başka bir şey yok. Şirketlere maliyetlerin yükselmesi yansıyacak. İşçi maliyetleri kısılacak. Merkez Bankası’nın yapacağı fazla bir şey yok.