Cinsel ilişki teklifini reddeden genç kadını öldüresiye dövdü

Güzel bir tatil hayaliyle İngiltere’den Marmaris’e gelen Emma Louise Higginson, kabus yaşadı. Kendisi gibi İngiliz olan Declan Tyrone Marshall, genç kadını bayıltana kadar yumruklayıp yüzünü tanınmaz hale getirdi.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde tatil yapan 35 yaşındaki İngiliz Emma Louise Higginson, barda tanıştığı İngiliz erkek arkadaşı Declan Tyrone Marshall tarafından, evinde öldüresiye dövüldü. Olayın ardından yakalanarak gözaltına alınan adam tutuklandı.

ARKADAŞIYLA EĞLENDİ

Olay İçmeler mahallesinde meydana geldi. Marmaris’e kız arkadaşı Lauren Jane Russel ile birlikte tatile gelen İngiliz vatandaşı Emma Louise Higginson, İçmeler’de bir haftalığına daire kiraladı. Gece Barlar Sokağı’nda diskoda eğlenmeye giden İngiliz kadın, yine kendisi gibi İngiliz uyruklu Declan Tyrone Marshall (27) ile tanıştı. Gece geç saatlere kadar eğlenen üçlü, eve giderek eğlenceye devam etti.

YARDIM ÇIĞLIĞI ATTI

İngiliz adam, geç olduğunu ve otele dönemeyeceğini söyleyerek kanepede uyuyabileceğini söyledi. Teklifi kabul eden İngiliz kızlar odalarına çekildi. Diğer İngiliz kız oda kapısını kilitlerken, Higginson kapıyı açık bıraktı. Gece genç kadının odasına giren İngiliz adam, birlikte olmak istedi. Genç kadın buna izin vermedi ve aralarında tartışma çıktı. İngiliz kadının teklifini reddetmesine öfkelenen Marshall, Higginson’u kafasına defalarca vurarak darp etti ve evden çıkıp gitti. Higginson’un çığlık seslerini duyan kız arkadaşı polisi aradı. Yumruk darbeleri ile bayılan İngiliz kadının yüzü tanınmayacak hale geldi. Higginson, tedavi için hastaneye sevk edildi.

HATIRLAMADIĞINI SÖYLEDİ

Olayın ardından kaçan İngiliz genç Marshall, Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekiplerinin titiz çalışması ile kaldığı otelde yakalanarak gözaltına alındı.

İngiliz adam ifadesinde alkollü olduğunu ve hiçbir şey hatırlamadığını söyledi. Polisteki işlemleri tamamlanan Declan Tyrone Marshall çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak Muğla E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

 

Kocasından işkence gören kadın mahkemeye koştu

Mersin’de geçtiğimiz yıl 8 yaşındaki çocuğunun önünde eli ve ayakları bağlı bir şekilde kocasından işkence gördüğünü iddia eden Gündüz Y., cezaevinde bulunan eşine boşanma davası da açtı.

17 Aralık 2017 tarihinde merkez Toroslar ilçesi Halkkent Mahallesi’nde meydana gelen olayda, iddiaya göre uyuşturucu suçundan hükümlü olduğu için cezasının son 1 yılını açık cezaevinde geçiren Düzgün Ali Y., izinli olarak geldiği evde 10 yıllık eşi ve öz amcasının kızı olan Gündüz Y. ve akrabalarıyla bir süre sohbet etti. Misafirlerin evden ayrılmasının ardından çift arasında tartışma çıktı. Bu sırada karısına önce tokat atan, ardından kemerle vuran koca, kadının üzerine sobanın üstündeki sıcak suyu döktü. Bunun üzerine acı çeken ve bağıran kadının ağzını, elini ve ayaklarını koli bandıyla bantlayan koca, bir süre daha şiddete devam etti. Yaşanan bu korkunç olaya 8 yaşındaki kız çocuğu E.Y. de şahit oldu. Sabaha kadar süren işkencenin ardından çocuğu okula götürmek için evden ayrılan Gündüz Y., kızıyla birlikte okula gitti. Genç kadın burada okulun hizmetlisinin telefonundan polisi arayarak yardım istedi. Gündüz Y., polisteki ifadesinin ardından Mersin Şehir Hastanesine kaldırılarak yanık ünitesinde tedavi gördü. Düzgün Ali Y. ise gözaltına alındıktan sonra yeniden cezaevine gönderildi.

İşkence gören kadın eşine boşanma davası da açtı
Olayla ilgili 28 Haziran 2018’de Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşma görüldü. Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devam etmesine, dosyanın ise ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Bugün de Gündüz Y.’nin açtığı boşanma davasının ikinci celsesi görüldü. 5. Aile Mahkemesi’ndeki duruşmada Gündüz Y. ve tanıklar dinlendi. Mahkeme heyeti karşı tarafın da dinlenmesi için duruşmayı 24 Ekim 2018’e erteledi.

Mahkeme çıkışı açıklamalarda bulunan avukat Şerife Arıcı Yıldız, bugün müvekkili Gündüz Y.’nin, Düzgün Ali Y. hakkında açmış olduğu boşanma davasının ilk celsesinin görüldüğünü söyledi. Geçen yıl 17 Aralık’da müvekkili Gündüz Y.’nin eşi tarafından işkence edilerek, hayatına kastedildiğini vurgulayan Yıldız, “Bu sebeple eşi hakkında savcılığa müracaatımız oldu. Dosya resen de takip ediyoruz. İlk ağır ceza mahkemesinde dava açıldı. Ağır ceza mahkemesi olayı kasten yaralama şeklinde değerlendirerek asliye ceza mahkemesine gönderdi. Geçtiğimiz günlerde asliye ceza mahkemesinde yapılan yargılama da eylemin kasten yaralama değil adam öldürmeye teşebbüs olduğunun değerlendirmesi sonucunda yeniden görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verildi. Böylece 2 mahkeme arasında bir görev uyuşmazlığı ortaya çıktı. Bunu istinaf mahkemesi çözecek. Biz bunun yanında boşanma davası da açtık. Bugün onun 5. Aile Mahkemesinde 2. duruşması görüldü. Bu mahkemede bizim tanıklarımız dinlendi. Davalı tanıkların gelmemesi nedeniyle duruşma ertelendi. Bir sonraki duruşma da davalı tanıkları dinlenecek. Muhtemelen o duruşmada ya da ertesinde kararın çıkmasını bekliyoruz. Büyük ihtimalle de boşanmayla sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.

Feci ölüm ! Tabutunun başında gözyaşı döktü…

Kaza, saat 02.30 sıralarında D-100 Karayolu Mecidiyeköy Mevkii Çağlayan istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; Nihat Cesur(37) yönetimindeki 34 ZA 8927 plakalı motosiklet Çağlayan istikametinde seyir halindeyken kontrölünü kaybederek kaldırıma çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü yola savruldu. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine kısa sürede polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri sürücü Nihat Cesur’un kaza anında hayatını kaybettiğini tespit etti.

Kazayı haber alan Cesur’un yakınları olay yerine geldi. Bir yakını Cesur’un tabutunu okşayarak gözyaşı döktü.

Kaza nedeniyle D-100 karayolunda trafik akışı bir süre tek şeritten sağlandı. Polis ekipleri kazada hayatını kaybeden Nihat Cesur’un tabutunu cenaze aracına taşıdı. Cenaze çevreki bir hastanenin morguna kaldırıldı.

Çoban dehşet saçtı

Konya’nın Sarayönü ilçesinde, çobanlık yapan Afgan uyruklu 2 kuzen, iddiaya göre aralarındaki borç-alacak meselesi yüzünden tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Ubeydullah İşlemmidsinoğlu, kuzeni Hikmetullah Abdulgfor’un (27) başına taşla vurarak öldürdü. Jandarma tarafından yakalanan şüpheli, tutuklandı.

Olay, sabah saat 08.00 sıralarında Sarayönü ilçesi Kuyulu Sebil Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yaylada çobanlık yapan Afganistan uyruklu iki kuzenin aralarında borç-alacak meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Ubeydullah İşlemmidsinoğlu, kuzeni Hikmetullah Abdulgfor’un başına taşla vurarak öldürdü. Kuzenin hareketsiz yattığını gören Ubeydullah İşlemmidsinoğlu, olay yerinden kaçtı. Otlattığı koyunların sahibini arayan İşlemmidsinoğlu, koyunların yanında olmadığını, gelip koyunlara sahip çıkmasını söyledi. Yaylaya gelen koyunların sahibi, Hikmetullah Abdulgfor’un cansız bedenini buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen jandarmanın incelemelerinin ardından Abdulgfor’un cesedi, Sarayönü Devlet Hastanesi morguna götürüldü. İhbar üzerine harekete geçen jandarma, şüpheli Ubeydullah Abdulgfor’u Kuyulu Sebil Mahallesi’nde evin önünde yakalayarak gözaltına aldı. İfadesi alınan İşlemmidsinoğlu’nun, kuzenini öldürdüğünü itiraf ettiği belirtildi. İfadesinin ardından akşam saatlerinde adliyeye sevk edilen zanlı, nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

Ölmek isteyen kadın, yaşadığı dramı anlattı

Bursa’da, kayınpederi A.Y.’nin 4’üncü kattaki evinin önüne kurulan iskeleye çıkıp, kendisini boşluğa bırakarak intihar girişiminde bulunan ve yaralı kurtulan 3 çocuk annesi Songül Y.’nin (29) tedavisi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sürüyor. Genç kadının polise verdiği ifadede ise yaşadığı dram ortaya çıktı.

Vücudunun birçok yerinde kırıklar bulunan Songül Y., polise verdiği ifadesinde, “Evlendiğim günden bu yana eşim R.Y. ve ailesi tarafından hakaret ve şiddet gördüm. Muş’tan Bursa’ya, göbek fıtığı olan 3 aylık ikizlerimi tedavi için geldim. Olay günü yine benim üzerime bıçakla yürüdüler. Kendimi odaya kapattım. Kapıyı açınca pencereye çıkıp önünde bulunan iskelede bir süre yürüdükten sonra kendimi boşluğa bıraktım. Eşim R.Y., kayınpederim A.Y., kayınvalidem A.Y. ve kayınbiraderim B.Y.’den şikayetçiyim” dedi.

Muş’ta yaşayan Songül Y., 3 yıl önce R.Y. ile evlendi. Evliliklerinin ilk gününden itibaren eşinden ve eşinin ailesinden hakaret ve şiddet gördüğünü iddia eden Songül Y., 3 ay önce, ‘Hasan’ ve ‘Hüseyin’ adını verdikleri ikiz bebeklerini dünyaya getirdi. Bir süre sonra rahatsızlanan bebeklerine göbek fıtığı tanısı konulan Songül Y., ikizlerinin tedavisi için eşinin ailesinin bulunduğu Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesine geldi.

Geçen hafta, kayınpederinin Kayapa Mahallesi’ndeki apartmanına sıva amacıyla kurulan iskeleye çıkan Songül Y., 4’üncü kattan kendisini boşluğa bıraktı. Ağır yaralanan ve vücudunda kırıklar oluşan Songül Y., hastaneye kaldırıldı. Songül Y., 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra polise verdiği ifadesinde, yaşadığı dramı şöyle anlattı:

“Muş’ta eşimden şiddet ve hakaret gördüm. Bursa’da kayınpederim, kayınvalidem ve oğlu da bana şiddet uyguladı. Canımı kurtarmak için evin önüne kurulan iskeleye çıkıp atladım. Doktorlar bacaklarımda ve burnumda kırıklar olduğunu, kulak zarımın yırtıldığını ve en az 3 ameliyat daha geçirmem gerektiğini söylediler. Şu anda kayınpederimin evinde bulunan 3 çocuğumu almak istiyorum.”

Polis, Songül Y.’nin şikayeti üzerine eşi R.Y., kayınpederi A.Y., kayınvaldesi A.Y. ve kayınbiraderi B.Y. hakkında soruşturma başlattı.

Oğlu bıçakla üstüne yürüyünce bakın ne yaptı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde maddi sıkıntı nedeniyle tartıştığı oğlunun, iddiaya göre, kendisini bıçakla tehdit etmesi üzerine korkan anne R.A., ikinci kattaki evlerinin penceresinden atladı.

Yaralanan ve hastanede tedaviye alınan R.A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Olay, bugün saat 00.15 sıralarında Turgutreis Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, ev kadını R.A., maddi sıkıntılardan dolayı tartıştığı oğlu E.A.’ya (32) tokat attı. Tartışma büyürken E.A., mutfaktan eline geçirdiği ekmek bıçağıyla annesinin üzerine yürüdü. Korku dolu anlar yaşayan R.A., ikinci kattaki evlerinin penceresinden kendisini boşluğa bıraktı. Yaralanan R.A.’yı görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 

Ambulansla Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırılan R.A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. E.A. ise evinin yakınlarında, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. E.A.’nın polisteki ifadesinde maddi imkansızlıklar nedeniyle annesiyle tartıştığını, yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu söylediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

FETÖ itirafçısı binbaşıya tahliye

Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada tutuklu sanık Oğuz T. ve avukatı hazır bulundu. İddianame özetinin okunmasının ardından savunması alınan Oğuz T, FETÖ yapılanması ile ortaokul yıllarında ders çalışma maksadıyla gittiği evlerde tanıştığını ancak hiçbir zaman örgüt hiyerarşisinde bulunmadığını ileri sürdü. 

‘MESLEĞE BAŞLAYINCA BENİMLE TEMASA GEÇTİLER’

Söz konusu evde kalan Mustafa ismiyle bildiği kişinin kendisine Hamza kod adını verdiğini ancak bunu kabul etmediğini anlatan Oğuz T, askeri okullara girişinde FETÖ’nün bir katkısının olmadığını iddia etti. Oğuz T, askeri lisedeki ilk yılında örgüt mensuplarıyla görüşmeye devam ettiğini, sonrasında bağını kopardığını ancak mesleğe başlamasından sonra FETÖ üyelerinin kendisi ile temasa geçtiğini aktardı.

Örgütün ‘cemaat’ olarak bilindiği dönemde manevi duyguları sebebiyle FETÖ’den kimselerle sosyal ilişkilerini devam ettirdiğini söyleyen Oğuz T, 2012’deki MİT krizinden sonra örgüt üyeleriyle ilişkilerini azalttığını, ankesörlü ve ardışık arama yöntemiyle kendisine ulaşmak isteyen FETÖ mensuplarının telefonlarının çoğunu da cevapsız bıraktığını bildirdi.

‘ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARI İLE İNSANLARIN KANLARINA GİRDİLER’

Binbaşı Oğuz T, kendisiyle irtibata geçen FETÖ mensupları hakkında bildiklerini soruşturma aşamasında anlattığını, ifadelerinin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesini istedi. 

Örgüte ait evlerde kalmadığı ve örgütten talimat almadığı açıklamasını yapan Oğuz T, “FETÖ’nün toplantı ve diğer faaliyetlerine katılmadım. Bu yapı ile geçmişteki irtibatım sosyal ilişkiler içerisindedir. Örgüt üyelerinden kesinlikle talimat almadım. Görüşmelerim manevi tatmin amaçlıdır. Katalog evliliği denen saçmalık sonucu değil kendi tanıştığım eşim ile evlendim. Bunlara himmet ya da başka bir ad altında para yardımında bulunmadım. Ergenekon ve Balyoz davaları ile insanların kanlarına girdiler, haksızlık yaptılar. 7 Şubat MİT krizi ve devamındaki süreçte bağımı tamamen kopardım. 2014 sonrası hiçbir FETÖ mensubu ile irtibatım olmamıştır.” diye konuştu.

‘AKLINI VE MANTIĞINI FETÖ’YE KİRAYA VERENLERDEN DEĞİLİM’

Örgüt üyesi olmadığı savunmasını yineleyen Oğuz T, “FETÖ üyelerinin klasik taktiği olan inkar etmeyi değil bildiklerimi anlatmayı tercih ettim. Aklını ve mantığını FETÖ’ye kiraya verenlerden değilim.” ifadelerini kullanarak tahliyesini ve beraatini istedi. 

İddia makamının görüşünün alınmasından sonra mahkeme heyetinin ara kararını açıklayan Mahkeme Başkanı Ahmet Nazmi Alp, sanık hakkındaki delillerin toplanmış olması ve sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle tahliyesine karar verildiğini bildirdi.

Dava, eksik hususların giderilmesi için ertelendi.

Arabasını yıkamayan lastikçiyi kurşun yağmuruna tutarak öldürdü

Olay, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çevredeki esnafa kan kusturan ve esnaf tarafından ‘Terör Ahmet’ diye bilinen Ahmet I., 1 Ağustos sabahı 06 CCD 53 plakalı lüks otomobiliyle Turgut Özal Bulvarı üzerindeki akaryakıt istasyonuna geldi. Ahmet I., arabasını yıkamasını istediği lastikçi Şevgi Okumuş’un “Bu benim işim değil” cevabı üzerine küfrederek istasyon çalışanını 4 el ateş ederek ayaklarından yaraladı. Yaralı Okumuş, çalışır vaziyetteki Ahmet I.’nın arabasına binerek kaçmak istedi. O sırada şoför koltuğunun yanında oturan C.A. arabadan atlarken, lastikçinin kaçtığını fark eden Ahmet I. silahla arabaya 10 el ateş etti.

Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Okumuş seyir halindeki aracın içerisinde hayatını kaybederken, araç bir otomobile ve bir ağaca çarparak durdu. Kısa sürede olay yerine intikal eden sağlık ekipleri Okumuş’un cansız bedenini araçtan çıkarırken, polis ekipleri de olay yerine güvenlik şeridi çekti. Okumuş’un cenazesi savcının incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumuna kaldırılırken, Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği dedektifleri kaçan Ahmet I.’nın peşine düştü. Yaşanan kovalamaca sonucu Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde sıkıştırılan “Terör Ahmet” lakaplı Ahmet I., polislere ateş açtı. Daha sonra silahı kafasına dayayan Ahmet I.’yı bir anlık dalgınlığından yararlanarak etkisiz hale getiren polis, zanlının üzerinde birçok sahte kimlik ele geçirdi. 7 ayrı suçtan arandığı ve cezaevi firarisi olduğu öğrenilen Ahmet I.’nın olayda kullandığı silahı olayın yaşandığı gün bir eğlence merkezinde aynı masada oturduğu Uzman Çavuş B.B.’den zorla aldığı belirlendi.

‘TERÖR AHMET’ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Gözaltına alınan Ahmet I., emniyetteki ifadesinden sonra adliyeye sevk edildi. Zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, silahını kaptıran Uzman Çavuş B.B. hakkında ise soruşturma başlatıldı.

İHA

 

2 yıldır ayrı yaşayan çiftin ölüm buluşması !

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde müteahhitlik yapan Yunus H., 2 yıldır ayrı yaşadığı eşi Sarıgül H.’nin konuşmak için gittikleri ormanlık alanda otomobilden silah alıp intihar ettiğini öne sürdü. Yunus H. jandarma tarafından gözaltına alınırken, 3 çocuk annesi kadının intihar edip, etmediği ise yapılacak otopsi ile belirlenecek.

Çerkezköyde dekorasyon ve müteahhitlik işleri yapan Yunus H., iki yıldır ayrı yaşadığı eşi Sarıgül H. ile konuşmak için otomobille Kuşbahçe – Büyükçavuşlu yolu üzerindeki ormanlık alana gitti. İkilinin otomobilin dışındaki konuşması kısa sürede tartışmaya dönüştü. İddiaya göre bu sırada Sarıgül H. otomobilde bulunan silahla intihar etti. Ardından Silivri Jandarma Komutanlığı’na giden Yunus H., eşi Sarıgül H.’nin tartışma sırasında aracın torpido gözünde bulunan silahı alarak göğsüne ateş ederek intihar ettiğini öne sürdü. Yunus H., cinayet şüphesi olarak gözaltına alındı.

Olayı duyan Yunus ve Sarıgül H. çiftinin yakınları olay yerine akın gelirken, jandarma ekipleri ormanlık alanda geniş güvenlik önlemleri aldı.

ÖLÜM NEDENİ OTOPSİ İLE BELİRLENECEK

Kıbrıs’taki işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle son dönemlerde ekonomik sıkıntı yaşadığı iddia edilen Yunus H.’nin ifadesi üzerine ormanda olayın yaşandığı alan incelemeye alındı. Savcılık ve jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından Sarıgül H.’nin cesedi, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatılırken, Sarıgül H.’nin ölümüne ilişkin intihar yada cinayet olasıkları yapılacak olan otopsi ile belirlenecek.

KADIN SIĞINMA EVİNE GİTMEK İSTEMİŞ

Ölen Sarıgül H.’nin geçtiğimiz günlerde Çerkezköy Adliyesi’ne müracaat ederek, kadın sığınma evine gitmek istediği, ancak aile fertlerinin araya girmesiyle bu isteğinden vazgeçtiği öğrenildi.