Türkiye sınırında patlama ! Patlama anı kamerada !

Kilis’in Elbeyli ilçesindeki Çobanbey Gümrük Kapısı’nın Suriye tarafında patlama meydana geldi. 

Saldırı bomba yüklü araçla yapıldı. Saldırı nedeniyle yaralanan üç kişi Türkiye tarafındaki hastanelere yönlendirildi. 

KİLİS VALİSİ’NDEN PATLAMA AÇIKLAMASI

Kilis Valisi Recep Soytürk, Çobanbey Gümrük Kapısı’nın SUriye tarafında meydana gelen patlama ile ilgili açıklama yaptı.

Vali Soytürk, “Saldırı Türkiye’ye yönelik değil, Özgür Suriye Ordusu’na yönelik. Sınır kapısına 10 kilometrelik bölgede El Bab yolunda meydana geldi. 3 kişi yaralandı, yaralılar Türkiye tarafındaki çeşitli hastanelere yönlendirildi” dedi.

Sevgilisine kızıp bıçağı kendisine sapladı

Bursa’da son kez konuşmak için evine çağırdığı erkek arkadaşıyla tartışan genç kadın, mutfaktan aldığı meyve bıçağıyla erkek arkadaşının üstüne yürüdü. Saldırıdan korunmak için kendisini odaya kitleyen eski sevgilisine kızarak sinir krizini geçiren genç kadın, elindeki bıçağı karnına sapladı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı kadın, karnına sapladığı bıçakla birlikte hastaneye kaldırıldı.

Olay, Bursa’nın Nilüfer İlçesi Dumlupınar Mahallesi Cemre Sokak’ta gece saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ikametinde alkol alan Bircan C.(20) ayrıldığı erkek arkadaşı Timuçin A.’yı(45) son kez konuşmak için evine çağırdı. Bir süre konuştuktan sonra ikili arasında kavga çıktı. Genç kadın Timuçin A.’ya mutfaktan aldığı bıçakla saldırdı. Saldırgan şahıstan korunmak için kendisini odaya kilitleyen Timuçin A. durumu polis ekiplerine haber verdi.

Eski sevgilisinin kendisini odaya kilitlemesi üzerine sinir krizi geçiren genç bıçağı karnına sapladı. İkametten gelen sesler üzerine komşular, durumu polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, evin içerisinden bağrışma sesleri gelmesine rağmen kapıyı kimsenin açmaması üzerine levye ve çekiç yardımıyla çelik kapıyı kırarak içeri girdi. Yerde kanlar içerisinde yatan Bircan C.’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yapan ekipler, yaralı kadını karnına sapladığı bıçakla beraber Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırdı.Timuçin A.’yı ifadesi alınmak üzere Görükle Polis Merkezi’ne götürdü. Sinir krizi geçirerek kendisine bıçak saplayan Bircan C.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Boğazını keserek öldürmüştü… Yakalandı !

Beşiktaş’ta apartman görevlisi Nefise Dolapçı’nın boğazını keserek öldüren fitness hocası İbrahim Y., Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.

Beşiktaş Nispetiye Mahallesi Gözde Sokak’taki binada dün meydana gelen olayda, Nefise Dolapçı (48), bina sakinlerinin şikayeti üzerine gürültü yapmaması konusunda uyardığı fitness hocası İbrahim Y. tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Cinayetin ardından çalışmalara başlayan Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İbrahim Y.’yi yakaladı. Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği’ne götürülen İbrahim Yener ifadesinin ardından savcılığa sevkedilecek.

Kocası hayatını kabusa çevirdi ! Dehşete düşüren ifadeler

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde eşinden gördüğü şiddet gerekçesiyle evliliğini bitiren kadın “Evliydim, beni odaya kapatıp çakmakla yakmaya kalktı. En son kaçışımda da bıçağı çıkartıp, ‘Oğlunu mu önce kesip buzdolabına koyayım, seni mi önce kesip buzdolabına koyayım’ diye teklif etmiş bir insan”
dedi.

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde eşinden defalarca şiddet gördüğü gerekçesiyle evliliğini bitiren Özge Atılğan isimli kadın evliliği boyunca yaşadığı zorlu hayatı anlatarak konunun çözülmesi için yetkililerden yardım istedi. Türlü türlü işkencelere maruz kaldığını iddia eden 21 yaşındaki kadın, boşandığı eşinin kendisini çakmakla yakmaya kalktığını ileri sürerek, “Bıçağı çıkartıp, ‘Oğlunu mu önce kesip buzdolabına koyayım, seni mi önce kesip buzdolabına koyayım’ diye teklif etmiş bir insan. Ben bunun tehlike boyutunu ne kadar anlatabildiğimi bilmiyorum” dedi.

“Suratımı bakamayacak hale getirdi”
3 senelik evliliği boyunca şiddet gördüğünü dile getiren Atılğan, “Bunu da kadın sığınma evine kaçarak kurtulabildim. Çok zorlu bir süreçti bu. Daha sonra, şu an velayeti bende olan oğlum, babasındaydı almaya gittiğimde beni içeri sokarak aşağı yukarı 3-4 dakika içerisinde beni suratımı bakamayacak hale getirdi. Kafama silah dayadı. Oğlumu içeriden alamadım. O gün gerçekten hastane polisiyle de görüştüm. Tekrardan uzaklaştırma kararı aldım ama bunlar hiçbir şeye fayda etmiyor. Şu an o dışarıda geziyor. Savcılığa daha sonra gittiğimde polis sürecinden sonraki ‘Bana yanında polisle de gelsen, benim bütün işim gücüm sensin’ demesine rağmen halen tek olmam. Yani kadınların ölümlerini bekliyorlar. Öl hakkını arayalım gibi yasalarımız var. Benim daha öncede bununla ilgili davam vardı” dedi.

“Odaya kapatıp çakmakla yakmaya kalktı”
Sürekli darp edildiğini ifade eden Atılğan, “Bu kişi beni bu dönem içerisinde evliydim beni odaya kapatıp çakmakla yakmaya kalktı. En son kaçışımda da bıçağı çıkartıp, ‘Oğlunu mu önce kesip buzdolabına koyayım, seni mi önce kesip buzdolabına koyayım’ diye teklif etmiş bir insan. Ben bunun tehlike boyutunu ne kadar anlatabildiğimi bilmiyorum. Şu an velayeti bende olan çocuğumu almak için aile mahkemesinden karar istiyorlar. Çocuğumun orada tehlikede olduğunu, bunun mesuliyetini, kimsenin alamayacağını söylememe rağmen halen çocuğumu alamadım. İcra yoluyla almaya çalışıyorum. Bu çocuk 2 yaşında ve bana ihtiyacı var. Şu an suratım biraz daha iyi halde olabilir ancak cumartesi günü kesinlikle bakamayacak bir haldeydi. Ben ölmüş olsaydım herkes arkamda olacaktı. Benim üzüldüğüm nokta bu kadar duyarsız kalınması. Herkes cesedimin arkasında olacaktı. Çok zorlu bir süreç geçirdim 3-4 sene boyunca, dişim kırıldı. Peteğe kafam geçirilerek, bunun dışında hatırlayıp hatırlamadığım yol ortasında dayak yedim insanlar sadece bakıp geçiyor. Aklınızın hayalinizin almayacağı çeşit çeşit üçlü fişlerin kablosunu dolayarak bana uygulamaya çalıştığı, onunla beni dövmeye çalıştığı zamanlar. Bu adam bu şiddeti sadece bana karşı uygulamıyor” diye konuştu.

“Yaşım daha çok genç ve ben ölmek istemiyorum”
Çocuğuna tekrar kadın sığınma ortamını yaşatmak istemediğini de aktaran Atılğan, “Zaten şiddetten dolayı prematüre doğmuş bir bebekti. Oradaki 1 aylık 2 aylık bir süreçte inanılmaz hasta oluyor ve ben çıkmak zorunda kaldım oradan. 2015 yılında evlendim. Bu senenin ocak ayında boşandım. 1 sene oldu. O da kadın sığınma evinden hiçbir şekilde haber almadıklarından dolayı mecbur olarak boşanma davasını kabul etmek zorunda kaldılar. O boşanma sürecinde de çünkü çocuğum var benim yeter ki zarar gelmesin diye her şeyi ben hazırladım. 400 lira şu anda nafaka yazmasına rağmen bir kere bile almadım bu nafakayı. Şu anda da yemek yiyemiyorum. Cumartesi gününden beri çorba tarzı şeylerle besleniyorum. Oturmakta, yürümekte çok büyük güçlük çekiyorum. Kafamdaki şişlikler yeni indi. 7 gün boyunca ben iş göremez raporu almak zorunda kaldım. İşime gidemiyorum. Bu süreç daha ne kadar devam edecek bilemiyorum. Çünkü çocuğumu aldıktan sonra benim için çok büyük bir tehlikeli süreç başlayacak. Bu onun bam teline basmış olacak. Onun yanından icra kararı ile almış olmam. Ben kendi canımı geçtim çocuğumun canını nasıl koruyacağım diye düşünüyorum. Çocuğun eline silah tutuşturuyor, fotoğraf çektiriyor. Çocuğun elindeki silahı sosyal medyada paylaşıyor ve bunu doğru bir kanı olduğunu düşünüyor sanırım. Bu çocuğun psikolojisi için kötü bir durum. Benim yaşım daha çok genç ve ben ölmek istemiyorum. Benim bir oğlum var ben annesiz büyüdüm. Ben çocuğum annesiz kalsın istemiyorum” dedi.

Soru hırsızı FETÖ’cü teknede yakalandı

Şüpheliler arasında darbe girişiminden sonra ihraç edilen ByLock kullanıcısı S.Ş’nin de olduğu belirlendi. S.Ş, TRT’den ihraç edilen eşi R.Ş. ile aralarında Suriyeli göçmenlerin de bulunduğu bir tekneyle Bodrum’dan Yunanistan’a kaçmaya çalışırken Sahil Güvenlik birimlerince yakalandı.

Türkiye gazetesinden Ebru Karatosun’un haberine göre sorgusunda FETÖ bağlantısını inkar eden şüpheli S.Ş. ByLock yüklü telefonu ise  eşinin kullandığını öne sürdü. Ayrıca yurt dışına kaçma fikrinin eşine ait olduğunu kendisinin önce gitmek istemediğini ancak eşinin “O zaman boşanalım” demesi üzerine kendisini sevdiği için gitmeye karar verdiğini iddia etti. Şüpheli çift tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

Eniştesini vurmuştu… Sorguda her şeyi anlattı

İzmir’in Gaziemir ilçesinde hizmetli olarak çalıştığı okulun bahçesinde eniştesi Erdal Demirsoy’u (55) pompalı tüfekle öldüren 2 çocuk annesi Şengül G.’nin (47) emniyetteki sorgusu devam ediyor. Şengül G.’nin, eniştesinin bir süredir kendisini taciz ettiğini ve bu durumun artık dayanılmaz hale geldiğini söylediği öğrenildi. Demirsoy’un otopsi işlemleri ise tamamlandı.

Olay, dün saat 16.30 sıralarında Şehit Furkan Yavaş Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Lisede 7 yıldır hizmetli olarak çalışan, 2 çocuk annesi Şengül G., okulun bahçesinde ablasının eşi Erdal Demirsoy’u pompalı tüfekle vurdu. Vücudunun çeşitli yerlerine saçma isabet eden Demirsoy, kanlar içinde yere yığıldı. Silah sesini duyanlar, durumu sağlıkve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından GaziemirNevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Erdal Demirsoy, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

OKULA GELİNCE…

Soruşturma başlatan polis, okulun bahçesinden yürüyerek dışarı çıkan Şengül G.’yi, olayda kullandığı pompalı tüfekle birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Asayiş Şube Müdürlüğü CinayetBüro Amirliği ekiplerine teslim edilen ve emniyete götürülen Şengül G.’nin buradaki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Şengül G. polise verdiği ifadede, eniştesinin bir süredir kendisini taciz ettiğini, bu durumun artık dayanılmaz hale geldiğini söyledi. Şengül G., Demirsoy’un okula da gelebileceğini düşünerek tüfeği yanında getirdiğini, gelip aynı davranışları sürdürmeye kalkışınca onu vurduğunu anlattı.

OTOPSİ YAPILDI

Erdal Demirsoy’un cenazesi ise savcının incelemelerinin ardından dün İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Otopsi işlemlerinin tamamlandığı, Demirsoy’un cenazesinin yakınlarınca teslim alınıp toprağa verileceği belirtildi. Polisin olayla ilgili soruşturmasının sürdüğü bildirildi.

Bacağından vurulan genç önce güldü…

İstanbul, Sultangazi’de bir kişi bacağından silahla vurularak yaralandı. Arkadaşının yardımıyla ambulansa taşınan genç hem güldü hem de şarkı söyledi.

Sultangazi ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan Sanko Sanayi Sitesi’nde bir oto tamirhanesine dün akşam saat 20.30 sıralarında otomobilden kimliği belirsiz kişiler tarafından tabanca ile peş peşe ateş açıldı. Daha sonra saldırganlar, olay yerinden kaçarken, oto tamirhanesinin sahibi Yakup Derya’nın oğlu 19 yaşındaki Hakan Hamza Derya, bacağından yaralandı. Yaralıya ilk müdahaleyi sanayi sitesi esnafı yaptı. Açılan ateşte seken kurşunlardan biri, iş yerinin önünde bulunan araca, ikisi ise işyerinin içerisinde bulunan boya fırını kapısına isabet etti.

AMBULANSA TAŞINIRKEN HEM GÜLDÜ HEM ŞARKI SÖYLEDİ

Haber verilmesinin ardından olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından yaralı Hakan Hamza Derya’yı bir arkadaşı kucaklayarak ambulansa taşıdı. Arkadaşının yardımıyla ambulansa taşınan Derya, hem güldü hem şarkı söyleyerek kendisini vurduğunu söylediği “Ramazan” adlı kişiyi tehdit etti. Hakan Hamza Derya, ambulansla Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Derya’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. 

YARALININ CANI ÇOK YANDI, ÇOK BAĞIRDI

Görgü tanıklarından Giray Polat, “Bir beyaz araçtan bir kişi indi, ateş açıp, kaçtılar. Yaralı çocuğun canı çok yandı, çok bağırdı. Çocuğu zor susturdular. Arkadaşları sakinleştirmek için baya bir uğraştı” dedi. 

4 EL ATEŞ ETTİLER

Bir başka görgü tanığı ise, “İlk olarak üç kişi burada iş yeri sahibi ile tartıştı, kavga etti. Sonra gittiler. Daha sonra gidenlerden iki kişi araçla 2-3 defa buradan geçti. Sonra araçtaki bir kişi iş yerine 4 el ateş etti” diye konuştu. 

Polis ekipleri, saldırının ardından kaçan zanlıların yakalanması için çalışma başlattı.

Tartıştığı arkadaşının boğazını kesti

İstanbul Zeytinburnu’nda, yabancı uyruklu bir kişi tartıştığı arkadaşının boğazını kesti. Boğazından yaralanan kişi hayatını kaybederken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Olay, saat 15.00 sıralarında Kazlıçeşme sahilinde meydana geldi. İddiaya göre; yabancı uyruklu olduğu öğrenilen iki kişi arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgada yabancı uyruklu kişi yanında bulunan bıçakla tartıştığı arkadaşının boğazını kesti. Boğazından yaralanan adam kanlar içinde yere yığılırken, arkadaşını bıçaklayan kişi hızla olay yerinden uzaklaştı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekibi ve polis sevk edildi. Sağlık ekipleri boğazı kesilen kişinin hayatını kaybettiğini tespit etti. Polis, olay yeri çevresine şerit çekerek delil incelemesi yaptı. Yapılan incelemelerin ardından hayatını kaybeden yabancı uyruklu adamın cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Görgü tanığı bir kişi, “Biraz konuştular. Ondan sonra tartıştılar. O esnada bıçağını çıkardı. Bir kişiydi. Kaçıp gitti ama çok fena bıçakladı” dedi.

Polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Hastanede ihale rezaleti

Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşayan Kayhan-Merve Göküş çiftinin çocukları Can (4) ve Yağmur (2), halk arasında ‘kelebek hastalığı’ olarak bilinen bir deri hastalığı olan epidermolizis bülloza ile mücadele ediyor. Baba Kayhan Göküş, “Çocuklarımın her yeri yara. Tarsus Devlet Hastanesi’nden temin ettiğimiz yara örtüsü olarak nitelendirilen ilaçlı bezi ihalesi yapılamadığı için hastaneden alamıyoruz. Dışarıdan alacak ekonomik gücümüz de yok” dedi. Çocuklarının her gün kan kaybettiğini ifade eden acılı aile, devletten yardım bekliyor.

Mersin’in Tarsus ilçesinin Kemalpaşa Mahallesi’ndeki evlerinde yaşamlarını sürdüren çiftin çocukları Can ve Yağmur bir kelebek kanadı kadar hassas cilde sahip olunması ile belirti veren kelebek hastalığı nedeniyle zor günler geçiriyor.

Geçimlerini halı yıkarak karşılayan Göküş çifti, çocuklarının yaralarına örtülen ilaçlı yara bezini temin etmekte zorlandıklarını belirten anne Merve Göküş, “Çocuklarım gözlerimin önünde eriyor. Acıyı çeken bilir. Ben kimseden para pul istemiyorum, bize sadece yara örtülerini versinler başka bir şey istemiyorum. Her sabah kalktığımda bu çocuklara pansuman yapmam gerekiyor. Kalkıyoruz, çocukların yaraları perişan bir şekilde kanıyor, kıyafetleri vücutlarına yapışıyor. Normal bir insan bile bir yeri yaralansa kan kaybetse doktora gider. Ben her gün çocuklarımın kan kaybetmelerine şahitlik ediyorum” dedi.

Hastane ‘ihale yapılmadı’ diyor
Çocukların kaşıntılı yaralarına çözüm için mutlaka ilaçlı yara bezi alınması gerektiğini kaydeden baba Kayhan Göküş ise “Çocuklar ciltleri kaşıdıkları zaman su toplanması oluyor. Su toplayınca da yaraya dönüşüp enfeksiyon kapıyor. Çocuklarımın her yeri yara. Tarsus Devlet Hastanesi’nden temin ettiğimiz yara örtüsü olarak nitelendirilen ilaçlı bezi ihalesi yapılamadığı için hastaneden alamıyoruz. Dışarıdan alacak ekonomik gücümüz de yok. Bu nedenle çocuklarım bu şekilde yaralarla yaşamını sürdürüyorlar. Özel ilaçlı malzeme olmadığı için bezi yapışıyor, kıyafetleri yapışıyor. Ayaklarındaki yaralar sargı bezine yapışıyor. Biz devletimizden bu konuda yardım istiyoruz” diye konuştu.

 

Makas atarak ilerleyen sürücü dehşet saçtı ! ‘Her şeyimiz gitti’

İzmir’in Bayraklı ilçesinde, iddiaya göre seyir halindeyken makas atan otomobil, aynı yönde giden otomobile çarptı. Kazada otomobiller hurdaya dönerken şans eseri yaralanan olmadı. Otomobilde bulunan Zülgarni Çetinkaya, kaza sırasında çok korktuğunu belirterek, “Telefonum gitti, araba gitti, her şeyimiz gitti” dedi.

Kaza, saat 21.30 sıralarında Anadolu Caddesi Turan Köprüsü yakınında meydana geldi. İddiaya göre, Emrah U. (30) yönetimindeki 34 LHJ 95 plakalı otomobil, Karşıyaka’dan Bayraklı’ya giderken makas atmaya başladı. Emrah U., bir otomobili solladığı sırada direksiyon kontrolünü yitirince, aynı yönde ilerleyen Rahim Yılgın’ın (35) yönetimindeki 64 LK 442 plakalı otomobile çarptı. Kazanın şiddetiyle kontrolden çıkan iki otomobil, defalarca takla attı. Diğer sürücüler, durumu sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine, bölgeye gelen itfaiye ekipleri kazaya karışan iki otomobildeki 6 kişiyi güçlükle çıkarttı. Kaza sonucu, otomobiller hurdaya dönerken, 6 kişi ise kazayı şans eseri yara almadan atlattı. Kazaya karışan otomobil sürücüsü Rahim Yılgın, Emrah U.’nun otomobilinin arkadan vurmasıyla bir anda takla atmaya başladıklarını ileri sürdü. Kaza sırasında içinde bulundukları aracın yaklaşık 150 metre sürüklendiğini anlatan sürücü Yılgın, “5 takla attık. Arabanın içinden çıktık” diye konuştu.

Öte yandan, Rahim Yılgın’ın dayısı olduğu öğrenilen ve otomobilde yolcu konumunda bulunan, Zülgarni Çetinkaya, kaza sırasında çok korktuğunu dile getirdi. Emrah U.’nun kullandığı aracın  makas yaparak geldiğini iddia eden Çetinkaya, “Telefonum gitti, araba gitti, her şeyimiz gitti. Ben şikayetçi olacağım” dedi. Kaza sonucu, Anadolu Caddesi’nde trafik yoğunluğu yaşanırken, bölgede görevlendirilen trafik polisleri tek şeritten trafik akışını sağladı. İki otomobilin yoldan kaldırılmasının ardından trafik normale döndü.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.